Başkent Ankara Haberleri, MEM, Mili Ekonomi Modeli, Viyana
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
İYİ Parti’den Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına tepki
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı’nın sürdüğü sıralarda partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.
İYİ Parti’den Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına tepki
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Nevruz Bayramı kutlamalarındaki terör propagandasına çok sert tepki gösterdi. Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan için atılan sloganların ilk defa bu iktidar döneminde Anıtkabir'den duyulduğuna işaret eden Kavuncu, “Terörsüz Türkiye dedikleri süreç, vatandaşın sinir uçlarıyla oynayan bir konsepte dönmüş durumda. Buradan bir kez daha uyarıyoruz, bu yol yol değildir. Buradan iktidara, beylik laflarla milliyetçilik taslayanlara sesleniyorum: Hiç mi utanmıyorsunuz bu görüntülerden?” dedi.
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı’nın sürdüğü sıralarda partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.
Katar’daki helikopter kazasında şehit olanlara Allah’tan rahmet sevenlerine başsağlığı dileyen
Kavuncu, Ramazan ayı boyunca bombaların hedefi olan İran halkının yaşadığı acıları paylaştıklarını ekledi.
Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Kavuncu, “Başarılı gazetecilik adeta cezalandırılır hale gelmiş durumda. Çoluğunu çocuğunu, eşini istismar edenler elini kolunu sokaklarda sallayarak gezerken; işini yapmaya çalışan gazetecilerin adeta bir gözdağı verir gibi tutuklanması kabul edilebilir değil” dedi.
“Ne hikmetse sadece muhalefet belediyelerinde bir vaka var”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik süren yargı sürecine değinen Kavuncu, “Muhalif belediyeler, muhalefet vurgusu bizler açısından önemli. Çünkü Aziz İhsan Aktaş dosyasında gördüğümüz gibi, iktidar belediyeleri pırıl pırıl. Hiçbir yolsuzluk ve şaibe iddiası yok fakat ne hikmetse sadece muhalefet belediyelerinde bir vaka varmış gibi durum ortaya çıkarılmakta” ifadesini kullandı.
“Elinde adaletin mührü değil de AK Parti'nin ampulü var”
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yüklenen Kavuncu, “İddianameyi oluşturan savcı, Adalet Bakanı olarak bu soruşturmaya bakan mahkemenin ve olası kararlara itiraz edilecek mercilerin hiyerarşik olarak başında. Yani sizi yargılayan, aynı zamanda kararı verecek olanın ve karara itiraz edilecek makamın da başında. Sayın Bakan, kariyerinin önemli bir kısmını da koltuğunda oturarak geçirmiyor. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve AK Parti’nin il başkanlıklarına düzenli ziyaretlerde bulunuyor. Ülkede adalet mekanizmasının sağlanmasıyla görevli kişi, ana muhalefeti hedef alan operasyon süreci ortadayken; iktidarın il başkanlıklarının organizasyonlarına katılıyor. Yani elinde adeta adaletin mührü değil, AK Parti'nin ampulü olan bir kişiden bahsediyoruz. Yakında Cumhur İttifakı'nın diğer ortağı DEM Parti’ye de gidecek mi, bunu da merak ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu çocuklar sizin siyasi propagandanızın aleti değil”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın, beraberindeki AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank’la gerçekleştirdiği bir iftar programına değinen Kavuncu, “Bu vekilimiz sağ olsun koruma altındaki çocukların yüzlerine ifşa ederek bir video paylaştı. Bakın buradan çok açık net sesleniyoruz. Bu çocuklar sizin siyasi propagandanızın aleti değil. Bunlar size emanet edilmiş çocuklar. Bunlar devlet korumasındaki çocuklar. Dolayısıyla ifşa edilmemeleri, korunmaları açısından son derece önemli ve çok çok kritik bir konu. Ama liyakat dediğimiz nokta da burası” dedi.
“Ramazan, Sayın Bakan göreve geldikten sonra Ramazan gibi kutlanmaya başlanmış”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, "Ramazan, bu yıl Türkiye’de Ramazan gibi kutlandı.
Noel’i, Paskalya’yı kutlarken itiraz etmiyordunuz; Ramazan kutladığında da itiraz etmeyeceksiniz" şeklindeki açıklamasına değinen Kavuncu, “25 yıldır bu ülkeyi yöneten AK Parti iktidarı ortada. Bu ülkeyi 25 yıldır İYİ Parti ya da bir başka parti yönetmiyor. 25 yıldır iktidarda olan sizsiniz. Ramazan bu yıl Ramazan gibi kutlandı demekle şunu kastetmiş oluyorsunuz: AK Parti iktidarı Ramazan’ı 24 yıldır Ramazan gibi kutlamamış demek ki. Başka bir şey gibi kutlamış. Yani Türkiye’de Ramazan sayın bakan göreve geldikten sonra Ramazan gibi kutlanmaya başlamış. Gönül bağıyla bağlı olduğunuz AK Parti iktidarına ve Cumhurbaşkanı’na yönelik bu söyleminiz bizleri inanın çok şaşırttı.” ifadesini kullandı.
“Hangi ananın babanın adına konuşuyorsun?”
Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “İsrail ile komşuyuz, sınırdaşız. Belki farkında değiller. Hatay’dan İsrail 5 saat. Zulmün benzerini bize yapmaya kalkarsa 300-400 bin şehit veririz ama İsrail diye bir memleket kalmaz” şeklindeki açıklamasına da değinen Kavuncu, “Canımızdan, kanınızdan, insanımızdan, gençlerimizden bahsediliyor. Milletin evlatları üzerinden nasıl bir efelenme halidir bu? Anlaşılır gibi değil. Kimin çocukları adına konuşuyorsun? Hangi ananın babanın adına konuşuyorsun? Milli Savunma Bakanı'nın, ‘Bir tane drone Mehmetçiğe çarpmış’ dediği bir yerde eski içişleri bakanı da bunu söyler. Artık onlar için bunlar birer teferruat haline geldi” dedi.
“Büyükşehir yasasının çıkması çok önemli”
Ramazan ayında sevdiklerine kavuşmak isteyen vatandaşların yüzde 25 oranındaki otoyol zamlarıyla karşılaştığını, gıda fiyatlarındaki artışın ise bayram soflarını matem sofrasına çevirdiğini söyleyen Kavuncu, “Gıda güvenliği çok önemli. Bugün Başkanlık Divanı Toplantımızda hem Tarım Politikaları Başkanlığımız hem Ekonomi Politikaları Başkanlığımızın, hem de Kalkınma Politikaları Başkanlarımızın konuyla ilgili yapmış oldukları detaylı bilgilendirme vardı. İktidara buradan seslenmek istiyoruz. Gıda güvenliğinin, gıda fiyatlarının, önümüzdeki süreçte yaşanacak olası krizlerin kontrol altına alınabilmesi için büyükşehir yasasının ivedilikle çıkması çok çok önemli” ifadesini kullandı.
“Vatandaşlar en ucuz gıdaya yöneliyor”
Gübre stoğunda sıkıntı yaşandığına işaret eden Kavuncu, “Bütün bunlar yaşanırken açlık ve yoksulluk sınırı da açıklandı. Yoksulluk sınırı 100 bin TL’nin üzerine, açlık sınırı da 30 bin lirasının üzerine çıkmış durumda. Enflasyonun yüzde 31.5’le kapandığı geçtiğimiz sene, dar gelirlinin temel olarak tükettiği makarna fiyatının tam yüzde 82 artış göstererek 17 liradan 30 liraya çıktığına şahit olduk. Bu şekilde bir fiyat artışına maruz kalırken, tüketimi de artmış. Yıllık kişi başı tüketim 4.3 kilogramdan 8 buçuk kilograma çıkmış. Vatandaşlar artık beslenebilmek için en ucuz çareye, zamansa da en ucuz gıdaya yöneliyor” şeklinde konuştu.
“Ceplerdeki paraya göz dikmiş bir iktidarla karşı karşıyayız”
Vatandaşların, yollarda elini ovuşturarak bekleyen bir iktidarla karşılaştığını savunan Kavuncu,
“Trafik cezalarından bahsediyorum. Elbette can kayıplarının ve yaralanmaların azalması çok çok önemli. Fakat yeni düzenlemelerle adeta canımızı, malımızı korumaya niyetlenmiş bir iktidarla karşı karşıya değil de cebimizdeki paraya göz dikmiş ve başlatmış olduğu ekonomik programın fiyaskoyla sonuçlanmasından dolayı artık ne yapacağını şaşırmış bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzu gördük” değerlendirmesini yaptı.
“Bunlar iş adamlarının çığlığıdır”
Daha net konuşulması için geçmişte iş adamlarına seslendiklerini hatırlatan Kavuncu, “Fakat birtakım sebeplerden dolayı seslerini çok duymazdık. Ama artık iş birlikleri, iş örgütleri, odalar, borsalar da ses vermeye başladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi geçtiğimiz günlerde faizin yüzde 20’nin altına çekilmesi çağrısında bulundu. ‘Yaşayacak ve adım atacak halimiz kalmadı’ diye adeta feveran ediyor ve sanayici çığlık atıyor. Aslında bu bir şikâyet değil. Bu bir ikaz da değil. Çünkü bunlar çok geç uyarılar. Bu nedir biliyor musunuz? Bu iş adamının, sanayicinin, ihracatçının çığlığıdır. Çaresizliğinin de bir göstergesidir” dedi.
“Yalan söylemelerinin önüne bugünden geçmek istiyorum”
Enerji alanındaki problemlere değinen Kavuncu, “Rusya'yla doğalgaz anlaşması 2025 yılında bitti. 2026 yılı sonuna kadar uzatıldı. 16 milyar metreküp doğalgaz aldığımız Rusya’yla durumumuz bu. 12 milyar metreküp doğalgaz tedariğini sağladığımız İran’la da, 2026 Temmuz ayında anlaşmamız neticeleniyor. Bu anlaşmalar 20-25 yıllık yapılır. Bu kadar sıkıntının, krizin, savaşın olduğu bir yerde kapıdaki riskin büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Orta Doğu'daki kriz göz önüne alındığında Türkiye’nin bir doğalgaz sıkıntısıyla karşılaşmamasının ne kadar önemli olduğu çok net olarak önümüzde durmakta. Bütün bunlar olurken biz neyle karşılaşacağız? Planlama yapmış, tedbir almış bir iktidarla mı, yoksa ‘Yanı başımızda bir savaş var ve ekonomi programımız rayından çıktı’ gibi bir bahaneye mi sığınacaklar? Bakın daha ortada kriz yokken iktidarı ifşa ediyorum ve bu yalanı söylemelerinin önüne bugünden geçmek istiyorum. Daha ortada herhangi bir kriz ve savaş ortamı yokken Türkiye’nin sadece ilk 2 ayda ödediği faiz 650 milyar Türk lirası. Bu rakam geçen sene 302 milyarmış. Dolayısıyla hiç kimse kalkıp, savaşı bahane ederek ekonomi programının raydan çıktığını söylemesin. Zaten yürümüyor.” ifadesini kullandı.
“Devlet Planlama Teşkilatı’nın tekrar çalışmaya başlaması şart”
AK Parti iktidarının önceden görmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığına işaret eden Kavuncu, “Bu tedbirsizliklerden dolayı Türkiye’nin büyük felaketlerle nasıl karşı karşıya kaldığını çok defa gördük. Depremde gördük, maden kazalarında gördük. Başka nerede gördük? Yaşlanmakta olan nüfusumuzun bugüne geleceğini, 20 yıl önceden biliyorduk. Ancak bir gün uyandık ve ‘Aman efendim tedbir alalım, çocuk sayısı artsın’ gibi iktidarın bir panik halinde feveran ettiğini gördük. Bütün bunlara baktığımızda; Devlet Planlama Teşkilatı gibi güzide ve bütün fonksiyonlarıyla tekrar hayata geçirilmesi gereken bir kuruma, Türkiye'nin ne kadar ihtiyacı olduğunu gördük. Buradan bir çağrı yapıyoruz. Önümüzde çok zorlu ve sıkıntılı günler var. İşte doğalgaz, işte petrol, işte, gübre, işte gıda güvenliği. Çok ciddi bir planlama yapılması gerekliliği ile karşı karşıyayız. Devlet Planlama Teşkilatı’nın bütün fonksiyonlarıyla acilen tekrar, tam kapasite çalışmaya başlaması şart” şeklinde konuştu.
Kavuncu’dan stagflasyon uyarısı
Stagflasyon tehlikesine de dikkat çeken Kavuncu, “Enflasyonun arttığı, üretimin de tamamen yavaşladığı bir dönem içerisinde; bu durum Türkiye'yi Allah esirgesin bir stagflasyonla karşı karşıya bırakabilir. Zira yaşanan gelişmeler, gördüklerimiz, üretimdeki tedarik zincirindeki daralmalar ve beraberinde enflasyon ile faizde arzu edilen kontrolü sağlanamıyor olması; Türk ekonomisinin böyle bir tehlike ve riskle karşı karşıya olduğunu adeta önümüze seriyor” dedi.
“Türk milletinin sabrını zorlayacak bir sürecin içerisine girilmiştir”
Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına değinen Kavuncu, “Hepimizin utanç duyduğu bir hafta geçirdik. Birliğin, beraberliğin, baharın gelişinin müjdesi olan Nevruz’u, birtakım mihraklar öyle bir kutlamalarla gündeme getirdiler ki; bu millet utanç duyacak hale geldi” ifadesini kullandı.
Beşiktaş Vodafone Arena’daki bombalı saldırıda şehit olan Vefa Karakurdu’nun isminin verildiği altgeçidin üstünde yapılan kutlamalar sırasında terör örgütü ve elebaşı lehine sloganlar atıldığına işaret eden Kavuncu, “Bütün Türk dünyasında yeniden canlanmanın, yeniden başlangıcın, barışın, sevginin bayramı olan Nevruz’u biz bu görüntüler adı altında izlemek zorunda kaldık. Adeta Türk milletinin sinir uçlarına basa basa sabrını zorlayacak bir sürecin içerisine girilmiştir” şeklinde konuştu.
“İmralı canisi için atılan sloganlar ilk defa bu iktidar döneminde Anıtkabir'den duyuldu”
Türkiye’nin birçok noktasında benzer görüntüler yaşandığına dikkat çeken Kavuncu,
“Cumhur İttifakı'nın verdiği cesaretten faydalanan bu kendini bilmezler, gösteri alanlarında utanmadan ve sıkılmadan TUSAŞ saldırısının faillerinin posterlerini açtılar. Bayram günü bu millete bunu yaşatacak kadar utanmaz bir tavır içerisine girdiler. Terör sempatizanlarının İmralı canisi için attığı sloganlar ilk defa bu iktidar döneminde Anıtkabir'den duyuldu. Çetinkaya mağazası katliamının failleri ile siyasetçiler poz verdi ve sözde nevruz ateşi yaktılar. Maalesef bu görüntüler içerisinde, siyasi partilerin temsilcileri de vardı. O görüntülerin içinde ana muhalefet partisi de vardı. O karenin asıl görünmez ortakları ise AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Çetinkaya’da 12 kişiyi katleden terörist ile bu iki siyasi yapı öyle gözüküyor ki artık yan yanadır” dedi.
“Beylik laflarla milliyetçilik taslayanlara sesleniyorum”
“Terörsüz Türkiye dedikleri süreç; vatandaşı huzursuz eden, vatandaşın sinir uçlarıyla oynayan bir yapıya bir konsepte dönmüş durumda” diyen Kavuncu, “Bu tahripkâr ortam gün geçtikçe de ivme kazanıyor. Buradan bir kez daha uyarıyoruz, bu yol yol değildir. Buradan iktidara sesleniyorum: Beylik laflarla zamanında milliyetçilik taslayanlara sesleniyorum. Hiç mi utanmıyorsunuz bu görüntülerden? TUSAŞ’ta yitirdiğimiz vatan evlatlarından hiç mi utanmıyorsunuz? Onların ailelerine karşı hiçbir mahcubiyet hissetmiyor musunuz?” diye sordu.
“Terör örgütlerinin kutsanmasına asla izin vermeyeceğiz”
DEM Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın, "Şimdi dört parça Kürdistan'da mücadele eden değerli Kürt halkı sadece Türkiye’de değil, dört parçada artık belirleyen bir halksınız.” şeklindeki açıklamasına sert çıkan Kavuncu, “Bunu söyleyenler, Cumhur İttifakı’nın yani AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin ortağı DEM Parti. Zımnen onaylayanlar da Cumhur İttifakı’nın ta kendisi. Biz İYİ Parti olarak ülkemizde teröre, şiddete bulaşmış, şiddet eylemlerinde bulunan hiçbir şahsın, kişinin ya da örgütün kutsanmasına, meşru görülmesine asla ve kata müsaade etmeyeceğiz. Biz bunu söyledikçe birileri bizi farklı bir yerde göstermeye kalkacak. Bu tuzağa da düşmeyeceğiz. Milletimiz de düşmüyor. Nevruz, barışın, birliğin, sevginin bayramıdır. Bütün Türk dünyasında, Azerbaycan’da, Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Türkmenistan’da kutlanan bir bayramdır. Dolayısıyla bu bayramın kutlanmasında
bizi rahatsız edecek en ufak bir durum yoktur ama polisimizi, gencimizi, askerimizi katledenlerin kutsandığı, posterlerinin açıldığı ve terör ve terör örgütü lehine sloganların atıldığı bir nümayişe asla tahammül gösterilemez ve gösterilmemelidir” diye ekledi.
En Çok Okunan Haberler