Başkent Ankara Haberleri, MEM, Mili Ekonomi Modeli, Viyana
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bağımsız Türkiye Partisi iftar programında konuştu:
Ankara BŞB Başkanı Mansur Yavaş, Bağımsız Türkiye Partisi iftarında konuştu. Yavaş, hukukun zedelenmesinin ekonomiye yansıdığını, emeklilerin durumuna destek verdiklerini belirtti. Gazze'deki olaylara değinerek, Türk milletinin ferasetine güvendiğini vurguladı. Muhalefetin birleşmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bağımsız Türkiye Partisi iftar programında konuştu:
Şöyle bir söz var diyorlar ki ‘Ramazan'da oruç tutmaktaki amaç sadece aç kalmak işte fakirlerin halinden anlamak değildir. Eğer öyle olsaydı Cenab-ı Allah sadece zenginlere farz kılardı.’ Dolayısıyla burada oruç bize emrolduğuna göre almamız gereken şeyler var. Hukuk, dil, Ramazan içerisindeki yaşantı aslında her zaman öyle olması lazım ama bu mübarek günler bu konularda bizi çok daha dikkatli olmaya aslında sevk etmesi lazım ve dolayısıyla bu şekilde davranırsak ancak biz Cenab-ı Allah'ın emrettiği oruç ibadetini ve Ramazan'ı aynı şekilde yaşamış oluruz diye düşünüyorum. Ama maalesef yargılamaları görüyorsunuz. Hukuktan bahsetmenin imkanı yok. Şöyle ki daha hazırlık soruşturması gizli olduğu halde kişinin kendi avukatının haberi olmadan çarşaf çarşaf her yerde ifadeler yayınlanmaya başlıyor. WhatsApp gruplarında paylaşılıyor. İtibarsızlaştırmak için uğraşılıyor. Kendini savunmak isteyenlerin de savunması asla mümkün değil. Zaten savunabilecekleri televizyon kalmadı. Cenab-ı Allah beş parmağın beşini farklı yaratmış. Bütün insanları farklı yaratmış. Kimsenin parmak izi, 6 buçuk milyar insanın birbirine benzemez. Demek ki Cenab-ı Allah insanları farklı yarattığına göre bunun bir hikmeti var. Ama siz istiyorsunuz ki ‘hep aynı şeyi düşünün, bize itiraz etmeyin, biz ne dersek bizi haklı görün, hiçbir şeyi eleştirmeyin.’ Eleştirince ne oluyor? İşte görevi eleştirmek olan, daha güzel bir Türkiye için çalışan Bağımsız Türkiye’nin Sayın Genel Başkanı’nı götürüyorsunuz imza karşılığı sözünü kesmeye çalışıyorsunuz. Bunun adı hukuk falan değil. Peki hukuk olmayınca ne oluyor. İşte ekonomi bu hale geliyor. Elbette insanlar fikirlerini serbestçe ifade edecekler. Zaten AK Parti iktidarı, iktidara geldiği zaman hep bundan bahsetti. Fikir özgürlüğü olacak dendi ama bugün ifade hürriyetinden bahsetmek mümkün değil. Bunun da sonucu, hukukun zedelenmesi sonucu ekonomiye yansıdı. Ve maalesef Türkiye'deki ekonomi durumunu hepimiz görüyoruz. Emeklileri adeta açlığa mahkum ettiler. Veremiyorlar. Verseler verecekler. Bakın 4 bin lira ikramiye zam yapamadılar. Paramız yok diye zam yapamadılar. Ben Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak emeklilerin bu durumunu gördüğüm için her ay kendilerine düzenli olarak destekte bulunuyorum. Benim içim el vermiyor o insanların ne hali varsa görsün diye el vermiyor. Ramazan’a girerken Ramazan'da hiçbir şeyleri eksik kalmasın diye diğer desteklerimiz yanında 2 bin lira destekte bulunduk. Şimdi de bayrama girerken 2 bin lira daha destekte bulunuyoruz. 200 bin küsur destek alan insanlara. Ve 81 bin emekliye düzenli şekilde destek oluyoruz, 81 bin. Yani bir yönetici komşusu açken tok yatamaz sözünü kendisine ibret almalı ve ben şöyle bakıyorum. Bizim yönettiğimiz kentte insanlar asla açlıktan ölmemeli. Biz izin vermemeliyiz gücümüzün yettiği kadar açlığa. Soğuktan donmamalı kimse veya paramız yok diye çoluğunu çocuğunu kimse okutmamazlık yapamamalı. Bu nedenle ben gerçek belediyeciliğin bu olduğunu düşünüyorum. Sayın Genel Başkan’ım ben televizyonlarda izledim muhterem rahmetli babanızın Büyük Orta Doğu Projesi'yle ilgili yaptığı konuşmaları. Öngörmüş, bugünleri anlatmış ve aynen yaşıyoruz. Maalesef yaşıyoruz. Dikkate alınmadı, kimse dinlemedi.
Libya'dan, Cezayir'den başladı. Irak, Suriye, İran, şimdi de o Gazze'de binlerce insanı adeta imha eden, katliam eden İsrailliler ‘Sıra Türkiye'de’ deme cesaretini kendilerinde buluyorlar. Ben de diyorum ki; evet kim ne kadar harita çizerse çizsin, proje yaparsa yapsın, görmedikleri bir şey var. Türk milletinin feraseti. Farklı farklı düşünsek de biz böyle tehlikeli pozisyonlarda mutlaka Türk milleti olarak toplumca yan yana geliriz ve direnmesini biliriz. İstiklal Harbi bunun en büyük örneğidir. Buradan ders almalılar. Her ne kadar yüz yıl geçse de o ruh hepimizin içerisinde. Dün biz şehit aileleriyle birlikteydik. Türkiye'de şu anda milyonlarca aile var. Allah korusun böyle bir tehlike olduğu zaman ‘Vatan sana canım feda’ diyebilecek binlerce aile var. Allah onları eksik etmesin. Efendim son olarak Sayın Genel Başkan’ım şunu söyleyeceğim. Ayrılıkta azap var derler. Evet ayrılıkta azap var. Bizler artık bu saatten sonra kimsenin özellikle muhalefetin ülkedeki kötüye gidişi görüp yan yana gelmemenin hiçbir mazereti yok. Hani meşhur deyimdir, armudun sapı, üzümün çöpü değil. Yan yana gelmek mecburiyetindeyiz yoksa biz bu günlerimizi mumla arayacağız. Onun için inşallah hep beraber bir olalım, diri olalım, iri olalım diyor, Cenab-ı Allah'tan Ramazan Bayramı’mızı mübarek kılmasını diliyor, hepinize selam ve saygılarımı sunuyorum. Allah'a emanet olun efendim.
En Çok Okunan Haberler