<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
<channel>
<title><![CDATA[OrtamHaber]]></title>
<link>https://www.ortamhaber.com</link>
<atom:link rel="self" href="https://www.ortamhaber.com/rss" />
<description><![CDATA[Anadolu'nun Güvenli Haberi]]></description>
<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>2</sy:updateFrequency>
<item>
<guid isPermaLink="false">454766-bed3d32589636350b7e37b4db7f7db00</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu,]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/06/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-1778045772-658_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Partililerin "Sami Dayısı" olarak bilinen Sami Özsoy'un Karşıyaka'daki cenaze törenine katıldı.</p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Partililerin "Sami Dayısı" olarak bilinen Sami Özsoy'un Karşıyaka'daki cenaze törenine katıldı. Tören sonrası gazetecilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin statü çıkışına dair sorusu üzerine Dervişoğlu, "Cami avlusunda ve mezarlıkta siyasete taalluk eden açıklamalarda bulunmam. Zaten acımız var. Acılarımızı katmerleyenler de var. Onlarla yarın görüşeceğiz." dedi.</p>
]]></description>
<pubDate>Wed, 06 May 2026 05:31:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454766]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454766"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454715-aefbf4fe079041d29ed2df54e618f09f</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[''Türkiye’deki enflasyon, uzun yıllardır sürdürülen sistematik bir fakirleştirme politikasının sonucudur'']]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/04/turkiye-deki-enflasyon-uzun-yillardir-surdurulen-sistematik-bir-fakirlestirme-politikasinin-sonucudur-1777909202-846_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, TÜİK'in yıllık %32,27'lik enflasyon verilerini 'sansürlü' olarak nitelendirdi. Enflasyonun sistematik fakirleştirme politikası sonucu oluştuğunu belirten Baş, çözüm olarak Millî Ekonomi Modeli'ni önerdi.</p><p>''Türkiye’deki enflasyon, uzun yıllardır sürdürülen sistematik bir fakirleştirme politikasının sonucudur''</p>

<p><br />
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.</p>

<p>TÜİK'in yıllık yüzde 32,27'lik enflasyonu için 'sansürlü' ifadesini kullanan BTP lideri, ''Çarşı pazara şöyle bir göz attığınızda gerçek rakamları görürsünüz. Zaten bunu görmeye de gerek yok zira hepimiz bizzat acı bir şekilde yaşıyoruz'' dedi. </p>

<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklaması şöyle:</p>

<p>''TÜİK sansürlü enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Nisan ayında Türkiye’nin yıllık enflasyonu yüzde 32,37’ye yükseldi. Bu rakam için ‘sansürlü’ diyoruz; çünkü çarşıya, pazara bakan herkes gerçek tabloyu açıkça görüyor. Zaten bunu görmeye de gerek yok, hepimiz bu tabloyu bizzat yaşıyoruz.</p>

<p><br />
''Mehmet Şimşek'e 'jeopolitik sebep' cevabı''</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyondaki artışı jeopolitik gelişmelere bağlıyor. Daha önce de benzer şekilde Rusya–Ukrayna Savaşı gerekçe gösterilmişti. Oysa gerçek çok açık: Türkiye’deki enflasyonu jeopolitik gelişmelerle açıklamak mümkün değildir. Nitekim yaklaşık 4,5 yıldır savaş hâlinde olan Rusya’da enflasyon yüzde 5,90, Ukrayna’da ise yüzde 7,90 seviyesindedir. Peki nasıl oluyor da Türkiye’deki enflasyon bu ülkelerden kat kat fazla?</p>

<p><br />
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''</p>

<p>Çünkü Türkiye’deki enflasyon, uzun yıllardır sürdürülen sistematik bir fakirleştirme politikasının sonucudur. Fabrikalar satıldı, üretim zayıflatıldı, ithalata dayalı bir yapı oluşturuldu ve bugün ortaya çıkan tablo budur. Türk halkı açlık ve sefaletle karşı karşıyadır. Üstelik mevcut veriler, şartların daha da ağırlaşacağını göstermektedir. İktidarın yıl sonu için belirlediği yüzde 16’lık enflasyon hedefi, yılın henüz dördüncü ayında fiilen iki katına çıkmıştır. Bu anlayışla farklı bir sonucun ortaya çıkması zaten mümkün değildir.</p>

<p><br />
''Artık Türk milleti bir karar vermek zorundadır''</p>

<p>Artık Türk milleti bir karar vermek zorundadır: Ya bu çözümsüzlük girdabında sürüklenmeye devam edeceğiz ya da gerçek çözüme yöneleceğiz. Çözüm vardır. Çözümün adı Millî Ekonomi Modeli’dir. Ülke kaynaklarının belli kesimlere aktarılması yerine, devlet ve millet yararına kullanıldığı bu model, Türk milletinin beklediği gerçek çıkış yoludur.”</p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 15:35:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/turkiye-deki-enflasyon-uzun-yillardir-surdurulen-sistematik-bir-fakirlestirme-politikasinin-sonucudur-454715]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/turkiye-deki-enflasyon-uzun-yillardir-surdurulen-sistematik-bir-fakirlestirme-politikasinin-sonucudur-454715"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454706-57d463b8f4c3382081f206e6869aa095</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ABB’DEN TENEKECİLER CADDESİ’NE ESTETİK DOKUNUŞ]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/04/ihs-3050-1777891388-587_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ulus'taki Tenekeciler Caddesi'nde 'Sokak Sağlıklaştırma Projesi'ni başlatıyor. Proje kapsamında, 6'sı tescilli toplam 28 yapı aslına uygun şekilde yenilenerek bölgenin tarihi dokusu korunacak.</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ABB’DEN TENEKECİLER CADDESİ’NE ESTETİK DOKUNUŞ</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ulus’un simge noktalarından Sobacılar Çarşısı olarak da bilinen Tenekeciler Caddesi’nde “Sokak Sağlıklaştırma Projesi”ni hayata geçiriyor. Proje kapsamında 6’sı tescilli olmak üzere toplam 28 yapı aslına uygun şekilde yenilenecek. Çalışmalar tamamlandığında tarihi dokusu korunan bölge, turistlerin ilgi odağı haline gelecek.</b></p>

<p class="m_-4998357889114829207" style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Başkent’in tarihi ve kültürel mirasını korumaya yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">ABB ekipleri; Ulus’ta bulunan ve Sobacılar Çarşısı olarak da bilinen Tenekeciler Caddesi’nde sokak sağlıklaştırma projesine başlamak için harekete geçti. Osmanlı’dan Cumhuriyet Dönemi’ne uzanan zanaat kültürünün önemli merkezlerinden biri olan cadde, yapılacak çalışmalarla özgün dokusu korunarak daha estetik bir görünüme kavuşturulacak.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>DIŞ CEPHEDEN ÇATIYA 28 YAPI YENİLENECEK</b></p>

<p style="text-align: justify;">Proje kapsamında cadde üzerinde bulunan 6’sı tescilli toplam 28 yapı bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak. Yapıların cephelerinde sıva ve boya işlemleri yapılırken, yıpranmış ve özgünlüğünü kaybetmiş doğramalar yenilenecek. Vitrin ve camekân düzenlemeleri daha estetik bir görünüme kavuşturulacak, çatı yenileme çalışmalarıyla yapıların fiziksel dayanımı artırılacak. Çalışmalar kapsamında cadde genelinde görsel kirliliğe neden olan tabela ve reklam unsurları da tek tip standartlara uygun hale getirilerek sokak bütünlüğü sağlanacak.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>TARİHİ DOKU KORUNACAK</b></p>

<p style="text-align: justify;">Çalışmalara ilişkin bilgi veren ABB Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı Uygulama Şefi Hüner Yonga, projenin Tenekeciler Caddesi’nin özgün karakterini koruyarak iyileştirmeyi amaçladığını söyledi. Yonga, <b>“Proje kapsamında 6’sı tescilli olmak üzere toplamda 28 yapı bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Cephelerde yer alan tabela ve reklam unsurları da belirli bir standart çerçevesinde yeniden düzenlenecek. Bu düzenleme ile görsel kirliliğin önüne geçilecek, sokak bütünlüğü sağlanacak ve bölgenin turistik cazibesi artırılacak” </b>dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>ESNAFTAN PROJEYE DESTEK</b></p>

<p style="text-align: justify;">Sobacılar Çarşısı esnafından Erdal İlgi, yaklaşık 50 yıldır bölgede esnaflık yaptığını belirterek, hayata geçirilecek projenin hem esnaf hem ziyaretçiler için büyük kazanım olacağını söyledi. İlgi, <b>“Sobacılar Çarşısı’nda ekmek bayii ve unlu mamuller işiyle uğraşıyorum. Yaklaşık 50 yıldır buradayım. Babama üç gün yardım etmek için geldim, 50 yıl oldu. Bu çalışmalarla birlikte Ulus’ta gözle görülür bir değişim başladı. İnsanlar alışveriş için daha fazla gelmeye başladı. Ulus diğer semtlere göre daha uygun fiyatlı olmasıyla da tercih ediliyor”</b> diye konuştu. </p>

<p style="text-align: justify;">Üç kuşaktır aynı dükkânda hizmet verdiklerini belirten esnaf Halil Bülent Demirdöven ise bölgenin düzenlenmesinin hem esnaf hem de ziyaretçiler açısından önemli olduğunu ifade ederek, <b>“Dükkânımız yaklaşık 100 yıllık. Buraların daha düzenli, ulaşılabilir ve güvenli olması hepimiz için çok önemli. İnsanların rahatça gelip gezebileceği bir Ulus istiyoruz. Yapılacak yatırımlarla burası çok daha güzel bir yer olacak”</b> dedi.</p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 10:42:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-den-tenekeciler-caddesi-ne-estetik-dokunus-454706]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-den-tenekeciler-caddesi-ne-estetik-dokunus-454706"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454703-a42220c71993a2c740aacd1d9972e269</guid>
<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
<title><![CDATA[Gökhan Kırdar'dan İYİ Parti'ye övgü dolu sözler]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/04/iyi-parti-den-turkculuk-gunu-programi-3-mayis-2026-17-1777890395-837_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti'nin "Türkçüler Günü" programında sahneye çıkan usta sanatçı Gökhan Kırdar'ın partiye dair övgü dolu sözleri dikkat çekti.</p><p>Gökhan Kırdar'dan İYİ Parti'ye övgü dolu sözler</p>

<p></p>

<p>İYİ Parti'nin "Türkçüler Günü" programında sahneye çıkan usta sanatçı Gökhan Kırdar'ın partiye dair övgü dolu sözleri dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>İYİ Parti, 3 Mayıs Türkçüler Günü dolayısıyla önemli bir programa imza attı. Ankara'da bir otelde düzenlenen programda Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun yanı sıra Prof. Dr. İskender Öksüz ve Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun da kürsüye çıkan diğer isimler oldu. Programa ayrıca eski Ülkü Ocakları Başkanları Atilla Kaya, Alişan Satılmış ve Suat Başaran da katıldı.</p>

<p></p>

<p>Etkinlikte sahneye çıkan usta sanatçı Gökhan Kırdar ise kam davulu performansıyla dikkat çekti. "Her şey iyi; iyi olmak, iyileşmek, iyi kalpli olmak, İYİ Partili olmak" diyen Kırdar, İYİ Parti'nin kuruluş dönemine değinerek "'Türk kültürünü en çok hissettiren, Türk düşüncesini, felsefesini en fazla ortaya koyan parti sonunda kuruldu' dedim. Bunu kuranları kutluyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p><img class="" height="421" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/04/anlik-goruntu-1777890882-858-x750.png" width="750" /></p>


]]></description>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 10:24:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/siyaset/gokhan-kirdar-dan-iyi-parti-ye-ovgu-dolu-sozler-454703]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/siyaset/gokhan-kirdar-dan-iyi-parti-ye-ovgu-dolu-sozler-454703"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454667-d3e84807ff70c534d64970c5148b5ce5</guid>
<category><![CDATA[SOSYAL]]></category>
<title><![CDATA[ABB’DEN ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİNE DESTEK]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/03/foto-9-1777810498-787_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Öveçler'deki üç ayrı merkeziyle özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine ücretsiz destek sunuyor. Spor ve Oyun Merkezi ile Mola Evi'nde uzman ekiplerce gelişim, terapi ve danışmanlık hizmetleri veriliyor.</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ABB’DEN ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİNE DESTEK</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Öveçler’de hizmete açtığı üç ayrı merkezle özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine destek olmaya devam ediyor. Merkezlerde uzman ekipler eşliğinde yürütülen çalışmalarda hem çocukların gelişimi destekleniyor hem de ailelere nefes alabilecekleri alanlar oluşturuluyor.</b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Öveçler’deki merkezleriyle özel gereksinimli çocuklar ve ailelerine ücretsiz destek sunmayı sürdürüyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Spor ve Oyun Merkezi ile Mola Evi’nin de yer aldığı hizmet birimlerinde uzman ekipler tarafından yürütülen fizyoterapi, psikolojik danışmanlık ve duyu bütünleme çalışmalarıyla hem çocukların gelişimi destekleniyor hem de ailelere rehberlik ediliyor.</p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b>3 AYRI MERKEZLE ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ DESTEKLENİYOR</b></p>

<p style="text-align: justify;">Merkezlerde çocukların gelişimini destekleyen uygulamaların yanı sıra ailelere yönelik danışmanlık hizmetleri de veriliyor. Aileler, çocuklarıyla birlikte merkezlerde vakit geçirme imkânı bulurken sosyal etkinliklere de katılabiliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Özel gereksinimli çocuklar ve aileleri için hizmete açılan Spor ve Oyun Merkezi’nde oyun grupları ve spor aktiviteleri düzenlenirken, Mola Evi’nde 3–6 yaş arası çocuklar için sosyalleşme ve beceri geliştirme programları uygulanıyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>AİLELER ÇÖZGER RAPORU İLE MERKEZLERE BAŞVURABİLİYOR</b></p>

<p style="text-align: justify;">Hafta içi 09.00–17.00 saatleri arasında açık olan merkezler, <b>“Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi, 1345. Sokak, No:37, Çankaya, Ankara” </b>adresinde hizmet veriyor. Bilgi ve kayıt için <b>“0312 482 29 67”</b> numaralı telefon üzerinden merkezlere ulaşılabiliyor. Kayıt için ise ÇÖZGER (Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu) raporu yeterli oluyor.</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 03 May 2026 12:12:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/sosyal/abb-den-ozel-gereksinimli-cocuklar-ve-ailelerine-destek-454667]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/sosyal/abb-den-ozel-gereksinimli-cocuklar-ve-ailelerine-destek-454667"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454658-6ba6e5966f78fc417eaa988b72c2999a</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ÇOCUKLAR BAŞKENT’İN TARİHİNİ YERİNDE ÖĞRENİYOR]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/02/img-1936-1777734131-92_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BÜYÜKŞEHİR’DEN “ANKARA MİRAS KÜLTÜR ELÇİLERİ PROGRAMI”</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ÇOCUKLAR BAŞKENT’İN TARİHİNİ YERİNDE ÖĞRENİYOR</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>BÜYÜKŞEHİR’DEN “ANKARA MİRAS KÜLTÜR ELÇİLERİ PROGRAMI”</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, 8-11 yaş arası çocuklara kentin kültürel mirasını tanıtmak amacıyla “Ankara Miras Kültür Elçileri Programı”nı başlattı. Program kapsamında çocuklar rehber eşliğinde Ankara Kalesi, Aslanhane Camisi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni gezerek tarihle buluştu. Gün sonunda çocuklara Kültür Elçisi sertifikası verildi.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çocukların kentin tarihini yerinde öğrenmesi amacıyla <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Ankara Miras Kültür Elçileri Programı”</b>nı hayata geçirdi.<b> </b>Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından yürütülen program kapsamında çocuklar,<b> </b>Ankara Kalesi çevresindeki geleneksel evleri, hanlar bölgesini ve 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Aslanhane Camisi’ni gezdi. Ardından Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Anadolu’nun binlerce yıllık geçmişine uzanan eserleri inceleyen çocuklar, kültürel miras konusunda farkındalık kazandı. Program sonunda çocuklar “<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">Kültür Elçisi” </b>sertifikasını aldı<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">. </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“KÜLTÜREL MİRASIN KORUMASI İÇİN FARKINDALIK OLUŞTURMAK İSTEDİK”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB Kültürel Mirasın Korunması Şube Müdürü Sinem Battaloğlu, programla çocuklarda tarihi değerleri koruma bilinci oluşturmayı hedeflediklerini söyleyerek, <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Çocuklarımıza önce Ankara Kalesi'nin geleneksel evlerini, daha sonra hanlar bölgesini gezdirerek tarihleri hakkında bilgiler verdik. Sonrasında, UNESCO Dünya Miras Alanı'na 2023 yılında dâhil edilen Aslanhane Camisi'ni görme fırsatı buldu çocuklarımız. Programın son etabında da Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde çocuklarımız tarihsel bir bütünlük içinde öğrenme deneyimini yaşadı. Sertifikaları da müzede verildikten sonra, çocuklarımızın kültürel mirası koruması ve gelecek nesillere aktarması konusunda bir farkındalık oluşturmasını hedefledik.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">ÇOCUKLAR TARİHİ YAKINDAN GÖRMENİN HEYECANINI YAŞADI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Geziye katılan çocuklar ise Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek tarihi yapıları yakından görmenin heyecan verici olduğunu şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-İpek Güneş:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Kalede farklı farklı yıllardan kalma taşlar gördük, hepsi farklıydı, çok güzeldi.  Camiyi gördük, Aslanhane Camisi’nin çatısında çivi kullanılmamış sadece birbirine geçirilen taşlarla yapılmış. Çok güzeldi, çok mutluyum.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Ahmet Akif Can:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Kaleden Aslanhane Camisi’ne geldik, çok güzel bir Osmanlı mimarisi. Burada çok ilginç şeyler öğrendim, heyecanlandım, sevindim, çok güzeldi.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Gencay Alp Korkmaz:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">  “Buraya ilk defa geliyorum, buraya geleceğimi duyunca çok heyecanlandım. Burada, Roma Dönemi’nden kalma taşlar, yapılar gördük. Taş yollardan Aslanhane Camisi’ne geldik. Burası çok güzel bir yer.  Şimdi müzeyi gezdik, müze çok güzel bir yer. Milattan önce kalma taşlar var o zaman sosyal medya yokmuş, taşları kullanıyorlarmış. Eski taşları gördük, eski insanlar nasıl yaşıyorlarmış onları gördük. Bizler için güzel bir gezi oldu.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Ecenur Taşpınar:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Ben burayı çok beğendim, tarihsel Roma taşları vardı, o kadar güzeldi ki geldik, görüyoruz. Heyecanlıyım.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Yaren Uğurlu:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Bizi buraya getirdiğiniz için öncelikle teşekkür ederim. Benim ilgimi çekenler taşlardı. Burada olduğum için çok mutluyum. Her yeri görmek bana çok mutluluk veriyor.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 02 May 2026 15:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/cocuklar-baskent-in-tarihini-yerinde-ogreniyor-454658]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/cocuklar-baskent-in-tarihini-yerinde-ogreniyor-454658"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454649-b2ee75c18d67200c13564c5c9cbbdb9b</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[Bağımsız Türkiye Partisi'nden birleşik, bütünleşik muhalefet çağrısı]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/02/bagimsiz-turkiye-partisi-nden-birlesik-butunlesik-muhalefet-cagrisi-1777723748-876_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, demokrasi ve hukuk zeminine dönüş için ana muhalefete çağrıda bulundu. Önder, sadece seçim ittifakı değil; sendika, baro ve toplumun her kesimini kapsayan bütünleşik bir toplumsal muhalefet piramidi kurulmasını istedi.</p><p>Bağımsız Türkiye Partisi'nden birleşik, bütünleşik muhalefet çağrısı</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder birleşik, bütünleşik muhalefet çağrısı yaptı.</p>

<p>BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle:</p>

<p>"Ülkemiz demokrasi ve hukuk zeminini maalesef kaybetti. Bu durum özellikle son yıllarda daha yakıcı hale geldi. İktidarın kendisine açtığı alana baktığımız zaman, yaptığı icraatlara ve attığı adımlara baktığımız zaman çok daha kötü günlere doğru ülkeyi götürdüğünü gözlemlemekteyiz.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pWZI3-LjQ-Y" title="BTP'DEN BÜTÜNLEŞİK MUHALEFET ÇAĞRISI" width="1335"></iframe></p>

<p>Bu anlamda ana muhalefet partisine kısa vadede çok ciddi görevler, vazifeler düşmektedir. Birleşik, bütünleşik bir muhalefeti inşa etmek durumundadır. Birleşik, bütünleşik muhalefet deyince herkesin aklına siyasi partilerin seçim ittifakı yapması geliyor. Hayır, seçim ittifakından bahsetmiyoruz. Seçim ittifakı olur ama bu yeterli değil. Burada bizim kastettiğimiz şey toplumsal muhalefet piramidini inşa etmektir ve bu seçim döneminde değil, şimdi hemen bugün bunu inşa etmektir.</p>

<p>Bunun için sendikaları, baroları, gazetecileri, iş insanlarını, oyuncuları, sanatçıları, yazarları, akademisyenleri, toplumun her kesimini bir araya getirmelidir. Bu toplumun çok büyük bölümü bu gidişattan rahatsız ve bir değişim istemektedir, demokrasi ve hukuk zeminine dönüş istemektedir. İşte bu arzuyu taşıyan toplumun her kesimini, esnafı, çiftçiyi de dahil olmak üzere her kesimi birleştirmeli, bir araya getirmeli, bir platform etrafında toplamalıdır. Bugünden bu fotoğrafı vermelidir.</p>

<p>Bu aynı zamanda iktidarın meşruiyetini kaybettiğini eylemli olarak göstermektir. Çünkü iktidar meşruiyetini kaybettiğinin farkında. Bu nedenle aksini göstermek üzere bazı gazetecileri, yazarları, sporcuları ve çeşitli aktörleri yanına toplayıp 'toplumun her kesimi benimle beraber' mesajı vermeye çalışmaktadır. Halbuki bugün milletin büyük çoğunluğu, her sektörden insanımız iktidara tepkili ve değişimi ciddi şekilde arzulamaktadır. İnsanlar demokrasi ve hukuk zeminine dönüşü istemektedir.</p>

<p>Bu tepkiler bireysel kalmaktadır. Muhalefet bu tepkileri organize etmeli, bir araya getirmelidir. Bu piramidin en tepesinde siyasi partiler elbette olmalıdır ama aşağıya doğru toplumsal muhalefet piramidi inşa edilmelidir. Bunu yaptığımız zaman hem iktidar meşruiyetini kaybettiğini artık gizleyemeyecek ve seçime bir an önce gitmek durumunda kalacak, hem de toplumun her kesimi yalnız olmadığını, tepkisinin bireysel olmadığını, toplumun büyük bölümünün kendisi gibi düşündüğünü görecektir. O zaman seçimle birlikte değişimin de kapısı aralanmış olacaktır."</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 02 May 2026 12:02:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/bagimsiz-turkiye-partisi-nden-birlesik-butunlesik-muhalefet-cagrisi-454649]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/bagimsiz-turkiye-partisi-nden-birlesik-butunlesik-muhalefet-cagrisi-454649"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454631-2a39369e1d4e961e18698be23a513112</guid>
<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
<title><![CDATA["Milli Ekonomi Modeli’yle her ailenin cebine yoksulluk sınırının üzerinde bir gelir koyacağız"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/01/lutfullah-onder-milli-ekonomi-modeli-yle-her-ailenin-cebine-yoksulluk-sinirinin-uzerinde-bir-gelir-koyacagiz-1777652189-4_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Sözcüsü Lütfüllah Önder, 1 Mayıs mesajında işçilerin durumuna değinerek, Milli Ekonomi Modeli ile her ailenin cebine yoksulluk sınırının üzerinde bir gelir koyacaklarını ve insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacaklarını belirtti.</p><p>"Milli Ekonomi Modeli’yle her ailenin cebine yoksulluk sınırının üzerinde bir gelir koyacağız"</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü kutladı.<br />
Basın açıklaması yapan Önder "Emekçinin hakkını aldığı bir dünyanın inşası temennisiyle 1 Mayıs’ı kutluyorum" dedi.</p>

<p>Lütfullah Önder'in açıklaması şöyle:</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/uH8GNGNWxMs" width="640"></iframe></p>

<p>"Maalesef bugün 1 Mayıs işçi bayramı ama işçilerimiz hakkını almaktan çok uzak. Bir işçi düşünün; üzerine düşen bütün vazifeyi yerine getiriyor. Haftada 45 saat, 50 saat çalışıyor. Kendisine verilen bütün vazifeleri hakkıyla yapıyor. Ama bu işçi bütün bunları yapmasına rağmen örneğin asgari ücretli ise açlıkla karşı karşıya. Eşinin de çalıştığını düşünün. O da kendisine verilen bütün vazifeleri yapıyor, elinden geleni yapıyor. Dört dörtlük yapıyor ama yine de bu aile yoksul. Yoksul olmaya mahkûm, yoksulluktan kurtulma şansı yok.</p>

<p>"Böyle bir dünyayı maalesef bu kapitalist, bu liberal anlayış inşa etti"</p>

<p>Böyle bir dünyayı maalesef bu kapitalist, bu liberal anlayış inşa etti. Bundan kurtulmak zor değil, kurtuluş mümkün. Her ailenin cebine yoksulluk sınırının üzerinde bir geliri koymak devletin asli görevidir. 21. yüzyıldayız. Bu kadar büyük imkânların olduğu, üretim olanaklarının bu kadar geniş olduğu, kaynakların adeta sonsuz olduğu bir dünyada hâlen 1000 yıl öncesinin, 2000 yıl öncesinin insanlık sorunlarını yaşıyorsak; barınma, giyinme, sağlıklı beslenme gibi temel ihtiyaçları konuşuyorsak tümüyle yanlış yönetimden, yanlış sistemden, yanlış bakış açısından bahsetmemiz lazım.</p>

<p>"İnsan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacağız"</p>

<p>Bizler Bağımsız Türkiye Partisi olarak bunun için varız. Doğru bir bakış açısıyla, doğru bir sistemle, Milli Ekonomi Modeli’yle her ailenin cebine yoksulluk sınırının üzerinde bir gelir koyacağız. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacağız. İşte o zaman 1 Mayıs gerçek anlamda işçiler için, çalışanlar için, emekçiler için bayram olur."</p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 01 May 2026 16:08:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ekonomi/milli-ekonomi-modeli-yle-her-ailenin-cebine-yoksulluk-sinirinin-uzerinde-bir-gelir-koyacagiz-454631]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ekonomi/milli-ekonomi-modeli-yle-her-ailenin-cebine-yoksulluk-sinirinin-uzerinde-bir-gelir-koyacagiz-454631"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454625-1f3dd176b43d41cf284ae169b4076550</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP'den 1 Mayıs açıklaması]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/01/1-mayis-1777637716-884_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 1 Mayıs mesajında ekonomik krize ve gelir adaletsizliğine dikkat çekerek, işçilerin haklarının korunduğu bir Türkiye için çözümün Millî Ekonomi Modeli olduğunu vurguladı.</p><p>BTP'den 1 Mayıs açıklaması</p>

<p><img class="" height="1185" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/01/1-mayis-1-1777637790-541-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş  1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.<br />
BTP lideri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Alın terinin hakkını aldığı, emeğin sömürülmediği, işçinin 'geçinemiyoruz' demediği bir Türkiye’yi birlikte kuracağız. Emeğiyle, dürüstlüğüyle ve onuruyla çalışan tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı.<br />
 <br />
BTP Genel Merkezinden de yazılı bir açıklama yapıldı.<br />
BTP'nin 1 Mayıs açıklaması şöyle:</p>

<p>"İşçinin, emekçinin bayramı sloganıyla kutlanan 1 Mayıs’tayız. Alın teriyle rızkının peşinde koşan tüm işçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyoruz. 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı dedik ama geldiğimiz noktada bir bayramdan söz etmek maalesef mümkün değil. Ortada adeta bir yoksulluk tablosu var! 28 bin 75 lira asgari ücretin uygulandığı, bu ücretin ortalama maaş hâline geldiği, açlık sınırının 34 bin 587 TL olduğu; üç asgari ücretlinin maaşlarını birleştirerek ancak bir yoksul edebildiği bir ortamda gerçek bir bayramdan söz edilemez. </p>

<p>"Türk halkı sistematik bir fakirleştirme operasyonu altındadır"</p>

<p>Türkiye ve Türk halkı yıllardır bilinçli, sistematik bir fakirleştirme operasyonu altındadır! Dünya tarihinde bu kadar uzun süren bir ekonomik kriz yoktur. Savaş hâlindeki ülkelerin bile bizden daha ucuz olması başka türlü nasıl açıklanabilir? Bu tezimizi resmî veriler de kanıtlamaktadır. Örneğin TÜİK verilerine göre kişi başı millî gelir 18 bin dolara ulaşmıştır. Bu da bir vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67 bin TL, 4 kişilik bir ailenin evine ise 268 bin TL girmesi demektir.</p>

<p>"Gelir dağılımında tüyler ürperten adaletsizlik"</p>

<p>Emekli maaşının 20 bin TL, asgari ücretin 28 bin TL olduğu bir ortamda bu rakamların anlattığı tek gerçek şudur: Bu ülkede para vardır ama milletin parası küçük bir azınlığın cebine girmektedir. Yani bu ülkede gelir dağılımında tüyler ürperten bir adaletsizlik söz konusudur. Bizi bu noktaya iktidarın “babalar gibi satarım” zihniyeti getirmiştir. Özelleştirmelerle fabrikalar peşkeş çekilmiş, insanlar işsiz kalmıştır. Geçtiğimiz günlerde tanık olduğumuz maden işçilerinin haklı eylemi bu durumun çarpıcı bir örneğidir. Kaynaklarımızı yandaşa ve yabancıya peşkeş çeken; yabancı sermayeye vergi kıyakları açıklayan iktidar, vatandaşa ise açlığı, sefaleti ve biber gazını layık görmüştür!</p>

<p>"1 Mayısların bayram gibi kutlanabilmesi için..."</p>

<p>1 Mayısların bayram gibi kutlanabilmesi için millî bir duruşa ihtiyaç vardır. Bu millî duruşun adresi de Bağımsız Türkiye Partisi’dir. Ekonomi programımız olan Prof. Dr. Haydar Baş imzalı Millî Ekonomi Modeli tek çıkış yoludur.  Millî Ekonomi Modeli’nin uygulandığı Türkiye’de ne sattılarsa geri alınacak, neyi kapattılarsa yeniden açılacaktır. Millî Ekonomi Modeli’nin uygulandığı Türkiye’de madenler, devlet–millet ortaklığıyla işletilerek Türk milletinin hizmetine sunulacaktır. Millî Ekonomi Modeli’nin uygulandığı Türkiye’de 1 Mayıs, sözde değil özde işçinin ve emekçinin bayramı olacaktır."</p>


]]></description>
<pubDate>Fri, 01 May 2026 12:14:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-1-mayis-aciklamasi-454625]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-1-mayis-aciklamasi-454625"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454619-752546db3afb7f44fadfe3d740f9ba9c</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/05/01/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-1777622329-695_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, ekonomi üzerinden yüklendiği Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seçim çağrısında bulunarak "Ekonomide yaşanan ağır tahribat, tüm yetkiyi kendisinde toplayan Erdoğan’ın şahsi eseri olarak tescillenmiştir.</p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, ekonomi üzerinden yüklendiği Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seçim çağrısında bulunarak "Ekonomide yaşanan ağır tahribat, tüm yetkiyi kendisinde toplayan Erdoğan’ın şahsi eseri olarak tescillenmiştir. Süleyman olmak, mühür sahipliğinden ileri gelmez. Mühürse… Nemrud’un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan! Bugün mühür sende ya, tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da tarihe yeni Nemrud diye yazılacaksın! " dedi. "Gel, nemrutlaşmadan millet iradesine teslim ol! Seçim sandığını milletin önüne koy" diyen Dervişoğlu, "Tek bir çıkışın var! Parlamenter demokratik sisteme geri dönmek, meşvereti hâkim kılmak ve milletin şaşmaz iradesine teslim olmak!" şeklinde konuştu.</p>

<p>Aziz milletim,</p>

<p>Değerli milletvekilleri,</p>

<p>Kıymetli dava arkadaşlarım!</p>

<p>106 yıl önce Türk milleti olarak,</p>

<p>Bir “varlık-yokluk savaşı” ile karşı karşıya kaldık.</p>

<p>Milyonlarca insanımız öldürülmüş,</p>

<p>Vatanımız harap edilmiş,</p>

<p>Elimizde kalanlar da gasp edilmek istenmişti.</p>

<p>Tarih boyunca pek çok baskıya, zorluğa ve darbeye göğüs geren milletimiz,</p>

<p>Eşi benzeri görülmemiş bir saldırı altındaydı.</p>

<p>Bütün dünya,</p>

<p>Ulusal bilincimizi yok etmek,</p>

<p>Türk milletinin özgür ruhunu zincire vurmak için birleşmişti.</p>

<p>Üstelik düşman yalnızca dışarıda da değildi.</p>

<p>İçimizdeki mankurtlar bize yalan bir tarih anlatıyor,</p>

<p>Kölelik yolunun taşlarını döşemeye çalışıyordu.</p>

<p>İşbirlikçiler,</p>

<p>Çarpıtılmış fikirlerini milletimize dayatırken;</p>

<p>Kendi rahatlarını temin etmek için</p>

<p>Türk’ün istiklali üzerine bahis oynamaktan çekinmiyorlardı.</p>

<p>Sırtlarındaki emanet postun,</p>

<p>Mum ışığına düşen gölgesini dahi pazarlayacak kadar alçalıyorlardı.</p>

<p>Onlar ki;</p>

<p>Korkaklardı, ahmaklardı ve her daim gaflet içindelerdi.</p>

<p>Ancak herkes iyi bilir ki;</p>

<p>Türk milletine özgürlük sınırı biçmek kolay değildir.</p>

<p>Vatanın havasını soluyan her yurttaş da bunun kıymetini bilir,</p>

<p>Türk, tehlike ve tehdit anında diz çökmez.</p>

<p>Ne zaman hürriyetimize kast etseler;</p>

<p>İsyan ettik, silaha sarıldık ve bir kez daha tarih yazdık.</p>

<p>Dünyanın kanını emen sömürgecileri her yerde sarstık.</p>

<p>Ezilen milletlere örnek olduk.</p>

<p>Mazlumlara umut olduk.</p>

<p>Ve tüm dünyaya özgürlüğün lütufla ve armağanla elde edilemeyeceğini,</p>

<p>Ancak iman ve mücadeleyle kazanılacağını öğrettik.</p>

<p>Fakat bu direnişi yalnızca silahla,</p>

<p>Savaşla, öfkeyle yapmadık.</p>

<p>Millet olarak ruhumuzu saran özgürlüğün;</p>

<p>Kardeşçe sevgiden,</p>

<p>Birlik ve beraberlikten türediğini her zaman bildik.</p>

<p>Biz direnişimize başlarken,</p>

<p>Unutulmasın ki önce Meclisimizi kurduk.</p>

<p>Anadolu’da yürekler, </p>

<p>Siperde bilekler birleşebilsin diye </p>

<p>Meclis’te akılları birleştirdik.</p>

<p>Türk milletinin varoluş mücadelesi,</p>

<p>Kurtuluş ve kuruluş felsefesi,</p>

<p>Meclis’te somutlaşmıştır.</p>

<p>Türk milleti gururludur,</p>

<p>Vakurdur, sakindir.</p>

<p>Vatan tehlikedeyse kenetlenmeyi;</p>

<p>Bunun yolunun ise istişare ve müzakereden geçtiğini bilir.</p>

<p>Bağımsızlığa ve refaha ulaşmak için,</p>

<p>Ortak aklı arar, bulur ve merkeze koyar.</p>

<p>Hürriyet anlayışımızın temelinde her zaman meşveret vardır.</p>

<p>Müdafaa-i Hukuk düşüncemiz,</p>

<p>Nasıl bir dava güttüğümüzün somut delili ve belgesidir.</p>

<p>Temsil ve meşruiyet ise,</p>

<p>Askerî mücadelemizin önkoşulu olmuştur.</p>

<p>Bugün güya bir iç cephe tasavvurunu,</p>

<p>Bini bir paraya boş sözcüklerle satmaya kalkışan, iktidar veya muhalefet,</p>

<p>Bunu çok iyi bilmeli ve anlamalıdır.</p>

<p>Bu akıl ve ajandayla saray dehlizlerinde kazılan şey siper değil,</p>

<p>Cumhuriyet’in mezarıdır.</p>

<p>Bunlara Cumhuriyet’in mezarını kazdırmayacağız!</p>

<p>Herkes bilsin ve emin olsun ki;</p>

<p>Kurulmak istenen tertibe ve tuzaklara düşmeyiz. </p>

<p>Türk milletini de düşürmeyiz!</p>

<p>Tüm bedelleri de göğüslemeye hazırız. </p>

<p>Ne pahasına olursa olsun,</p>

<p>Dün olduğu gibi bugün de tüm melun planlara karşı direneceğiz!</p>

<p>Kurtuluş ve kuruluş mücadelesi,</p>

<p>Hem vatan sathında</p>

<p>Hem vatan siyasetinde aynı anda yapılmıştır.</p>

<p>Milletimizi temsil amacıyla</p>

<p>Vatanımızın her köşesinden gelen mebuslar,</p>

<p>Türk milletini hürriyetinden yoksun bırakma hukuksuzluğuna karşı direnmiştir.</p>

<p>Türk milleti vatanın kurtuluşunu,</p>

<p>Ne bir duygusal dalgaya,</p>

<p>Ne bir öfke krizine,</p>

<p>Ne de tek bir kişinin kaderine bırakmamıştır.</p>

<p>Temsil ve müzakere, en zorlu anlarda dahi, terk edilmemiştir.</p>

<p>Top sesleri duyulurken bile</p>

<p>Meclisimiz kanunlar çıkarmaya devam etmiş,</p>

<p>Asayişi sağlamış,</p>

<p>Diplomasi ve ekonomiyi yönetmiştir.</p>

<p>Yani bizim Meclisimiz “devlet kurandır.”</p>

<p>Müdafaa-i Hukuk,</p>

<p>Bir ruh, fikir ve eylem bütünlüğü olarak;</p>

<p>CUMHURİYET’İ VAR EDEN YASALARIN YASASIDIR.</p>

<p>Türk devletinin kurucu değeri</p>

<p>Bu anlayışta saklıdır.</p>

<p>106 yıldır değişmeyen özümüz budur.</p>

<p>Türk milletinin kararlılığında en ufak bir azalma yoktur.</p>

<p>Mutlak bağımsızlık,</p>

<p>Tavizsiz bir egemenlik, </p>

<p>Ve bu egemenliğe halel getirecek her türlü hareketi,</p>

<p>Eylemi, yapıyı veya ittifakı,</p>

<p>Merhamet göstermeden ortadan kaldırmak da </p>

<p>Vazgeçilmez düsturumuzdur.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti,</p>

<p>Şeklen değil, özüyle bir hukuk devletidir.</p>

<p>Ama bugün bu ülkede adalet sistemi de hukuk düzeni de bozulmuştur.</p>

<p>Adalet bir bakanlık ismiyle sınırlı kalırsa,</p>

<p>Gerçek bir istikrar sağlamak mümkün değildir.</p>

<p>Ülkede hukuk ve adaletin tesisi için harekete geçmenin zamanı gelmiştir.</p>

<p>İktidar olduğumuzda, </p>

<p>Bozulan bu düzeni, hukuk ve adaletle tamir edeceğiz.</p>

<p>Bu hedef doğrultusunda,</p>

<p>13 ve 14 Haziran’da Ankara’da bir Hukuk Çalıştayı düzenliyoruz.</p>

<p>Bu çalıştayın neticesinde,</p>

<p>Türkiye’nin hukuk devletine dönüş yolundaki manifestosunu,</p>

<p>Ve İYİ Parti Hukuk Vizyon Belgesi’ni kamuoyuyla paylaşacağız.</p>

<p>Kıymetli arkadaşlar,</p>

<p>Hukuk devletini hayata geçirmek </p>

<p>Aynı zamanda ekonominin de önünü açmaktır. </p>

<p>Çünkü sermaye; </p>

<p>Düzeni, öngörülebilirliği ve güveni arar.</p>

<p>İktidarın büyük bir debdebeyle sunduğu,</p>

<p>“Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı” adlı o parıltılı paketi gördünüz.</p>

<p>Yüzyılın projesi olarak pazarlanan bu çalışma</p>

<p>Aslında yirmi beş yılın ağır bir faturasıdır.</p>

<p>Hani Cumhurbaşkanı,</p>

<p>İletişim ekibine “25 yılımızı anlatın” diye emir vermiş ya,</p>

<p>Ben anlatayım size o 25 yılın faturasını.  </p>

<p>2026 yılı bütçesi</p>

<p>Devasa bir kara deliğe işaret ediyor.</p>

<p>Bu yıl faize ödenecek tutar 2,74 trilyon liraya ulaşıyor.</p>

<p>Tekrar ediyorum: 2,74 trilyon lira! </p>

<p>Bu rakam Cumhuriyet tarihimizin en yüksek faiz yüküdür.</p>

<p>Bu borcun muhatabı milletimizdir.</p>

<p>Bu bedeli her alışverişinde,</p>

<p>Her faturasında, </p>

<p>Aldıklarıyla ve alamadıklarıyla ödüyor.</p>

<p>Ekmeğimiz, aşımız</p>

<p>Faiz lobilerinin sofrasına meze ediliyor.</p>

<p>Yükü omuzlayan biz,</p>

<p>Vergiyi ödeyen biz,</p>

<p>Akdin gereğini yerine getiren biziz.</p>

<p>Buna rağmen</p>

<p>El muamelesi, köle muamelesi,</p>

<p>Müstemleke muamelesi gören yine biziz.</p>

<p>Şimdi sözde yeni programa göre,</p>

<p>Dev şirketlerin kurumlar vergisi yüzde 9’a düşürülüyor.</p>

<p>Vergi gelirleri düşünce,</p>

<p>Dönüp yine bizim cebimize el uzatacaklar.</p>

<p>KDV’ye, ÖTV’ye, cezalara ve harçlara sarılacaklar.</p>

<p>Yani, alın terimizden,</p>

<p>Emeğimizden, ekmeğimizden koparacaklar.</p>

<p>Maliye Bakanlığı’nın ve vergi dairelerinin girişinde</p>

<p>“Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır” yazıyor da,</p>

<p>Bu galiba sadece bütün yükü sırtlayan vatandaş için geçerli. </p>

<p>Vergi indirimleriyle, istisnalarla, muafiyetlerle </p>

<p>İktidarın tanıdıkları, yandaşları bu kutsallıktan mahrum bırakılıyor. </p>

<p>Bu ülkeyi yönetenlere söylüyorum:</p>

<p>Yaptığınız bu haksızlığın, hukuksuzluğun, vatandaşa reva gördüğünüz bu zulmün bedelini,</p>

<p>Ne öbür dünyada ne de bu dünyada asla veremezsiniz. </p>

<p>Bugün sistemde 700’ün üzerinde muafiyet ya da istisna vardır.</p>

<p>Şimdi yabancıya ve kara paraya da 20 yıl vergisiz kazanç müjdeliyorlar.</p>

<p>25 yıldır istihdam yaratan bir tane büyük sanayici getiremediler.</p>

<p>Katma değer üreten bir şirket buraya uğramadı.</p>

<p>Bilakis her gün potansiyeli olan bir Türk sermayesini,</p>

<p>Mühendisini, girişimcisini kaybediyoruz.</p>

<p>Programlarına ne isim verirlerse versinler,</p>

<p>Esas aldıkları model, kasıtlı yoksullaştırma modelidir.</p>

<p>Onlarca KOBİ ve esnaf batarken,</p>

<p>Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile </p>

<p>Geçtiğimiz günlerde,</p>

<p>İktidarla anılan ünlü bir iş adamının Seydişehir’deki arazisini</p>

<p>“Özel endüstri bölgesi” ilan ettiler.</p>

<p>Ben ne diyeyim size?</p>

<p>Ne söyleyeyim?</p>

<p>Allah’tan korkmazsınız, kuldan utanmazsınız,</p>

<p>Ar etmez, kanun tanımazsınız.</p>

<p>Allah aşkına, ben ne diyeyim size?</p>

<p>Hukuku yok sayan bir ülkeye,</p>

<p>Vergi sıfır olsa dahi gerçek yatırımcı gelmez.</p>

<p>Koydukları program isimleri maşallah parıl parıl parlıyor.</p>

<p>Ancak hakikatin rakamları kan ağlıyor.</p>

<p>Bu hâl, milletin emeğini, vergisini, hakkını</p>

<p>İmtiyazlılara devreden bir egemenlik gaspıdır.</p>

<p>Son günlerde dikkatimizi çeken bir başka husus,</p>

<p>Bizzat iktidar medyasının</p>

<p>Mehmet Şimşek’i hedef tahtasına koymasıdır.</p>

<p>Bu nedir biliyor musunuz? </p>

<p>Bu, ekonomik felaketin asıl sorumlusunu gizlemek gayretidir.</p>

<p>Vitrindeki isim zaten bellidir.</p>

<p>Kendisinin, Londra’da fon yöneticisi olması dışında bir önemi de yoktur.</p>

<p>Milletin altında ezildiği hayat pahalılığının gerçek sorumlusu bellidir. </p>

<p>O da Beştepe’de ikamet etmektedir.</p>

<p>Türkiye’yi bu noktaya getiren ekonomi politikası,</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı ve isteğiyle hayata geçirilmektedir.</p>

<p>Kabinedeki isimler değişse de,</p>

<p>İktisat politikasına yön veren, Recep Tayyip Erdoğan’dır. </p>

<p>Bilimsel temelden yoksun bu ekonomik deneylerin ağır faturası,</p>

<p>Milyonlarca hanenin mutfağından ve rızkından tahsil edilmektedir.</p>

<p>Sorumluluğu bürokratik kadrolara</p>

<p>Veya vitrindeki isimlere yükleme gayreti</p>

<p>Hakikatin üzerini örtemez.</p>

<p>Ekonomide yaşanan ağır tahribat,</p>

<p>Tüm yetkiyi kendisinde toplayan Erdoğan’ın</p>

<p>Şahsi eseri olarak tescillenmiştir.</p>

<p>Süleyman olmak,</p>

<p>Mühür sahipliğinden ileri gelmez.</p>

<p>Mühürse… Nemrud’un da mührü vardı.</p>

<p>Mesele onu nasıl kullandığınızdır.</p>

<p>Ey Erdoğan! Bugün mühür sende ya, </p>

<p>Tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de, </p>

<p>Sen kendin karar vereceksin.</p>

<p>Ya Süleyman olacaksın ya da tarihe yeni Nemrud diye yazılacaksın! </p>

<p>Bak, dostane bir uyarı daha yapayım,</p>

<p>Bu kararı vermek için vaktin de yok! </p>

<p>Gel, Nemrutlaşmadan </p>

<p>Millet iradesine teslim ol! </p>

<p>Seçim sandığını milletin önüne koy! </p>

<p>Bil ki,</p>

<p>Çare, BlackRock CEO’ları değil! </p>

<p>Çare, dostun Trump da değil! </p>

<p>Sana çare diye sunulan </p>

<p>İhanet reçeteleri seni kurtarmaz! </p>

<p>Tek bir çıkışın var! </p>

<p>Parlamenter demokratik sisteme geri dönmek, </p>

<p>Meşvereti hâkim kılmak ve </p>

<p>Milletin şaşmaz iradesine teslim olmak! </p>

<p>Millete kulak vermek</p>

<p>Emeğe kulak vermekle başlar. </p>

<p>Bugün emek dünyası,</p>

<p>İktidarın kendisini anlamasını,</p>

<p>1 Mayıs’ta süslü laflar söylemesini beklemiyor.</p>

<p>Hakkını alamayan işçilere emekçilere kulak vermesini bekliyor. </p>

<p>Hemen yanı başımızda,</p>

<p>Kurtuluş Parkı’nda bir eylem vardı.</p>

<p>Hakkını alamayan maden işçileri günlerce feryat etti, gaz yedi, cop yedi.</p>

<p>“Hakkını alamayan derken”, aslında yutkunmak gerekiyor.</p>

<p>Çünkü bu insanlar zam istemiyordu,</p>

<p>Daha iyi çalışma şartları için bile yürümüyordu.</p>

<p>Hepsini sineye çekmişlerdi.</p>

<p>Aylardır alamadıkları maaşlarını istiyorlardı.</p>

<p>Bakın “aylardır” diyorum.</p>

<p>Bir ücretli çalışan,</p>

<p>1 ay maaş alamasa neler olacağını düşünün.</p>

<p>Kirası,</p>

<p>faturaları,</p>

<p>mutfağı,</p>

<p>çocukları,</p>

<p>kart asgarisi…</p>

<p>Burada 5 ay,</p>

<p>6 aydan bahsediyoruz.</p>

<p>Şimdi asıl mesele ne biliyor musunuz;</p>

<p>1 yıldır, yargı çözememiş.</p>

<p>Çalışma Bakanlığı oralı olmamış.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kulağının üzerine yatmış.</p>

<p>SGK devreye girip, bu haksızlığın cezasını kesmemiş.</p>

<p>Yani emek hırsızlığını devletin hiçbir birimi görmemiş.</p>

<p>Kendilerinden bir şirketin vergi borcunu dakikada silebilen bu akıl,</p>

<p>işçilerin ve ailelerin çaresizliğine duyarsız kalmış.</p>

<p>En sonunda sağ olsun, mevzuyla hiç alakası olmayan</p>

<p>İçişleri Bakanı patronu aramış, söz alınmış, eylem sona erdi.</p>

<p>Anadolu’da bir laf vardır, derler ki;</p>

<p>Ört ki ölem!!!</p>

<p>Asıl mesele bu.</p>

<p>Devlet öncelikle emeğin arkasındaki güç olmalıdır</p>

<p>Ama hiç oralı olmamış.</p>

<p>İşte bu yüzden,</p>

<p>emekçinin alın terini,</p>

<p>madencinin hakkını,</p>

<p>esnafın kepengini,</p>

<p>emeklinin sofrasını,</p>

<p>gençlerin hayalini,</p>

<p>çocuklarımızın geleceğini yutan bu bataklığı kurutacağız.</p>

<p>Bu yumruğu neden kaldırıyoruz biliyor musunuz?</p>

<p>Milletin 1’ini 5 yapmak için;</p>

<p>Önce 5’imizi böyle 1 yapacağız.</p>

<p>Yumruğumuzu meselelerin üzerine vuracağız ve bu asil milleti kurtarma yolculuğu başlatacağız. </p>

<p>Bu yüzden bu yumruğu kaldırıyorum.</p>

<p>Bu yumruğa sahip çıkmanızı istiyorum. </p>

<p>Uzun zamandır AK Parti iktidarı sayesinde</p>

<p>“Çalışan yoksulluğu” diye adlandırılan bir kavram hayatımıza girmiştir.</p>

<p>Çalışanın maaşı daha cebine girmeden yok olup gitmektedir.</p>

<p>Tasarruf yoktur, tatil yoktur, ev, araba almak yoktur.</p>

<p>Emekçi sefaletle boğuşmakta, onurunu korumaya çalışmaktadır.</p>

<p>Aslında yaşamıyoruz, sadece nefes alıyoruz.</p>

<p>Çalışarak yaşamak,</p>

<p>Yerini “borçlanarak” yaşamaya bırakmıştır.</p>

<p>Geldiğimiz noktada çalışan kazanamıyor,</p>

<p>Emekli geçinemiyor,</p>

<p>Gençlerimiz hayal kuramıyor.</p>

<p>Ama bir avuç ayrıcalıklı kesim büyümeye,</p>

<p>Günü gün etmeye devam ediyor.</p>

<p>Tek adam ve tek adamcıların hakimiyetiyle geçen bu ucube sistemde</p>

<p>Milletimizin ömründen çalınan 25 yılın bizi getirdiği yer budur.</p>

<p>Bir kuryenin, garsonun,</p>

<p>Çağrı merkezi çalışanın veya mevsimlik işçinin </p>

<p>Tüm emekçilerin yaşadığı adaletsizliğin sebebi budur.</p>

<p>Bakın, bu bir bataklıktır!</p>

<p>Gülistan Doku gibi nice evladımızın ve ailelerinin hayatlarını karartan da budur.</p>

<p>Devletin valisinin</p>

<p>İşlenen bir cinayeti,</p>

<p>Devletin gücünü kullanarak gizlemesi</p>

<p>Ancak böyle bir döneme nasip olabilirdi.</p>

<p>Tahsisli aracıyla altın kaçakçılığı yapılması,</p>

<p>Korgeneral rütbesiyle insan ticareti yapılması,</p>

<p>Makamında oturduğu bakanlığa,</p>

<p>Fahiş fiyatla mal satması,</p>

<p>Savcının beylik tabancasıyla</p>

<p>Adliyede hâkim vurması,</p>

<p>İşte hepsi bu döneme mahsus işlerdir.</p>

<p>Bu öyle bir bataklıktır ki,</p>

<p>Emeklerimizi,</p>

<p>Birikimlerimizi,</p>

<p>Yıllarımızı,</p>

<p>Ömürlerimizi,</p>

<p>Dağlarımızı,</p>

<p>Madenlerimizi,</p>

<p>Akarsularımızı,</p>

<p>Ormanlarımızı,</p>

<p>Umutlarımızı,</p>

<p>Geleceğimizi</p>

<p>Ve evlatlarımızı yutuyor.</p>

<p>İşte kardeşlerim,</p>

<p>O bataklık…</p>

<p>O karanlık ve çamur dolu bataklık,</p>

<p>Kurutulmadan,</p>

<p>Bize gün yüzü yoktur!</p>

<p>Bize uyku yoktur!</p>

<p>Bize rahatlık yoktur!</p>

<p>Bu iktidardan,</p>

<p>Yarattığı sistemden</p>

<p>Ve hepimizi sapladığı bataklıktan kurtulamazsak</p>

<p>Gideceğimiz yer, </p>

<p>Daha fazla yoksulluk,</p>

<p>Daha fazla umutsuzluk,</p>

<p>Daha fazla kayırmacılık,</p>

<p>Daha fazla adaletsizliktir.</p>

<p>Emekçinin dağa dönmüş dertleri,</p>

<p>Ancak ve ancak </p>

<p>Bu dertlerle hemhal olan bir iktidar ile çözülebilir.</p>

<p>Bu iktidar da İYİ Parti iktidarıdır.</p>

<p>İYİ Parti’nin</p>

<p>Uzman ve cesur kadroları,</p>

<p>Bu sorunların üstesinden gelecek cesarete de ferasete de sahiptir.</p>

<p>Milletin kürsüsünden</p>

<p>İktidara, özellikle işçiler ve emekçiler adına, bir kez daha sesleniyorum:</p>

<p>Bu düzenin böyle devam etmesi mümkün değildir.</p>

<p>Yılda birkaç kez bir araya geldiğiniz</p>

<p>Ve dostlar alışverişte görsünden öteye gitmeyen</p>

<p>Asgari ücret görüşmelerini</p>

<p>İşçi temsilcilerinin olmadığı bir toplantıyla yapmıştınız.</p>

<p>Başta sendikalar olmak üzere,</p>

<p>Tüm paydaşları bir masa etrafında toplayın.</p>

<p>Asgari ücretin enflasyonun makul seviyelere indiği ana kadar</p>

<p>Yılda iki kez güncellenmesini,</p>

<p>Yandaş teşviklerinin değil,</p>

<p>Bölgesel istihdam teşviklerinin, yeni şartlara göre, düzenlenmesini önceleyin.</p>

<p>Ücretlerde vergi dilimi düzenlemesi,</p>

<p>Kayıt dışı ve güvencesiz istihdamla mücadele gibi başlıklarda</p>

<p>Emeğin geleceğini planlayın.</p>

<p>Biz İYİ Parti olarak,</p>

<p>Emekçinin refahını arttıracak her türlü girişime destek vermeye hazırız.</p>

<p>Projelerimizle hazırız,</p>

<p>Ehil kadrolarımızla hazırız!</p>

<p>1 Mayıs günü Edirne meydanında işçilerimizle birlikte olacağız. </p>

<p>Konuşmamın başında ifade ettiklerime geri dönüyorum:</p>

<p>23 Nisan’ı yalnızca geçmişin zaferi olarak değil,</p>

<p>Geleceğin sorumluluğu olarak da okumak zorundayız.</p>

<p>Çünkü milli egemenlik,</p>

<p>Sadece Meclis’in açılması değildir.</p>

<p>O Meclis’in emanet edildiği çocukların,</p>

<p>Tok,</p>

<p>Güvende,</p>

<p>Onurlu</p>

<p>Ve umutlu yaşamasını sağlamaktır.</p>

<p>Okullarımızda, evlerimizde</p>

<p>ve sokaklarımızda sessiz bir yıkım yaşanmaktadır.</p>

<p>Bu, evlatlarımızın geleceğini sarsan bir çöküştür.</p>

<p>Önce Şanlıurfa,</p>

<p>Ardından Kahramanmaraş.</p>

<p>Okul koridorlarında patlayan silahlar</p>

<p>10 canımızı hayattan koparmıştır.</p>

<p>Yaşanan acı olaylar karşısında Millî Eğitim Bakanlığı,</p>

<p>Okulları adeta birer kaleye dönüştürmeye çalışmaktadır.</p>

<p>Betonu toprağa,</p>

<p>Rantı ise insana tercih etmenin bedeli,</p>

<p>Çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği üzerinden ödenmektedir.</p>

<p>Ekonomik buhran evvela mideleri boş bırakmakta,</p>

<p>Ardından çocukluk masumiyetini çalmaktadır.</p>

<p>Maddi imkânsızlık yüzünden sosyalleşemeyen,</p>

<p>Spora gidemeyen</p>

<p>Veya bir kursa yazılamayan yavrularımız,</p>

<p>Dört duvar arasına mahkûm edilmektedir.</p>

<p>Sokaktan ve akran etkileşiminden kopan zihinleri ekranlar gasp etmektedir.</p>

<p>Sanal dünya,</p>

<p>Derin yoksulluğun en ucuz uyuşturucusuna dönüşmüştür.</p>

<p>Mideler boşken,</p>

<p>Zihinler ekranların karanlık dehlizlerinde kaybolurken,</p>

<p>Okullardaki o demir kapılar kimseyi korumaya yetmeyecektir.</p>

<p>Küresel krizleri,</p>

<p>Kapanan ticaret yollarını,</p>

<p>Merkez Bankası rezervlerini</p>

<p>Ve kurdaki tahribatı her gün konuşuyoruz.</p>

<p>Oysa en büyük stratejik rezervimiz olan evlatlarımızı</p>

<p>Hızla tükettiğimizi görmezden geliyoruz.</p>

<p>Eğer bir millet,</p>

<p>En kıymetli varlığı olan evlatlarını besleyemiyor</p>

<p>Ve onları okulda dahi koruyamıyorsa,</p>

<p>Söz hükmünü yitirir.</p>

<p>Milletin geleceği,</p>

<p>O zayıf bırakılan omuzlardadır.</p>

<p>Biz o omuzlara bu ağır yoksulluğu,</p>

<p>Güvenlik kaygısını</p>

<p>Ve derin adaletsizliği yüklemeyi reddediyoruz.</p>

<p>Günü kurtaran,</p>

<p>Sadece vitrini süsleyen yönetim anlayışına karşı çıkıyoruz.</p>

<p>Her çocuğun tok uyuduğu,</p>

<p>Okulda karnının doyduğu</p>

<p>Ve can güvenliğinden emin olduğu bir Türkiye’yi inşa etmek</p>

<p>İYİ Parti’nin tarihi sorumluluğudur.</p>

<p>Aziz milletim,</p>

<p>Çocuklarımızın beslenme çantasından,</p>

<p>Okul koridorlarındaki güvenliğine kadar uzanan bu mesele,</p>

<p>Bizi devletin en temel vazifelerine getiriyor.</p>

<p>Eğitim ve sağlık.</p>

<p>Biri çocuğun zihnini,</p>

<p>Diğeri vatandaşın canını korur.</p>

<p>Biri geleceği,</p>

<p>Diğeri hayatı ayakta tutar.</p>

<p>Bunlar İYİ Parti olarak hep söylediğimiz,</p>

<p>Vurguladığımız hakikatin iki sacayağıdır.</p>

<p>Milli eğitim</p>

<p>Ve milli sağlık sistemi…</p>

<p>Bunlar olmadığında,</p>

<p>Emekçi köleye döner;</p>

<p>Orta sınıf ise hayatta kalmak için sürünür.</p>

<p>Vatandaşlık,</p>

<p>Yalnızca nüfus cüzdanı taşımak değildir.</p>

<p>Vatandaşlık,</p>

<p>Çocuğunu okula güvenle gönderebilmek,</p>

<p>Hastalandığında devlete yaslanabilmek,</p>

<p>Muhtaç olduğunda kapı kapı dolaşmadan hizmet alabilmektir.</p>

<p>Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki</p>

<p>Sağlıkta da sorun bina değil,</p>

<p>Sistem sorunudur.</p>

<p>Bu sistem,</p>

<p>Vatandaşı hasta yatağında,</p>

<p>Hekimi görev başında,</p>

<p>Milleti de çaresizlik karşısında yalnız bırakmaktadır.</p>

<p>Hekim de vatandaş da mutsuzdur. </p>

<p>Bu mesele yalnızca MR sırası,</p>

<p>Tomografi günü,</p>

<p>Muayene randevusu meselesi değildir.</p>

<p>Bu mesele</p>

<p>Devletin vatandaşına</p>

<p>“Sen benim insanımsın” diyebilme kudretidir.</p>

<p>Devasa hastaneler yaptınız…</p>

<p>Ama vatandaş hâlâ randevu bulamıyor.</p>

<p>Aylarca tetkik sırası bekliyor.</p>

<p>Hele ki kanser şüphesiyle zamanla yarışanlar bile bekletiliyorsa </p>

<p>Burada başarıdan söz edilemez.</p>

<p>Bir kanser hastasına 3 ay sonrasına gün veriyorlar.</p>

<p>Acaba ömrü yetecek mi, o günleri görecek mi? </p>

<p>Sağlık çalışanlarımız tükenmiş durumda.</p>

<p>Doktorlarımız,</p>

<p>Hemşirelerimiz bu milletin evlatlarıdır.</p>

<p>Onları değersizleştiren,</p>

<p>Yoran,</p>

<p>Yurt dışına gitmeye mecbur bırakan bir düzen kabul edilemez.</p>

<p>Vatandaş çareyi özel hastanelerde,</p>

<p>Borçla arıyorsa,</p>

<p>Bu sistem adil değildir.</p>

<p>Bu sosyal devlet ilkesinin zedelendiğinin açık göstergesidir.</p>

<p>Çünkü devlet,</p>

<p>Vatandaşını hasta yatağında piyasanın insafına terk ederse,</p>

<p>Orada yalnızca sağlık sistemi değil</p>

<p>Vatandaşlık bağı da çöker.</p>

<p>Siz bütün bu sorunları gidermek yerine </p>

<p>Üstüne bir de Ankara’da,</p>

<p>Eskişehir’de, </p>

<p>Elazığ’da,</p>

<p>Samsun’da,</p>

<p>Memleketin dört bir tarafında, </p>

<p>50 yıllık 100 yıllık hastaneleri satmaya çalışıyorsunuz. </p>

<p>Bizim anlayışımız nettir:</p>

<p>Sağlıkta da milli egemenliği tesis etmektir. </p>

<p>Vatandaşın yaşam hakkını piyasaya,</p>

<p>Aracı şirketlere,</p>

<p>Randevu kuyruklarına ve </p>

<p>Çaresizliğe teslim etmemektir.</p>

<p>Biz iktidara geldiğimizde,</p>

<p>Sağlık sistemini ranttan arındıracağız.</p>

<p>Planlama ile güçlendireceğiz.</p>

<p>Vatandaşın randevu çilesine son vereceğiz.</p>

<p>Sağlık çalışanlarımızın hakkını teslim edeceğiz.</p>

<p>Şiddeti bitirecek,</p>

<p>Emeğin karşılığını vereceğiz.</p>

<p>Vatandaşı cebinden ödeme yapmaya mahkûm eden bu düzeni değiştireceğiz.</p>

<p>Koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirecek,</p>

<p>İnsanımızı hastalanmadan koruyan bir sistemi inşa edeceğiz.</p>

<p>Biz diyoruz ki:</p>

<p>Devlet,</p>

<p>Vatandaşını yaşatmak için vardır.</p>

<p>Sağlık,</p>

<p>Bir ayrıcalık değil,</p>

<p>Türk milletinin her ferdinin hakkıdır.</p>

<p>Ve biz,</p>

<p>Bu hakkı eksiksiz teslim etmeye geliyoruz.</p>

<p>Sağlık alanındaki krizler biz geldiğimizde bir bir aşılacak!</p>

<p>Aziz Milletim,</p>

<p>İçeride vatandaşlık bağını aşındırırsanız,</p>

<p>Kurumları şahsileştirirseniz,</p>

<p>Cumhuriyet aklını zayıflatırsanız,</p>

<p>Dışarıdan gelen her telkin,</p>

<p>Kendine alan bulur.</p>

<p>İçeride devleti imtiyazlı ailelere,</p>

<p>Tek adam ve maiyetine teslim edenler,</p>

<p>Dışarıda da utanmadan, </p>

<p>Milletlere monarşi reklamı yapanları cesaretlendirir. </p>

<p>Geçtiğimiz hafta</p>

<p>ABD Büyükelçisi Tom Barrack,</p>

<p>Yine talihsiz açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Kendisi züccaciye dükkânına tayin edilmiş,</p>

<p>Arsız bir fil olarak görev yapmaktadır.</p>

<p>Yine had sınırlarını umursamayarak,</p>

<p>Patronunun niyetlerini faş etmiştir.</p>

<p>Ortadoğu’da demokrasinin çalışmadığını</p>

<p>Ve şefkatli monarşilere ihtiyaç olduğunu söylemiştir.</p>

<p>Her kötülüğü böyle tatlı tatlı anlatabiliyorlar. </p>

<p>Bizden başka kim varsa da bunları dinliyor.</p>

<p>Arkasında hangi ihanet projesinin gizli olduğuna dair </p>

<p>Devleti temsil eden herhangi bir yetkiliden bugüne kadar yapılan bir açıklama da yok. </p>

<p>Adam Ankara’nın göbeğinde, gittiği her yerde monarşiden bahsediyor,</p>

<p>Devleti yönetenler de demokrasiyi kökleştireceklerine dair söylemler üretiyor.</p>

<p>Adam burnunuzun dibinde monarşi diyor, ne zaman anlayacaksınız? </p>

<p>Tıpkı bizimkiler gibi</p>

<p>Şefkatli monarşi, yersen.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, yersen.</p>

<p>Türkiye Yüzyılı, yersen. </p>

<p>Öncelikle bu sefile… Pardon bu sefire şunu hatırlatmak isterim:</p>

<p>Ortadoğu’da çalışmayan demokrasi değil,</p>

<p>2003 senesindeki ABD işgali sonrası kurulan</p>

<p>Ucube siyasal yapı olmuştur.</p>

<p>ABD yönetimi,</p>

<p>Saddam rejimini yıkmakla kalmamış,</p>

<p>Bütün Irak bürokrasisini de suçlu ilan ederek</p>

<p>Irak devletinin çökmesine zemin hazırlamıştır.</p>

<p>Böylece,</p>

<p>Ülke iç savaşa sürüklenmiş</p>

<p>Ve IŞİD gibi örgütlere alan açılmıştır.</p>

<p>Yani ortada,</p>

<p>Demokrasinin başarısızlığı değil</p>

<p>Bir grup düşük zekâlı veya kötü niyetli Amerikalı siyasetçinin</p>

<p>Mahvettiği bir ülke vardır.</p>

<p>Bu yıkımın sorumlusu, demokrasi değildir.</p>

<p>Bizzat demokrasi yoksunluğudur.</p>

<p>Barrack’ın övdüğü şeyin </p>

<p>Müşfik monarşiler mi,</p>

<p>Yoksa komprador şirketler mi olduğu ise tartışmaya açıktır.</p>

<p>Son İran savaşı da göstermiştir ki,</p>

<p>Bir ülke, alışveriş merkezlerinden,</p>

<p>Lüks otellerden ya da konut projelerinden ibaret değildir.</p>

<p>Ülkeleri ayakta tutan,</p>

<p>Ulusal bilince sahip yurttaşlarıdır.</p>

<p>Günümüzde Körfez monarşileri,</p>

<p>Bir ailenin özel mülkünü andıran,</p>

<p>Holding mantığıyla yönetilen siyasi yapılardır.</p>

<p>Kapsamlı ve kalıcı bir Ortadoğu barışı için </p>

<p>Bu devletleri model olarak göstermek,</p>

<p>Neresinden bakarsanız bakın</p>

<p>Uluslararası siyaseti</p>

<p>Ve Ortadoğu sosyolojisini bilmemek demektir.</p>

<p>İster Körfez monarşileri olsun,</p>

<p>İster ismi cumhuriyet olan ama hanedana dönmüş rejimler olsun,</p>

<p>Bunların hiçbiri Ortadoğu’ya istikrar getirmemiştir</p>

<p>Ve getirmeyecektir.</p>

<p>Zaten Tom Barrack’ın ve akıl danelerinin istediği de istikrarsızlıktır.</p>

<p>Tavsiye ettikleri şey istikrar değil,</p>

<p>İtaat düzenidir.</p>

<p>Önerdikleri şey barış değil,</p>

<p>Hanedan aklıdır.</p>

<p>Oysa çözüm, </p>

<p>Cumhuriyet düşüncesinden başka bir şey değildir.</p>

<p>Nasıl ki,</p>

<p>1920 senesinde</p>

<p>Kurtuluş Savaşı’nı vermek için bir Meclis kurduysak,</p>

<p>Ardından Cumhuriyeti kurup </p>

<p>Cuntacılığı ve komitacılığı ortadan kaldırarak</p>

<p>Gayrişahsi bir devlet inşa ettiysek,</p>

<p>Aynı yol Ortadoğu için de mümkündür.</p>

<p>Hatta şarttır!</p>

<p>Elimizde Cumhuriyetin bu büyüleyici mirası varken,</p>

<p>Barrack’ın açıklamalarının canımızı sıkan bir diğer tarafı ise,</p>

<p>Şefkatli monarşi denerek övülen rejimlerin</p>

<p>Türkiye için de bir modele dönüşme olasılığıdır.</p>

<p>Zira içinde yaşadığımız dönem,</p>

<p>Bu tip bir hanedan projesine hevesli olanları teker teker ortaya çıkarmıştır.</p>

<p>Bir yanda,</p>

<p>Cumhurbaşkanı ve yardımcılarını</p>

<p>Etnik ve mezhepsel kimliklerine göre belirleme hayalleri kuranlar vardır.</p>

<p>Diğer yanda,</p>

<p>Erdoğan’ın eline mühür verip </p>

<p>Ferman bekleyenler vardır.</p>

<p>Bunların da ötesinde fiili olarak,</p>

<p>Artık iyice aile devletine dönüşen bir yapı ülkemizde kök salmaktadır.</p>

<p>Tıpkı Körfez ülkelerinde olduğu gibi,</p>

<p>Varlık Fonu Türkiye’de de ekonomiyi domine etmektedir.</p>

<p>Bu fona bağlı dev kamu şirketlerini yönetmek ise</p>

<p>Sadece bir ailenin mensuplarına nasip olmaktadır.</p>

<p>Geçmişte parti devleti derdik.</p>

<p>Üzülerek söylüyorum ki,</p>

<p>Parti devletinden bile daha geriye gittiğimiz,</p>

<p>Artık sadece belirli ailelerin</p>

<p>Kurumları yönetme imtiyazına sahip olduğu bir dönem yaşıyoruz.</p>

<p>Bütün bu aktörler bir araya gelince,</p>

<p>Mesela çözüm sürecinde,</p>

<p>Tom Barrack haliyle çok mutlu oluyordur.</p>

<p>Merhametli bir monarşi kuruluyor diye seviniyordur.</p>

<p>ABD bilsin ki </p>

<p>Gittikleri yol yanlıştır.</p>

<p>Radikal ve popülist bir lideri İsrail’de desteklemeleri yanlıştır.</p>

<p>Türkiye’de Cumhuriyetin kazanımlarını</p>

<p>Bir monarşi idaresi için feda edilebilir görmeleri yanlıştır.</p>

<p>Kırılgan Körfez monarşilerine</p>

<p>Ortadoğu barışını emanet etmeleri yanlıştır.</p>

<p>Bugün, Ortadoğu için geliştirilen</p>

<p>Ekonomi temelli,</p>

<p>Her türlü kuşak, yol, enerji projeleri </p>

<p>Keyfi tek adam rejimleriyle değil,</p>

<p>İç hukuku oturmuş,</p>

<p>Parlamentosu güçlü,</p>

<p>Dış politikada ölçülü ve tutarlı davranan ülkelerle gerçekleşebilir.</p>

<p>Zira,</p>

<p>Krizlerden ve fırtınalardan geriye sadece bu tip devletler kalabilir.</p>

<p>Aziz milletim! </p>

<p>Bugün milli egemenlik ve ulus devletler,</p>

<p>Her yerde badireler yaşamaktadır.</p>

<p>Müzakere ve istişare kurumları zayıflatılmış,</p>

<p>Saray koridorlarının vesvese ve entrikaları, </p>

<p>Milletin kaderini belirler hale gelmiştir.</p>

<p>Hukukun yerini keyfi yönetim almıştır.</p>

<p>Tek adam ve maiyeti memleketin kaderini tayin etmektedir.</p>

<p>Egemenlik,</p>

<p>Bir grup çapulcunun,</p>

<p>Uğursuzun elinde çiğnenmektedir.</p>

<p>Bugün atanmış monarşi sevdalılarına verilen görev,</p>

<p>Yalanlar ve masallar anlatarak egemenliğimizin pazarlanmasıdır.</p>

<p>Tek adam yönetimi,</p>

<p>Devlet egemenliğinin tek bir kişiye ve onun maiyetine bırakılması,</p>

<p>Tüm milletlerin en büyük milli güvenlik sorunudur.</p>

<p>Bizim için de milletimizin hürriyetçi özünün yıpratılması,</p>

<p>Meclisimizin itibar kaybetmesi en büyük güvenlik sorunudur.</p>

<p>Unutulmasın!</p>

<p>Sevr’i imzalayarak,</p>

<p>Vatana tecavüzü kabul eden hainler de Saltanat Şurası’nın üyeleridir.</p>

<p>Türk egemenliğine kast eden işgalciler,</p>

<p>Milletle ve onun temsilcisi meclisle müzakere edemeyeceklerini biliyorlardı.</p>

<p>Bu yüzden tek adamı tercih ettiler.</p>

<p>Bugün yeni işgalci zihinler,</p>

<p>Bizlere yalan bir geçmiş dayatmakta,</p>

<p>Ruh kökümüze yabancı bir fikri aşılamaya çalışmaktadır.</p>

<p>İşte mağlup edeceğimiz şey budur.</p>

<p>106 yıl önce,</p>

<p>Bu millet egemenliği saraydan aldı, Meclis’e verdi.</p>

<p>Teslimiyetten aldı, hürriyete verdi.</p>

<p>Korkudan aldı, mücadeleye verdi.</p>

<p>Bugün o egemenliği yeniden saraylara,</p>

<p>Ailelere,</p>

<p>Yabancı akıllara,</p>

<p>Masa altı pazarlıklara,</p>

<p>Atanmış monarşi sevdalılarına</p>

<p>Ve tek adamın maiyetine teslim etmeyeceğiz.</p>

<p>Milletin emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. </p>

<p>Biz,</p>

<p>106 yıl önce reddettiğimiz teslimiyeti,</p>

<p>Bugün yeni adlarla kabul etmeyeceğiz.</p>

<p>1920’de manda ve himayeyi reddeden irade neyse,</p>

<p>Bugün saray vesayetini,</p>

<p>Aile devletini,</p>

<p>Yabancı aklı ve monarşi hevesini reddeden irade de odur.</p>

<p>106 yıl sonra yeniden imtihan ediliyor olmamızdan mahcubuz.</p>

<p>Ancak her daim, bu görev bilincinde olmaktan dolayı da gururluyuz.</p>

<p>Yolu yok,</p>

<p>Bu kuşatmayı yaracak,</p>

<p>Bu ablukayı dağıtacağız!</p>

<p>Bizim fıtratımızda teslimiyet yok,</p>

<p>Muhakkak başaracağız!</p>

<p>Bu inanç ve düşünceyle konuşmama son verirken, </p>

<p>Hepinize teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.</p>

<p>Sağolun, varolun, Allah’a emanet olun.</p>

<p></p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 01 May 2026 07:53:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-454619]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-454619"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454604-08c88f29407feca5db0f25124e618cff</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP'den maden işçilerinin eylemine destek açıklaması]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/30/btp-den-maden-iscilerinin-eylemine-destek-aciklamasi-1777535683-567_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Sözcüsü Lütfüllah Önder, maden işçilerinin hak arayışına destek vererek özelleştirmelere karşı çıktı. Önder, madenlerin millileştirileceğini belirterek Milli Ekonomi Modeli ile ekonomik sorunların çözüleceğini savundu.</p><p>BTP'den maden işçilerinin eylemine destek açıklaması</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder Doruk Maden İşçilerinin haftalar süren hak arayışını değerlendirdi.</p>

<p>Madencilerin bu hak mücadelesinde başarıya ulaştığını belirten Önder bu olaydan çıkarılması gereken dersler olduğunu belirtti.</p>

<p>BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi:</p>

<p>"Neyi sattılarsa geri alacağız, neyi kapattılarsa açacağız"</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-irRDja1GN0" title="BTP'den maden işçilerinin eylemine destek açıklaması" width="1335"></iframe></p>

<p>"Buradan Türk milletinin çıkarması gereken dersler var. Öncelikle özelleştirmeler; Özelleştirmelerle birlikte milletin ve devletin malının özel firmalara peşkeş çekilmesi neticesinde sadece millete ait bu varlıkların başkalarına transfer edilmesi değil, orada çalışan insanların da en temel haklarını bile alamaz hale geldiğini, nasıl mağdur edildiklerini bu olayla birlikte görmüş olduk. Bu konuda Türkiye'de en net duran siyasi parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Biz özelleştirmeye açık bir şekilde karşıyız. Biz sadece şimdiden sonra 'özelleştirmeyeceğiz' demiyoruz, 'neyi sattılarsa geri alacağız, neyi kapattılarsa açacağız' diyoruz.</p>

<p>"Madenlerimizi Bağımsız Türkiye Partisi olarak millileştireceğiz"</p>

<p>Buradan çıkarmamız gereken ikinci ders ; Madenler milletin malıdır, devlete aittir. Dolayısıyla madenlerimizi Bağımsız Türkiye Partisi olarak millileştireceğiz. On binlerce ruhsatlarla yerli ve yabancı birçok firmaya bu madenler yüzde 1 ila yüzde 4 arasında devlet payıyla peşkeş çekildi. Maalesef çıkarılan madenden millete de bir şey kalmıyor. Ama biz diyoruz ki; hepsini millileştireceğiz. Devlet millet ortaklığıyla yüzde 51'i devletin yüzde 49'u milletin olmak suretiyle işleteceğiz. Milletimiz hem o madenlerin patronu olacak hem de yine orada çalışarak hakkını alacak. Çünkü bu millet bu topraklar için can verirken sadece yerin üstü için can vermedi , yerin altı için de can verildi. Bunlar milletimize aittir.</p>

<p>"Hak verilmez, hak alınır"</p>

<p>Üçüncü çıkarılması gereken ders şudur değerli arkadaşlar; Demek ki hak verilmez, hak alınır. Milletimizin bugün hakkını alamadığını düşünen, hakkını alamayan emekli, çiftçi, esnaf kim varsa birilerinin lütfedip hak vermesini beklemeyecek. Kendi hakkına sahip çıkacak. Haklı olacak. Hakkının mücadelesini verecek ve söke söke hakkını alacak. Peki bunu nasıl yapacağız? Milletimiz sokağa mı dökülecek? Değil. Bugün hak arama mücadelesi siyasi zeminde yapılıyor. Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak bunun için varız.</p>

<p>"Milletimizin en büyük derdi ekonomidir"</p>

<p>Milletimizin en büyük derdi ekonomidir. Yapılan anketlerde toplumun yüzde 65-70'i ekonomiden şikayetçi. Vatandaş, 'En büyük sorun ekonomidir' diyor ve yine aynı anketlerde milletimiz ekonominin çözüleceği konusunda da bir ümidi kalmamış. Neden? Çünkü iktidarın politikaları belli, yaşıyoruz. Meclis'te bulunan muhalefet partilerine de, 'Siz ekonomiyi nasıl düzelteceksiniz?' diye sorulduğunda, 'Demokrasiyi ve adaleti düzelttiğimiz zaman ekonomi düzelir' dediklerini duyuyorsunuz. Aslında bu söylem, 'Benim ekonomide yapacak farklı hiçbir şeyim yok, ben de liberal politikaları, ben de neoliberal politikaları uygulayacağım ama adaleti düzeltirsem, demokrasiyi düzeltirsem başkaları para getirir, ekonomi bu şekilde düzelir' demektir. Yani ekonomide yapacağım bir şey yok anlamına gelir.</p>

<p><br />
"Dünyada dengeleri değiştiren fikirler Milli Ekonomi Modeli'nden çıktı"</p>

<p>Bu konuda da farklı bakan tek siyasi parti Bağımsız Türkiye Partisidir. Biz yine net bir şekilde açık bir şekilde, 'Liberal, neoliberal ekonomi politikalarını uygulamayacağız' Bizim parti programımızı lütfen açıp okuyun. Biz iktidar olduğumuzda Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayacağız. Milli Ekonomi Modeli'nin önerdiği ekonomi anlayışı bugün kısım kısım, bölüm bölüm dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaya başlandı. Dünyada dengeleri değiştiren fikirler Milli Ekonomi Modeli'nden çıktı. Örneğin milli paralarla ticaret Milli Ekonomi Modelinin önerisidir.</p>

<p><br />
"Hakkınız başkalarının cebine gidiyor"</p>

<p>Bu ülkede en yoksul olan insanımızı yoksulluk sınırı seviyesinin üstüne çıkaracak imkanımız var. Bu imkanı sağlamak sadece doğru bir ekonomik sistemle, doğru bir bakış açısıyla mümkün. Bakın kişi başı milli gelir 18 bin dolar yani bir kişinin cebine ayda 67 bin Türk lirası para girmesi lazım. 4 kişilik bir ailenin cebine 268 bin TL ayda para girmesi lazım. Bugün Allah aşkına herkes bizi izleyen her bir insanımız dönüp baksın, ayda 268 bin TL evine para giren kaç tane aile var? Demek ki hakkınız başkalarının cebine gidiyor, sizin cebinize gelmiyor. İşte bunun mücadelesini vermezseniz bırakın 268 bin lirayı, bunun küsuratı pozisyonundaki 68 bin lirayı bile alamazsınız. Bunu bile size çok görürler. Bugün 68 bin TL cebine para girmeyen birçok aile var. Dolayısıyla sadece seçim döneminde gelin oy kullanın, Bağımsız Türkiye Partisi'ne oy verin demiyoruz. Hakkını alamadığını düşünen herkes, hakkını alamayan herkes, aylık 268 bin liranın altında eline para geçen herkes, gelin beraber yürüyelim. Bu hak mücadelesini beraber verelim ve hakkımıza sahip çıkalım, hakkımızı alalım diyorum."</p>
]]></description>
<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 07:43:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-maden-iscilerinin-eylemine-destek-aciklamasi-454604]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-maden-iscilerinin-eylemine-destek-aciklamasi-454604"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454511-680ad7cebdadb13f5f8415f6197fc505</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[Hüseyin Baş'tan TÜİK'e "18 bin dolar nerede?" sorusu…]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/25/huseyin-bas-tan-tuik-e-18-bin-dolar-nerede-sorusu-1777145901-397_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, TÜİK'in kişi başı milli gelirin 18 bin dolara ulaştığı verisine tepki göstererek, gelirin adaletsiz dağıldığını savundu ve 'Bu para nerede?' diyerek ekonomik adaletsizliğe dikkat çekti.</p><p>Hüseyin Baş'tan TÜİK'e "18 bin dolar nerede?" sorusu…<br />
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Türkiye’deki asıl mesele adaletsiz gelir dağılımıdır" dedi.</p>

<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri TÜİK'in, 'kişi başı milli gelir 18 bin dolar ulaştı' şeklindeki verisinden hareketle dikkat çekici bir analiz yaptı.<br />
"TÜİK verilerine göre kişi başı milli gelir 18.000 dolara ulaştı. Bu, bugünün kuruyla her bir vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67.000 TL girmesi demektir" diyen BTP lideri, 'nerede bu para?' sorusunu sordu</p>

<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle;</p>

<p>"TÜİK verilerine göre kişi başı milli gelir 18.000 dolara ulaştı. Bu, bugünün kuruyla her bir vatandaşımızın cebine ayda yaklaşık 67.000 TL girmesi demektir.</p>

<p>Şimdi bu matematiği dört kişilik bir haneye uyarlayalım:<br />
* TÜİK’e göre: 4 kişilik bir ailenin evine her ay 268 bin TL girmeli.<br />
* Gerçeğe göre: En yüksek maaşı alan devlet memuru karı-kocanın evine giren para bile bu rakamın yanına yaklaşamıyor.<br />
* Emekliye göre: Devletin kendi rakamıyla "hakkın" dediği para 67.000 TL, ama emeklinin cebine koyduğu sadece 20.000 TL!</p>

<p>Peki, nerede bu aradaki fark?</p>

<p>Eğer 80 milyon insanın her birinden her ay on binlerce lira eksiliyorsa bu devasa para buharlaşmıyor; sadece el değiştiriyor. 86 milyonluk nüfusta, 80 milyona 200 bin lira verilse, kalan 6 milyon insanın yılda 130 milyar dolar gelir elde ettiği bir tablo ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bu matematik bize şunu gösteriyor: Milli gelir birilerinin kasasına akarken halkın %90’ı bu sefalete mahkûm ediliyor.</p>

<p>Türkiye’deki asıl mesele adaletsiz gelir dağılımıdır.<br />
Türkiye’deki asıl mesele pahalılık değil, vatandaşın satın alma gücünün elinden alınmasıdır.</p>

<p>Parti programımızın temel kaynağı olan Milli Ekonomi Modeli’nin en temel hedeflerinin başında ise gelir dağılımında adaleti sağlamak gelmektedir. Çünkü bir ülkede üretim ne kadar artarsa artsın, ortaya çıkan değer toplumun geneline hakkaniyetli şekilde yansımıyorsa gerçek bir refahtan söz edilemez.</p>

<p>Amaç; insanların sadece hayatta kalmaya çalıştığı değil, insanca yaşadığı, geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye’yi mümkün kılmaktır. Gelirde adalet sağlandığında, bugün “pahalılık” olarak görülen pek çok sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Çünkü mesele fiyatlar değil, vatandaşın o fiyatlara karşı sahip olduğu alım gücüdür.</p>

<p>Milli Ekonomi Modeli tam da bu noktada devreye girer: milletin olanı millete veren, refahı tabana yayan ve ekonomik adaleti tesis eden bir anlayışla Türkiye’yi gerçek anlamda kalkındırmak."</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:38:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/huseyin-bas-tan-tuik-e-18-bin-dolar-nerede-sorusu-454511]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/huseyin-bas-tan-tuik-e-18-bin-dolar-nerede-sorusu-454511"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454484-9ed85093ef547a39b5acbdf479963f47</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP'den madencilere destek]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/25/img-20260424-wa0008-1777093584-170_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Sözcüsü Lütfüllah Önder ve beraberindeki heyet, Eskişehir'den Ankara'ya gelerek eylem yapan Doruk maden işçilerini ziyaret etti. Önder, madencilerin haklı mücadelesinin yanında olduklarını ve devletin işçileri koruması gerektiğini belirtti.</p><p>BTP'den madencilere destek</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.<br />
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.</p>

<p>Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.</p>

<p>BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;</p>

<p>"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.</p>

<p>"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"</p>

<p>Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.</p>

<p>"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"</p>

<p>3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.</p>

<p>"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."</p>

<p>Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.</p>

<p>"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"</p>

<p>Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 05:04:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-madencilere-destek-454484]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-madencilere-destek-454484"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454439-581abc1ef06532c2d7ec0fc1cacf76bd</guid>
<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun,]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2024/12/25/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-tbmm-grup-toplantisi-nda-1735129728-657_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN
20 NİSAN PAZARTESİ FRANSA PROGRAMI (Strazburg)</p><p>GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN<br />
20 NİSAN PAZARTESİ FRANSA PROGRAMI (Strazburg)</p>

<p>09.30 Avrupa Konseyi Daimî Temsilcisi Büyükelçi Nurdan Bayraktar Golder ile görüşme<br />
10.40 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ALDE Grup Temsilcileri ile görüşme<br />
12.30 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ALDE Grup Başkanı Lulian Bulai ile görüşme<br />
13.05 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Heyeti Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş ile<br />
görüşme<br />
13.30 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Heyeti ile görüşme<br />
14.30 Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset ile görüşme<br />
15.15 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Muhafazakâr Grup Temsilcileri ile görüşme<br />
16.00 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Sosyal Demokrat Grup Temsilcileri ile görüşme<br />
17.00 Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı Petra Bayr ile görüşme<br />
18.00 Basın ile bir araya gelinmesi</p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:26:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/siyaset/iyi-parti-genel-baskani-sayin-musavat-dervisoglu-nun-454439]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/siyaset/iyi-parti-genel-baskani-sayin-musavat-dervisoglu-nun-454439"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454436-ced32a908d69df25227f7136ecaa21cd</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[- "Eğer yapılan iyi işler hükümete yazılacaksa, bu kötü olayları da hükümete yazmak zorundayız"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/20/eger-yapilan-iyi-isler-hukumete-yazilacaksa-bu-kotu-olaylari-da-hukumete-yazmak-zorundayiz-1776679317-645_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş; Kahramanmaraş'taki okul saldırısından hükümetin sorumlu olduğunu, ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ın 'istenmeyen adam' ilan edilmesi gerektiğini ve mutlak butlan kararı çıkarsa CHP yönetiminin İmamoğlu'na verilmesi gerektiğini savundu.</p><p>- "Eğer yapılan iyi işler hükümete yazılacaksa, bu kötü olayları da hükümete yazmak zorundayız"</p>

<p>- "Bir soykırımcının, Türkiye'nin adını ağzına alması bizim kabul edebileceğimiz bir şey değil"</p>

<p>- "Mutlak butlan kararı çıkarsa CHP yönetimi Ekrem İmamoğlu'na verilmeli"</p>

<p>- "Tom Barrack istenmeyen adam ilan edilmeli"</p>

<p>- "Küresel çeteler Türkiye'de 100 yıldır monarşi istiyorlar"</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/9Cr7JvXv3-0" title="BTP GENEL BAŞKANI HÜSEYİN BAŞ GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ" width="1335"></iframe><br />
Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Meltem TV'de katıldığı programda gündemi değerlendirdi.</p>

<p>Kahramanmaraş’taki okul saldırısı, ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ın Türkiye'ye yönelik sözleri, CHP'nin mutlak butlan davası BTP liderinin gündemindeydi.</p>

<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın söyledi:</p>

<p>"Eğer yapılan iyi işler hükümete yazılacaksa, bu kötü olayları da hükümete yazmak zorundayız"</p>

<p>Bu (Kahramanmaraş'taki okul saldırısı) siyaset üstü bir olay. Buradan siyaset üretmek bana da çok anlamlı gelmiyor. Ancak şunu da değerlendirmeden insan edemiyor. Türkiye'de yapılan her güzel şey reklam edilirken hükümetin başarısı olarak anlatılıyorsa, Türkiye'de başarısız olan her durum da hükümete fatura edilmek zorundadır. Hükümet çeyrek asra yaklaşmış bir iktidar olarak 'benim burada sorumluluğum yok. Bunun anası sorumlu, babası sorumlu, öğretmeni sorumlu, arkadaşı sorumlu' diyerek bu işten kurtulamaz.</p>

<p>Çünkü havada bir SİHA uçtuğu zaman bu başarı milletimizin vergisiyle, vatandaşın mühendislik kabiliyetiyle yapılmış sayılmıyor; hükümetin başarısı sayılıyor. Veya 'depremde 300 bin konut yaptık' diyorlar. Bu konutların insanların emeğiyle, vergisiyle yapıldığı konuşulmuyor, 'hükümetin başarısı' deniyor. Ama kimse şunu söylemiyor: Evet 300 bin konut yaptık ama 50 bin – 100 bin konut yıkıldı. Bu konutların yapım iznini de aynı hükümet büyük oranda verdi. Yapılmaması gereken yerlere konutlar yapıldı, kaçak yapılar yapıldı, denetimler eksik yapıldı. Bunların tamamı hükümetin yetki alanındayken burada sorumluluk yok. Ama sonuçta insanlar hayatını kaybetti, evsiz kaldı, çadırlarda ve konteynerlerde yaşadı, depremden sonra hastalıklar nedeniyle ölümler oldu. Bunlar için bir sorumlu aranmıyor. Ama 300 bin konut yaptı diye hükümeti alkışlamak zorunda bırakılıyoruz. Eğer yapılan iyi işler hükümete yazılacaksa, bu kötü olayları da hükümete yazmak zorundayız.</p>

<p>"Milli Eğitim Bakanı da sorumludur"</p>

<p>Görevden almalar, gözaltılar, tutuklamalar var. Bir yerde Milli Eğitim Müdürünün sorumlu olduğu yerde Milli Eğitim Bakanı da sorumludur, Milli Eğitim Bakanının bağlı olduğu hükümet de sorumludur. Sorumluluk yukarı doğru gider. Bu yüzden toplumu ayakta tutacak şey istifa kültürüdür. Sorumluluk bilinci olmayan toplumlarda suç da artar. Bu bilinci kazandırmanın yolu ne dizi çekmek ne yasaklamak ne de ünlüler üzerinden toplum mühendisliği yapmaktır. Yöntem, yönetenlerin sorumluluk almasıdır, istifa kültürünü hayata geçirmesidir.<br />
Bolu’da bir facia yaşandı, insanlar yanarak can verdi. Kim çıktı 'sorumluluk benim, istifa ediyorum' dedi? Bu ülkede yaşanan en büyük problem şu; hiç bir şeyin sorumlusu yok, uzun süredir yaşanan olaylarda sorumlu bulunamıyor. Tren kazası oluyor, insanlar ölüyor; yangın oluyor, insanlar ölüyor; terör olayları oluyor, insanlar hayatını kaybediyor ama sorumlu yok.</p>

<p>"Bir soykırımcının, Türkiye'nin adını ağzına alması bizim kabul edebileceğimiz bir şey değil"</p>

<p>Bir katilin, bir soykırımcının, insanlıktan çıkmış organizmanın Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanını ağzına alması, Türkiye'nin adını ağzına alması bizim kabul edebileceğimiz bir şey değil. Bırakın onu; çok ahlaklı bir insan da olsa, çok iyi bir devlet de olsa Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanını hedef alamaz. Burada biz yine devletimizi savunuyoruz. Bu olaya kişisel olarak bakmak mümkün değil. Cumhurbaşkanlığı makamı bizim devletimizin en yüce makamıdır ve bu noktada hiç kimsenin buna bir şey söylemesine asla müsaade etmeyiz, etmemeliyiz de. Ama biz Türk toplumu olarak, vatandaş olarak, seçmen olarak, devletin asli sahibi olarak cumhurbaşkanını da eleştirebiliriz, yöneticileri de eleştirebiliriz. Seçimler olur, yarışabiliriz. Farklı tercihlerimiz olabilir. Bu çok başka bir konu. Bu bizim içerideki bir meselemizdir. Kol kırılır yen içinde kalır. Dışarıdan medet uman ülkelerin bugün yaşadıkları hali görüyoruz. Başkalarının kendilerini kurtarmasını bekleyen ülkelerin bugün nasıl bir sefalet, yokluk ve gözyaşı ve pişmanlık içinde yaşadığını görüyoruz.</p>

<p>"Mutlak butlan kararı çıkarsa CHP yönetimi Ekrem İmamoğlu'na verilmeli"</p>

<p>Kongre divanı kurulduğunda divanın başkanı o partinin en üst düzey yöneticisidir. Onun üstünde kimse yoktur. Şimdi mutlak butlan davası deniyor. Butlan davası olduğunda Sayın Kılıçdaroğlu’nun geri geleceğine ilişkin bazı söylemler var. Böyle olmaması gerekir. Hukuken nedir bu? Kongre divanı kurulana kadar sorun var mı? Yok. Kongre divanı kuruldu. Sorun varsa da o andan sonra ortaya çıktı. O zaman butlan kararı gelirse bile parti yönetme yetkisi kongre divanının başkanına verilmek zorundadır. O gün kongre divanının başkanı kim? Sayın Ekrem İmamoğlu. Diyeceksiniz ki, Ekrem Bey tutuklu. Fark etmez. Hükümlü mü? Hayır. Kesinleşmiş cezası var mı? Yok.<br />
O zaman butlan kararı gelirse mahkemenin genel başkanlığı ve parti yönetme yetkisini Sayın İmamoğlu’na devretmesi gerekir. Bu hukuki bir analizdir. Evet, Kılıçdaroğlu’nu destekleyen bir insan bile bugün hukuken değerlendirdiğinde bunu der. Çünkü olay böyle bir olay.</p>

<p>"Toplum bunları siyasi operasyon olarak görüyor"</p>

<p>Bunlar siyasi operasyon olarak değerlendiriliyor. Kimse kimseyi de ikna etmiyor. Hükümet yetkililerinin son dönemde yaptıkları işlerde toplumu ikna etmek gibi bir derdi yok. Biz bir şey yapalım, toplum da inansın demiyorlar. Toplumu hayır bu böyle değil diye ikna etmeye de çalışmıyorlar. Toplum da buna ikna olmuyor. Hükümetin de toplumun ikna olması gibi bir gündemi yok. O zaman burada başka bir şey planlandığını düşünmek gerekiyor. Amaç toplumu ikna ederek seçime gitmek değil. Çünkü toplum bu operasyonların rakiplere karşı yapıldığını düşünüyor. Hükümet de bunu önemsemiyor ama devam ediyor. Oy kaybetmesine rağmen devam ediyor. Bu da başka bir niyet olduğu düşüncesini doğuruyor.</p>

<p>"Tom Barrack istenmeyen adam ilan edilmeli"</p>

<p>Tom Barrack'ın Persona non grata, yani istenmeyen adam ilan edilmesi çağrısı yapıldı. Ben de katılıyorum. Tom Barrack haddi aşan ifadeler kullanılmıştır. Davranışları bir büyükelçi gibi değil, daha çok bölgeyi yöneten, yönlendiren, akıl veren, istikamet çizen bir figür gibi. Bir büyükelçinin böyle bir haddi hududu olamaz. Şuandaki büyükelçi bu haddi hududu aşarak Türkiye’ye istikamet çizmeye çalışan bir vasatta hareket ediyor. Bu nedenle Türkiye’nin diplomatik olarak gerekli adımları atması gerekir. Çağrılıp uyarılmalı, nota verilmelidir. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri ile iletişime geçilerek Türkiye'ye daha devlet adamı gibi davaranan bir elçi gönderilmesi talep edilmelidir. Tom Barrack'ın bir büyükelçi olarak bölge olduğu kanatinde değilim zaten daha çok ticari kimliği olan bir iş insanı olduğu söylendi. ABD Başkanı Trump ile kişisel ilişkileri iyi olan, aslen Lübnanlı bir karekter. Kendisini çok ciddiye alınması gereken bir profil olarak da görmüyorum. Bunun yanısıra Epstein dosyalarında çokça adı geçen, çok görüntüsü olduğu konululan birisi. Böyle bir karakterin Türkiye'ye gelmesi hükümet yetkililerin doğrudan tepki göstermesi gereken bir şey. Buraya devlet adamı gönderin demeliler.<br />
<br />
"Küresel çeteler Türkiye'de 100 yıldır monarşi istiyorlar"</p>

<p>Türkiye'de küresel çetelerin istediği model sadece bugün değil Osmanlı'ya imzalattırdıkları Sevr'de dahil meşruti monarşiydi. O tarihten beri gelen bir baskı sürecidir bu. Bugün bu adamın söylediği şeyler aslında nereye çıkıyor? Meşruti monarşiyi kurmak istediklerini ortaya koyuyorlar. Osmanlı'nın Sevr'de elinde kalan şey meşruti monarşi. İstanbul'da hanedanlık var ama Sevr anlaşmasına göre İstanbul Osmanlı'nın dışında. Osmanlı'ya harita çizdiler. İçinde İstanbul yok! Hanedanı devlet yönetimini İstanbul'a koydular! Bu 100 yılı aşkındır bu ülkede istenen pozisyon. Bunu ilk defa İngilizler istedi. Niye istedi? Demokrasinin beşiği diye adlandırılan İngilizlerin bugün bir kraliyet ailesi tarafından yönetildiğini unutmamamız lazım. Yani onlarda ne var? Meşruti monarşi var. Gelebildikleri en demokratik nokta meşruti monarşidir. Atatürk öyle bir çalım attı ki cumhuriyeti, demokrasiyi hiç olmaz denilen coğrafyaya getirdi. Kadına seçme seçilme hakkını Avrupa'dan önce verdi. Öyle bir demokrasi kültürü, bir cumhuriyet bilinci burada oturttu ve bir imparatorluğun bakiyesi olarak yani yönetim biçimi imparatorluk olan bir devletten sonra bunu hemen arkasına hayata geçirmeyi başardı. Bu İngilizin bozguna uğradığı nokta oldu. Kendisinin ulaşamadığı noktaya Atatürk'ün önderliğiyle Türk milleti ulaştı. O gün bugün bize o meşruti monarşiyi dayatmaya çalışıyorlar. Ama ben şunu biliyorum. O yüzden rahatım; Türkiye'yi yöneten de, Türkiye'de yönetilen de bunu istemiyor istemez. Çünkü bizim demokrasimiz, cumhuriyetimiz, sahip olduğumuz en güçlü varlığımız. Hiç kimse böyle bir noktaya bu ülkenin gelmesini istemeyecektir."</p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:58:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/eger-yapilan-iyi-isler-hukumete-yazilacaksa-bu-kotu-olaylari-da-hukumete-yazmak-zorundayiz-454436]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/eger-yapilan-iyi-isler-hukumete-yazilacaksa-bu-kotu-olaylari-da-hukumete-yazmak-zorundayiz-454436"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454418-a3cce4917becec9e382a030142f326bb</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[İran Genelkurmay Başkanı, Ordu Günü vesilesiyle Liderin mesajını övgüyle karşıladı.]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/19/img-1929-1776600050-207_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Başkomutanı Tümgeneral Amir Hatami, Ordu Günü vesilesiyle Ayetullah Seyyed Mojtaba Hamenei'ye şükranlarını sundu. Hatami, ordunun vatan savunması ve düşmanlarla mücadele konusunda tamamen hazır olduğunu vurguladı.</p><p style="text-align: justify;"><strong>İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Başkomutanı, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyit Müşteba Hamenei'nin Ordu Günü vesilesiyle yaptığı mesajı övgüyle karşıladı.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Tümgeneral Amir Hatami, Pazar günü yayınlanan bir mesajda, Ayetullah Hamenei'ye gösterdiği anlayış ve cömertlikten dolayı derin şükranlarını ifade etti.</p>

<p style="text-align: justify;">İran ordusunun dört tümeninin de İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanının emirlerine uymaya, İslam ve İran için canlarını feda etmeye hazır olan herkese destek olmaya, büyük İran milletinin taleplerini yerine getirmeye ve düşmanları yerlerine oturtmaya tamamen hazır olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align: justify;">İran ordusu mensuplarının, kanlarının son damlasına ve tarihi bir zafer elde edene kadar düşmanlarla yüzleşeceklerini, tetikte olacaklarını ve vatanları için en büyük fedakarlıkları yapacaklarını belirtti.</p>

<p>Ordu Günü: Lider, İran ordusunu ülkeyi saldırganlardan cesurca savunduğu için övdü.İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyed Mojtaba Hamenei, Ordu Günü vesilesiyle yaptığı mesajda ülkeyi övdü.</p>

<p style="text-align: justify;">Cumartesi günü İslam Devrimi Lideri, İslam Ordusu'nun tıpkı önceki iki dayatılmış savaşta olduğu gibi, kendisine ait toprakları, suları ve bayrağı cesurca savunduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Ordu mensuplarını, saygıdeğer ailelerini ve büyük İran milletini bu vesileyle tebrik etti.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayetullah Hamenei sözlerine şöyle devam etti: "Allah'ın ve halkın güçlü desteğiyle, sıkı ve sağlam saflar halinde, diğer silahlı kuvvetlerdeki yoldaşlarıyla omuz omuza, küfür ve kibir ordularının iki önde gelen gücüyle savaşıyor. Ve İslam Ordusu, bu orduların zayıflığını ve rezilliğini dünyaya ifşa etti."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:59:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iran-genelkurmay-baskani-ordu-gunu-vesilesiyle-liderin-mesajini-ovguyle-karsiladi-454418]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iran-genelkurmay-baskani-ordu-gunu-vesilesiyle-liderin-mesajini-ovguyle-karsiladi-454418"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454412-ace5f3affd8956d7dcec08e3ec28208c</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ANKARA’DA BİR İLK: KORKUSUZ ADIMLAR PROJESİ]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/19/ankara-da-bir-ilk-korkusuz-adimlar-projesi-1776597582-658_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ABB’DEN ALZHEIMER HASTALARINA TAKİP CİHAZI DESTEĞİ</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ANKARA’DA BİR İLK: KORKUSUZ ADIMLAR PROJESİ</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>ABB’DEN ALZHEIMER HASTALARINA TAKİP CİHAZI DESTEĞİ</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p class="m_5009058793315971356" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, alzheimer ve demans hastaları için Ankara’da bir ilke imza attı. Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi iş birliğiyle hayata geçirilen “Korkusuz Adımlar” projesi kapsamında takip cihazı desteği başladı. </b></p>

<p class="m_5009058793315971356" style="text-align: justify;">·        <b>Projenin ilk etabında 100 takip cihazı, ABB Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle hastalara verildi.</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi, alzheimer ve demans hastalarının daha güvenli bir yaşam sürdürebilmesi amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi iş birliğiyle başlatılan<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Korkusuz Adımlar”</b> projesi kapsamında takip cihazları sahiplerine teslim etti.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB Konferans Salonu’nda düzenlenen törende, yaklaşık 100 hasta takip cihazına kavuşurken, hasta yakınlarına da cihazın kullanımı hakkında bilgilendirme yapıldı. </p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Takip cihazları sayesinde alzheimer ve demans hastalarının konum bilgileri anlık olarak izlenebilecek, olası kaybolma durumlarında ise hızlı müdahale sağlanabilecek. Proje ile hem hastaların güvenliğinin artırılması hem de hasta yakınlarının üzerindeki kaygının azaltılması hedefleniyor. </p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“ABB HAYATIN HER ALANINA YETİŞİYOR”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Kemal Çokakoğlu törendeki konuşmasında, alzheimer hastalığının aileler için de zorlu bir süreç olduğunu belirterek, “<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">Ben, 6 ay önce babamı kaybettim, alzheimer hastasıydı. Ailecek bu işin ne kadar zor olduğunu bizzat deneyimledik. Dolayısıyla bu alanda yapılan her türlü çabaya çok büyük bir saygı gösteriyorum. Hayatın her alanına, Ankara Büyükşehir Belediyesi yetişmeye çalışıyor” </b>dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">HASTALARIN BİLGİLERİ ANLIK OLARAK İZLENEBİLECEK</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Mümtaz Yavuz da takip cihazlarının hastaların güvenli yaşamına katkı sağlayacağını ifade ederek, <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Alzheimer ve demans hastalarının yalnızca bireyi değil aynı zamanda aileyi ve toplumu da etkileyen en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Özellikle, hastalığın ilerleyen evrelerinde yön bulma kaybı ve unutkanlık nedeniyle hastamızın kaybolma riski ciddi bir güvenlik sorunudur. İşte tam da bu noktada devreye giren takip cihazları sayesinde hastalarımızın bilgileri anlık olarak izlenebilecek, acil durumlarda hızlı müdahale edebileceğiz. Bu projeyle hedefimiz hastalarımızın güvenliğini sağlamak, ailelerin üzerindeki psikolojik sorunların yükünü hafifletmek ve bir nebze de olsun onlara destek olmak, sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirmektir” </b>diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“BU HASTALIKTA TAKİP CİHAZI DA İLAÇ KADAR ÖNEMLİ”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi Başkanı Doç. Dr. Özlem Bizpınar Munis ise projeden duydukları memnuniyeti dile getirerek, <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bize başvurduğunda böyle bir projeleri olduğunu söylediklerinde çok mutlu olduk. Çünkü bu hem hastalarımıza direkt katkı sağlayacak, yaşam kalitelerini yükseltecek bir proje hem de Belediye’miz ayağında farkındalığın olması bizim için çok kıymetli. Alzheimer hastalığının iyileştirici tedavisi maalesef yok. O yüzden de hastalıkta verdiğimiz ilaçlar kadar yapabildiğimiz destek, hayat kolaylaştırıcı yöntemler, alternatifler de ilaçlar kadar kıymetli. Bu takip cihazının da ayrı bir önemi var” </b>dedi.  </p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“BİR YERE GİTTİĞİNDE GÖZÜMÜZ ARKADA KALMAYACAK”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Takip cihazlarını teslim alan hasta yakınları mutluluklarını şu sözlerle dile getirdi: </p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Mehmet Bardak,  <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan bu proje bizim için çok kıymetli. Bugün verilen bu cihazlar sadece bir takip aracı değil, bizim için huzur, güven ve umut demektir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sayın Başkan’ım Mansur Yavaş Bey'e de destek için ayrıca teşekkür ediyorum.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Bayram Elçi: <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Eşim demans hastası. Biz bu tür hasta yakınları çok sıkıntı çekiyoruz, bunun mutlaka çoğalması lazım. İlk olması bir başarı ama son olmaması lazım. Bu işi yapan arkadaşlara teşekkürler.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Nuran Akcan: <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Eşim hasta. Cihazın verilmesi çok iyi. En azından bir yere gittiğinde gözümüz arkada kalmaz, hemen bulabiliriz. Büyükşehir’e verdiği için teşekkür ederiz.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">-</b>Münevver Duysak:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Çok sevindim, eşimin kaybolmaması adına. Allah razı olsun düşünenlerden.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Memnune Kamışlık: <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Eşim bazen yalnız dışarı çıkmak istiyor, engel olamıyorum. O zaman dışarı çıktığında bana büyük bir faydası olacağını düşünüyorum, en azından kafam rahat olacak. Emeği geçenlere teşekkür ederim.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Murat Yurteli: <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Cihazı annem için teslim aldım, açıkçası çok güzel buluyoruz, güzel bir uygulama, gayet memnunuz.”</b></p>

<p><br style="text-align: start; color: rgb(0, 0, 0);" />
 </p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:16:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-da-bir-ilk-korkusuz-adimlar-projesi-454412]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-da-bir-ilk-korkusuz-adimlar-projesi-454412"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454384-fcd53e903813d7c132f6c75f353af1d8</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[İran, ABD'nin 'korsanlığı ve ablukası'na rağmen Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü yeniden sağladığını açıkladı.]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/18/iran-abd-nin-korsanligi-ve-ablukasi-na-ragmen-hurmuz-bogazi-uzerindeki-kontrolunu-yeniden-sagladigini-acikladi-1776511401-454_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İran, ABD'nin deniz ablukası ve korsanlık eylemleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü yeniden ele geçirdiğini duyurdu. Trump'ın boğazın açık kalacağı yönündeki iddialarını reddeden İran, geçişlerin kendi izniyle gerçekleşeceğini belirtti.</p><p style="text-align: justify;"><strong>Hatemül El-Enbiya Merkez Karargahı sözcüsü, İran'ın ABD'nin sözde deniz ablukası ve "korsanlık" eylemleri nedeniyle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü yeniden ele geçirdiğini söyledi.</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Yarbay İbrahim Zolfağhari'ye göre, İran İslam Cumhuriyeti, önceki anlaşmalara uygun olarak ve müzakereler sırasında iyi niyetle, sınırlı sayıda petrol tankerinin ve ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan kontrollü geçişine izin vermeyi kabul etmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak sözcü, Amerikalıların, güveni defalarca ihlal etme geçmişleriyle bilindiği üzere, sözde abluka bahanesiyle haydutluk ve korsanlığa devam ettiklerini de sözlerine ekledi.</p>

<p style="text-align: justify;">"Bu nedenle, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü önceki haline geri döndü ve bu stratejik boğaz, silahlı kuvvetlerin yoğun yönetim ve kontrolü altında bulunuyor," diye belirtti sözcü.</p>

<p style="text-align: justify;">Sözcü ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri İran'dan gelen gemilerin varış noktalarına ve varış noktalarından İran'a geri dönüşlerinde serbest geçişine yönelik engellemeyi tamamen sona erdirmediği sürece, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ciddi kontrol altında kalacağını ve önceki halini koruyacağını belirtti.</p>

<p style="text-align: justify;">Cuma günü Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Lübnan'da ateşkesin uygulanmasının ardından boğazın yeniden açıldığını duyurdu.</p>

<p style="text-align: justify;">İslam Cumhuriyeti, ateşkesi, Trump'ın açıklamasından önce sunduğu 10 maddelik teklifin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlamıştı.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu açıklamaya tepki gösteren Trump, Truth Social platformunda İran'ın "Hormuz Boğazı'nı bir daha asla kapatmayacağına dair anlaşmaya vardığını" iddia etti.</p>

<p style="text-align: justify;">Ayrıca, ABD'nin "İran'la olan anlaşmamız %100 tamamlanana kadar, İran'a yönelik deniz ablukasının tam olarak yürürlükte kalacağını" iddia etti.</p>

<p style="text-align: justify;">Trump ayrıca ateşkes görüşmelerinin "çok hızlı ilerlemesi gerektiğini ve noktaların çoğunun zaten müzakere edildiğini" söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">İran, Trump'ın iddialarını kesin bir dille reddederek, boğazın yalnızca ticari gemilere açık olduğunu ve bu gemilerin sadece belirlenmiş bir güzergahtan ve İran'ın izniyle geçiş yapabileceğini belirtti.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:18:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iran-abd-nin-korsanligi-ve-ablukasi-na-ragmen-hurmuz-bogazi-uzerindeki-kontrolunu-yeniden-sagladigini-acikladi-454384]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iran-abd-nin-korsanligi-ve-ablukasi-na-ragmen-hurmuz-bogazi-uzerindeki-kontrolunu-yeniden-sagladigini-acikladi-454384"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454372-9823257dee7f77065e89bc5bd4ccaf9f</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP'den Kahramanmaraş okul saldırısı hakkında açıklama]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/17/btp-den-kahramanmaras-okul-saldirisi-hakkinda-aciklama-1776435691-659_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder Kahramanmaraş'ta medyana gelen okul saldırısı üzerine açıklama yaptı.</p><p>BTP'den Kahramanmaraş okul saldırısı hakkında açıklama</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder Kahramanmaraş'ta medyana gelen okul saldırısı üzerine açıklama yaptı.<br />
Parti genel merkezinde basın açıklaması yapan Önder, "Kahramanmaraş’ta yaşanan bu vahim olay hepimizi çok üzdü. Başta orada hayatını kaybeden çocuklarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun" dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/11fep6rr43w" title="BTP SÖZCÜSÜ LÜTFULLAH ÖNDER BASIN AÇIKLAMASI" width="1335"></iframe></p>

<p>BTP Sözcüsü Önder açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu olayı sadece münferit bir olay, bir çocuğun ya da bir ailenin eksikliği olarak görmek mümkün değil. Bu olay ilk değil münferit bir olay değil. Çünkü rakamlar bunu açıkça ortaya koyuyor. Yılda ortalama 600 bin civarında, mağduru ve faili çocuk olan olay karakollara intikal ediyor. Dolayısıyla yüz binlerce olay yaşanıyorsa, bu ülkede çocukların mağdur ya da fail olduğu durumlar münferit değildir. Demek ki siyaset, devlet ve toplum bir şeyleri yanlış yapıyor ki böyle bir sonuçla karşı karşıya kalıyoruz.</p>

<p>"Ülkeyi yönetenler kendilerini korumak için onlarca koruma ile geziyor"</p>

<p>Münferit olarak olaya bakacak olan yargıdır. Burada annenin ya da babanın bir ihmali varsa, elbette soruşturulacaktır. Ceza yasalarımız bu yaptırımları uygulamak için uygundur. Gerekli yaptırımlar, cezai müeyyideler uygulanacaktır. Ancak devletin, siyasetin ve toplumun alması gereken tedbirler vardır. Bu tedbirler alınmadığı sürece bu tür olaylar azalmıyor, artıyor. Okulun güvenli olmaması ne demek? Çocuklarımızı okula gönderirken “Acaba başına bir şey gelecek mi?” diye endişe içinde beklemek zorunda kalıyoruz. Böyle bir tablo düşünülebilir mi? Okullarda güvenlik görevlisi bulundurulamaması kabul edilebilir mi? Bu durum devletin ekonomik imkânsızlığıyla açıklanabilir mi? Ülkeyi yönetenler kendilerini korumak için onlarca, yüzlerce koruma ile geziyor; uzun araç konvoyları oluşturuyor. Bu konvoylar biraz kısaltılsa, buradan ayrılacak bütçeyle okullara güvenlik görevlisi konulabilir. Okullarımız güvenli hâle getirilebilir.</p>

<p>"Okullarda tuvaletlerde sabun yok, peçete yok"</p>

<p>Okullarda tuvaletlerde sabun yok, peçete yok, temizlik görevlisi yok. Okul müdürleri velilerden para toplayarak temizlik görevlisi istihdam etmeye çalışıyor, temel ihtiyaçları karşılamaya uğraşıyor. Buna rağmen bu çabayı gösterenlere de “Para toplayamazsınız.” denilerek tepki gösteriliyor. Peki ne yapsınlar? Çocuklar hijyenik bir ortamda bulunmasın mı? Bu çabayı gösterenlere teşekkür etmek gerekir. Ancak bir devletin bu temel ihtiyaçları karşılayamaması kabul edilemez. Burada ciddi bir bakış açısı sorunu vardır.</p>

<p>"Bu ülkede eğitim unutulalı yıllar oldu"</p>

<p>Eğitim ve öğretim diyoruz ama bu ülkede eğitim unutulalı yıllar oldu. “Milli Eğitim” ifadesi sadece isimde kaldı. Gerçekte sadece öğretim yapılıyor. Keşke o öğretim de yeterli düzeyde yapılabilse. On iki yıllık zorunlu eğitim sonunda öğrencilerin üniversite kazanması hedefleniyor. Ancak sınavlarda sıfır çeken, üniversiteye yerleşemeyen çok sayıda öğrenci var. Yani öğretim de istenilen düzeyde başarılamıyor.</p>

<p><br />
İktidara 'dindar nesil' cevabı</p>

<p>Eğitim çocuğun duygusuna dokunmak, iyi insan, ahlaklı insan, adaletli ve merhametli bireyler yetiştirmek demektir. Ancak bu yönde ciddi bir çalışma görülmemektedir. Bu konu açıldığında “dindar nesil yetiştirme” söylemleri gündeme geliyor. Ancak inanç bir duygudur ve bu duygu sadece anlatılarak kazandırılamaz. Adalet, merhamet ve inanç gibi değerler tanımlarla değil, yaşayarak öğrenilir. Çocuklar toplumda merhameti görmeli, devlet mekanizmasında adaleti hissetmeli, insanların inançlarını gerçekten yaşadığını gözlemlemelidir. Bu değerler sadece sözde kaldığında, gençlerin bu duyguları kazanması mümkün olmaz. Bu nedenle gençlerin gerçek anlamda eğitilebilmesi için, bu değerlerin toplumda yaşanır hâle getirilmesi gerekmektedir."</p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:18:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-kahramanmaras-okul-saldirisi-hakkinda-aciklama-454372]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-kahramanmaras-okul-saldirisi-hakkinda-aciklama-454372"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454368-27b22381723ca5bd157f9006700cbd77</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[MANSUR YAVAŞ ABB’YE YÖNELİK İNCELEME VE SORUŞTURMA SÜREÇLERİNİ BELGELERİYLE AÇIKLADI]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/17/mansur-yavas-abb-ye-yonelik-inceleme-ve-sorusturma-sureclerini-belgeleriyle-acikladi-1776431689-775_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>MANSUR YAVAŞ ABB’YE YÖNELİK İNCELEME VE SORUŞTURMA SÜREÇLERİNİ BELGELERİYLE AÇIKLADI  
“ÇALMADIM, ÇALDIRMADIM ÇALANIN DA KARŞISINDA DURDUM”</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>MANSUR YAVAŞ ABB’YE YÖNELİK İNCELEME VE SORUŞTURMA SÜREÇLERİNİ BELGELERİYLE AÇIKLADI</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>“ÇALMADIM, ÇALDIRMADIM ÇALANIN DA KARŞISINDA DURDUM”</b></p>

<p class="m_-1601323550160369813" style="text-align: justify;"></p>

<p class="m_-1601323550160369813" style="text-align: justify;">· <b>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, düzenlediği basın toplantısında 2019’dan bu yana ABB’ye yönelik tüm inceleme ve soruşturma süreçlerini belgeleriyle açıkladı.</b></p>

<p class="m_-1601323550160369813" style="text-align: justify;">· <b>2019’dan bu yana ABB hakkında 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiğini, 4483 sayılı Kanun kapsamında ise 6 dosya için soruşturma izni çıkarıldığını söyleyen Yavaş, “Bir tane para yediğime, yakınlarımı zengin ettiğime, haram yediğime dair iddia var mı? Zimmetime para veya mal geçirmedim, kimseyi irtikap etmedim, ettirmedim, rüşvet almadım. Boğazımdan haram lokma geçmedi. Çalmadım, çaldırmadım çalanın da karşısında durdum. Kamu malına el uzatan herkesle mücadele edeceğim” dedi. </b></p>

<p class="m_-1601323550160369813" style="text-align: justify;">· <b>298 sayılı Seçim Kanunu’nun “Seçim suçlarından doğan kamu davası, seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz” maddesine atıfta bulunan Yavaş, “Sayın müfettiş bu kanunu bilmiyor musunuz siz? Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? Kanun hükmü bu kadar açık. Bunu sizin önünüze nasıl getirdiler anlamıyorum. Ya sizi zor durumda bırakmak istiyorlar ya da beni itibarsızlaştırmaya çalışırken bu ülkenin en önemli kurumu olan İçişleri Bakanlığı'nı zor durumda bırakmayı amaçlıyorlar. Bunların hesabını bence sorun. Hatta imkânı varsa soruşturmayı geri alın. Danıştay'ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın” diye konuştu.</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni kararına ilişkin detayları basın toplantısında açıkladı.</p>

<p style="text-align: justify;">ABB Konferans Salonu’nda yapılan toplantıda Yavaş, 2019 yılından bu yana ABB’ye yönelik yürütülen tüm ön inceleme, soruşturma ve Danıştay süreçlerini ayrıntılarıyla kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p style="text-align: justify;">Sözlerine Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen saldırıya değinerek başlayan Yavaş, <b>“</b><b>Bir baba olarak, bir kamu yöneticisi olarak şunu açıkça ifade etmek isterim. Bu acı sadece o ailelerin değil tüm toplumun elbette ama artık hepimizin de acısıdır. Çünkü o çocuklar hepimizin, bu ülkenin çocuklarıydı. Bu nedenle de bir gerçeği görmezden gelemeyiz. Bizler çocuklarımızı sadece sınavlara değil hayata hazırlamak zorundayız. Onları korumak sadece okul kapısına görevli koymak da değil onların ruh sağlığını güçlendirmekle, umutlarını büyütmekle, geleceğe olan inançlarını ayakta tutmakla mümkündür. Şiddetin bu kadar kolay ortaya çıkabildiği bir ortamda hepimizin dönüp kendimize sormamız gerekiyor. Başta öğretmenlerimiz olmak üzere bu alanda çalışan tüm uzmanların sesine kulak vermek zorundayız. Ben bir kez daha hayatını kaybeden öğretmenlerimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet diliyorum. </b><b>Mekânları cennet olsun”</b> ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“HER SABAH CHP’LİLERE OPERASYON YAPILDI MI DİYE UYANMAYA BAŞLADIK”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Konuşmasının devamında yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavaş, tutukluluğun istisna olması gerekirken uygulamada bir <b>“usule”</b> dönüştüğünü söyledi. Yavaş, <b>“Bugün Türkiye'de her sabah kalktığımız zaman acaba bugün hangi muhalefet partisine özellikle hangi Cumhuriyet Halk Partili Belediyeye operasyon yapıldı mı diye uyanmaya başladık. Tutukluluğun istisna olması gerekirken artık tutukluluk usul esas hâline getirildi. 4483 sayılı memurların yargılanması hakkındaki kanundaki hükümler çok açıktır. Sayıştay veya mülkiye müfettişi gelir, belediyeyi, ilgili idareyi inceler, bir suç varsa savcılığa verir, iddianame hazırlanır, deliller toplanır, daha sonra yargılama yapılır. Oysa seçilmiş insanları önceden tutuklayarak hem onları seçen halkı cezalandırıyorsunuz, halka hizmet etmesini engelliyorsunuz, hem de uzun süre ailelerinden çocuklarından ayrı bırakıyorsunuz. Beraat ettikleri zaman bunu telafi edecek hiçbir maddi ya da manevi değer bu dünyada bulunmamaktadır. Zaman zaman İstanbul'daki öğrencilerin olduğu gibi uzun süre tutuklu kaldıktan sonra beraat eden bir sürü insanı görüyoruz. Peki bunların zararını telafi etmek mümkün müdür? Niye acele acele bunları tutukluyoruz? Yargılayalım. Ben de her zaman şunu söylüyorum. Biz yargılanmaktan korkmuyoruz ki. Ama usule uygun, adil bir şekilde herkese uygulanan hukukla yargılanmak istiyoruz, soruşturulmak istiyoruz”</b> diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“YAPILAN İNCELEMELERİN SONUCU BİZE BİLDİRİLMİYOR”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, daha sonra ABB hakkında İçişleri Bakanlığı ve mülkiye müfettişleri tarafından yürütülen süreçler hakkında bilgi paylaşımı yapılmadığını söyleyerek, <b>“</b><b>Müfettişler belediyeye geliyor. Yani yakın zamana kadar hiçbir şikâyetimiz yoktu. Geliyor, şikâyet konusunu bildiriyor ve incelemelerini yapıyor. Şikâyet ediliyoruz, güzelce incelemesini yapıyor. Ancak son zamanlarda bu incelemelerin sonucu bize bildirilmiyor. Bekliyoruz 45 gün içerisinde soruşturma bittikten sonra bize bir şey gelmiyorsa diyoruz ki herhalde biz temize çıktık. Oysa bu raporu elimize alıp belediye meclisine bizi itham edenlere biz bunu göstermek istiyoruz”</b> dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Şikâyet ettikleri konularda da bilgi paylaşımı yapılmadığını belirten Yavaş, <b>“Biz istiyoruz İçişleri Bakanlığı'ndan bu yaptığımız soruşturmaların sonuçlarını bize bildirin ki Danıştay’a itiraz edelim. 3-4 defa dilekçe vermemize rağmen sonuçlar bize bildirilmiyor.</b> <b>Biz de itiraz hakkımızı kullanmayınca eski döneme ait bütün suçlar zaman aşımına uğruyor. Dolayısıyla bize bunu vermeyen görevliler de suç işliyorlar. Oysa sonuç bize bildirilse biz ilgili yargı yoluna başvurup Danıştay'dan soruşturma iznini ortadan kaldırmasını isteyip soruşturulmama emrini ortadan kaldırmasını isteyip cezalandırılmasını isteyeceğiz. O da olmuyor”</b> diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“NE BULACAKSINIZ? BİZ HARAM YEMİYORUZ!”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Belediyeye yönelik müfettiş incelemeleri ve soruşturma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavaş, bazı uygulamaların “adil olmadığını” savunarak şunları söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Herhangi bir konuda belediyeyi incelemeye geliyor. Bakıyor hiçbir şey yok. Raporunu tanzim edip süresinde bakanlığa götürüyor. Soruşturma evrakını veriyoruz. Bakıyoruz bu müfettiş tekrar geri gelmiş. Anlıyoruz ki diyorlar ki ya bir şey bulamadın mı? İlla ki senin bir şey bulman lazım. Git tekrar iyi bir incele bakalım ne bulabilirsin? Ne bulacaksınız ki? Yok… Biz para yemiyoruz. Haram yemiyoruz. Bulamazsınız.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>GÖKÇEK AİLESİ MÜFETTİŞLERLE TEMASTA</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ilişkin iddialara da değinerek, hakkında çok sayıda şikâyet bulunduğunu hatırlattı. Gökçek’in hem kendi dönemiyle hem de belediyeye yönelik soruşturmalarda müfettişlerle temas kurduğu yönünde iddialar bulunduğunu söyleyen Yavaş, <b>“</b><b>Ne görüşüyorsunuz yargılayacağınız, soruşturduğunuz insanla? Milletvekilimiz bunu ayan beyan Kızılay’da ne görüşüyorsunuz dediği zaman inkâr dahi edilmiyor. Görüyorsunuz ki bazı soruşturmalarda Gökçek ailesi gerek adliye gerek teftiş kurulundan çıkmıyor. Şimdi böyle bir durumda bizim yaptığımız şikâyetlerden doğru dürüst sonuç almak mümkün müdür? Bunun adı adalet değil. Kalkıp da zorla bir suç ortaya çıkarmak, ispat etmek bunlar doğru davranışlar değildir. Adil değildir, adalete uygun değildir</b><b>” </b>ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’de <b>“rövanş hukukunun sürdüğünü”</b> savunan Yavaş, herkesin güven duyduğu tarafsız bir yargı düzeninin kurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>2019’DAN BU YANA 49 ÖN İNCELEME, 6 SORUŞTURMA İZNİ</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2019’dan bu yana ABB hakkında 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiğini, 4483 sayılı Kanun kapsamında ise 6 dosya için soruşturma izni çıkarıldığını söyledi. Yavaş, bu dosyalardan 2’sinin Danıştay tarafından iptal edildiğini, 2’sinin halen incelemede olduğunu, 2’si için ise itiraz sürecinin sürdüğünü belirtti.</p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, 2019 seçimlerinden sonra yapılan ilk belediye meclisi toplantısında verilen kanunsuz bir önergenin gündeme alınmaması nedeniyle soruşturma izni verildiğini, ancak bu kararın Danıştay tarafından iptal edildiğini söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“MADEM BİR ŞEY YOK NE SORUŞTURMASI VERİYORSUNUZ?</b></p>

<p style="text-align: justify;">Konser organizasyonlarıyla ilgili yürütülen incelemelerde kendisiyle ilgili herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini ancak buna rağmen hakkında soruşturma izni verildiğini söyledi. Yavaş, <b>“Yani, madem bir şey yok ne soruşturması veriyorsunuz? Dolayısıyla, biz bu karara da itiraz ettik. Çünkü, özellikle Danıştay 1. Dairesi'ne Gökçek dönemine ait Gökçek'le yapılan Ankara Belediyesi'ndeki bütün ihalelerle ilgili yapılan şikâyetlerle ilgili tamamında, Melih Gökçek’in aktif olarak bu ihalelere katılmadığı gerekçesiyle, tamamında soruşturma izni verilmemesi kararını vermişlerdir”</b> şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;">Hafriyat gelirlerinin Osmanlıspor’a aktarılması, ANFA üzerinden yapılan işlemler ve teleferik ihalesi gibi başlıklarda kamu zararına yol açan süreçler bulunduğunu söyleyen Yavaş, buna rağmen işlem yapılmadığını söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“RANTA İZİN VERMEDİĞİMİZ İÇİN SORUŞTURMA AÇILDI”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Belediye meclisindeki imar kararlarına da değinen Yavaş, geçmiş dönemde meclis çoğunluğunun kendilerinde olmadığını hatırlatarak, ranta dayalı olduğunu düşündükleri bazı kararları veto ettiğini söyledi.</p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, bu kararların yeniden görüşülmesi sırasında AK Partili üyelerin çekimser kaldığını, böylece vetonun geçerli olduğunu ifade etti. Yavaş, buna rağmen yalnızca kendi taraflarına yönelik soruşturma izni verildiğini belirtti.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“ZAMAN AŞIMIYLA KURTARILDI”</b></p>

<p style="text-align: justify;">2022 yılında yapılan genel teftişte 2017 yılına ait bazı imar planı değişikliklerinin tespit edildiğini belirten Yavaş, buna rağmen eski dönemle ilgili işlemlerin zamanında başlatılmadığını söyledi. Yavaş, <b>“Yani, eski yönetimi sorgulamadan onun yargılanmasına imkân vermeden, idare yoluyla onları zaman aşımıyla kurtardı. Bu müfettişler hakkında işlem yapılması gerekmez mi? Dolayısıyla burada ikili bir uygulamayı maalesef görüyoruz ve zaman aşımına devlet eliyle, idare eliyle işlenmiş varsa işlenmiş suçlar ortadan kaldırılıyor”</b> ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“EMİR VE TALİMAT BULUNMADI AMA…”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Çankırı ve Karabük’e personel ve araç gönderildiği iddiasına ilişkin dosyada da benzer bir yaklaşım sergilendiğini söyleyen Yavaş şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Burada da çok ilginç. Diyor ki ‘sonuç itibarıyla ilgili emir ve talimat verdiğine dair bilgi ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte…’ Hani, şüpheden sanık yararlanırdı? Bunlar, zoraki uygulamalar. Bakın Mansur Yavaş kimdir? Mansur Yavaş seçildiğinden beri gelir gelmez, hiçbir fotoğrafının Belediye’ye asılmayacağı konusunda talimat çıkaran, herkesin serbestliği sendikasını seçebileceğine dair genelde uygulayan ve hiç kimsenin hiçbir mitinge hiçbir toplantıya siyasi toplantıya zorla götürülmeyeceğine dair genelge çıkaran Mansur Yavaş'tır. 2019’dan seçimler hariç bugüne kadar hiçbir ekranda ya da hiçbir billboardda Mansur Yavaş'ın fotoğrafını hiç kimse görmemiştir. Bu şekilde davranarak bir örnek olmak istiyoruz. Ben Ankara'da aday oldum, belediyeye gelemiyorum, maaşımı belediyeye tahakkuk ettirin diye. Yine bu 2023 döneminde de 15 gün izinliydim, üstelik bu mitingler olduğu günlerde de izinliyim yasal olarak da sorumlu değilim. Orada da aynı şekilde maaş almayacağıma paranın belediyeye aktarılmasına dair dilekçe vermiş birisiyim.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“ONLAR YAPAR, BİZ YAPMAYACAĞIZ ARAMIZDAKİ FARK BU”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, göreve geldiklerinde ANFA şirketi yerleşkesinde büyük akaryakıt tankerleri bulunduğunu belirterek, 2019 yerel seçimlerinde AK Parti adayının seçim faaliyetlerinde belediye imkânlarının kullanıldığını belirtti. Yavaş, <b>“Bütün seçim masraflarını, mazotlarını oradan doldurmuşlar, yiyecekleri oradan gitmiş. Yani merkez ANFA olmuş. Bunu biz tespit ettik. Yazışmalar var, WhatsApp yazışmaları var. Üç defa savcılığa şikâyet ettik. Takipsizlik, takipsizlik dördüncüsünde dava açıldı ve şu anda yargılanıyor. Benim şu savunmam yok onu söyleyeyim. Yani ne var bunda? Bütün bakanlar da seçimlerde uçaklarıyla gidiyor, arabalarıyla gidiyor. Hayır, benim öyle savunmam yok. Onlar yapar, biz yapmayacağız. Aramızdaki fark budur” </b>diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“SEÇİM KANUNU AÇIK”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, 2024 seçimleri sürecinde benzer bir durumun bu kez AK Parti adayı Turgut Altınok tarafından yapıldığını söyleyerek, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermediğine işaret etti. Yavaş, <b>“Suçu inkâr etmiyor. Diyor ki zararın tamamını ödemişler, kamu zararı ortadan kalkmış soruşturmaya gerek yok diyorlar. Hâlbuki seçim suçluğunun sonuçları itibarıyla bir görevi ihmal ya da suistimalden çok farkı vardır. Seçim suçu işleyen icabında aday olmasının önü kesilecektir ve bu da Danıştay’a gönderildi. Bakın aynı şeyde net suç sabit olmasına rağmen ne yapalım parayı ödemişler. Sadece akaryakıt parasını ödemek yetiyor mu? Belediyenin araçlarını kullanmış bunların yıpranma payı falan neler neler var? Bunu yargılanıp kuruşu kuruşuna tahsil edilmesi ya da bunların cezalandırılması gerekmez miydi? İşte burada çifte standardı gözler önüne sermek için bakanlığın uygulamasını ve mülkiye müfettişlerinin uygulamasını göstermek için bu belgeyi gösteriyorum”</b> dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;">298 sayılı Seçim Kanunu’na da değinen Yavaş, kamu araç ve imkânlarının siyasi parti ya da aday lehine kullanılmasının açık şekilde yasak olduğunu söyledi. Yavaş konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Bu seçim kanunu biliyorsunuz özel kanunlar genel kanunların önüne geçer. Sadece bu iş için yapılmıştır. Bu maddeyi hepimiz biliyoruz. Biraz önce de gördük. Bunu biraz önce söylediğim gibi biz savunmak için söylemiyoruz ama maalesef şu anda iktidarın sonuna kadar bütün kamunun mallarını kullandıklarını biliyoruz. Döndürdük. Peki, bu yapanlara ne oluyor? Seçim suçlarından doğan kamu davası seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz diyor. Sayın müfettiş bu kanunu bilmiyor musunuz siz? Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? Kanun hükmü bu kadar açık. Bunu sizin önünüze nasıl getirdiler anlamıyorum. Ya sizi zor durumda bırakmak istiyorlar ya da beni itibarsızlaştırmaya çalışırken bu ülkenin en önemli kurumu olan İçişleri Bakanlığı'nı zor durumda bırakmaya amaçlıyorlar. Bunların hesabını bence sorun. Hatta imkânı varsa soruşturmayı geri alın. Danıştay'ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın. Kanun hükmü açık soruşturma yapılamaz deniyor. Seçim 2023’te yapıldı. Bunların tespitleri 2023 yılında yapıldı. Şimdiye kadar neyi beklediniz eğer bir suç var idiyse? Dolayısıyla yapılan soruşturmanın tamamen kanunsuz, hukuksuz ve Mansur Yavaş'ı Cumhuriyet Halk Partili Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni itibarsızlaştırmak için yapıldığından başka hiçbir amaçları yok.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“BİR TANE HARAM YEDİĞİME DAİR İDDİA VAR MI?”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Hakkındaki soruşturmaların siyasi amaç taşıdığını savunan Yavaş, <b>“Televizyonlarda alt yazı Mansur Yavaş hakkında da soruşturma başladı, soruşturma başladı. Gördüğünüz hakkımdaki soruşturmaları dandik soruşturmalar bir tane para yediğime, yakınları zengin ettiğime dair, haram yediğime dair iddia var mıdır? Zaman zaman, kendi ekibimden suç işleyen varsa onları da şikâyet ediyorum. Aynı zamanda bizim bu şikâyet ettiğimiz Sayın Genel Başkan'ın başka türlü tanımladığı şahıs bile savcılığa dilekçe verirken benim neye gelir? Kendine menfaat temin ettiği konusunda tek bir iddiası yok. Denetlemedi diyor. Falan filan diyor. Bulunamaz. Çünkü biz bir söz verdik. Bu kadar 2019 öncesi kirli bilinen bir belediyeyi ele aldıktan sonra bizler tertemiz bir şekilde Ankara'nın ve ülkenin yönetebileceğini göstermek için son derece titiz davranıyoruz ve davranmaya da devam edeceğiz” </b>diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“GÖKÇEK HAKKINDA DERHAL SORUŞTURMA İZNİ VERİN”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Melih Gökçek dönemine ilişkin yaptıkları bazı başvuruların İçişleri Bakanlığı tarafından işleme konulmadığını söyleyen Yavaş, FETÖ dönemine ait imar rantlarıyla ilgili şikâyetlerinde Danıştay’ın bakanlık kararını bozduğunu söyledi. Yavaş şöyle konuştu:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Ya öyle imar planları değiştirilmiş ki imara açılmaması gereken yerler imara açılmış ve örgüte bu şekilde para aktarılmış. Rant sağlamış dedik. Ve Danıştay'da bu kararı bozdu. Bu kararı İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma işleme konulmaması kararını ortadan kaldırdı. Ne zaman kararı vermiş? 25.12.2025’te Peki bu kararların mahkeme kararlarının ne zaman uygulanması lazım? En geç 1 ayda. Sayın Bakan’ım önünüze getirmemiş olabilirler. Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin. Müfettişler gelsin belediye onlara sunacağımız son derece yoğun ve büyük delillerimiz var. Yargılamasının önünü açın. Bir an evvel bu emri vermenizi bekliyoruz. Bugüne kadar. Bu konuyla ilgili hiçbir müfettiş gelmedi. Yani Danıştay'ın bozma kararı üzerine henüz gelen giden yok.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“HANGİ PARAYLA YAPTILAR BUNLARI?”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yavaş, toplantıda 3628 sayılı Mal Bildirimi Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine de atıf yaparak, <b>“</b><b>Şimdi biliyoruz ki Sayın Gökçek 23 yıl belediye başkanlığı yapmış. Daha önce de 5 yıl belediye başkanlığı var. Yani ömrü boyunca memur. Çoluğu çocuğu hiç çalışmamış, hiç çalışmamış. Yani bir tane ticari faaliyeti görmemişiz. 5 kuruş geliri de yok. Şimdi 600 milyon liralık villa yaptığı ortaya çıktı. Hangi parayla yaptı bunu? Ve üstelik bu villayı yapanlar da inşaatını falan yapanlar da bu yolsuzluğun en büyüğünün yapıldığı Ankapark'taki inşaatları yapan firmalar. Batık Ankapark'ın müteahhidi burayı yapıyor. Yani görünen köy kılavuz istemez. Ayrıca delile ihtiyaç var mı? Bakın kendisi nasıl savunuyor? 500 milyona veririm diyor. Beş kuruş gelirin var mı senin? Şimdiye kadar kaç işçi çalıştırdı, ne kadar vergi verdin? Bir diğer konu daha suçu tespit etmek çok kolay. Biliyorsunuz 30 bin liranın üzerindeki yapılacak bütün harcamalar bankadan yapılmak zorunda. Yani siz oraya fayans alıyorsunuz, çimento alıyorsunuz. Bankada hazır bir paranız olması gerekir. Nereden geldiyse o para. O parayı da sizin havale ediyor olmanız lazım. Maliye Bakanlığı’nı davet ediyorum. Bir incelesinler. Nasıl yapılmış? Geldim bir diğer oğlanınkine. O da hayatı boyunca çalışmamış. Birine televizyon, birine kulüp verilmiş, onunla idare etmişler. Bu da İzmir'de. Eşinin adına 300 milyon liraya burayı sattılar duyduğum kadarıyla. Artı bir de televizyonu katın. Televizyona da bir değer basın. Televizyon kimin?” </b>diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Zimmetime para veya mal geçirmedim, Kimseyi irtikap etmedim, ettirmedim, Rüşvet almadım. Boğazımdan haram lokma geçmedi”</b> diyen Yavaş, kendi ekibi hakkında bir iddia varsa savcılığa ilk kendisinin başvurduğunun altını çizdi. Bugüne kadar Beypazarı Belediye Başkanlığı dönemi dâhil tek bir yolsuzluk soruşturması açılmadığını belirten Yavaş, <b>“Bu kadar zorlama bu kadar temelsiz gerekçelerle başlatılan soruşturulmalarla mı bizi hizmetten alıkoyacaksınız? Bugüne kadar Ankaralıya nasıl hizmet ettiysek bundan sonra da aynı kararlılıkta devam edeceğiz. Bu tür girişimlerle ne bizi yolumuzdan döndürebilirsiniz, ne de bu millete hizmet etmemizin önüne geçemeyeceksiniz. Ve bugün cuma günü tekrar hatırlatıyorum. Geçen bir mitingde hatırlattım. Maide Suresi 8. ayette şöyle geçiyor: ‘Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin, adaletli olun’ emrediliyor, adil olun, herkese eşit hukuk uygulayın. Gerek idari gerekse cezai olarak. Yine bir diğer ayet ‘Şüphesiz Allah size emanetleri ehlinize vermenizi yani uygun düzgün müfettişler seçin ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder’ diyor. Dolayısıyla ben Sayın Bakan’a görevinde yeni olduğu için mülkiye müfettişlerinin yaptıkları bu soruşturmalarda adaletli davranmadıklarını anlatmak için bugün bu basın toplantısını yapıyorum. Sayın Bakan’ım umuyorum ki mülkiye müfettişlerine siyasi davranmamaları, adaletle davranmaları hususunda uyaracağınızı ve ikaz edeceğinizi bekliyorum. Hukuki ve cezai idari anlamda yapılan soruşturmalarda kişiye göre uygulatılan ikili hukuk sistemini ikili uygulamaları gördünüz. Son sözüm de şu olsun, çalmadım, çaldırmadım çalanın da karşısında durdum, durmaya devam edeceğim. Kamu malına el uzatan herkesle mücadele edeceğim”</b> sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>

<p style="text-align: justify;"><img class="" height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/17/beh-4979-1776431791-103-x750.jpeg" width="750" /></p>


]]></description>
<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:09:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/mansur-yavas-abb-ye-yonelik-inceleme-ve-sorusturma-sureclerini-belgeleriyle-acikladi-454368]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/mansur-yavas-abb-ye-yonelik-inceleme-ve-sorusturma-sureclerini-belgeleriyle-acikladi-454368"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454358-51c7284eb7ed75cbf660cab48128bffa</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP liderinden okul saldırılarına tepki]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/16/btp-liderinden-okul-saldirilarina-tepki-1776353230-464_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP lideri Hüseyin Baş, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarını değerlendirdi. Baş, hadiselerin asayiş sorunu değil, toplumsal çözülmenin yansıması olduğunu belirtti. Aile, eğitim ve sosyal yapının zayıfladığını vurguladı.</p><p>BTP liderinden okul saldırılarına tepki<br />
Hüseyin Baş: Yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır.</p>

<p><img height="978" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/16/btp-gundem-1776352523-809-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarını değerlendirdi.<br />
Sosyal medya hesabından açıklama yapan BTP lideri, "Yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır." dedi.</p>

<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:</p>

<p>"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiseler yalnızca birer asayiş sorunu değil uzun süredir göz ardı edilen derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır.</p>

<p>Aile bağlarının zayıfladığı, gençlerin ekranlara hapsedildiği, üretimden ve anlam arayışından uzaklaştırıldığı bir ortamda; mesleksiz, amaçsız ve kimlik bunalımı yaşayan bir neslin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tablo sistemsel bir ihmalin sonucudur.</p>

<p>Milli ve manevi değerleriyle bağı zayıflatılan, aidiyet duygusu törpülenen ve sistemin getirdiği şartlar altında yönsüzlüğe itilen gençlerimiz, sağlıklı bir gelecek inşa etmekte zorlanmaktadır. Bu bir ilerleme değil; aksine toplumsal hafızanın ve insan kaynağımızın aşınmasıdır.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk umutsuz, hiçbir genç değersiz doğmaz. Ancak onları hayata hazırlaması gereken eğitim, aile ve sosyal yapı zayıflatıldığında ortaya çıkan boşluk, telafisi güç sonuçlara yol açmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle yapılması gereken meseleyi ideolojik tartışmalara hapsetmek değil, aksine aileyi güçlendiren, eğitimi nitelikli ve anlamlı kılan, gençlere hedef ve sorumluluk kazandıran bütüncül politikaları hayata geçirmektir.</p>

<p>Toplum olarak bu sessiz aşınmayı görmezden gelemeyiz. Her geçen gün bir gencimizi daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.</p>

<p>Artık bu gidişata dur demek zorundayız. Daha güçlü bir gelecek için kökleriyle barışık, değerleriyle donanmış ve üretken bireyler yetiştiren bir anlayışı yeniden inşa etmek mecburiyetindeyiz."</p>
]]></description>
<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:11:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-liderinden-okul-saldirilarina-tepki-454358]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-liderinden-okul-saldirilarina-tepki-454358"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454336-afe188ec00225eb6fa7942f4c4de4aff</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/15/vuslat2-1776250594-449_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında İstanbul'da andı. Genel Başkan Hüseyin Baş, Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ile emperyalizmin düzenini yıktığını, İran savaşının nedeninin de bu modele direniş olduğunu söyledi. Baş, sanat camiasının vefasızlığına da değindi.</p><p>BTP Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı</p>

<p>Hüseyin Baş: Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor. Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı.</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor.</p>

<p>Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi.<br />
Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.</p>

<p>Saygı duruşu, istiklal marşı ve Kuran-ı Kerim ile başlayan anma programı şiirlerle devam etti. Prof. Dr. Haydar Baş'ın anlatıldığı sinevizyonun ardından kürsüye Hüseyin Baş geldi.</p>

<p>"Prof. Dr. Haydar Baş bütün bir hayatını vatan mücadelesi, millet mücadelesi, devlet mücadelesi ve iman mücadelesi olarak sürdürmüş bir insan" diyen Hüseyin Baş İran savaşı üzerine de değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/S3RxKjHgqa8" title="BTP LİDERİ HÜSEYİN BAŞ PROF  DR  HAYDAR BAŞ'I ANMA PROGRAMINDA KONUŞTU" width="1335"></iframe></p>

<p>Hüseyin Baş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bugün dünya bir kırılımın, bir değişimin eşiğinde. Nedir o değişim diye baktığınızda o değişimin temelini oluşturan hatta o değişimi hayata geçiren fikri ortaya koyan Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli. Bu değişim yaşanırken durum ABD için öyle bir dayanılmaz noktaya geldi ki fiilen savaşın içinde olmak zorunda oldu. Haydar Hoca hep 'ABD'yi yıktım' derdi, aslında O'nun yıktığı şey sadece ABD değildi. Haydar Hoca'nın yıktığı şey aynen 1915'te Çanakkale'de Atatürk'ün yıktığı şey olan emperyalizmin ta kendisiydi.</p>

<p>"Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı"</p>

<p>Emperyalizm 80 yıldır dünyada bir yöntem buldu değerli arkadaşlar. Bu yöntem elindeki kağıdı yeşile boyayıp, bütün dünyaya ihraç edip bütün dünyanın emeğini ve üretimini bedavaya satın alma yöntemiydi. Bunu yaparken de kimsenin çıtı çıkmasın diye yanına bir ordu yerleştirdi. Babam, "ABD'nin parasıyla ordusu birbirini ayakta tutan iki ayak. Bunların birisi yıkılırsa diğeri kalmayacak"derdi. İşte Haydar Hoca bir model ortaya koydu ve bu modelde, 'Devletler Amerikan dolarıyla değil kendi para birimleriyle ticaret yapmalı' dedi. Şimdi İran'ın Hürmüz Boğazı'nda verdiği mücadelenin, Amerika'nın bu kadar vahşi bir şekilde İsrail'le birlikte İran'a saldırmasının sebebinin ne olduğunu anladınız mı? İşin hakikatinde oradan geçen petrolün ticaretinin Amerikan dolarıyla değil ülkelerin kendi para birimleriyle yapılması var. İşte Haydar Hoca'nın yıktığı düzen emperyalizmin bedavadan para kazanma düzeniydi.</p>

<p>"Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için 'Ortak payda Ehl-i Beyt' dedi"</p>

<p>Haydar Baş sadece bunu mu yaptı? Hayır! Az önce de izlediniz. O konuşma 2016 yılında Nevşehir'de Hacı Bektaş-ı Veli'nin kalbinde yapılan konuşmadır. Orada, 'İslam dünyasını birbirine düşürerek kavga ettirmek gibi korkunç bir niyeti gördük ve arkadaşlarımızla yola düştük' diyor.<br />
Haydar Hoca bunu gördüğü gün ortaya bir şey koydu ve 'Tevhidin yani birliğin merkezi Ehl-i Beyttir' dedi. İran savaşı ilk başladığında Türkiye'de bazı fitneci ve dış mihraklara hizmet eden odaklar hemen harekete geçtiler. Bunlar öyle aşağılık ifadeler kullandılar. İran'daki Müslümanlar için, 'Onlar Şii, onlar öldürülebilir' noktasına varıncaya kadar ileri gittiler. İşte Haydar Hoca insanlığın sömürülmesine karşı Milli Ekonomi Modelini ortaya koyduğu gibi Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için de Ehl-i Beyt'i ortaya koydu. O, Sünni dünyadan çıkmış biri olarak 12 imamın hayatını tek tek inceleyip kaleme almış tek ilim insanı. Başka bir örneği yok.</p>

<p>"Hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister"</p>

<p>Prof. Dr. Haydar Baş, 'Türkiye zifiri bir karanlığa girmiştir. Bu zifiri karanlıktan Türkiye'yi çıkaracak tek parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir, başkası da yoktur' derdi. O yüzden üzerimizde çok büyük sorumluluk var, çok büyük bir mecburiyetle bildiklerimizi, davamızı, inandıklarımızı yaşamak, anlamak ve anlatmak zorundayız arkadaşlar. Yıl 2015'te Türkiye'de AKP'nin bir telden, MHP'nin bir telden, HDP'nin bir telden çaldığı bir ortamda çıkıp 'AKP, MHP ve DEM Partisi (o günkü adıyla HDP) bir araya gelecek, Türkiye'yi bölünme senaryolarını hayata geçirecek' demek hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister.</p>

<p>"Sanat camiasının ilgisizliğine sitem"</p>

<p>Ben sanatı ve sanatçıyı çok sever ve saygı duyarım. Yakın çevrem, eşim, ailem de bilir sanata olan ilgimi, asla küçümsemek istemem ama bir şiir yazdı diye devlet törenleriyle anılan insanlar, bir şarkı yaptı, bir filmde oynadı diye devletin andığı insanlar bütün bir millete kutup yıldızı olmuş Haydar Hoca'yı unutarak geçiyorlar. Bu vefasızlığın hesabını da gün gelecek Türk milleti soracak.</p>

<p>"BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır"</p>

<p>Türk siyaseti iki yüzlüdür. Bir yüzü sefa, bir yüzü cefa içerir. Bağımsız Türkiye Partisi Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte kurulduğu günden bugüne siyasetin cefasına talip olmuştur. Kurulduğu günden bugüne cefa çeken bir siyaset Türkiye'de görülmemiştir. BTP için maksat vatanın birliği,<br />
milletin birliği, devletin bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı. Bizim için bundan başka bir şey yok. BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır."</p>

<p><img height="482" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/15/vuslat5-1776250741-972-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/15/vuslat-1776250741-274-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/15/vuslat-2-1776250741-738-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/15/vuslat3-1776250741-216-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/15/vuslat-4-1776250741-70-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:55:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-kurucu-lideri-prof-dr-haydar-bas-i-andi-454336]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-kurucu-lideri-prof-dr-haydar-bas-i-andi-454336"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454324-ed20fae34051208b7ccc1baaf8cd5d54</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[MANSUR YAVAŞ HAKKINDA VERİLEN SORUŞTURMA İZNİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2025/10/11/mansur-yavas-yeni-sosyal-medya-hesaplarini-kullanacak-1678769447-73-large-1760171478-41_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Mansur Yavaş hakkında 2023 Karabük mitingi araç kullanımı iddiasıyla soruşturma izni verildi. Kararda somut delil olmamasına rağmen “bilgisi dışında gerçekleşemez” varsayımına dayandığı belirtildi. Yavaş, seçimde maaşını almayarak kamu kaynaklarını kullanmamıştı. Karara itiraz edilecek.</p><p>MANSUR YAVAŞ HAKKINDA VERİLEN SORUŞTURMA İZNİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU</p>

<p><img height="598" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/14/fotograf-1776150697-943-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>2023 yılında Karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, Ankara Büyükşehir Belediyesine ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmiştir.</p>

<p></p>

<p>Söz konusu karar metninde;</p>

<p></p>

<p>“İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış…” ifadeleri yer almasına rağmen, herhangi bir somut talimat, görevlendirme ya da doğrudan fiil ortaya konulmadan; yalnızca “bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği” yönündeki varsayıma dayanılarak sorumluluk atfedilmeye çalışılmıştır.</p>

<p></p>

<p>Seçim dönemlerinde dahi kamu kaynaklarının kullanılmaması yönünde hassasiyet gösterilmiş; Mansur Yavaş, kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almamıştır.</p>

<p>Kamu imkânları ile siyasi faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapılmasını sağlamıştır.</p>

<p></p>

<p>Nitekim bu konunun bir televizyon programında gündeme gelmesi üzerine, herhangi bir tereddüde mahal bırakmamak adına konu bizzat kendisi tarafından teftişe sevk edilmiş, yapılan incelemelerde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca, belediyeye ait araç, personel ya da herhangi bir kaynağın seçim faaliyetlerinde kullanılması yönünde yazılı veya sözlü bir talimat verilmediği de İçişleri Bakanlığının soruşturma açtığı dosyada açıkça ifade edilmiştir.</p>

<p></p>

<p>Tüm bu açık gerçeklere rağmen, ortada somut bir delil bulunmaksızın soruşturma izni verilmesi hukukun zorlanmasıdır. Bu yaklaşım bir sindirmeye çalışma ve itibarsızlaştırma çabasından başka bir şey değildir.</p>

<p></p>

<p>Bugüne kadar seçimlerde çalışanları yoklamalar zoruyla, otobüsler kaldırarak miting mitinggezdiren belediyenin tüm imkânlarını seçim dönemlerinde kullandıran</p>

<p>eski yönetime ilişkin tek bir soruşturma dahi açılmamışken, Mansur Yavaş hakkında açılan bu soruşturmayı kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.</p>

<p></p>

<p>Bu soruşturma izniyle maksat, Mansur Yavaş’a yönelik bir suç isnadı üretmek ve kamuoyu nezdinde algı oluşturmaktan ibarettir.</p>

<p></p>

<p>Bu karara itiraz edilecek olup, benzer durumlarda İçişleri Bakanlığının bu ve benzeri tavrına ilişkin ayrıca bir basın toplantısıyla kamuoyu bilgilendirilecektir.</p>
]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 06:55:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/mansur-yavas-hakkinda-verilen-sorusturma-iznine-iliskin-bilgi-notu-454324]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/mansur-yavas-hakkinda-verilen-sorusturma-iznine-iliskin-bilgi-notu-454324"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454312-2734852e61e59bddd1cbf29fd4b2f610</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[KURUMA RİSKİ ALTINDAKİ ‘KIZILCA GÖLETİ’ YENİDEN SUYA KAVUŞTU]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/13/kuruma-riski-altindaki-kizilca-goleti-yeniden-suya-kavustu-1776078448-222_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ABB, ÇUBUK’TAKİ ‘KIZILCA GÖLETİ’Nİ YENİLEYEREK KURUMA RİSKİNDEN KURTARDI</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>KURUMA RİSKİ ALTINDAKİ ‘KIZILCA GÖLETİ’ YENİDEN SUYA KAVUŞTU</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" class="m_9181117430026318809" style="text-align: center;"><b>ABB, ÇUBUK’TAKİ ‘KIZILCA GÖLETİ’Nİ YENİLEYEREK KURUMA RİSKİNDEN KURTARDI</b></p>

<p align="center" class="m_9181117430026318809" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p class="m_9181117430026318809" style="text-align: justify;">·        <b>Çubuk ilçesi Kızılca Mahallesi’nde 1967 yılında yapılan ve 2014 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen kuruma riski altındaki “Kızılca Göleti” suya yeniden kavuştu.</b></p>

<p class="m_9181117430026318809" style="text-align: justify;">·        <b>ABB’nin; yağış rejimindeki azalma, artan buharlaşma ve beslenme kanalının işlevini yitirmesi nedeniyle kurumaya yüz tutan gölette başlattığı yenileme çalışmaları tamamlandı. Azman Deresi’nden açık kanal ile beslenen göletin su seviyesi yüzde 80’e ulaştı.</b></p>

<p class="m_9181117430026318809" style="text-align: justify;">·        <b>Yerel ekosistem ve toplumsal yaşam için büyük önem taşıyan gölet aynı zamanda göçmen kuşların uğrak yeri olma özelliği de taşıyor.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve ekosistemin korunmasına katkıda bulunmak amacıyla desteklerine devam ediyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Çubuk ilçesi Kızılca Mahallesi’nde 1967 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan ve 2014 yılında da Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen atıl durumdaki <b>“Kızılca Göleti”</b> suya kavuşmaya başladı.</p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b>SU SEVİYESİ YÜZDE 80’E ULAŞTI</b></p>

<p style="text-align: justify;">Son yıllarda yağış rejimindeki azalma, artan buharlaşma ve beslenme kanalının işlevini kaybetmesi nedeniyle kuruma riskiyle karşı karşıya kalan gölette kapatılan ve üzerine yapı yapılan kanallar tekrar açılıp yol-kanal geçişleri yeniden düzenlendi. Yapılan yenileme çalışmalarının ardından Azman Deresi’nden açık kanal ile beslenen göletin su seviyesi yüzde 80’e ulaştı.</p>

<p style="text-align: justify;">Çubuk merkeze 10 kilometre uzaklıkta olan Kızılca Göleti, 400 bin metrekare sulama alanına ve 448 bin metreküp depolama hacmine sahipken ortalama derinliği ise 4 metreye ulaşabiliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Aynı zamanda yerel ekosistem ve toplumsal yaşam için büyük önem taşıyan gölet özellikle angut kuşunun ve diğer göçmen kuşların uğrak yeri olma özelliği de taşıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Gölette gözle görülür bir şekilde doğal yaşam yeniden canlanırken, kurak geçen yaz ayları sebebiyle tükenme noktasına gelen gölet ekosisteme yeniden umut ışığı olmaya başladı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“TEMİZLENDİ VE SU GÖLETİMİZE GELMEYE BAŞLADI”</b></p>

<p style="text-align: justify;">İklim değişikliği ve göle su gelmemesi nedeniyle geçtiğimiz son 2 yılda su kaybı yaşandığını belirten Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal<b> </b>şöyle konuştu:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Tamamen kuru hâle gelmişti. Gerekli saha çalışmalarını ve ölçümleri yaptıktan sonra Çubuk bölgesindeki ASKİ ve Fen İşleri Bölge Müdürlüklerimizle istişare ile burada yaklaşık bir aylık bir çalışma yürüttüler. Bu çalışmayla Azman Deresi‘nden yaklaşık 2,5 kilometrelik bir kazı çalışması yapıldı. Kaybolmuş kanal yeniden gün yüzüne çıkartılıp temizlendi ve su göletimize gelmeye başladı. Göletimiz yaklaşık 100 dönümlük bir sulama göletiydi fakat 2014 yılından bu tarafa doğa güzelliği olarak kullanılıyor. Sulama vasfını yitirmiş durumdaydı. Şu anda göletin yaklaşık yüzde 80’i dolmuş durumda. Kuş göçlerinin yaşandığı bir bölge. Aynı zamanda bölge halkının gelip rahatladığı gezdiği bir su kenarı vaziyetinde. Bu değerleri koruyarak sürdürülebilir şekilde yaşatmak istiyoruz.  Çubuk halkını ve Ankaralıları burayı görmeye bekliyoruz.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“BÜYÜKŞEHİR GÖLETİMİZİ TEKRAR CANLANDIRDI”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Çubuk Ziraat Odası Başkanı Orhan Gülle,<b> “Kızılca köy göleti 1967 yılında sulama göleti olarak yapılmış bir göletti. Son 10 yıldır kuraklık nedeniyle atıl vaziyetteydi. Büyükşehir 2,5 km bir kanalımızı tekrar hayata geçirerek geçmişte kuruyan göletimizi tekrar canlandırdı. Burası yabani kuşların uğradığı, eğlendikleri bir yer. Çok güzel oldu emeği geçen herkese teşekkür ederiz” </b>derken,<b> </b>Kızılca Mahalle Muhtarı Hacı İbrahim Öztürk ise şunları söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Bu göl 2 senedir atıl duruyordu, kurumuştu. Biz Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne dilekçe verdik. Geldi ayıkladılar, yaptılar ettiler suyu akıttık göle. Allah’ın izniyle bu sene tamamen göletimizi dolduracağız, göletimiz şu anda iyi.  Sirkeli çayı deriz (azman) çayından su gelince kepçeleri getirdiler, çalışma yaptılar. Yapılacak yerleri yaptılar suyu tuttuk.  Şu anda gölete su akıyor 20 gün sonra göletimiz tamamen dolar.”</b></p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:03:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/kuruma-riski-altindaki-kizilca-goleti-yeniden-suya-kavustu-454312]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/kuruma-riski-altindaki-kizilca-goleti-yeniden-suya-kavustu-454312"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454310-3353a79f9b488708181b5cf8c0397199</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan,]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/13/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-alper-akdogan-1776077899-806_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, Samsun’un Havza ilçesine bağlı Hacıdede Köyü’nde yapılması planlanan GES projesine ilişkin yaptığı açıklamada, projenin mevcut haliyle kamu yararı taşımadığını belirterek, sürecin hem siyasi hem hukuki olarak takip edileceğini ifade etti.</p><p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan: “Hacıdede Köyü’nde köylünün<br />
toprağı ve geçimi yok sayılıyor”</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VirMfkZrUVo" title="İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan" width="1335"></iframe></p>

<p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, Samsun’un Havza ilçesine bağlı<br />
Hacıdede Köyü’nde yapılması planlanan GES projesine ilişkin yaptığı açıklamada,<br />
projenin mevcut haliyle kamu yararı taşımadığını belirterek, sürecin hem siyasi hem<br />
hukuki olarak takip edileceğini ifade etti.<br />
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, Samsun’un Havza ilçesi Hacıdede Köyü’nde<br />
yapılması planlanan yardımcı kaynak Güneş Enerji Santrali (GES) projesine ilişkin bölgede<br />
incelemelerde bulunarak köylülerle bir araya geldi.<br />
Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Akdoğan, söz konusu projenin yalnızca bir enerji yatırımı<br />
olmadığını, aynı zamanda tarım, hayvancılık, mera alanları ve su kaynakları üzerinde ciddi<br />
etkiler doğurabilecek bir süreç olduğunu vurguladı.<br />
Proje kapsamında yaklaşık 720 dönüm mera alanının tahsis amacının değiştirilmesinin<br />
planlandığını belirten Akdoğan, bu durumun bölgedeki hayvancılığı ve tarımsal üretimi<br />
doğrudan olumsuz etkileyeceğini ifade etti.<br />
Teknik raporlarda da yer aldığı üzere; tarımsal üretim kaybı, su kaynakları üzerindeki baskı ve<br />
yerel ekonomiye olası zararların açıkça ortaya konduğunu belirten Akdoğan, projenin mevcut<br />
haliyle “kamu yararı” ilkesini karşılamadığını dile getirdi.<br />
Akdoğan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<br />
“Enerji yatırımlarına karşı değiliz. Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı vardır. Ancak bu ihtiyaç,<br />
köylünün geçim kaynağı olan mera alanlarının yok edilmesi pahasına karşılanamaz. Tarım<br />
arazileri ve meralar yerine alternatif alanlar varken bu bölgenin tercih edilmesi kamu yararıyla<br />
değil, maliyet kolaylığıyla açıklanabilir.”<br />
Projenin hayata geçirilmesi halinde yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ekolojik bir tahribatın<br />
da söz konusu olacağına dikkat çeken Akdoğan, mera bütünlüğünün bozulmasının hayvancılık<br />
faaliyetlerini sekteye uğratacağını ve uzun vadede bölgesel üretim kayıplarına yol açacağını<br />
ifade etti.<br />
İYİ Parti olarak sürecin yakından takip edileceğini belirten Akdoğan, konunun Türkiye Büyük<br />
Millet Meclisi başta olmak üzere tüm siyasi ve idari platformlarda gündeme taşınacağını<br />
kaydetti.<br />
Hukuki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdoğan, “Köylülerimizin hak arama<br />
mücadelesinde yanlarında olacağız. ÇED süreçleri, mera tahsis kararları ve idari işlemler başta<br />
olmak üzere tüm hukuki süreçlerde gerekli desteği sağlayacağız.” dedi.<br />
Akdoğan, köylülerin taleplerinin meşru ve haklı olduğunu belirterek, hiçbir yatırımın yerel<br />
halkın rızası ve kamu yararı gözetilmeden hayata geçirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:35:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-alper-akdogan-454310]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-alper-akdogan-454310"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454308-825b9aa448c1386179ab001413325154</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[Bağımsız Türkiye Partisi vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş’ı anıyor.]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/13/bagimsiz-turkiye-partisi-vuslatinin-6-yilinda-kurucu-lideri-prof-dr-haydar-bas-i-aniyor-1776075296-172_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP, kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş’ı vefatının 6. yıldönümünde anıyor. 10-17 Nisan ‘Haydar Baş’ı Anma Haftası’ ilan edildi. 81 il ve yurt dışında etkinlikler düzenleniyor. Büyük anma programı 14 Nisan Salı İstanbul Grand Cevahir’de, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın katılımıyla yapılacak.</p><p>Bağımsız Türkiye Partisi vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş’ı anıyor.<br />
10-17 Nisan arasını ‘Prof. Dr. Haydar Baş’ı Anma Haftası’ ilan eden BTP, 81 ilin tamamı ve yurtdışında bir çok noktada etkinlik düzenliyor.<br />
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın da katılımıyla düzenlenecek olan büyük anma programı ise 14 Nisan Salı günü İstanbul Grand Cevahir Kongre merkezinde yapılacak.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/mV7Ev3S40xs" title="BTP PROF  DR  HAYDAR BAŞ'I ANIYOR  ARŞİV" width="1335"></iframe><br />
6 yıl önce 14 Nisan 2020’de Hakk’a yürüyen Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) merhum genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, vuslatının 6. yıldönümünde anılıyor.</p>

<p>10-17 Nisan ‘Prof. Dr. Haydar Baş’ı Anma Haftası’</p>

<p>BTP Genel merkezinden yapılan açıklamada 10-17 Nisan arasının ‘Prof. Dr. Haydar Baş’ı Anma Haftası’ ilan edildiği belirtilerek bu kapsamda çok sayıda etkinlikle ebedi liderimizi anıyoruz denildi.<br />
BTP teşkilatları tarafından organize edilen anma programları Türkiye’nin 81 ilinin yanı sıra Almanya, KKTC, Azerbaycan ve Tataristan gibi ülkelerde de düzenleniyor.</p>

<p>Akçaabat’taki kabrine ziyaretçi akını</p>

<p>Anma haftası nedeniyle Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelen sevenleri Haydar Baş’ın Trabzon Akçaabat’ta bulunan kabrini ziyaret ederek Kuranı Kerim okuyup dualar ediyorlar.</p>

<p>81 ilin tamamında anma etkinliği düzenleniyor</p>

<p>İstanbul, Trabzon, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir başta olmak üzere çok sayıda ilde düzenlenen salon programlarında Prof. Dr. Haydar Baş’ın fikir ve görüşleriyle, ülkemizin yaşadığı sorunlara getirdiği çözüm ve projeleri bir kez daha dile getirildi.<br />
BTP teşkilatları ayrıca bir çok ilde mevlit programları organize ederken hemen her ilde şehir merkezlerinde Haydar Baş için lokma ve çiçek dağıtımı yapıldı.</p>

<p>Gençlik teşkilatından bilgi ve kompozisyon yarışması</p>

<p>BTP Gençlik teşkilatı da Haydar Baş’ı anmak için bilgi ve kompozisyon yarışmaları düzenledi.<br />
Gençler arasında "Prof. Dr. Haydar Baş’ın Hayatı", Bağımsız Türkiye Partisi, Milli Ekonomi Modeli, Hoşgeldin Atatürk, Tevhidin Merkezi Ehli Beyt konularında bilgi yarışmaları düzenlendi.</p>

<p>Büyük anma programı 14 Nisan’da İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde</p>

<p>Prof. Dr. Haydar Baş’ı anma programlarının büyük finali ise 14 Nisan Salı günü İstanbul’da Genel Başkan Hüseyin Baş’ın da katılımıyla Grand Cevahir Kongre merkezinde yapılacak.<br />
Prof. Dr. Haydar Baş’ı anma programlarının 17 Nisan Cuma gününe kadar devam edeceği açıklandı.</p>

<p><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2025/04/15/ozlemle4-1744719443-862-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2025/04/15/ozlemle5-1744719442-606-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2025/04/15/ozlemle7-1744719444-645-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2025/04/15/ozlemle8-1744719441-550-x750.jpeg" width="750" /><img height="428" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/13/anma4-1776075763-516-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:08:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/bagimsiz-turkiye-partisi-vuslatinin-6-yilinda-kurucu-lideri-prof-dr-haydar-bas-i-aniyor-454308]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/bagimsiz-turkiye-partisi-vuslatinin-6-yilinda-kurucu-lideri-prof-dr-haydar-bas-i-aniyor-454308"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454292-64ee3223a97c9c33b485c9cb327d711a</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA["ABD, görüşmeleri İran karşısında kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istiyor"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/11/abd-gorusmeleri-iran-karsisinda-kaybettigi-askeri-avantaji-yeniden-kazanmak-icin-bir-arac-olarak-kullanmak-istiyor-1775928235-236_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, ABD'nin İran ile görüşmeleri, askeri avantajını geri kazanmak için kullandığını belirtti. Önder, ABD'nin samimiyetinden şüphe duyarken, İran'ın kendini savunduğunu vurguladı. Türkiye'nin net duruş sergilemediğini, İsrail'e petrol akışını kesmesi gerektiğini ifade etti. (12 Nisan 2026)</p><p><b>"ABD, görüşmeleri İran karşısında kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istiyor"</b></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DoDMJvjVa_w" title="BTP SÖZCÜSÜ LÜTFULLAH ÖNDER'DEN AÇIKLAMA" width="1335"></iframe></p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder düzenlediği basın toplantısıyla gündemi değerlendirdi.</p>

<p>Parti genel merkezinde açıklama yapan Önder ADB ile İran arasında Pakistan'da başlayan görüşmeler için ABD'nin samimi olmadığını belirterek, "ABD'nin adeta maçta arka arkaya sayı kaybeden bir basketbol takımının mola alması gibi bir tavır içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu tutumu samimi bulmuyorum" dedi.</p>

<p></p>

<p>BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;</p>

<p></p>

<p><b>"İran kendini savunuyor"</b></p>

<p></p>

<p>"İran kendini savunuyor, kendi topraklarını savunuyor, kendi egemenlik hakkını savunuyor. İran’a</p>

<p>saldırıldı, hem de barış masası kurulmuşken, müzakere masası kurulmuşken saldırıldı. Tabii ki buna karşılık verme hakkı vardı ve karşılık verirken bile ölçülü davrandı.</p>

<p></p>

<p><b>"ABD kendisine duyulan tepkinin dinmesi için masaya oturdu"</b></p>

<p></p>

<p>İran'ın dünya üzerindeki itibarı hızla artarken, Amerika ve ortağı İsrail’in itibarı hızla aşağıya doğru düştü. Bu iki ülkeye birlikte iş yaptığı devletlerin güveni ciddi şekilde sarsıldı. Dolayısıyla İran masaya birçok açıdan üstün pozisyonda, ABD ise birçok açıdan kaybetmiş pozisyonda masaya oturuyor. ABD kaybettiği itibarı yeniden kazanmak ve psikolojik üstünlüğü tekrar elde etmek için bu masayı kurarak bir normalleşme oluşturmaya çalışıyor. ABD'nin kendisine karşı Avrupa’dan bir blok oluştu, dünyanın birçok ülkesinden sesler yükselmeye başladı. Bu seslerin yeniden eski hâline dönmesini ve yaşananların unutulmasını istiyorlar.</p>

<p></p>

<p><b>"ABD, kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak istiyor"</b></p>

<p></p>

<p>ABD'nin adeta maçta arka arkaya sayı kaybeden bir basketbol takımının mola alması gibi bir tavır içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu tutumu samimi bulmuyorum. İran’ın on maddelik taleplerinin müzakere edilebilir olduğunu ifade ederek ateşkesi karşılıklı kabul etmişlerdi. Hemen akabinde yapılan açıklamalarda ise İsrail’in aslında Lübnan konusunda bu ateşkese 'evet' demediği, İranlıların yanlış anladığı ifade edildi. Hâlbuki bütün cephelerde savaşın sonlandığı duyurulmuşken Lübnan’ın hariç tutulduğu söylendi. Dolayısıyla ABD'nin sözünün aslında bir kıymeti olmadığını, görüşmeleri sadece kaybettiği psikolojik üstünlüğü ve sahadaki askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istediklerini düşünüyorum.</p>

<p></p>

<p><b>"ABD'nin hedefi doların dünyada yeniden kabul görmesi"</b></p>

<p></p>

<p>ABD bu barış görüşmelerinde nasıl bir kazanımla çıkarsa savaş o şekilde biter. Amerikan dolarının yeniden dünyada kabul görmesi gibi bir hedef söz konusu; ancak bu sadece İran’ın elinde olan bir şey değil ve bunun gerçekleşmesi artık pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle umarım barışla biter ama ben zor görüyorum.</p>

<p></p>

<p><b>"Türkiye net bir tavır ortaya koymadı"</b></p>

<p></p>

<p>Türkiye bugüne kadar ortaya koyamadığı net duruşu, en azından bu barış görüşmeleri sırasında ortaya koymalıdır. İran 163 çocuk öldürüldü ve Türkiye’den güçlü bir ses çıkmadı. Sivil hedefler doğrudan hedef alındı; siviller, dinî liderler ve siyasetçiler öldürüldü, savaş suçu sayılabilecek eylemler gerçekleştirildi ama buna rağmen ABD’ye karşı bir kınama dahi dillendirilemedi. Türkiye bugüne kadar bu duruşu ortaya koyamadı. En azından bu süreçte, NATO’yu ülkemizde daha çok güçlendirme politikasından vazgeçip Amerika’nın bu yanlışlarına karşı çıkan, tekrar tekrar hata yapmasına fırsat vermeyecek ve İran’ın elini güçlendirecek bir pozisyon alması gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p></p>

<p><b>"Türkiye Bakü – Ceyhan hattından İsrail'e giden petrolü kesmeli"</b></p>

<p></p>

<p>İsrail’in Lübnan’a devam eden saldırıları ise bölgede sadece genişleme değil, demografik yapıyı değiştirme amacı taşıyor. İnsanları katlederek, o topraklarda kalıcı olmaya çalıştığı gözlemleniyor. Sivilleri, savunmasız insanları öldüren bir devletin terör devleti olarak nitelendirilmemesi mümkün değildir. Buna rağmen dünyanın birçok devleti, Türkiye dâhil, hâlâ bu ülkeyi tanımakta ve diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir. Gerçekten samimi olunacaksa, bu devletle tüm diplomatik, siyasi ve ticari ilişkilerin kesilmesi gerekir. Örneğin Bakü-Ceyhan boru hattı üzerinden İsrail’e giden petrolün Türkiye üzerinden geçişine izin verilmemelidir. Türkiye “Bir terör devletinin enerjiye ulaşmasına izin vermiyorum.” diyebilmelidir. Bunun bile birçok sonucu değiştirmeye yeteceğini düşünüyorum."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 08:14:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-gorusmeleri-iran-karsisinda-kaybettigi-askeri-avantaji-yeniden-kazanmak-icin-bir-arac-olarak-kullanmak-istiyor-454292]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-gorusmeleri-iran-karsisinda-kaybettigi-askeri-avantaji-yeniden-kazanmak-icin-bir-arac-olarak-kullanmak-istiyor-454292"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454284-a1eb3b09ed92cfe74dbc141d7a020eb0</guid>
<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu,]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/11/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-1775930182-490_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkez binasında düzenlenen siyaset akademisine katıldı. Ermeni soykırımı iddialarının belgelerle çürütüldüğü programda konuşan Dervişoğlu,</p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkez binasında düzenlenen siyaset akademisine katıldı. Ermeni soykırımı iddialarının belgelerle çürütüldüğü programda konuşan Dervişoğlu, “Türk milleti, devlet kurmak için savaşmıştır. Türk milleti, vatan kurmak için savaşmıştır. Türk milleti, vatanını kurtarmak ve devletini yaşatmak için savaşmıştır ama Türk milletinin soykırımcılıkla itham edilmesi onun imanıyla ve tarih sahnesindeki yeriyle mütenasip değildir. Türk milletini hiç kimse soykırımcılıkla itham edemez” dedi. </p>

<p>Dervişoğlu: “Türk milletini hiç kimse soykırımcı olmakla itham edemez”<br />
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ermeni soykırımı iddialarını reddederek<br />
“Türk milleti, devlet kurmak için savaşmıştır. Türk milleti, vatan kurmak için savaşmıştır.<br />
Türk milleti, vatanını kurtarmak ve devletini yaşatmak için savaşmıştır ama Türk<br />
milletinin soykırımcılıkla itham edilmesi onun imanıyla ve tarih sahnesindeki yeriyle<br />
mütenasip değildir. Türk milletini hiç kimse soykırımcılıkla itham edemez” dedi.<br />
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkez binasında düzenlenen<br />
siyaset akademisine katıldı.<br />
Ermeni soykırımı iddialarının belgelerle çürütüldüğü programda konuşan Dervişoğlu, “Ermeni<br />
diasporası, 100 yılı aşkın bir süreden bu yana, Türk milletine ağır ithamlar ve iftiralar içeren<br />
çalışma ve faaliyetlerin içerisindedir. Bu iftiralara karşı eksik bilgilerle direnebilmek, eksik<br />
bilgilerle karşılık verebilmek mümkün değildir. Bu tarihçilerin işidir. Araştırmacıların işidir.<br />
Eksik verilerle birtakım bilgilere sahip olmak yerine konuyu uzmanlarından dinlemek elbette ki<br />
bizim açımızdan çok önemlidir” dedi.<br />
“Türk milleti, 100 yılı aşkın bir süreden bu yana Ermeni diasporasının yalanlarıyla meşgul<br />
edilmektedir” diyen Dervişoğlu, “Türk milleti ayrıca onların iftiralarının çerçevesini çizdiği<br />
kapsam içerisinde de soykırımcılıkla itham edilmektedir. Tarih sahnesinde Türk milletinin<br />
vermiş olduğu kahraman savaşlar vardır. Türk milleti, devlet kurmak için savaşmıştır. Türk<br />
milleti, vatan kurmak için savaşmıştır. Türk milleti, vatanını kurtarmak ve devletini yaşatmak<br />
için savaşmıştır ama Türk milletinin soykırımcılıkla itham edilmesi onun imanıyla ve tarih<br />
sahnesindeki yeriyle mütenasip değildir. Türk milletini hiç kimse soykırımcılıkla itham edemez”<br />
şeklinde konuştu.<br />
Dervişoğlu, bu iftiraların karşısında sağlam verilerle mücadele edilmesi gerektiğini ekledi.</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 17:51:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/siyaset/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454284]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/siyaset/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454284"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454282-b3f10b3252b44f4ede8c2337d284472a</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA["ABD, görüşmeleri İran karşısında kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istiyor"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/11/abd-gorusmeleri-iran-karsisinda-kaybettigi-askeri-avantaji-yeniden-kazanmak-icin-bir-arac-olarak-kullanmak-istiyor-1775928235-236_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, ABD'nin İran ile görüşmeleri askeri avantajını geri kazanmak için kullandığını belirtti. Önder, ABD'nin samimiyetinden şüphe duyarken, İran'ın topraklarını savunduğunu vurguladı. Türkiye'nin net duruş sergilememesini eleştiren Önder, Bakü-Ceyhan hattından İsrail'e giden petrolün kesilmesini önerdi. (11 Nisan 2026)</p><p>"ABD, görüşmeleri İran karşısında kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istiyor"</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder düzenlediği basın toplantısıyla gündemi değerlendirdi.<br />
Parti genel merkezinde açıklama yapan Önder ADB ile İran arasında Pakistan'da başlayan görüşmeler için ABD'nin samimi olmadığını belirterek, "ABD'nin adeta maçta arka arkaya sayı kaybeden bir basketbol takımının mola alması gibi bir tavır içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu tutumu samimi bulmuyorum" dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/o1CvHppMNJ8" title="BTP SÖZCÜSÜ LÜTFULLAH ÖNDER'DEN AÇIKLAMA" width="1335"></iframe></p>

<p>BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;</p>

<p>"İran kendini savunuyor"</p>

<p>"İran kendini savunuyor, kendi topraklarını savunuyor, kendi egemenlik hakkını savunuyor. İran’a<br />
saldırıldı, hem de barış masası kurulmuşken, müzakere masası kurulmuşken saldırıldı. Tabii ki buna karşılık verme hakkı vardı ve karşılık verirken bile ölçülü davrandı.</p>

<p>"ABD kendisine duyulan tepkinin dinmesi için masaya oturdu"</p>

<p>İran'ın dünya üzerindeki itibarı hızla artarken, Amerika ve ortağı İsrail’in itibarı hızla aşağıya doğru düştü. Bu iki ülkeye birlikte iş yaptığı devletlerin güveni ciddi şekilde sarsıldı. Dolayısıyla İran masaya birçok açıdan üstün pozisyonda, ABD ise birçok açıdan kaybetmiş pozisyonda masaya oturuyor. ABD kaybettiği itibarı yeniden kazanmak ve psikolojik üstünlüğü tekrar elde etmek için bu masayı kurarak bir normalleşme oluşturmaya çalışıyor. ABD'nin kendisine karşı Avrupa’dan bir blok oluştu, dünyanın birçok ülkesinden sesler yükselmeye başladı. Bu seslerin yeniden eski hâline dönmesini ve yaşananların unutulmasını istiyorlar.</p>

<p>"ABD, kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak istiyor"</p>

<p>ABD'nin adeta maçta arka arkaya sayı kaybeden bir basketbol takımının mola alması gibi bir tavır içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu tutumu samimi bulmuyorum. İran’ın on maddelik taleplerinin müzakere edilebilir olduğunu ifade ederek ateşkesi karşılıklı kabul etmişlerdi. Hemen akabinde yapılan açıklamalarda ise İsrail’in aslında Lübnan konusunda bu ateşkese 'evet' demediği, İranlıların yanlış anladığı ifade edildi. Hâlbuki bütün cephelerde savaşın sonlandığı duyurulmuşken Lübnan’ın hariç tutulduğu söylendi. Dolayısıyla ABD'nin sözünün aslında bir kıymeti olmadığını, görüşmeleri sadece kaybettiği psikolojik üstünlüğü ve sahadaki askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istediklerini düşünüyorum.</p>

<p>"ABD'nin hedefi doların dünyada yeniden kabul görmesi"</p>

<p>ABD bu barış görüşmelerinde nasıl bir kazanımla çıkarsa savaş o şekilde biter. Amerikan dolarının yeniden dünyada kabul görmesi gibi bir hedef söz konusu; ancak bu sadece İran’ın elinde olan bir şey değil ve bunun gerçekleşmesi artık pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle umarım barışla biter ama ben zor görüyorum.</p>

<p>"Türkiye net bir tavır ortaya koymadı"</p>

<p>Türkiye bugüne kadar ortaya koyamadığı net duruşu, en azından bu barış görüşmeleri sırasında ortaya koymalıdır. İran 163 çocuk öldürüldü ve Türkiye’den güçlü bir ses çıkmadı. Sivil hedefler doğrudan hedef alındı; siviller, dinî liderler ve siyasetçiler öldürüldü, savaş suçu sayılabilecek eylemler gerçekleştirildi ama buna rağmen ABD’ye karşı bir kınama dahi dillendirilemedi. Türkiye bugüne kadar bu duruşu ortaya koyamadı. En azından bu süreçte, NATO’yu ülkemizde daha çok güçlendirme politikasından vazgeçip Amerika’nın bu yanlışlarına karşı çıkan, tekrar tekrar hata yapmasına fırsat vermeyecek ve İran’ın elini güçlendirecek bir pozisyon alması gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p>"Türkiye Bakü – Ceyhan hattından İsrail'e giden petrolü kesmeli"</p>

<p>İsrail’in Lübnan’a devam eden saldırıları ise bölgede sadece genişleme değil, demografik yapıyı değiştirme amacı taşıyor. İnsanları katlederek, o topraklarda kalıcı olmaya çalıştığı gözlemleniyor. Sivilleri, savunmasız insanları öldüren bir devletin terör devleti olarak nitelendirilmemesi mümkün değildir. Buna rağmen dünyanın birçok devleti, Türkiye dâhil, hâlâ bu ülkeyi tanımakta ve diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir. Gerçekten samimi olunacaksa, bu devletle tüm diplomatik, siyasi ve ticari ilişkilerin kesilmesi gerekir. Örneğin Bakü-Ceyhan boru hattı üzerinden İsrail’e giden petrolün Türkiye üzerinden geçişine izin verilmemelidir. Türkiye “Bir terör devletinin enerjiye ulaşmasına izin vermiyorum.” diyebilmelidir. Bunun bile birçok sonucu değiştirmeye yeteceğini düşünüyorum."</p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 17:18:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-gorusmeleri-iran-karsisinda-kaybettigi-askeri-avantaji-yeniden-kazanmak-icin-bir-arac-olarak-kullanmak-istiyor-454282]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-gorusmeleri-iran-karsisinda-kaybettigi-askeri-avantaji-yeniden-kazanmak-icin-bir-arac-olarak-kullanmak-istiyor-454282"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454278-45bec33b44844fb6d0bd5d34155f11fe</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ANKARA KALESİ’NDE TARİH, LEZZET VE YAŞAM DOLU PROJE:]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/11/ankara-kalesi-nde-tarih-lezzet-ve-yasam-dolu-proje-1775921628-946_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>“Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kalesi'nde 3 tescilli konutu birleştirerek "</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ANKARA KALESİ’NDE TARİH, LEZZET VE YAŞAM DOLU PROJE:</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>GASTRONOMİ MERKEZİ</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p class="m_-5586045856694181200" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kalesi’ndeki tescilli üç taşınmazı birleştirerek “Gastronomi Merkezi” hâline getirdi.</b></p>

<p class="m_-5586045856694181200" style="text-align: justify;">·        <b>Çalışmalar kapsamında; Kale, Kireçli, Berrak ve Doyran Sokaklarının kesişme noktasındaki üç ayrı konut birleştirilerek, geleneksel sokak dokusuna ve aslına uygun bir şekilde yeniden yapıldı. Taşıyıcı sistemlerdeki sorunlar giderildi. Ahşap doğramalar el işçiliğiyle yenilendi.</b></p>

<p class="m_-5586045856694181200" style="text-align: justify;">·        <b>Proje ile yalnızca tarihi yapıların korunması değil aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik canlılığının artırılması da hedefleniyor.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) birçok medeniyetin izlerini taşıyan Ankara Kalesi’ni ve çevresini geleceğe taşımak ve tanıtmak amacıyla başlattığı çalışmaları sürdürüyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Ankara Kalesi’nde gerçekleştirilen restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasının ardından bölgeye <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Gastronomi Merkezi”</b> kazandırmak için harekete geçti. </p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">ASLINA UYGUN OLARAK YENİDEN İNŞA EDİLDİ</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Kale, Kireçli, Berrak ve Doyran Sokaklarının kesişme noktasında bulunan tescilli taşınmaz konumundaki üç konut birleştirilerek, geleneksel sokak dokusuna ve aslına uygun bir şekilde yeniden yapıldı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Proje kapsamında; geleneksel el işçiliği ile ahşap doğramalar yenilenirken taş duvarlarda bozulan derzler onarıldı. Ayrıca, cephe süslemeleri özgün detaylara sadık kalınarak işin ustaları tarafından yeniden işlendi. Çatı kaplamaları ise dönemin malzeme ve tekniklerine uygun bir biçimde yeniden uygulandı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Proje ile yalnızca tarihi yapıların korunması değil, aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik canlılığının artırılması da hedeflendi. Gastronomi işleviyle yeniden kurgulanan merkez; avlu, teras ve açık oturma alanlarıyla desteklenerek çok yönlü bir kullanım sunacak şekilde tasarlandı.</p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">YEREL VE OTANTİK LEZZETLER ZİYARETÇİLERLE BULUŞACAK</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Tarihi yapıların bölgeye yeniden değer katacak şekilde yenilendiği proje kapsamında hizmet vermeye başlayacak olan Gastronomi Merkezi; Ankara’nın zengin mutfak kültürünü, yerel ve otantik lezzetlerini yerli ve yabancı turistlere tanıtacak.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ulus bölgesinin kültürel mirası konurken sosyal ve ekonomik canlılığına katkı sağlanması hedeflenen projeyle ayrıca, Ankara Kalesi ziyaretçilerine hem tarih hem de yaşam dolu bir deneyim sunulacak.</p>

<p><br style="text-align: start; color: rgb(0, 0, 0);" />
 </p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:28:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-kalesi-nde-tarih-lezzet-ve-yasam-dolu-proje-454278]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-kalesi-nde-tarih-lezzet-ve-yasam-dolu-proje-454278"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454268-c483ac1a6f8e0e8be0a19db08236cbe5</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP'den CHP'ye ara seçim eleştirisi]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/10/btp-den-chp-ye-ara-secim-elestirisi-1775837374-675_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Önder: CHP maalesef doğru zamanda, doğru yerde durmayı bir türlü başaramıyor</p><p>BTP'den CHP'ye ara seçim eleştirisi<br />
Önder: CHP maalesef doğru zamanda, doğru yerde durmayı bir türlü başaramıyor</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dtvs8bYa_mo" title="BTP SÖZCÜSÜ LÜTFULLAH ÖNDER'DEN CHP'YE ARA SEÇİM ELEŞTİRİSİ" width="1335"></iframe><br />
Bağımsız Türkiye Partisi'nden CHP'ye ara seçim eleştirisi geldi. Parti Sözcüsü Lütfullah Önder, "Ülkemizde adalet problemi, ekonomik problemler milletin birinci gündemi ve problemiyken seçim tartışması yapmayan CHP bölgemizde savaş yaşanırken, insanımızın güvenlik kaygısı birinci sıraya yerleşmişken seçim tartışmasını gündeme getiriyor" dedi.</p>

<p>Önder şunları söyledi:</p>

<p>"Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ara seçim istiyor. İktidarsa 'ara seçim diye bir gündemimiz yok' diyor. CHP maalesef doğru zamanda, doğru yerde durmayı bir türlü başaramıyor. Bundandır ki 25 yıldır AK Parti halen iktidarda. Örneğin son cumhurbaşkanlığı seçiminde milletin cumhurbaşkanı adayına dönük CHP'den talepleri vardı. Hatta ciddi şekilde bir kamuoyu oluşmuştu. CHP yönetimi bunu dikkate almadı. CHP milletin taleplerine kulak tıkayarak kendi adayını millete dayattı ve AK Parti'nin tekrar seçimi kazanması sonucunu ortaya çıkardı. Sonra ise ortada seçim yokken milletin önüne sandık koyup 'cumhurbaşkanı adayını millet seçsin' diyerek cumhurbaşkanı adayını belirledi.</p>

<p>"Bölgemizde savaş yaşanırken ara seçimi gündeme getiriyor"</p>

<p>Ülkemizde adalet problemi, ekonomik problemler milletin birinci gündemi ve problemiyken seçim tartışması yapmayan CHP bölgemizde savaş yaşanırken, insanımızın güvenlik kaygısı birinci sıraya yerleşmişken seçim tartışmasını gündeme getiriyor. Neden böyle? Çünkü maalesef parti hesapları, kişisel hesaplar toplum hesabının, toplum adına hesap yapmanın önüne geçiyor. Cumhurbaşkanı adayı belirlerken de gerçekten milletin karşısına bir aday çıkarmanın ötesinde iktidarın atacağı adıma bir hamle yapmak üzere adım atılmış oldu ve netice vermedi. Bugün de ara seçim tartışmasını yine iktidarın kendileriyle ilgili atacağı bir adımın önüne geçme gayreti olarak görüyoruz. CHP bu tarz hesaplarla siyaset yaptığı için de maalesef 25 yıldır AK Parti iktidarda, CHP de muhalefet olmayı sürdürüyor."</p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:08:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-chp-ye-ara-secim-elestirisi-454268]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-den-chp-ye-ara-secim-elestirisi-454268"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454248-0a613485662323a5e7605732708b1648</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[-BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/09/img-20260409-194100-1775752959-918_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>-BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor</p><p>-BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor<br />
-10-17 Nisan arası ‘Prof. Dr. Haydar Baş’ı Anma Haftası' ilan edildi.<br />
-81 ilde ve yurtdışında anma programları düzenleniyor.<br />
-14 Nisan Salı günü İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde büyük anma programı düzenlenecek.<br />
-BTP Sözcüsü Lütfullah Önder; Öngörüleri bir bir gerçekleşmiş olan ebedi liderimiz, Milli paralarla ticaret teziyle ABD'nin kağıttan imparatorluğunu yıktı.</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi  (BTP) kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında anıyor.<br />
14 Nisan 2020'de Hakk'a yürüyen Haydar Baş için 81 ilde ve yurtdışında anma etkinlikleri düzenleniyor. 14 Nisan Salı günü ise İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın da katılımıyla büyük bir anma programı yapılacak.</p>

<p>Konuyla ilgili olarak BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'den açıklama geldi. <br />
Parti genel merkezinden basın açıklaması yapan Önder şunları söyledi;</p>

<p>"10-17 Nisan Prof. Dr. Haydar Baş’ı anma haftası"</p>

<p>"Kurucu liderimiz, baş hocamız Prof. Dr. Haydar Baş’ı vefatının 6. yılında rahmetle, özlemle, minnetle anıyoruz. Bu kapsamda 10-17 Nisan tarihlerini Prof. Dr. Haydar Başı'ı anma haftası olarak ilan ettiğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz. Bu çerçevede 81 ilimizde ve yurt dışı temsilciliklerimizde birçok etkinlik ve program düzenlenecek, Kur'an tilavetleri yapılacak, mevlitler okunacak. Salon programlarıyla da Haydar Baş'ın fikirleri konuşulacak, anlatılacak. Vefat yıldönümü olan 14 Nisan Salı günü Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılacağı geniş kapsamlı büyük bir program icra edeceğiz.</p>

<p>"Öngörüleri bir bir gerçekleşmiştir"</p>

<p>Özellikle bu yıl Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikirleri çok daha iyi anlaşılır olmuştur. Öngörülerinin bir bir gerçekleştiğini gördük. Bu yılki anma programlarında O'nun Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt'tir fikrini ve Milli Ekonomi Modelinin bir parçası olan milli paralarla ticaret fikrini özellikle işleyeceğiz. </p>

<p>"Milli paralarla ticaret ABD'nin kağıttan imparatorluğunu yıktı"</p>

<p>Özellikle Amerika-İran Savaşı'nda gördük ki bu savaşın temel nedeni milli paralarla ticarettir. Haydar Baş 15 sene önce, 'Amerika'nın tasarımını bozdum. Amerika için sonun başlangıcı başlamıştır' demişti milli paralarla ticaret fikri için. Çünkü 2005'te milli paralarla ticaret fikri ilk kez o dile getirildi. Ekonomi literatürüne o kazandırdı. 2009'da Rus heyetine, 'Milli paralarla ticareti başlatmazsanız ABD karşısında güç elde etmeniz mümkün değil' dedi ve onları ikna etti. 2009'da Rusya ile Çin arasında başlayan milli paralarla ticaret anlaşması daha sonra BRICS ülkelerinin şekillenmesine neden oldu. Buna başka ülkeler de eklendi.  <br />
Venezuela'ya yapılan operasyonun nedeni milli paralarla ticarettir. İran'a yapılan bu saldırının temel nedeni de milli paralarla ticarettir. Ama artık bu tılsım bozuldu. Sayın genel başkanımızın ifadesiyle Amerika'nın kağıttan, yeşil kağıttan imparatorluğu yıkılma sürecine girdi. Çünkü devletler milli paralarla ticaret diye bir çözümün, bir formülün varlığından haberdar oldu. Bunu uygulamaya başladı. Bu nedenle bu yıl özellikle Milli Ekonomi Modeli'nin öngördüğü milli paralarla ticaret fikrini anlatacağız.</p>

<p>"Sünninin de Şiinin de ortak paydası Ehl-i Beyt"</p>

<p>Diğer taraftan emperyalizmin bu bölgedeki en büyük hedeflerinden biri olan Şii-Sünni ayrımı ve çatışması. Bunun önüne geçmek için kurucu liderimiz, 'Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt'tir. Ehl-i Beyt etrafında Şiinin de Sünninin de buluşması gerekir.' dedi. Bunun fikri, tarihi, temellerini anlatmak üzere on binlerce sayfalık Ehl-i Beyt külliyatını yazdı. Bu kapsamda  konferanslar, uluslararası konferanslar düzenledi. Bugün işte bu savaşla birlikte Ehl-i Beyt etrafında buluşmanın ne kadar önemli olduğunu, Ehl-i Beyt'in Sünni dünyasının da Şii dünyasının da en büyük ortak paydası olduğunu bir kez daha görmüş olduk."</p>
]]></description>
<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:33:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-vuslatinin-6-yilinda-kurucu-lideri-prof-dr-haydar-bas-i-aniyor-454248]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-vuslatinin-6-yilinda-kurucu-lideri-prof-dr-haydar-bas-i-aniyor-454248"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454234-8991f8315ed21b3e5c56e31beb1f4956</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA["İran halkı emperyalizme diz çöktürdü"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/08/iran-halki-emperyalizme-diz-cokturdu-1775654293-566_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, ABD-İran ateşkesini değerlendirdi. Önder, “İran halkı emperyalizme diz çöktürdü. ABD geri adım attı” dedi. Ateşkesin olumlu olduğunu vurgulayan Önder, Türkiye'ye tarihi bir fırsat doğduğunu belirtti.</p><p>"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü"<br />
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder ABD ile İran arasında varılan ateşkesi değerlendirdi.<br />
Önder, "Emperyalizm bir kez daha samimiyetle vatanını savunan insanlar karşısında diz çökmüştür" dedi.</p>

<p>İşte BTP Sözcüsü Önder'in açıklamaları;</p>

<p>"ABD geri adım atmak zorunda kaldı"</p>

<p>"Ateşkes olumlu bir gelişmedir. Savaşın durması kıymetlidir. Bununla birlikte gerek Trump'ın yaptığı açıklama, gerek İran kaynaklarının yaptığı açıklamayı gördüğümüzde Amerika'nın şartlarında çok daha esnek bir hale geldiği yani geri adımlar attığını görüyoruz. İran'ın daha önce 5 şart ileri sürerken barış için bugün 10 şart ileri sürecek noktaya geldiği görülüyor. Bu şartları da detaylarına inip incelediğimizde Amerika'nın örneğin geçmişte Hürmüz Boğazı üzerinde söz söyleme yetkisini kendisinde görürken bugün İran'la birlikte yönetme noktasına çekildiğini görüyoruz ve belli şartları kabul etmeye hazır olduğunu görüyoruz. </p>

<p>"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü"</p>

<p>Emperyalizm bir kez daha samimiyetle vatanını savunan insanlar karşısında diz çökmüştür. Emperyalizme bugün İran halkı diz çöktürmüştür. Örneğin yine dün gece Amerika tarafından bombalanması planlanan enerji santrallerine adeta kendini feda etmek üzere canlı kalkan olmak üzere on binlerce insanın akın ettiğini, ölümden korkmadığını göstermesi, 14 milyon insanın İran devletine başvurup 'Savaşmak üzere ben hazırım' demesi bugün adeta Çanakkale ruhuna benzer bir ruhun İran'da yaşandığını göstermiştir. Nasıl ki 100 sene önce emperyalizm, ölümden korkmayan Türk milleti karşısında Çanakkale'de diz çökmüşse bugün aynı ruh karşısında emperyalizmin bir kez daha diz çöktüğünü görmüş olduk. Bu kıymetli, doğru bir gelişmedir. </p>

<p>"Türkiye'ye tarihi bir fırsat doğdu"</p>

<p>Bu, Amerika'nın Ortadoğu'da tutunamayacağının, geri çekileceğinin göstergesidir. Onun oluşturacağı boşlukla birlikte Türkiye'ye de tarihi bir fırsat doğmaktadır. Türkiye Ehl-i Beyt'ten İslam'ı öğrenen bir millet olarak Orta Doğu'nun şekillenmesinde ve geçmişte bu bölgeleri yüzlerce yıl yönetmiş bir devlet geçmişine sahip olan bir millet olarak şekillenmesinde rol alabilir. Ticari ilişkiler, siyasi ilişkiler, dostluklar geliştirebilir, birlikler oluşturabilir ve tarihin şekillenmesinde, dünyanın şekillenmesinde aktif bir rol alabilir ama bunu kendi senaryosuyla yapmalı. Bunu NATO şemsiyesiyle, NATO senaryosuyla ya da başka birinin başka bir küresel gücün senaryosuyla değil, tamamen bölgenin menfaatlerini ve kendi menfaatlerini dikkate alarak yapmalıdır. Bu tarihi bir fırsattır. Bu fırsatı kaçırmamalıdır diyorum."</p>
]]></description>
<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:01:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iran-halki-emperyalizme-diz-cokturdu-454234]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iran-halki-emperyalizme-diz-cokturdu-454234"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454206-d1da3a182f01867b964a3bb8c5ed96bb</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[ABD kağıttan imparatorlukmuş]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/06/abd-kagittan-imparatorlukmus-1775481691-736_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>- ABD kağıttan imparatorlukmuş
- Trump 2026 sonunu göremez
- Dün Kürt – Türk kavgası çıkarmak isteyenler bugün de Sünni – Şii kavgası istiyor
- Bu dünyaya adaleti Türk getirecek
- BTP lideri Hüseyin Baş partisinin il başkanları toplantısında konuştu</p><p>- ABD kağıttan imparatorlukmuş<br />
- Trump 2026 sonunu göremez<br />
- Dün Kürt – Türk kavgası çıkarmak isteyenler bugün de Sünni – Şii kavgası istiyor<br />
- Bu dünyaya adaleti Türk getirecek<br />
- BTP lideri Hüseyin Baş partisinin il başkanları toplantısında konuştu</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/d3_tkan6XOM" title="BTP LİDERİ  HÜSEYİN BAŞ  İL BAŞKANLARI TOPLANTISINDA KONUŞTU" width="1335"></iframe></p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisinin il başkanları toplantısına katıldı.<br />
Ankara'da yapılan toplantının başında Türkiye genelinde başlatılan üye kampanyasında dereceye girenlere plaket verildi.<br />
Hüseyin Baş programda yaptığı konuşmada ise sıcak gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.</p>

<p>BTP liderinin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle;</p>

<p>"Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor"</p>

<p>Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor. Fark ediyoruz değil mi? Mesela Amerika süper güçtü. Sizce süper güç mü? Hiç de süper bir güç değilmiş. Amerika'nın en üst düzey teknolojiye sahip uçağı F35'ler sürekli düşüyor. Bunun biri düşüyorsa hepsi düşer. Dolayısıyla o süper güç ne oldu?</p>

<p>NATO'nun varlık amacı nedir?</p>

<p>Amerika'nın başındaki Trump NATO'ya, 'Kağıttan kaplanmış. Biz NATO'ya her cephede yardım ettik. Onlar bu savaşta bizim yanımızda yer almadı' diyor. Şimdi ey Trump; birincisi NATO bir saldırı örgütlenmesi değildir, bir savunma örgütüdür. NATO'nun varlık amacı Amerika kafayı kırınca bir yere saldırdı diye hepsinin hurra oraya saldırması değildir. Sonra NATO kurulduğundan beri NATO ülkelerinden ABD haricinde dünyada savaş çıkarmış bir tane ülke var mı? Yok. ABD dünyada huzursuzluk çıkarıp, başka ülkelerin güçlerini sömürerek o huzursuzluğu çözdüğünü gösterip ondan sonra dünyadaki huzursuzluğun çözümü bende diyor. Halbuki huzursuzluğun kaynağı kendisinde.</p>

<p>"Yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı"</p>

<p>Buradan hareketle NATO'nun katılmadığı İran Savaşı'nda ABD diğer savaşlarda olduğu gibi başarılı olamamış. Günler geçmiş, geceler gündüzleri kovalamış, rüya bitmiş, dünya uyanmış. Böyle olunca bunu kendine yediremeyen Trump, "NATO kağıttan kaplanmış" diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkılmış. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta! Venezuela'da devlet başkanı Maduro'nun bir gece operasyonuyla yatağından alınması olayı da buydu. Venezuela Çin'e petrol satıyor ve Çin'e petrol satarken Amerikan dolarıyla satmıyor. Yoksa bu ülkeler, 'ABD dolarıyla bunu satalım Amerika'nın saltanatına, hegemonyasına hizmet edelim' deseler Suud'un, BAE'nin, Kuveyt'in yaşadığı hayatın kralını yaşardı.</p>

<p>"Amerika'ya diz çökerttiren proje"</p>

<p>Bu ülkeler bir seçim yaptılar ve 'Ya gelecek nesillerin hürriyeti ya da hem bu nesillerin, hem gelecek nesillerin mahkumiyeti' dediler ve hürriyeti seçtiler. Dünyayı değiştirmemiz lazım dediler ve Amerikan dolarına kafa tuttular. Nasıl tuttular sorusunun cevabını hepiniz biliyorsunuz. Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya koyduğu, 'Milli paralarla ticaret yani ülkeler birbirleriyle ticaret yaparken Amerikan dolarını alışveriş unsuru olarak kullanmasın. Öyle olduğu zaman her bir ticaretten Amerika para kazanıyor. Kendi milli paralarını kullansınlar. Böylelikle bir ülkeye bütün dünya hizmet etmiş olmaz. Her ülke kendisine hizmet eder' fikri işte bu dönüşümün temeli oldu. Bugün İran'ın yaptığı mücadele de temelde bu mücadele ve Amerika'ya diz çökerttiren mücadele de bu oldu.</p>

<p>"Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün"</p>

<p>Trump öyle bir hata yaptı ki şu an önüne bir kağıt konsa, 'Tarih 27 Şubat... Hamaney yaşıyor. İran'la hiç savaşa girilmemiş' dense hemen imzayı atar kaçar. Ama öyle bir noktaya geldi ki şimdi diyor, "Yenildiğimizi kabul edip gitsek bir façamız çizilecek. İki, ya bölgede İran'ın hakimiyeti artacak. Biz bu bölgedeki ülkeleri yıllarca sömürdük. Şimdi ne diyeceğiz bunlara?" diyor. Ben şimdi size buradan söyleyeyim, kayıtlara da geçsin diye söylüyorum. Bu Trump 2026'nın sonunu göremez. Nasıl göremez? Bunu ben bilmem ama göremez. Bak göremez! Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün, mesela Netanyahu! Çünkü o değiştiğinde senin de denklemin değişiyor Netanyahu.</p>

<p>"Bu dünyaya adaleti Türk getirecek"</p>

<p>Trump 'Grönland'ı alacağım' dedi ya şimdi hiç konuşmuyor oraları. Grönland'ı alacağım, Panama'yı alacağım, Hürmüz'ü alacağım... Üçünü istedi ama birini alamadı daha. Bu emperyalizmle mücadeledir. Bu sömürüyle mücadeledir. Ben bunu Amerika olduğu için konuşmuyorum, imanımdan konuşuyorum. Benim atam Atatürk burayı emperyalizmle mücadele ederek var etti. Gidin 1915'in Çanakkale'sine öyle bir destan ortaya koydu ki; İngiliz'in sömürgeciliğinin yenilebileceği yüzlerce yıl sonra sadece ve sadece Atatürk'ün savaşıyla ortaya çıktı. Gandhi yıllar sonra, 'Biz Atatürk'ü tanımadan önce İngilizleri tanrı zannediyorduk' dedi. Atatürk öyle bir adamdı ve o başarısını insanlığına borçlu, adaletine borçlu, sömürgeye karşı durmasına borçlu. Bu dünyaya adaleti birisi getirecekse yine o adaleti Türk getirecek. Başka yolu yok.</p>

<p>"Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar"</p>

<p>Türk demişken bir de açılım süreci var ülkemizde. Türk deyince niye açılım geliyorsa aklımıza! Türk sorunu mu var yoksa ülkede? Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar. O terörist elebaşı bizim Kürt köylerimizi bastı, Kürt çocuklarımızı, bebeklerimizi öldürdü. Ona bebek katili deniyor. Çünkü o bizim Şırnak'ta, Hakkari'de, Diyarbakır'da, Lice'de köylerimizi basıp bebeklerimizi öldürdü. Onun bebek katili olmasının sebebi Kürt kardeşimizin bebeğini öldürmesi. Terörü nerede yaptı? Yine o bölgede yaptı. Dolayısıyla bize yakışan bırak ona sahip çıkmayı, onu bir barış elçisi, bir muhatap görmeyi lanet olsun ona deyip yüzüne bile bakmamaktır. Ama toplumu kandırıyorlar, dönüştürüyorlar. Genç nesillerimizin adeta beyinlerini yıkıyorlar.</p>

<p>"Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun"</p>

<p>Şimdiye kadar hiç kimse 'Ben oyum, buyum' demedi. Böyle bir ayrım yok. Kimse birbirinden ayrı asla düşünmedi bugüne kadar. Bunların oluşturduğu suni hikaye şimdi başka bir şeye dönüşüyor gibi. Halbuki yine gidin bizim arkadaşlarımıza Güneydoğu'da gezin; hepsi vatanına, milletine, devletine bağlı, dört dörtlük bizim kardeşimiz insanlar. Bizi rahatsız eden onların adına konuşup, onlardan olmayanlar. Onlardan olmayanlar onların adına konuşuyor. Onların böyle bir derdi yok. Aynı ayrışmayı Sünni – Şii konusunda da yapmak istiyorlar. Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun. Bu kadar basit ölçüler varken niye bu kavga yapılıyor? İşte bu da Amerika'nın ve siyonizmin topraklarımızda oynadığı oyun. Bunun başka bir izahı yok. Bizi bir şekilde bölecekler. Bizi birbirimize çarptırmaya çalışacaklar, kavga ettirmeye çalışacaklar. Şiisi de sünnisi de müslümandır kardeşim.</p>

<p>"BTP olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız"</p>

<p>Türk'ün aslı nedir bilir misiniz? Türk'ün aslı Anadolu'nun İslam'ı, Hacı Bektaş'ın İslamıdır. Osmanlı'nın bütün ocakları yeniçerisi dahil Bektaşilikten gelir. Yeniçeri, ne diye yemin eder? Der ki, "Ey Süfyani, ey Muaviye'nin soyu, sen bir taraf, ben bir taraf." Yani o Muaviye'yi ve Süfyaniliği, Ebu Süfyan'ın soyunu düşman olarak bellemiş bir devletin torunlarıyız biz. Bunu ben söylemiyorum. Bunu Osmanlı söylüyor, atalarımız söylüyor. Sonra bu cumhuriyet nerede kurulmuş? Ebedi liderimiz, Prof. Dr. Haydar Baş yıllarca anlattı. Cumhuriyetin kurulma kararı nerede verildi? Hacı Bektaş'ın dergahında verildi. Cemalettin Efendiyle 3 gün kapanıp istişareler yapıyorlar, konuşuyorlar ve sonunda cumhuriyetin ilanı kararını orada veriyor. Bektaşilik nedir dersen Bektaşilik de Ali'nin yanında olmaktır. Bu kadar. Şimdi buradan kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Biz Bağımsız Türkiye Partilerler olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız ve toplumu birleştirmek için ne gerekiyorsa onu hayata geçireceğiz."</p>

<p><img height="562" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/06/plaket-1775481620-754-x750.jpeg" width="750" /><img height="562" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/06/plaket1-1775481621-559-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:13:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-kagittan-imparatorlukmus-454206]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-kagittan-imparatorlukmus-454206"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454204-59d98062b42bb51e39dbf175ccfb1fd8</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ANKARA BÜYÜKŞEHİR’DEN BAŞKENT’E YENİ BELMEKLER]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/06/img-1916-1775480910-666_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara BŞB, Yenimahalle ve Etimesgut’ta 2 yeni BELMEK açacak. Ergazi’deki merkez 2bin 38 m²’de 13 branşta, Eryaman’daki tesis ise 6bin 300 m²’de 10 branşta eğitim verecek. Binlerce kadına meslek edindirme imkanı sunulacak.</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ANKARA BÜYÜKŞEHİR’DEN BAŞKENT’E YENİ BELMEKLER</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Yenimahalle ve Etimesgut ilçelerinde hizmete açacağı iki yeni BELMEK ile Başkentli kadınlara meslek edinme ve sosyalleşme imkânı sunacak. Modern donanımlı merkezlerde binlerce vatandaşa eğitim verilmesi hedefleniyor.</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’te kadınların istihdama katılımını desteklemek ve sosyal hayata aktif katılımlarını artırmak amacıyla BELMEK (Belediye Meslek Edinme Kursları) ağını genişletmeye devam ediyor.  Bu kapsamda Yenimahalle ve Etimesgut ilçelerinde yapımı tamamlanan iki yeni tesis çok yakında hizmete açılacak. ,</p>

<p style="text-align: justify;">Yenimahalle ilçesi Ergazi Mahallesi’nde hayata geçirilen çok amaçlı kurs merkezi ile Etimesgut ilçesi Eryaman Mahallesi’nde hizmete kazandırılan sosyal tesis alanı, BELMEK çatısı altında Başkentlilere hizmet verecek. </p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">GENİŞ BRANŞ YELPAZESİYLE EĞİTİM İMKÂNI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ergazi Mahallesi’nde yapımı tamamlanmasının ardından kurs merkezi, 2 bin 38 metrekare inşaat alanına sahip modern yapısıyla dikkat çekiyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Merkezde; el nakışı, tel kırma, iğne oyası, tel sarma, sepet örücülüğü, resim, amigurumi, örgü, yemek, ahşap boyama, mefruşat, mozaik, çini ve seramik gibi birçok branşta eğitim verilecek. Yeni BELMEK ile yılda yaklaşık 2 bin vatandaşa ulaşılması hedefleniyor.  </p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">ERYAMAN’A MODERN SOSYAL TESİS </b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Eryaman Mahallesi’nde hizmete açılacak olan yaklaşık 6 bin 300 metrekarelik BELMEK binası ise kapsamlı donanımıyla öne çıkıyor. Tesiste; 84 kişilik çok amaçlı salon, fuaye ve sergi alanı, sınıflar, atölyeler ve 19 araç kapasiteli kapalı otopark yer alıyor.  </p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Alanında uzman eğitmenler eşliğinde çini, resim, seramik, tezhip, ebru, iğne oyası, el nakışı, giyim, mefruşat ve yemek olmak üzere 10 farklı branşta eğitim verilecek. Tesiste görev alacak ekip; eğitmenler, idari personel ve destek personeliyle birlikte kursiyerlere kapsamlı bir eğitim ortamı sunacak.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:07:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-buyuksehir-den-baskent-e-yeni-belmekler-454204]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-buyuksehir-den-baskent-e-yeni-belmekler-454204"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454188-9fe7bde612e1dc17a6a4493866913957</guid>
<category><![CDATA[SOSYAL]]></category>
<title><![CDATA[ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLE ADIM ADIM DOĞAYA DÖNÜŞ]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/05/cem-5625-1775401001-42_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara BŞB, Türkiye Dağcılık Federasyonu ile Kızılcahamam Şahinler Tabiat Parkı'nda ücretsiz doğa yürüyüşü düzenledi. Yaklaşık 200 kişi katılırken, 10 km'lik parkurda doğayla iç içe keyifli anlar yaşandı. Vatandaşlar ABB'ye teşekkür etti.</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLE ADIM ADIM DOĞAYA DÖNÜŞ</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>ŞAHİNLER TABİAT PARKI’NA, ÜCRETSİZ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ</b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentlileri doğayla buluşturmaya devam ediyor. Bu amaçla; Büyükşehir, Türkiye Dağcılık Federasyonu iş birliği ile Kızılcahamam Şahinler Tabiat Parkı’nda ücretsiz doğa yürüyüşü düzenledi. Etkinliğe 7 otobüs kaldırılırken; her yaştan 200’e yakın vatandaş katıldı.</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Yaklaşık 10 kilometrelik parkurda gerçekleşen doğa yürüyüşünde, Başkentliler doğanın huzurlu atmosferinin tadını çıkardı.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), insan odaklı çalışmalarıyla Başkentlilerin yanında olmaya devam ediyor. Bu çalışmalardan biri olan doğa yürüyüşlerini düzenli olarak vatandaşlarla buluşturan ABB, Türkiye Dağcılık Federasyonu iş birliği ile Kızılcahamam Şahinler Tabiat Parkı’na ücretsiz doğa yürüyüşü düzenledi. Doğa yürüyüşü için 7 otobüs kaldırılırken; her yaştan 200’e yakın vatandaş etkinliğe katılım gösterdi. Yaklaşık 10 kilometrelik parkurda gerçekleşen yürüyüşte, Başkentliler hem sosyalleşti hem de doğayla iç içe olmanın huzurunu yaşadı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;">“<b>ANKARA’NIN, DOĞAL GÜZELLİKLERİNİ KEŞFETMEYE DEVAM EDİYORUZ”</b></p>

<p style="text-align: justify;">ABB, Spor Eğitim Şefi İlknur Demirciceşmesi vatandaşlarla doğa yürüyüşünde buluşmaktan keyif aldığını ve bu tarz etkinliklerin devamının geleceğini belirtti. Başkentlilerin, etkinlik duyurularını, Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından takip edilebileceğini vurgulayarak şunları aktardı: <b>“Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak Ankara’nın, doğal güzelliklerini keşfetmeye devam ediyoruz. Bugün, Kızılcahamam’da Şahinler Tabiat Parkı’nın çevresinde bulunan 10 kilometrelik bir parkurda doğa yürüyüşümüzü gerçekleştireceğiz. Aslında doğa yürüyüşü sadece fiziksel sağlığımıza katkı sağlamakla kalmıyor aynı zamanda doğayla iç içe kuş sesleriyle, yeşilin her tonuna dokunarak şehir stresinden uzakta vatandaşlarımızla birlikte zihinsel sağlığımıza da katkıda bulunuyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak doğa yürüyüşümüze periyodik aralıklarla devam edeceğiz. Vatandaşlarımız bizleri, Büyükşehir’i sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirler.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: start;">Türkiye Dağcılık Federasyonu Ankara İl Temsilcisi Burak Göktaş ise Büyükşehir ile iş birliği içinde oldukları için mutlu olduklarını belirterek şunları söyledi<b>: “</b><b>Ankara İl Temsilciliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliği ile ayda bir beraber yaptığımız doğa yürüyüşümüzün bu haftaki rotası olan Şahinler Tabiat Parkı rotasına yürüyeceğiz. Sanırım 150 veya 200’e yakın katılımcı var hava da çok güzel. Sağ olsunlar belediyemizin katkısıyla Ankara halkına böyle bir hizmet ediyoruz. Biz de yardımcı olmaya çalışıyoruz.”</b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p style="text-align: start;"><b>VATANDAŞLARDAN, BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR</b></p>

<p style="text-align: start;">Doğa yürüyüşünde sosyalleşme imkânı bulan başkentliler duygularını şu şekilde ifade etti:</p>

<p style="text-align: start;">-Gülay Tokuş<b>: “İlk defa katılıyorum? Normal günde ulaşamayacağımız, gidemeyeceğimiz kadar uzak yerler. Özellikle kadınlar lokalinin halkımıza çok büyük faydası var, her anlamda; kadınların üzerinde onların yaşamları üzerinde çok büyük etkisi var. Kendileri adına, çocukları adına, aileleri adına çok büyük katkıları olduğuna inanıyoruz.  Artı arada böyle gezilerin olması da tabii ki de süper bir şey. Teşekkürlerimizi sunuyoruz.”</b></p>

<p style="text-align: start;">-Yeşim Çetin<b>:  “Ankara Büyükşehir’in düzenlediği gezi gerçekten çok güzel hava da çok güzel. Bu arada hem kültürel olsun hem sağlık açısından olsun gezilere katılmaya özellikle çabalıyorum. Daha önce kültürel gezilerine de gitmiştim çok güzeldi, görmediğimiz yerleri görüyoruz, tarihi dokusunu öğreniyoruz hem oradaki esnafa bir nebze de olsa destek çıkmaya çalışıyoruz. O yüzden çok güzel verimli geziler. Özellikle herkese tavsiye ediyorum. Genel olarak Ankara halkı da ilgi gösteriyor, kontenjanlar hızlı bir şekilde doluyor. Şehir hayatından biraz uzaklaşmak biraz yeşille doğayla baş başa olmak hepimize çok iyi geliyor. Sağlık açısından hem de maneviyat açısından devamını diliyoruz, kendilerine teşekkür ediyoruz.”</b></p>

<p style="text-align: start;">-Süleyman Kuran: <b>“Şahinler Tabiat Parkı’na gidiyoruz, aslında baharın gelişini kutlayacağız orada. Bu etkinlikler için belediyemize teşekkür ediyorum.”</b></p>

<p style="text-align: start;">-Mustafa Bölük: <b>“Belediyemizden memnunuz. Allah razı olsun böyle geziler düzenliyor, bizi mutlu ediyor. İnsanların böyle gezilere her zaman ihtiyaçları var. Doğayla baş başa bir gün geçirmek dileğiyle diyorum, belediyemize teşekkür ediyorum.”</b></p>

<p style="text-align: start;">Dilek Çetin: <b>“Harika, belediyemize teşekkür ediyorum, biz geçen sene de gelmiştik. İstesek de bazen yapamayacağımız şeyler birileri tarafından sunuluyor. Bu hizmet de belediye tarafından sunulduğu için teşekkür ediyorum.”</b></p>

<p style="text-align: start;">Emre Kahraman: <b>“Çok güzel bir etkinlik, bugün hava da çok güzel. Herkes çok keyifli görünüyor. Bu etkinliği düzenleyen herkese teşekkür ediyorum.”</b></p>

<p style="text-align: start;">Serap Karadağ: <b>“Belediyemize teşekkür ediyorum, gezi gerçekten çok güzel. Arkadaşımızla her sene katılmaya çalışıyoruz. Bazen imkânın varsa da olamayabiliyor ya bu imkânı bize yarattığı için başkanımıza da teşekkür ediyorum.”</b></p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 14:56:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/sosyal/ankara-buyuksehir-belediyesi-ile-adim-adim-dogaya-donus-454188]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/sosyal/ankara-buyuksehir-belediyesi-ile-adim-adim-dogaya-donus-454188"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454186-761d95f6297cb504d6e85fb4926c104c</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP lideri Hüseyin Baş’tan İsrail’in idam yasasına tepki:]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/05/btp-lideri-huseyin-bas-tan-israil-in-idam-yasasina-tepki-1775400757-497_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>“Katil İsrail Meclisi, işgal altındaki topraklarda vatanını savunan Filistinli esirler için  'idam yasasını' onayladı. Bu artık bir çatışma değil, bu bir savaş değil, bu açık bir soykırımdır!" </p><p>BTP lideri Hüseyin Baş’tan İsrail’in idam yasasına tepki:</p>

<p>“Katil İsrail Meclisi, işgal altındaki topraklarda vatanını savunan Filistinli esirler için 'idam yasasını' onayladı. Bu artık bir çatışma değil, bu bir savaş değil, bu açık bir soykırımdır!"</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İsrail'in tutuklu Filistinliler için getirdiği idam yasasına tepki gösterdi.</p>

<p><img height="937" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/05/whatsapp-image-2026-04-05-at-17-08-03-1775400574-553-x750.jpeg" width="750" /><img height="913" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/05/whatsapp-image-2026-04-05-at-17-08-03-1-1775400575-140-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Bugün dünyanın gözü önünde Filistin’de sistematik bir katliam yaşanıyor. Katil İsrail Meclisi, işgal altındaki topraklarda vatanını savunan Filistinli esirler için 'idam yasasını' onayladı. Bu artık bir çatışma değil, bu bir savaş değil, bu açık bir soykırımdır!" dedi.</p>

<p><br />
Hüseyin Baş açıklamasında şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>"İsrail yönetimi, onlarca yıldır sürdürdüğü işgali meşrulaştırmak adına hukuku bir infaz aracına dönüştürmüş, evrensel insan haklarını ayaklar altına almıştır. Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken acı tablo şudur: Binlerce can feda edilirken, çocukların geleceği ellerinden alınırken ve bir milletin var olma hakkı yok sayılırken dünya bu vahşeti adeta bir film izler gibi seyretmektedir.</p>

<p>“Katil rejimle ticareti kesmeyen her yönetim, atılan her kınama mesajıyla aslında kendi acziyetini ilan etmektedir”</p>

<p>"Daha da vahimi sözde Müslüman ülkelerin yöneticileri, bu zulmü sadece kınayarak, cılız bildiriler yayımlayarak sorumluluktan kaçabileceklerini sanmaktadır. Bilinmelidir ki katil rejimle ticareti kesmeyen, ekonomik ve siyasi yaptırımları masaya koyamayan her yönetim, atılan her kınama mesajıyla aslında kendi acziyetini ilan etmektedir.</p>

<p>“Bu mesele 21. yüzyılda insan kalabilme sınavıdır”</p>

<p>Hiçbir güç vatanını savunan bir milletin yaşama iradesini elinden alamaz! Hiçbir kirli siyaset veya stratejik hesap çocukların ölümünü meşrulaştıramaz! Bu mesele artık sadece Filistin’in sınırları içinde kalmış bir toprak meselesi değildir. Bu mesele 21. yüzyılda insan kalabilme sınavıdır."</p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 14:43:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-lideri-huseyin-bas-tan-israil-in-idam-yasasina-tepki-454186]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-lideri-huseyin-bas-tan-israil-in-idam-yasasina-tepki-454186"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454172-4ba7893d6b6aa000d1ae15282e672887</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ABB’NİN ÜCRETSİZ ULAŞIMINDA TALEP ARTIYOR:]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/05/abb-nin-ucretsiz-ulasiminda-talep-artiyor-1775382222-417_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ABB’NİN ÜCRETSİZ ULAŞIMINDA TALEP ARTIYOR: AKTİF KULLANICI SAYISI 73 BİN 261’E ULAŞTI</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ABB’NİN ÜCRETSİZ ULAŞIMINDA TALEP ARTIYOR:</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>AKTİF KULLANICI SAYISI 73 BİN 261’E ULAŞTI</b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>BAŞKENT’TE SOSYAL ABONMAN İLE 1 MİLYON 666 BİN 800 BİNİŞ GERÇEKLEŞTİ</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p class="m_-1260648722247377755" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal destek alan vatandaşlar için hayata geçirdiği “Sosyal Abonman” uygulamasına ilgi giderek artıyor.</b></p>

<p class="m_-1260648722247377755" style="text-align: justify;">·        <b>1 Şubat 2026 tarihinde başlayan uygulamada 27 Mart 2026 itibarıyla aktif kullanıcı sayısı 73 bin 261 kişiye ulaştı.</b></p>

<p class="m_-1260648722247377755" style="text-align: justify;">·        <b>EGO Genel Müdürlüğü verilerine göre, uygulamanın ilk haftasında 176 bin 102 olarak gerçekleşen biniş sayısı yüzde 68 oranında artarak son haftalarda 295 bin 817’ye yükseldi. Sosyal abonmanın uygulanmaya başladığı tarihten itibaren 27 Mart’a kadar toplam biniş sayısı 1 milyon 666 bin 800 olarak gerçekleşti.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) sosyal destek alan vatandaşların toplu ulaşıma erişimini kolaylaştırmak için 1 Şubat 2026’da hayata geçirdiği <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Sosyal Abonman”</b> uygulamasına ilgi her geçen gün artıyor. </p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">EGO otobüsleri, ANKARAY, metro ve Başkentray’da geçerli olan ücretsiz ulaşım kapsamında 27 Mart 2026 itibarıyla aktif kullanıcı sayısı 73 bin 261’e ulaştı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">AKTİF BİNİŞ SAYISI YÜZDE 68 ARTTI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">EGO Genel Müdürlüğü verilerine göre, uygulamanın ilk haftasında toplu taşımada 176 bin 102 biniş gerçekleşirken, son haftalarda bu sayı 295 bin 817’ye yükseldi. Böylece ilk hafta ile son hafta arasında aktif biniş sayısında yüzde 68 oranında artış yaşandı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Gerçekleştirilen biniş sayıları haftalara göre ise, 244 bin 765, 249 bin 402, 234 bin 439, 265 bin 476 ve 200 bin 799 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">TÜM HATLARDA TOPLAM 1 MİLYON 666 BİN 800 BİNİŞ</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Toplam kullanım rakamlarına bakıldığında Sosyal Abonman ile EGO otobüslerine 1 milyon 271 bin 316, metro hatlarına 258 bin 289, ANKARAY’a 53 bin 741, Başkentray’a ise 83 bin 454 biniş gerçekleşti. Tüm hatlarda toplam biniş sayısı ise 1 milyon 666 bin 800 olarak kaydedildi. </p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Uygulama kapsamında verilen ücretsiz ulaşım hakkı, EGO otobüsleri, ANKARAY, metro ve Başkentray hatlarında 30 gün boyunca kullanılabiliyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 05 Apr 2026 09:40:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-nin-ucretsiz-ulasiminda-talep-artiyor-454172]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-nin-ucretsiz-ulasiminda-talep-artiyor-454172"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454166-8efe4d3402769d93a3c50eef6b39b0ef</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[16 YENİ OTOBÜS EGO FİLOSUNA KATILDI]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/04/16-yeni-otobus-ego-filosuna-katildi-1775317286-808_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>EGO filosuna 16 yeni otobüs katıldı. Otokar Kent LF marka dizel otobüslerle birlikte EGO'nun toplam otobüs sayısı 1954'e yükseldi. 2019-2026 arasında alınan yeni otobüs sayısı 524 oldu. Otobüsler, 99 yolcu kapasiteli, klimalı ve engelli erişimine uygun.</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>16 YENİ OTOBÜS EGO FİLOSUNA KATILDI</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>EGO Genel Müdürlüğü’nün öz kaynakları ile alınan 16 adet dizel yakıtlı, solo tip otobüs; toplu taşıma araç filosuna dâhil edildi.</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Alınan yeni otobüslerle birlikte; EGO Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren toplam otobüs sayısı 1954’e yükselirken, 2019-2026 yılları arasında alınan toplam yeni otobüs sayısı ise 524 oldu.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü, toplu taşıma araç filosunun yaş ortalamasını düşürerek Başkentlilere daha konforlu, güvenli ve çevreci ulaşım hizmeti sunmak amacıyla yeni araç yatırımlarına devam ediyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Bu kapsamda tamamı EGO Genel Müdürlüğü’nün öz kaynakları ile alınan 16 adet Otokar Kent LF marka dizel yakıtlı, solo tip otobüs; toplu taşıma araç filosuna dâhil edildi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>2019’DAN İTİBAREN TOPLAM ALINAN OTOBÜS SAYISI 524’E YÜKSELDİ</b></p>

<p style="text-align: justify;">Alınan yeni otobüslerle birlikte; EGO Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren toplam otobüs sayısı 1954’e yükselirken 2019-2026 yılları arasında alınan toplam yeni otobüs sayısı ise 524 oldu.</p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">KONFORLU VE MODERN KENT ULAŞIMI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">12 metre uzunluğunda olan solo tip otobüsler; 27 oturma ve 72 ayakta olmak üzere toplam 99 yolcu kapasiteli, Euro 6 çevreci motor teknolojisine sahip olan klimalı, alçak tabanlı ve engelli erişimine uygun özellikleriyle konforlu ve modern kent ulaşımının tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Yeni araçlarda; yolcu bilgilendirme ekranları, araç içi ve dış çevresini gösteren kamera sistemleri ile güvenli sürüş ve seyahat deneyimi için gelişmiş donanımlar da yer alıyor. Toplu taşıma filosunun her geçen gün genişletilerek vatandaşın daha refah ve konforlu bir ulaşıma kavuşması ve memnuniyetinin yükseltilmesi hedefleniyor.</p>

<p><br style="text-align: start; color: rgb(0, 0, 0);" />
 </p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:37:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/16-yeni-otobus-ego-filosuna-katildi-454166]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/16-yeni-otobus-ego-filosuna-katildi-454166"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454164-0923ca455dc5a48b46f2a745924214c3</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[BAŞKENT’TE HAYVAN DOSTU BELEDİYECİLİK]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/04/baskent-te-hayvan-dostu-belediyecilik-1775317016-707_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ABB’DEN 8 MİLYONUN ÜZERİNDE SOKAK HAYVANINA VETERİNERLİK HİZMETİ </p><p align="center" style="text-align: center;"><b>BAŞKENT’TE HAYVAN DOSTU BELEDİYECİLİK</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>ABB’DEN 8 MİLYONUN ÜZERİNDE SOKAK HAYVANINA VETERİNERLİK HİZMETİ </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalarla Başkent’te milyonlarca can dosta ulaştı. Kısırlaştırma, aşılama, tedavi ve sahiplendirme hizmetlerini kapsayan çalışmalar kapsamında bugüne kadar 8 milyonun üzerinde sokak hayvanına veterinerlik hizmeti sunulurken, 116 bin 772 hayvan kısırlaştırıldı. Ayrıca binlerce kedi ve köpek ABB sayesinde yeni yuvalarına kavuştu. </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmek için başlattığı kapsamlı çalışmaları sürdürüyor. Kısırlaştırmadan aşılama ve tedaviye, sahiplendirmeden mobil veteriner hizmetlerine kadar uzanan uygulamalar sayesinde bugüne kadar 8 milyon 42 bin 831 sokak hayvanı sağlık hizmeti aldı. ABB, 116 bin 772 hayvanı kısırlaştırırken, binlerce yaralı hayvanın tedavisini gerçekleştirip can dostlara güvenli yaşam alanları sağladı.</p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">ÇALIŞMALAR 2019’DA BAŞLADI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">2019 yılında ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın talimatıyla Başkent’te ilk kez <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Sokak Hayvanları Çalıştayı”</b> düzenlendi. Sokak hayvanlarına yönelik politikaların geliştirilmesine katkı sağlayan çalıştayın ardından toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli eğitim programları başlatıldı. Bu kapsamda, acil durumlarda hayvanlara nasıl müdahale edilmesi gerektiğini anlatan teorik ve uygulamalı <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Hayvanlarda İlk Yardım Eğitimi”</b> düzenlendi. Bugüne kadar 1250 kişi bu eğitimlerden yararlandı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi arasında imzalanan protokol sayesinde sokak hayvanlarının tedavi ve bakım hizmetleri bilimsel temelde güçlendirildi. Öte yandan ABB, kent genelinde sokak hayvanlarının sağlık ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla 25 ilçe belediyesiyle iş birliği protokolü imzalayarak ortak çalışmalar yürütmeye başladı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">116 BİN 772 HAYVAN KISIRLAŞTIRILDI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB, 2021 yılında Türkiye’de bir ilke imza atarak Özel Hayvan Hastaneleri Derneği ile iş birliği başlattı ve Başkent’te kapsamlı bir kısırlaştırma seferberliği hayata geçirildi. 2014-2019 yılları arasında 26 bin 384 olan kısırlaştırma sayısı, 2019-2026 yılları arasında 4 katın üzerinde artarak 116 bin 772’ye ulaştı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ayrıca 174 bin 19 hayvan aşılandı, 153 bin 748 yaralı hayvana müdahale edildi. Bu hayvanlardan 5 bin 362’sine cerrahi ve ortopedik operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">VETBÜS İLE MOBİL VETERİNER HİZMETİ, E-PATİ İLE İHBAR VE SAHİPLENDİRME</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Sahipsiz sokak hayvanlarına yerinde ulaşmayı amaçlayan mobil veteriner hizmeti VETBÜS ile kent merkezi ve ilçelerde tarama, kuduz aşısı, çiplendirme ve küpeleme hizmetleri kesintisiz şekilde sürdürülüyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB’nin hayvan dostu uygulaması E-Pati sayesinde de vatandaşlar Başkent 153 hattı üzerinden yaralı sokak hayvanlarını ihbar edebiliyor ve hayvanların durumunu online olarak takip edebiliyor.https://epati.ankara.bel.tr/ adresi üzerinden kısırlaştırma randevusu da alınabiliyor, ayrıca kedi ve köpek sahiplendirme işlemleri yapılabiliyor. Uygulama sayesinde bugüne kadar 4 bin 490 kedi ve köpek yeni yuvalarına kavuştu.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ABB, herhangi bir kazanç veya menfaat gözetmeden toplumsal alanlardan alınan 7 bin 4 köpeği, 42 sivil toplum kuruluşu, dernek ve yaşam alanına teslim etti. Bu süreçte kısırlaştırma, beslenme, tedavi ve kayıt altına alma hizmetlerinin yanı sıra zemin düzenleme, su temini, tel çit ve kulübe desteği de sağlandı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">BAŞKENT’TE MODERN HAYVAN SAĞLIĞI MERKEZLERİ</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi, Karataş Hayvan Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, Sincan Kedi Tedavi Merkezi, Kurtuluş Sokak Hayvanları Sağlık Merkezi ve Çankaya-Oran Kısırlaştırma ve Sahiplendirme Merkezi (KISAMER) ile hizmet vermeye devam ediyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Türkiye’nin en büyük merkezlerinden biri olan 93 bin metrekarelik Karataş Hayvan Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, 6 bin hayvan kapasitesine sahip. Merkezde 6 ameliyathane, yoğun bakım ünitesi, ileri tetkik imkânları ile kısırlaştırma, tedavi ve sahiplendirme hizmetleri veriliyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ayrıca merkezde yer alan tesislerde günlük 4 bin kilogram kompost mama üretimi yapılarak sokak hayvanlarının beslenmesine katkı sağlanıyor. Karataş’ta Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen uygulamayla hayvanseverlerin köpeklerin bakım ve beslenmesine katkı sağlayabildiği butik yaşam alanları da bulunuyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">ANKARA’DA BİR İLK: SİNCAN KEDİ TEDAVİ MERKEZİ</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">400 kedi kapasiteli Sincan Kedi Tedavi Merkezi, muayene odaları, ameliyathane, karantina ve sahiplendirme üniteleriyle Ankara’da bir ilk olma özelliği taşıyor. Özellikle kaza sonucu yaralanan kedilerin tedavilerinin yapıldığı merkez, aynı zamanda kısırlaştırma ve sahiplendirme hizmeti de veriyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">2020 yılında yenilenen Kurtuluş Sokak Hayvanları Sağlık Merkezi, kısırlaştırma, aşılama, tedavi ve sahiplendirme hizmetlerinin yanı sıra görüntüleme cihazları ve yoğun bakım ünitesiyle hizmet veriyor. Merkezden haftanın 7 günü 08.00-16.00 saatleri arasında yararlanılabiliyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Çankaya-Oran Kısırlaştırma ve Sahiplendirme Merkezi (KISAMER) ise yine haftanın 7 günü kuduz aşısı, kısırlaştırma, tedavi ve sahiplendirme hizmeti sunuyor. Vatandaşlar E-Pati üzerinden randevu alarak merkezden kolayca hizmet alabiliyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">YENİ MERKEZLER YOLDA</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi, 112 bin metrekarelik Gökçeyurt Köpek Doğal Yaşam Alanı ile 3 bin metrekarelik Alacaatlı Kedi Kısırlaştırma, Sahiplendirme ve Tedavi Merkezi’ni de çok yakında hizmete açmaya hazırlanıyor.</p>

<p><br style="text-align: start; color: rgb(0, 0, 0);" />
 </p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:33:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/baskent-te-hayvan-dostu-belediyecilik-454164]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/baskent-te-hayvan-dostu-belediyecilik-454164"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454124-0b6d64837bbbf2188fbdabf90230d760</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu,]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/01/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-1775054950-116_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ortadoğu'daki gelişmeler kapsamında yapılması gerekenlere işaret ederek "Dışişleri Bakanının beklentileri gerçekleşir ve Körfez ülkeleri İran’a karşı askeri bir tepki verirse, Türkiye bu askeri ittifakın mutlaka dışında kalmalıdır.</p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ortadoğu'daki gelişmeler kapsamında yapılması gerekenlere işaret ederek "Dışişleri Bakanının beklentileri gerçekleşir ve Körfez ülkeleri İran’a karşı askeri bir tepki verirse, Türkiye bu askeri ittifakın mutlaka dışında kalmalıdır. Savaşı bölgesel bir savaş olarak tanımlamak yerine, ABD-İsrail-İran savaşı olarak tanımlamalı, kendisine sıçramaması için gayret göstermelidir" dedi. Türkiye'nin, Şam ve Bağdat'la olan ilişkilerini de yakın tutması gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Bu ülkelerin toprak bütünlüklerinin olumsuzluklardan etkilenmemesi için gayret göstermelidir" ifadesini kullandı. Dervişoğlu,  "Bütün bunlarla birlikte, altını çizerek tane tane söylüyorum: İmralı süreci derhal sona erdirilmelidir. Millî kimliğimizi zayıflatan söylemler derhal terk edilmelidir. Bu yolda şuursuzca önerilen yasal ve anayasal değişiklikler bir daha inmemek üzere rafa kaldırılmalıdır" şeklinde konuştu. Partimizin grup toplantısında ekonomiye dair de değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, "Raftaki yangını söndürün. Pazardaki yangını söndürün. Eğer gerçekleri görmüyorsanız, pazara gidip gerçeklerle yüzleşin. Domatesin 300, biberin 400 lira olduğu bir ülkede; emeklilerimiz 20 bin lira maaşla tencerelerini nasıl kaynatacak? Siz hiç utanmıyor musunuz?" diye ekledi.</p>

<p>Değerli milletvekilleri ve misafirler,</p>

<p>Saygıdeğer basın mensupları,</p>

<p>Aziz milletim!</p>

<p>“Dünya düzeni” değişiyor.</p>

<p>Bugün hür düşüncenin hayat verdiği dünyanın ruhu can çekişiyor.</p>

<p>Geleceğin daha iyi olacağına dair iyimserliğin çoktan solduğu,</p>

<p>Yarınlara dair kaygının göğüsleri daralttığı,</p>

<p>Tuhaf bir dönemden geçiliyor.</p>

<p>İnsan aklının adeta “deliler” tarafından esir alındığı,</p>

<p>Dünyayı savaşa, kaosa ve kargaşaya sürüklediği bir zaman yaşanıyor.</p>

<p>Ne şanssızlıktır ki,</p>

<p>Açlığın ve hatta salgınların dahi geri döndüğü,</p>

<p>Orman kanunlarının yeniden geçerli olduğu bu dönemde ülkemiz,</p>

<p>Ulus-devletin kıymetini bilmeyen,</p>

<p>Adeta hakikatle savaşan bir hükümet tarafından yönetilmektedir.</p>

<p>Hatadan hataya koşuyorlar.</p>

<p>Vazifelerinin üstesinden gelemiyorlar.</p>

<p>Dışarının çalkantılarından milletimizi koruyamıyorlar.</p>

<p>Bu büyük milletin dertlerine çare bulamıyorlar.</p>

<p>Karmaşıklaşmış tüm bu sorunlar karşısında</p>

<p>İnsanımızın tutunacak dalı olamıyorlar.</p>

<p>Yaşadığımız derin ekonomik krize hamasetle,</p>

<p>Vatanımızın her karışında hissedilen güvensizliğe de</p>

<p>Garip bir müsamaha ile yaklaşıyorlar.</p>

<p>Burada söylemek istediğim açıklıkla şudur:</p>

<p>Bizim Çelik Kubbemiz de Demir Kubbemiz de öncelikle Cumhuriyet’tir.</p>

<p>Ulus bilinci yoksa, ulus-devlet yoksa, Türkiye’nin ulusal savunması sağlanamaz.</p>

<p>Tüm meselelere işte bu zaviyeden bakıyoruz.</p>

<p>Farkımız da budur.</p>

<p>Onların Terörsüz Türkiye projesi, ulus-devletten kesin olarak uzaklaşmak demektir.</p>

<p>Bizse, Türkiye’nin bekasının yurttaş haklarının</p>

<p>Tam ve kâmil şekilde sağlanmasından geçtiğini biliyoruz, söylüyoruz.</p>

<p></p>

<p>Cumhuriyeti sahipsiz ve güçsüz kılmak, kimseye fayda getirmez.</p>

<p>Ulus vasfını, Cumhuriyet’ten ayırmak,</p>

<p>Üniterlikten taviz verecek kapılar açmak,</p>

<p>Truva’nın kapılarını açmaktır.</p>

<p>O kapı da başıboş değildir, herkes bunu böyle bilsin!</p>

<p>Türk milleti yalnız, çaresiz, mecbur ve mahkum değildir; biz varız!</p>

<p>Geçtiğimiz hafta konuşmamda,</p>

<p>Ülkemizin İran savaşına askeri olarak müdahil olmaması gerektiğini söylemiştim.</p>

<p>Bununla birlikte,</p>

<p>Savaşın tarafları ile kurduğu ilişkiyi</p>

<p>Uluslararası sözleşmelerdeki yükümlülüklerin ötesine</p>

<p>Taşımaması gerektiğinin de altını çizmiştim.</p>

<p>Son olarak da,</p>

<p>İran’ın bir iç savaşa sürüklenme riskinden bahsetmiş,</p>

<p>Bölgedeki PKK bağlantılı grupların silahlandırılmasının</p>

<p>Kabul edilemeyeceğini belirtmiştim.</p>

<p>Böylesine büyük bir risk mevcut iken,</p>

<p>Tamamıyla iç politikada iktidar hesaplarıyla başlatılan İmralı/İhanet Süreci’nin ise</p>

<p>İvedilikle bitirilmesi gerektiğini de eklemiştim.</p>

<p>İran savaşında bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyoruz.</p>

<p>Trump yönetimi,</p>

<p>Tahran’da konuşabileceği bir yönetim arzu ettiğini</p>

<p>Ve nükleer çalışmaların sonlanması başta olmak üzere,</p>

<p>Yeni yönetim ile anlaşabileceğini söylüyor.</p>

<p>Bunun olmaması durumunda ise İran’ı,</p>

<p>Bütün enerji altyapısını imha etmekle</p>

<p>Ve Hark Adası’nı işgal etmekle tehdit ediyor.</p>

<p>Öte yandan Tahran’daki yönetim ise,</p>

<p>Bu talepleri egemenlik haklarına karşı</p>

<p>Açık bir saldırı olarak değerlendirmekte</p>

<p>Ve Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutacağını</p>

<p>Amerikan varlığının bulunduğu bölge ülkelerini de hedef alacağını söylemektedir.</p>

<p>Temennimiz elbette ki, bu savaşın bir an evvel bitmesidir.</p>

<p>Ancak, yaşanan krizin dünya ekonomisine yükü her geçen gün artarken,</p>

<p>Savaşın şiddetini artıracağını öngörebiliriz.</p>

<p>Mevcut durumun sonlanması için,</p>

<p>Eğer taraflar geri adım atmazsa,</p>

<p>ABD ve İsrail’in kazanmak,</p>

<p>İran rejiminin ise ayakta kalmak için</p>

<p>Her adımı atabileceği bir döneme giriyoruz.</p>

<p>Türkiye için tarafsızlığını korumak</p>

<p>Her zamankinden daha zor olacaktır.</p>

<p>Ancak bunu başarmak zorundadır.</p>

<p>Türkiye duygusal malum odakların refleksleriyle,</p>

<p>Avrasyacı propagandanın etkisiyle, geleneksel ilişkilerini bozacak,</p>

<p>İttifaklardan dışlanacak adımlar atmamalıdır.</p>

<p>Topraklarının İran’a karşı savaşta kullanılmasına izin vermemelidir.</p>

<p>Bu savaştan Türkiye,</p>

<p>Tek bir vatandaşının burnu bile kanamadan çıkmalıdır.</p>

<p>Aynı şekilde Türkiye sebebiyle de</p>

<p>Hiçbir insana zarar gelmemelidir.</p>

<p>Geçen hafta dış politika önceliklerimizi anlatmıştım.</p>

<p>Şimdi daha somut uyarılar yapma ihtiyacı hissediyorum.</p>

<p>Eğer,</p>

<p>Dışişleri Bakanının beklentileri gerçekleşir</p>

<p>Ve Körfez ülkeleri İran’a karşı askeri bir tepki verirse,</p>

<p>Türkiye bu askeri ittifakın mutlaka dışında kalmalıdır.</p>

<p>Savaşı bölgesel bir savaş olarak tanımlamak yerine,</p>

<p>ABD-İsrail-İran savaşı olarak tanımlamalı,</p>

<p>Kendisine sıçramaması için gayret göstermelidir.</p>

<p>1980-1988 yılları arasında İran-Irak savaşı sırasında</p>

<p>Ülkemizin izlediği dış politika bu açıdan yol göstericidir.</p>

<p></p>

<p>Bununla birlikte Türkiye,</p>

<p>Şam ve Bağdat ile ilişkilerini yakın tutmalıdır.</p>

<p>Bu ülkelerin toprak bütünlüklerinin</p>

<p>Yaşananlardan olumsuzluklardan etkilenmemesi için</p>

<p>Gayret göstermelidir.</p>

<p>Bütün bunlarla birlikte eş zamanlı olarak,</p>

<p>Altını çizerek tane tane söylüyorum,</p>

<p>İmralı süreci derhal sona erdirilmelidir.</p>

<p>Millî kimliğimizi zayıflatan söylemler derhal terk edilmelidir.</p>

<p>Bu yolda şuursuzca önerilen yasal ve anayasal değişiklikler,</p>

<p>Bir daha inmemek üzere rafa kaldırılmalıdır.</p>

<p>Zaman,</p>

<p>İç politika kazanımları için şımarıkça hareket etme zamanı değildir.</p>

<p>Hükümetle yakın ilişki içinde olan</p>

<p>Ve söyledikleri sanki Türk hükümetinin resmi görüşüymüş gibi algılanan</p>

<p>Medyadaki soytarılıklara derhal son verilmelidir.</p>

<p>Türk milleti, algı operasyonlarının nesnesi yapılamaz.</p>

<p>Burada medyaya değil,</p>

<p>Onların sahiplerine sesleniyorum.</p>

<p>Aklınızı başınıza toplayın!</p>

<p>Başka Türkiye yok beyler, başka Türkiye yok!</p>

<p>Bu işin çözümü bellidir:</p>

<p>Teröristi caydırmalısın ama her daim terörle mücadele etme gücünü sergileyerek!</p>

<p>Teröre tevessül edilmesini sona erdirmelisin,</p>

<p>Ama teröre gerek kalmayan bir devlet-yurttaş ilişkisini,</p>

<p>Yani Cumhuriyeti güçlendirerek!</p>

<p>Müebbet hapse mahkum bir kişiye statü arayarak,  Türkiye Cumhuriyeti Devleti ileriye taşınamaz!</p>

<p>Tarihin çöplüğüne atılmış ideolojilerin,</p>

<p>Aksak akılların dünyasında üretilen,</p>

<p>Gerçeklikten kopuk hayallerin propagandasına</p>

<p>Bu millet maruz bırakılamaz.</p>

<p>Muhtaç da edilemez.</p>

<p>Bu hâl, bize şu hakikati göstermiştir:</p>

<p>Sadece ülkemizin değil; bölgemizin huzuru için</p>

<p>Öncelikle bir Türk Paktı hayata geçirilmelidir.</p>

<p>Bu yüzden,</p>

<p>Türkiye’nin, Azerbaycan’ın ve KKTC’nin</p>

<p>Her zamankinden daha yakın çalıştığı,</p>

<p>Tüm Türk devletlerinin,</p>

<p>Birbirlerinin güvenliğine kefil olabildiği bir odak hâkim olmalıdır.</p>

<p>Türkiye’nin koşulsuz yer alacağı tek ittifak da budur.</p>

<p>Değerli arkadaşlar,</p>

<p>Son günlerde</p>

<p>Yargıdaki bozulma ile ilgili çok fazla haber okuyor</p>

<p>Ve iddia duyuyoruz.</p>

<p>Müsaadenizle,</p>

<p>Meseleyi kişiselleştirmeden, yapısal bir analiz yapmak istiyorum.</p>

<p>Zira isimlerin ve kişilerin bu sistemde hiçbir önemi yoktur.</p>

<p>Sorun bizzat sistemin kendisindedir.</p>

<p>Türkiye’de ya da herhangi bir modern devlette,</p>

<p>Vatandaşları kanunlar korur.</p>

<p>Ve yine vatandaşlar kanuna göre cezalandırılır.</p>

<p>Türkiye,</p>

<p>Bu en temel ilkeyi maalesef kaybetmiştir.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ile birlikte ortadan kaldırılan</p>

<p>Sadece yasamanın gücü olmamış,</p>

<p>Aynı zamanda yargının bağımsızlığı olmuştur.</p>

<p>Ve maalesef gelinen aşamada,</p>

<p>İnsanları koruyan da cezalandıran da bizzat siyasettir.</p>

<p>Hatta insanların siyasi iktidar ile kurduğu ilişkidir.</p>

<p>Bugün yasalar,</p>

<p>İktidar yanlıları için farklı,</p>

<p>Muhalifler için farklı yorumlanmakta, farklı uygulanmaktadır.</p>

<p>Bu durum ise,</p>

<p>Yargı ile münasebeti olan herhangi bir vatandaşı,</p>

<p>Siyasi bir bağlantı bulmaya sürüklemektedir.</p>

<p>Neticede,</p>

<p>İnsanları koruyacak bir kanun yoksa,</p>

<p>İnsanlar kendilerini koruma yöntemlerini geliştirmek mecburiyetinde kalır.</p>

<p>Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Kişinin kendi hesabına adaleti temin etmek mecburiyetine yönlendirilmesi,</p>

<p>O ülkedeki adalet sistemini yerle bir eder. </p>

<p>Bu doğru değildir, olamaz da.</p>

<p>Lakin olan budur.</p>

<p>Bu siyasi bağlantıyı sağlayanlar ise</p>

<p>Bu hizmeti, belirli bir tarifeye göre uygulamakta,</p>

<p>Hukuki süreçlerin sonuçları adeta bir borsa tarafından belirlenir hale gelmektedir.</p>

<p>Bu düzen,</p>

<p>Yargıyı kontrol eden siyasi iktidara kıyısından köşesinden yaklaşabilen</p>

<p>Herkes için zengin olma fırsatlarıyla doludur.</p>

<p>Bu sistem,</p>

<p>İş takipçileri, komisyoncular üretir.</p>

<p>Günün sonunda hukuk pazara çıkarılır.</p>

<p>Nihayetinde bırakın yargının adaleti sağlamasını,</p>

<p>Yargı bir tehdit, şantaj ve zenginleşme aracına dönüşür.</p>

<p>Çürümenin kurumsallaşması dediğimiz hadise tam olarak budur.</p>

<p>Ufak tefek davaları para karşılığı çözmekle başlayan işler,</p>

<p>Artık masum insanları tehdit etmek</p>

<p>Ve onları gasp etmek için yargının kullanılmasını beraberinde getirir.</p>

<p>Bugün,</p>

<p>İster iktidara ister muhalefete oy vermiş olsun,</p>

<p>Ülkenin büyük çoğunluğunun vicdanını yaralayan birçok adaletsizliğin kaynağı budur.</p>

<p>Çetelerin sokaklara çöreklenmesinin,</p>

<p>Mafyaların, çetelerin elini kolunu sallayarak gezmesinin,</p>

<p>Uyuşturucunun yaygınlaşmasının,</p>

<p>Şehirlerimizin adeta bir oligark ekonomisine teslim olmasının sebebi budur.</p>

<p>Bu öyle bir tezgahtır ki,</p>

<p>Parayı sezen buraya doğru hareket eder.</p>

<p>Gazeteci iftira atmama karşılığında para ister,</p>

<p>Sosyal medya fenomeni itibarınızı zedelememek karşılığında para ister,</p>

<p>Siyasetçiler, avukatlar ve danışmanlar</p>

<p>Sizi kanuni olmayan süreçlerden korumak için para ister.</p>

<p>Bu arada fabrikalar durur,</p>

<p>İşsizlik artar,</p>

<p>Ekonomi çöker.</p>

<p>Ama suyun üzerinde bu asalak sınıfı kalır,</p>

<p>Tatlı hayat yaşamaya devam ederler.</p>

<p>Buna dur demek için,</p>

<p>Denetim mekanizmalarını “Bürokratik oligarşi” deyip,</p>

<p>Bir kenara iten anlayış terkedilmelidir.</p>

<p>Yargıyı bağımsız,</p>

<p>Medyayı hür,</p>

<p>Parlamentoyu ise güçlü kılmaktan başka çaremiz yoktur.</p>

<p>Herkes aklını almak mecburiyetindedir.</p>

<p>Her şeyi açık ve net olarak anlatıyorum:</p>

<p>Türkiye’yi yeni yeni maceralara sürüklemek, kimsenin hakkı ve haddi değildir.</p>

<p>Sevgili arkadaşlar,</p>

<p>Çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için</p>

<p>Hukuki bir duvar da inşa etmeliyiz.</p>

<p>Açık konuşalım,</p>

<p>Cumhuriyet tarihinde ilk defa</p>

<p>Sokaklarımız çocuklarımız için güvenli değil.</p>

<p>Yargı mercileri ve kolluk kuvvetleri,</p>

<p>Sokaklarda ve kamusal alanlarda kamu güvenliğinin bozulması karşısında çaresiz.</p>

<p>Suçlar artıyor, suçlular çoğalıyor.</p>

<p>Türk milleti adeta kaderine terk edilmiş durumda.</p>

<p>Biz bu ülkede Türk sorunu var derken,</p>

<p>İşte bu durumu kastediyoruz.</p>

<p>Hukuk, yargı, adalet…</p>

<p>Bunlar, vatandaşı korumak için vardır.</p>

<p>İktidar odaklarını ve onların kirli düzenlerini korumak için değil.</p>

<p>Hukukun amacı, körü körüne itaati sağlamak değil,</p>

<p>İnsan onurunu ve yurttaş haklarını koruyacak bir düzeni sürdürmektir.</p>

<p>Biz, müreffeh bir ülkenin hür insanları olarak,</p>

<p>Hak ettiğimiz düzeni, milletimizle el ele kurmak için yola çıktık.</p>

<p>Cumhuriyet sorumluluğu en başta budur.</p>

<p>Var olma sebebimiz budur, iddiamız budur, istikametimiz de budur.</p>

<p>Hepimizin her gün yaşadığı üzere,</p>

<p>İçeride çürüyen ve yitirilen yalnızca hukuk düzeni değildir.</p>

<p>Soframız küçülmekte, vatanın bereketi solmaktadır.</p>

<p>2025 yılının tarımsal desteklerini ödemek için,</p>

<p>2026’nın Mart ayını beklediniz.</p>

<p>Bu destekler açıklandığında mazot 40 liraydı.</p>

<p>Bugün 80 liraya dayandı.</p>

<p>Gübre fiyatı son 3 haftada yüzde 50 yükseldi.</p>

<p>Mart bitti.</p>

<p>Bu ödemeleri hâlâ tamamlamadınız.</p>

<p>Enflasyon her şeyi süpürdü.</p>

<p>Para çiftçinin cebine girmeden pul oldu.</p>

<p>2025 ödemelerini hiçbir bahane üretmeden hemen yapın!</p>

<p>Çiftçi, traktörünün marşına basamaz oldu.</p>

<p>Tarımsal mazottan vergiyi derhâl kaldırın.</p>

<p>Üreticilere, artan maliyetlere uygun, ilave destek sağlayın.</p>

<p>Acil çözüm reçetesi olarak,</p>

<p>Çiğ süt fiyatını hemen açıklayın.</p>

<p>Üreticiyi belirsizliğe mahkûm etmeyin.</p>

<p>Çiftçilere mazot ve yem desteklerini artırın.</p>

<p>Maliyet artışlarını görmezden gelmeyi bırakın.</p>

<p>Ziraat Bankası’nın üretim için kullandırdığı kredi limitlerini</p>

<p>2024 prangasından kurtarın.</p>

<p>Oluşan koşullara göre limitleri güncelleyin.</p>

<p>Tarladan sofraya gıda taşıyan nakliyeciye vergisiz yakıt sağlayın.</p>

<p>Raftaki yangını söndürün.</p>

<p>Pazardaki yangını söndürün.</p>

<p>Eğer gerçekleri görmüyorsanız, pazara gidip gerçeklerle yüzleşin. </p>

<p>Domatesin 300, biberin 400 lira olduğu bir ülkede,</p>

<p>Emeklilerimiz 20 bin lira maaşla tencerelerini nasıl kaynatacak?</p>

<p>Siz hiç utanmıyor musunuz? </p>

<p>Bugün vatandaşlarımız</p>

<p>Et alamadığı için hamura, nişastaya yöneliyor.</p>

<p>Bakın rakamlara,</p>

<p>2023’te 52 kilo olan kişi başı yıllık patates tüketimi</p>

<p>2025’te 67 kiloya çıkmış.</p>

<p>Bu bir tercih değil, bir zorunluluk.</p>

<p>Milletimiz beslenmiyor, karnını tok tutmaya uğraşıyor.</p>

<p>Ortaya çıkan bu tablo, yoksullaşmanın en somut halidir.</p>

<p>Bu hanelerimizdeki mutfak yangını</p>

<p>Bir geçim krizidir.</p>

<p>Bir ülkede et tüketimi azalıyor,</p>

<p>Patates tüketimi artıyorsa,</p>

<p>Orada refah değil</p>

<p>Yoksulluk büyüyordur.</p>

<p>Gelinen noktada ülkemiz</p>

<p>Cumhuriyet tarihinin en ağır krizlerinden birisi ile karşı karşıyadır.</p>

<p>Bu kriz sessiz ama derinden bir etkiyle büyümektedir.</p>

<p>Hükümet konuşmaktan kaçınsa da</p>

<p>“Gıdaya erişim krizi” yaşıyoruz.</p>

<p>İnsanlarımız artık et alamıyor,</p>

<p>Balık alamıyor,</p>

<p>Bakliyat alamıyor;</p>

<p>Kısacası protein sofralarımızdan çekiliyor.</p>

<p>Onun yerine ne geliyor?</p>

<p>Patates, makarna, ekmek…</p>

<p>Bunları almaya da ne kadar gücü yeterse.</p>

<p>Üç çocuğumuzdan biri yoksulluk içinde büyüyor.</p>

<p>Yeterli beslenemiyor.</p>

<p>Gençlerimiz yeterli harçlıkları olmadığı için</p>

<p>Her gün öğün atlıyorlar.</p>

<p>Yoksulluğun tetiklemesiyle okullaşma oranımız düşüyor.</p>

<p>Bir ülkede insanlar sağlıklı beslenemiyorsa</p>

<p>Orada sadece ekonomi değil,</p>

<p>Toplum sağlığı da çöker.</p>

<p>Bu ise krizin, sadece bugünün değil,</p>

<p>Geleceğin de krizi olduğunu gösterir.</p>

<p>Devlet vatandaşına sadece ekmek değil,</p>

<p>Sağlıklı beslenme imkânı sunduğu ölçüde büyük devlettir.</p>

<p>Büyük devlet, güçlü bir toplum ile,</p>

<p>Güçlü bir toplum ise sağlıklı beslenen bireylerle mümkündür.</p>

<p>Bu yüzden bugünkü vahim tablo,</p>

<p>Bir an önce değişmelidir.</p>

<p>Temel gıda maddelerindeki vergi yükünü sona erdirmeliyiz.</p>

<p>Tarım ve hayvancılıkta topyekûn bir üretim seferberliği başlatılmalıdır.</p>

<p>Özellikle çocuklarımızda beslenme eşitliğini sağlamak açısından</p>

<p>Okullarımızda ücretsiz sağlıklı beslenme programları uygulamaya alınmalıdır.</p>

<p>Biz bireyin sadece karnını doyurduğu değil,</p>

<p>Sağlıklı beslendiği bir Türkiye istiyoruz.</p>

<p>Çok fazla bir şey istemiyoruz;</p>

<p>Mutlu yarınlar için tok karınlar istiyoruz. </p>

<p>Değerli arkadaşlar,</p>

<p>Bu çöküş, devletin kendi omurgasında da görülmektedir.</p>

<p>Çalışan diğer kesimler gibi,</p>

<p>Memur maaşları da çok uzun zamandır</p>

<p>Gerçek hayat maliyetlerini karşılayamaz durumdadır.</p>

<p>Özellikle büyükşehirlerde yaşamak</p>

<p>Kamu çalışanları için yüktür.</p>

<p>Kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları,</p>

<p>İçinde bulunulan hayatı taşıyamamaktadır.</p>

<p>Bunların üstüne eklenen adaletsiz uygulamalar,</p>

<p>Partizanca hareketler,</p>

<p>Siyasi mobbingler,</p>

<p>Liyakat dışı atamalar</p>

<p>Kamu emekçilerini umutsuzluğa, karamsarlığa,</p>

<p>Devletine karşı aidiyet duygusunun zayıflamasına itmektedir.</p>

<p>Bir devlet için en büyük tehlikelerden birisi</p>

<p>Aidiyet duygusunu ve motivasyonunu kaybetmiş kamu görevlileridir.</p>

<p>Kamu görevlilerinin haklarını savunmak ve iyileştirmek amacıyla kurulan</p>

<p>Sendika ve konfederasyonlar</p>

<p>Bahsettiğimiz geriye gidişle,</p>

<p>Hak kayıpları ile ilgilenecekleri yerde</p>

<p>İktidara şirin görünmekle,</p>

<p>Cumhuriyet düşmanlığı ile meşgul olurlarsa</p>

<p>Kaybeden yalnızca milyonlarca kamu emekçisi değil,</p>

<p>Bizzat devletin kendisi olacaktır.</p>

<p>Bugün oturdukları koltukları borçlu oldukları Cumhuriyete</p>

<p>İhanet ve nankörlük kervanına yeni katılımlar görüyoruz.</p>

<p>Memur-Sen Genel Başkanı’ndan bahsediyorum!</p>

<p>Bu Cumhuriyet öyle büyüktür,</p>

<p>Öyle sahip çıkılasıdır ki,</p>

<p>Bugün kendisine küfreden bu zatı,</p>

<p>Tokat’ın Ahmet Danişment Köyü’nden almış;</p>

<p>Önce öğretmen,</p>

<p>Sonra okul müdürü yapmış,</p>

<p>Sonra da sendika başkanı olmasının yolunu açmıştır.</p>

<p>Ama 1 milyonun üstünde</p>

<p>Kamu görevlisini temsil eden bir sendikanın koltuğunda oturan bu zat,</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu konuşmada diyor ki:</p>

<p>Anadolu,</p>

<p>100 yıllık narkozdan çıkıyormuş.</p>

<p>Yeni bir diriliş,</p>

<p>Yeni bir uyanış hamlesi yaşıyormuşuz.</p>

<p>İradesi örselenmiş,</p>

<p>Tarihiyle bağı kesilmiş eski Türkiye yokmuş da,</p>

<p>Yüklerinden kurtulan bir Türkiye varmış.</p>

<p>Bu sözleri duyunca insan,</p>

<p>Açıkça sergilenen bu hainlik ve nankörlük karşısında üzülüyor,</p>

<p>Bu şahıslar adına utanıyor.</p>

<p>Ama hani meşhur söz vardır ya:</p>

<p>Nankörlük, insanın kendi ruhuna ettiği ihanetin adıdır.</p>

<p>Vefasızlık, geçmişi silmek değildir, geleceği yıkıp dökmektir.</p>

<p>Bu zata tavsiyemiz,</p>

<p>Cumhuriyet’le kavgaya tutuşarak iktidara şirin gözükmek yerine,</p>

<p>Temsil ettiği kamu görevlilerinin dertleri ile dertlenip,</p>

<p>Kamu emekçilerinin içine düştüğü ekonomik darboğazdan</p>

<p>Nasıl kurtulacaklarına yönelik kafa yorması</p>

<p>Ve sendikacılığın hakkını vermesidir.</p>

<p>Böyle utanmazlık hiçbir Türk evladına yakışmaz!</p>

<p>Cumhuriyet’le kavga bir sendika başkanının işi değildir ve olmamalıdır. </p>

<p>Kamu emekçileri arasında iktidara yakınlığı ile “sarı sendika” olarak adlandırılmaktan</p>

<p>Biraz gocunup sendikal hareketin gereklerini yerine getirmekte uzak durmasın.</p>

<p>Hükümete yakın durmak, kişinin dünya ve siyasi görüşüyle ilişkilendirilebilir.</p>

<p>Ama yanlışın uşağı ve kölesi olmak bir Türk’e asla yakışmaz. </p>

<p>Bu zat Nisan 2015’te göreve başlamıştır.</p>

<p>Bugün itibariyle 11 yıldır o koltuktadır.</p>

<p>11 yılda kamu görevlilerinin mali-sosyal hakları ilerlemiş midir?</p>

<p>Tabii ki hayır.</p>

<p>Aksine kamu görevlilerinin alım gücünde ciddi kayıplar olmuştur.</p>

<p>2015 yılında ortalama memur maaşı ile</p>

<p>13-14 adet çeyrek altın alınabilirken,</p>

<p>Bugün 4-5 çeyrek altın anca alınabilmektedir.</p>

<p>2015 yılında memur maaşıyla ev kredisine girebilmek,</p>

<p>Ev alabilmek mümkün iken,</p>

<p>Bugün imkânsız hale gelmiştir.</p>

<p>Bu bey Cumhuriyet’i sorgulayacağına hükümeti sorgulamalıdır. </p>

<p>Kısacası kamu görevlilerinin alım gücü yıllar içerisinde erimiştir.</p>

<p>İktidar,</p>

<p>Devleti memuruyla yönetir.</p>

<p>Memuriyetin bir yarısı arpalık olup,</p>

<p>Bir yarısı da garibanlığın pençesine düşüyorsa,</p>

<p>İşte bugünkü gibi,</p>

<p>Ne icraat olur,</p>

<p>Ne düzen olur.</p>

<p>Eğer böyle olacaksa da</p>

<p>Yıkılsın böyle düzen, kahrolsun böyle devran!</p>

<p>Sorun,</p>

<p>Dün sorunu,</p>

<p>Bugün sorunu</p>

<p>Ve yarın sorunudur.</p>

<p>Dijital bir çağ,</p>

<p>Yerleşik tüm kuralları baştan yazıyor.</p>

<p>Lakin iktidar,</p>

<p>Gözünü vatandaşın kripto varlıklarına</p>

<p>Ve umutlarına da dikmiştir.</p>

<p>Hazine,</p>

<p>Bütçe açığını teknolojinin boğazını sıkarak kapatmaya yeltendi.</p>

<p>Medeni dünya,</p>

<p>Böylesine insafsız dayatmaları reddediyor.</p>

<p>Gelişmiş ülkeler</p>

<p>Yeniliği ödüllendirmek için birbiriyle yarışıyor.</p>

<p>Almanya’dan Dubai’ye herkes</p>

<p>Teknoloji yatırımcılarını çekmeye çalışırken,</p>

<p>İktidar bu işlemlerden vergi almanın peşine düştü.</p>

<p>Kripto varlığını, soğuk cüzdana taşıyan vatandaştan vergi istemek,</p>

<p>Şu aşamada doğru değildi.</p>

<p>Bu teklif,</p>

<p>Dünya gerçeklerinden bütünüyle kopuk bir akıl tutulmasıydı.</p>

<p>İYİ Parti’nin kararlı duruşu</p>

<p>Bu büyük hatayı engelledi.</p>

<p>Meclis’teki yoğun çabalarımız ve net itirazlarımız sonuç verdi.</p>

<p>Kripto varlıklarda işlem vergisinin dayatılmasından vazgeçildi.</p>

<p>Yani iktidarın hazırladığı ve ne devlete,</p>

<p>Ne yatırımcıya yararı olacak maddeler geri çekildi.</p>

<p>Çabaları için tüm milletvekillerimize teşekkür ediyorum.</p>

<p>Geleceğin dünyasını sadece gelir kapısı görenler yanılıyor.</p>

<p>Bu saha bir özgürlük ekosistemidir.</p>

<p>Genç zihinleri vergi duvarlarıyla korkutmanıza müsaade etmedik.</p>

<p>Yarınlarımızı yasaklarla ve ağır yüklerle hapsedemeyeceksiniz.</p>

<p>Vakit,</p>

<p>Çağın ruhunu yakalama vaktidir.</p>

<p>Gün,</p>

<p>Yaratıcı zihinlerin önündeki engelleri yıkma günüdür.</p>

<p>Milletin hakkını her sahada,</p>

<p>Her kürsüde savunmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bakın bunu başka bir örnekle de anlatayım.</p>

<p>Türkiye dün itibariyle 5G’ye geçiyor.</p>

<p>İktidar öyle söylüyor.</p>

<p>Ama bu teknolojiye geçen, 137. ülkeyiz.</p>

<p>İnternet hızı bakımından ise 100. sıradayız.</p>

<p>Türkiye, bir yere varacaksa</p>

<p>Bu, vatanı fiber ağlarla örmeden olmaz.</p>

<p>Bugünün gerekleri bunlardır.</p>

<p>Ya yasak var ya kısıt var ya da eksik var!</p>

<p>Ya da sürekli olarak af peşindeler.</p>

<p>Şimdi bunu niye söylüyorum?</p>

<p>Torba af yasası hazırlığı içindeler.</p>

<p>Öğrenci, memur, disiplin, SGK, BAĞ-KUR…</p>

<p>Bunun kuyruğuna da adı “infaz indirimi” olan terörist affını bağlayacaklar.</p>

<p>Bakın, bir af, belli gerekçelerle mümkün ve gerekli olabilir.</p>

<p>Bunları ayrı ayrı ele almak gerekebilir.</p>

<p>Ancak af, vergisini ve primini zorda olduğu için değil,</p>

<p>Keyfi ödememeyi alışkanlık haline getirmişler için;</p>

<p>Okula devam etmemeyi ya da mezun olmamayı,</p>

<p>Nasılsa af çıkar diye boş verenler için;</p>

<p>Yahut en önemlisi</p>

<p>Suç işlemeyi, zaten 6 ay yatarım salarlar, af gelir diye</p>

<p>Meslek haline getirmişler için bir ödüllendirmedir.</p>

<p>Burada Cumhuriyet bilinci,</p>

<p>yasalara uyanları, vergisini, primini zamanında ödeyenleri önceler,</p>

<p>İhlalleri ödüllendirmez.</p>

<p>O sebeple,</p>

<p>Vergi affı getiriyorsanız</p>

<p>İşini zamanında yapanları ödüllendirerek bunu yapacaksınız.</p>

<p>Reel sektörü, ancak hakkaniyet içinde korursanız</p>

<p>Pozitif bir netice elde edersiniz.</p>

<p>Aksi mümkün değildir.</p>

<p>Değerli arkadaşlar,</p>

<p>Korumak fiilini belki de en çok aile kurumu için düşünmeliyiz.</p>

<p>Böylece ferdi ve milleti korumak, geliştirmek mümkün olsun.</p>

<p>Bizim millet anlayışımızın temelinde de aile kurumu vardır.</p>

<p>Çünkü milletin özünde,</p>

<p>Eski kuşakların,</p>

<p>Bugün yaşayanların</p>

<p>Ve henüz doğmamış olanların arasındaki bağ vardır.</p>

<p>Bu bağı aile kurar.</p>

<p>Bu nedenle, geleneksel aile yapısı ve değerleri yok olursa</p>

<p>Türk milletinin felaketle karşılaşması kaçınılmaz olur.</p>

<p>Ancak bugün ailelerimiz yoksullaşıyor.</p>

<p>Ekonomik ve sosyal krizlerden korunamayan aileler dağılıyor.</p>

<p>Evlenme oranları düşerken,</p>

<p>Boşanma hızı artıyor.</p>

<p>Milletler için hayati önem taşıyan doğurganlık oranımız düşüyor.</p>

<p>Hem daha sağlıksız,</p>

<p>Hem daha yaşlı bir toplum haline geldik.</p>

<p>Bu felaket tablosuna rağmen AKP iktidarı,</p>

<p>Hamaset, kolaycılık ve popülizm dışında bir şey üretmiyor.</p>

<p>Bu ülkede muhafazakârlığa en büyük zararı da yine bu iktidar veriyor.</p>

<p>Aile ve millet bağı, hakikat olduğu kadar</p>

<p>Türkiye’yi yönetmenin akli ve vicdani kurgusudur.</p>

<p>Az evvel, kripto yasasındaki meseleyi aktardım size.</p>

<p>Unuttuğumuz tartışma ve uzlaşma kültürüne dair bir örnektir bu.</p>

<p>Ancak istisna kalmamalıdır.</p>

<p>Bu uzlaşma kültürünü yitirdikçe</p>

<p>Daha çözümsüz ve daha yaşanmaz bir siyaset ortaya çıkıyor.</p>

<p>Parlamento tam da bu yüzden gereklidir.</p>

<p>Aile milletin nasıl değişmez özü ise,</p>

<p>Parlamento da o milletin müşterek aklının,</p>

<p>Meşru siyasetinin ve milli iradesinin yegâne makamıdır.</p>

<p>Nasıl ki aile meselelerini,</p>

<p>Koridor fısıltılarıyla,</p>

<p>Kapı arkası hesaplarla,</p>

<p>Dedikodularla yürütemezseniz;</p>

<p>Devleti de parlamento düsturu olmadan,</p>

<p>Milletin gözü önünde konuşmadan,</p>

<p>Hesap vermeden yönetemezsiniz.</p>

<p>Yönetmeye kalkarsanız da olan budur.</p>

<p>Meclis devre dışı kalırsa</p>

<p>Hukuk kalmaz.</p>

<p>Sonra da kurumlar çürür.</p>

<p>Sonra millet yoksullaşır.</p>

<p>Sonra aileler dağılır.</p>

<p>Sonra gençler geleceğe küser.</p>

<p>Ve en sonunda devlet,</p>

<p>Kendi milletine güven veremez hale gelir.</p>

<p>Bizim itirazımız da tam buradadır.</p>

<p>Biz hesapsız bir siyaset peşinde değiliz.</p>

<p>Biz hesapsız bir muhalefet yapmıyoruz.</p>

<p>Hesapsız iktidarın karşısına,</p>

<p>Hesabı millete veren,</p>

<p>Yasayı parlamentoda yapan,</p>

<p>Meşruiyeti milletten alan,</p>

<p>Devleti yeniden ciddiyetle yöneten</p>

<p>Bir siyaset anlayışıyla çıkıyoruz.</p>

<p>Bu düzeni değiştireceğiz.</p>

<p>Aileyi de demokrasiyi de kurtaracağız! </p>

<p>Çünkü aileyi koruyacak olan da budur.</p>

<p>Gençlerin istikbalini güvence altına alacak olan da budur.</p>

<p>Toplumsal huzuru yeniden kuracak olan da budur.</p>

<p>Devlete yeniden itibar kazandıracak olan da budur.</p>

<p>Devleti, devlet yapan,</p>

<p>Koridor siyaseti değil,</p>

<p>Fısıltı siyaseti değil,</p>

<p>Kapalı kapılar ardında çevrilen hesaplar değil,</p>

<p>İşleyen kurumlardır.</p>

<p>Güçlü hukuktur.</p>

<p>Millet adına çalışan parlamentodur.</p>

<p>Bizim mücadelemiz tam da bunun mücadelesidir.</p>

<p>Milletin iradesini yeniden devletin merkezine yerleştirme mücadelesidir.</p>

<p>Aileyi koruyan,</p>

<p>Genci geleceğe bağlayan,</p>

<p>Emeği kollayan,</p>

<p>Hukuku ayakta tutan,</p>

<p>Meclis’i yeniden asli makamına kavuşturan bir Türkiye mücadelesidir.</p>

<p>Çünkü biz biliyoruz,</p>

<p>Hukuksuz düzen hastalık üretir.</p>

<p>Meclissiz siyaset, zafiyet üretir.</p>

<p>Aile güçsüzse, millete aidiyet azalır.</p>

<p>Gençlik umudunu kaybederse memleket gücünü kaybeder.</p>

<p>Onun içindir ki biz,</p>

<p>Bu ülkeye yeniden ciddiyet kazandırmak için buradayız.</p>

<p>Devlete yeniden itibar kazandırmak için buradayız.</p>

<p>Millete yeniden güven kazandırmak için buradayız.</p>

<p>Söz veriyoruz!</p>

<p>İnanın ki,</p>

<p>Bu memlekette yeniden hukuk konuşacaktır.</p>

<p>Kurumlar işleyecektir.</p>

<p>Cumhuriyet,</p>

<p>Adaletli,</p>

<p>Güvenli</p>

<p>Ve haysiyetli bir idareye kavuşacaktır.</p>

<p>Bunun için ihtiyaç duyulan tek şey; seçim ve İYİ Parti’nin iktidarıdır!</p>

<p>Ancak o zaman millet iradesi hâkim olacak</p>

<p>Meclis güçlenecektir.</p>

<p>Meclis güçlendikçe, millet kazanacaktır.</p>

<p>Bunun başka yolu yoktur!</p>

<p>Türkiye’de siyaset baskı altındadır.</p>

<p>Yolsuzluğa, yoksulluğa, yozlaşmaya ne kadar karşıysak,</p>

<p>Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe,</p>

<p>Siyaset üzerindeki baskılara da aynı ölçüde karşıyız.</p>

<p>Muhalefetin demokrasi dışı yöntemlerle kuşatma altına alınması,</p>

<p>Yasaların, kişilere ve kurumlara karşı ayrı ayrı uygulanması,</p>

<p>Demokratik geleneklerin ve teamüllerin çiğnenmesi,</p>

<p>Olağanüstülüğün, olağanlaştırılarak tahakküm alanlarının oluşturulması,</p>

<p>Kabul edilebilecek uygulamalar değildir.</p>

<p>Bu uygulamalar sadece uygulayıcıları değil, rejimi de tartışılır hale getirir.</p>

<p>Türkiye’nin, 21. asırda ve Cumhuriyet’in 103. yılında bu tartışmaları aşamamış olması hali bile, çeyrek asırdır bu ülkeyi yönetenler açısından zillettir.</p>

<p>Ne diyelim, sebep olanlar utansın!</p>

<p>İYİ Parti’nin haklı ve soylu mücadelesi devam edecektir.</p>

<p>Yaşasın adalet, yaşasın eşitlik, yaşasın hürriyet, yaşasın Cumhuriyet diye haykırmayı sürdüreceğiz.</p>

<p>Allah’ın izni ve milletimizin desteğiyle bu kara günleri geride bırakıp, aydınlık ufuklarla buluşacağız.</p>

<p>Mücadele bizden, takdir milletten, tevfik Allah’tandır.</p>

<p>Hepinizi en içten duygularımla, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.</p>

<p></p>
]]></description>
<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:42:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454124]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454124"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454122-41066b311e4ead8fbd5648ddb20e24a8</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[BTP'den NATO uyarısı]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/04/01/btp-den-nato-uyarisi-1775053549-708_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>"Emperyalizmin her tarafta güç kaybettiği bir dönemde Amerika ve İsrail'in elini güçlendirecek bir adımın içerisinde Türkiye olamaz."</p><p><br />
<b>BTP'den NATO uyarısı</b></p>

<p><b>"Emperyalizmin her tarafta güç kaybettiği bir dönemde Amerika ve İsrail'in elini güçlendirecek bir adımın içerisinde Türkiye olamaz."</b></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ThFmsN_z3a8" title="BTP SÖZCÜSÜ LÜTFULLAH ÖNDER AÇIKLAMA" width="1335"></iframe></p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder İran gündemi üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Parti genel merkezinde basın açıklaması yapan Önder Türkiye'de NATO karargahlarının kurulmasının büyük bir yanlış olacağını söyledi.</p>

<p></p>

<p>BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;</p>

<p></p>

<p>"Haydut düzenin İran’a saldırılarında ne uluslararası hukuk, ne insanlık ne de başka hiçbir erdemlerinin olmadığını bütün dünya gördü. Bunun karşısında İran’ın göstermiş olduğu dik duruş çok kıymetli ve önemlidir. İran saldırılara karşılık verirken, saldırılara boyun eğmezken, teslim olmazken sınırları aşmadı, bu da kıymetlidir. Uluslararası hukukta meşru kabul edilen misilleme hakkını kullandı.</p>

<p></p>

<p><b>"Amerika'nın kaybettiği, İran'ın kazandığı bir denklem oluştu"</b></p>

<p></p>

<p>Yüz sene önce İngilizlerin yenilmez imajını Türk milleti Çanakkale'de Kurtuluş Savaşı'nda verdiği mücadele ile birlikte yıkmıştı ve dünya üzerindeki mazlum milletlere, İngiliz hegemonyası altında olan milletlere bir umut ışığı olmuştu. İşte İran savaşıyla birlikte de bugün de İran Amerikan emperyalizmi altında ezilen, sömürülen devletlere, milletlere bir umut olmuştur. Artık dünyada hiçbir şey bu savaştan sonra eskisi gibi olmayacaktır. Körfez ülkeleri dahil olmak üzere, Avrupa ülkeleri dahil olmak üzere Amerika ile sıkı ilişkiler içerisinde olan ülkeler ilişkilerini sorgulama noktasına gelmiştir. Bu süreç artık Amerika'nın aleyhine işlemeye devam edecektir. Amerika bir taraftan tehditlerini sürdürürken bir taraftan da kaçmanın ama kaçarken zafer elde etmiş gibi bir hava vermenin yollarını arıyor. Bu anlamda Amerika'nın kaybettiği, İran'ın kazandığı bir denklem oluştu.</p>

<p></p>

<p><b>"Kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor?"</b></p>

<p></p>

<p>İşte böyle bir tablo içerisinde Türkiye'de anlamlandıramadığımız, tehlikeli bulduğumuz gelişmeler yaşanmakta. Son bir ay içerisinde askeri araç ve gereçlerin transit geçişine ve ticaretine dair Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlandı. Ardından Türkiye'ye, İran'dan atıldığı iddia edilen dört farklı zamanda füzeler geldi. Bunlar NATO tarafından etkisiz hale getirildi dendi. Bunlar İran 'ben atmadım' diyor. Kim attı? Bunlar araştırılsın denmesine rağmen araştırılmadan, NATO olmasa sanki İran füzeleri bizi vuracakmış gibi bir hava estirildi. Akabinde Adana'da NATO karargahının kurulması konuşuluyor. Bu konuda adımlar atıldı. İstanbul'da Boğaz'da NATO Deniz Komutanlığı kurulması planlanıyor. Bunlar artık somut adım atılma noktasına geldi. NATO'nun Irak'tan ayrılan bazı araçlarının Türkiye'ye girdiğine dair görüntüler medyaya düştü. İncirlik'te hava hareketliliği olduğuna dair yine haberler medyada var. Türkiye'de bu gelişmeler yaşanırken bütün dünya liderlerine meydan okuyan, hakaretler eden, diplomasiye yakışmayacak bir dil kullanan Trump, Sayın Cumhurbaşkanımızı öve öve bitiremiyor. Haklı olarak şu soruyu soruyoruz: Bilmediğimiz, kamuoyuna açıklanmayan, kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor? Çünkü bu gelişmeler çok iyi biliyoruz ki hayra alamet değil.</p>

<p></p>

<p><b>"NATO'yu ülkemizde daha güçlendirerek ne yapmaya çalışıyoruz?"</b></p>

<p></p>

<p>Emperyalizmin her tarafta güç kaybettiği bir dönemde Amerika ve İsrail'in elini güçlendirecek hangi şapka altında olursa olsun, NATO şapkası ya da başka şapkalar güçlendirecek bir adımın içerisinde Türkiye olamaz, böyle bir adımın içerisinde yer almasının hesabını ne millete, ne uluslararası kamuoyuna ne de vicdani mahşerde veremez. NATO'ya Trump başta olmak üzere kağıttan kaplan dendiği, NATO içerisinde çatlak seslerin yükseldiği, Asya'da, Ortadoğu'da devletlerin birleştiği, paktlar oluşturduğu bir dönemde biz NATO'yu ülkemizde daha güçlendirerek ne yapmaya çalışıyoruz? Neyi elde etmeye çalışıyoruz? Buradan Türk milletinin ve devletinin ve Ortadoğu'nun, bölgemizin menfaatine bir şey çıkması çok zor.</p>

<p></p>

<p><b>"Türkiye tarihi fırsatı kaçırır"</b></p>

<p></p>

<p>Bu adım aynı zamanda tarihi bir fırsatın da Türkiye için kaçması anlamına gelmektedir. Artık ABD Ortadoğu'da kalıcı değil. Bugün Irak'tan çekiliyor. Bu savaştan sonra Ortadoğu'da birer birer artık yerlerini terk etmek durumunda kalacak. Bu Ortadoğu'da güç dengelerinin yeniden şekillenmesi anlamına gelir. Bu Ortadoğu'da bir boşluk oluşması anlamına gelir. Böyle bir dönemde kadim bir devlet geleneğine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti geçmişte bu bölgeleri hükmetmiş, yüzyıllarca yönetmiş olan bir devlet olarak bölgesel bir güç haline gelmek, bu devletlere ağabeylik yapmak, bu devletlere mihmandarlık yapmak varken Amerika'yla, NATO ile aynı safta durmak, Ortadoğu'da böyle bir fırsatı da kaçırmak anlamına gelir."</p>
]]></description>
<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:14:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/btp-den-nato-uyarisi-454122]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/btp-den-nato-uyarisi-454122"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454100-776e14a7b33c8fff9df4bedca0a77869</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ANKARA KENT KONSEYİ 3. TAVSİYE KARARLARI GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/30/img-1906-1774893137-218_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara Kent Konseyi (AKK) 3. Tavsiye Kararları Genel Kurulu'nda 311 tavsiye kararı oybirliğiyle onaylandı. Mansur Yavaş'ın mesajında katılımcı demokrasi vurgusu yapıldı. Halil İbrahim Yılmaz, 'Bu kenti inşa etmeye geldik' dedi. Öne çıkan kararlar: Avrupa Demokrasi Başkenti, çevre düzenlemeleri, tarihi mirasın korunması, bisiklet yollarının artırılması ve Yapay Zeka Akademisi kurulması.</p><p align="center" style="text-align: center;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">ANKARA KENT KONSEYİ 3. TAVSİYE KARARLARI GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);"> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Ankara’nın geleceğini şekillendirecek olan “3. Tavsiye Kararları Genel Kurulu”, Ankara Kent Konseyi (AKK) bileşenlerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışının Başkent’teki en kapsamlı buluşmalarından biri olan genel kurulda, 13 meclis, 46 çalışma grubu ve 65 alt çalışma grubunun katkılarıyla hazırlanan 311 tavsiye kararı oy birliğiyle onaylandı.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);"> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Kent Konseyi’nin katılımcı yönetim anlayışıyla gerçekleştirdiği genel kurulda, kentin farklı alanlarına yönelik hazırlanan tavsiye kararları detaylı sunumlarla ele alındı.</p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);"> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">MANSUR YAVAŞ’TAN MESAJ: "BU SEYİRDE HERKES KAPTAN"</b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, genel kurula gönderdiği mesajda katılımcı demokrasi vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">“Biz biliyoruz ki bu şehirde yaşayan herkesin fikri kıymetlidir, sözü değerlidir. Ankara Kent Konseyi'nin 3. Tavsiye Kararları Genel Kurulu, ortak aklın, istişarenin ve dayanışmanın en güçlü örneklerinden biridir. Bu seyirde herkes kaptan derken kastettiğimiz tam da budur; Ankara’nın geleceğine hep birlikte yön vermek. Daha adil, daha şeffaf ve daha yaşanabilir bir Başkent için herkesin söz sahibi olduğu bir yönetim anlayışını büyütmeye devam edeceğiz. Katkı sunan, emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum."</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);"> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">HALİL İBRAHİM YILMAZ: “BİZ SEYRETMEYE DEĞİL, İNŞA ETMEYE GELDİK”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, yaptığı kapsamlı açılış konuşmasında Ankara’nın sivil toplum gücüne ve ortak akıl mirasına dikkat çekti.</p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">“Bu genel kurul sadece bir toplantı değil, Ankara’nın yarınlarını birlikte inşa etme iradesinin en güçlü ifadesidir. Katkınız, duruşunuz ve sorumluluğunuz bu kente değer katmaktadır. Bugün burada bir kentin vicdanını, aklını ve ortak iradesini konuşuyoruz. Çünkü biz ‘bir’ olmanın ötesinde, ‘birlik’ olmanın kenti Ankara’yız. Sen ben yok; biz varız. Ankaralı olmak kütükte yazan bir kayıt değil, bu kentin değerlerine ve ruhuna yürekten sahip çıkmaktır.”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yılmaz, 2019 yılında ABB Başkanı Yavaş’ın çağrısına işaret ederek, <b data-originalcomputedfontsize="18.666666" data-removefontsize="true" style="color: rgb(34, 34, 34); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">“Bu kenti yönetmek için 6 milyon insanın aklına ihtiyacım var çağrısı, bugün yüz binlerce gönül bağına dönüşmüştür.”</b> dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">“Biz seyretmeye gelmedik; bu kenti seyretmekle yetinmedik. Yazmaya, inşa etmeye ve sorumluluk almaya geldik. Çünkü biliyoruz ki müdahil olmadığımız sürecin sonucuna itiraz edemeyiz. Bu kentin karargâh olmaya mecburiyeti var. Nasıl ki 100 yıl önce demokrasi çığlığı buradan yükseldiyse, bugün de katılımcı demokrasinin en güçlü sesi buradan yükseliyor.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);"> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);"> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">BELEDİYE MECLİSİ’NE VE SİYASİ PARTİLERE ÖZEL TEŞEKKÜR</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yılmaz, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki tüm siyasi parti gruplarının sergilediği uzlaşmacı tavra dikkat çekerek teşekkürlerini iletti:</p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">“Büyükşehir Belediyesi’nin bütün siyasi parti grup başkanları aynı ruhla bizi selamladılar ve aldığımız bütün tavsiye kararlarını oy birliğiyle geçirdiler. AK Parti Grup Başkanımıza, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanımıza, o dönemki İYİ Parti ve şimdiki Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanımıza minnetlerimizi ifade etmek istiyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi katılımcı kültürü benimsedi ve burayı hiçbir politik tartışmanın konusu haline getirmedi. Burayı kendileri için fayda sağlayacak bir yapı olarak gördüler. Bütün meclis üyelerimize buradan saygılarımı sunuyorum.”</b></p>

<p style="text-align: justify;">Yılmaz, konuşmasında Ankara Kent Konseyi’nin kolektif üretim gücüne ve gönüllülük esaslı yapısına da özel bir parantez açarak, sürece katkı sunan tüm paydaşlara da teşekkür etti.</p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">“Bugün burada; 13 Meclisimiz, 46 Çalışma Grubumuz ve 65 Alt Çalışma Grubumuz ile gönüllülükten doğan bir güçle, ortak akıl ve kararlılıkla şekillenen bu hikâyenin her bir parçasına şükranlarımızı sunuyoruz. Yaşama dair her konuda binlerce saat akıl ve alın teri döken; katkısı, duruşu ve sorumluluğuyla bu kente değer katan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">İyi ki yön verdiniz, iyi ki var oldunuz. Bu kente yüreğini koyan, emeğini katan ve bu şehre adanmış olan siz değerli yol arkadaşlarımıza, bu yolculuğa kattığınız kıymet için gönülden teşekkür ediyor; iyi ki varsınız, iyi ki bu hikâyenin kahramanları sizlersiniz diyoruz.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">TAVSİYE KARARI SUNUMLARI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</b></p>

<p style="text-align: justify;">Genel kurulda; Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu adına Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, Afet Yönetimi Çalışma Grubu adına Nazmi Şahin, Ankara Araştırma ve İstatistikler Çalışma Grubu adına Nezih Kuleyn,  Ankara Tarihi Miras Çalışma Grubu adına Kadim Koç, Bölgesel Kalkınma Çalışma Grubu adına Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Bisiklet Meclisi adına Murat Görücü, Çalışma Hayatı ve İstihdam Çalışma Grubu adına Metin Karaman, Çevre ve İklim Meclisi adına Ömer Şan, Eğitim Çalışma Grubu adına Cemil Karagöz, Emekli Meclisi adına Osman Nuri Okumuş,</p>

<p style="text-align: justify;">Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji Çalışma Grubu adına Hakan Ekici, Engelli Meclisi adına Yıldıray Çınar, Gençlik Meclisi adına Tarık Önol, Girişimci Kadınlar Çalışma Grubu adına Züleyha Özcan, Halk Sağlığı Çalışma Grubu adına Çetin Tarıkçı tavsiye kurullarına ilişkin sunumlarını gerçekleştirdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Öğleden sonraki oturumda ise Hayvan Hakları Çalışma Grubu adına Rabia Kocakavak, Kentli ve Kentli Hukuku Çalışma Grubu adına Tarık Devran, Kent Estetiği Çalışma Grubu adına Aysu Fatma Kustas, Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu adına Ayfer Ulusoy, Kültür Sanat Meclisi adına Alper Kaya, Medya Çalışma Grubu adına Orhan Kemal Erkılıç, Mimarlık Kültürü ve Planlama Çalışma Grubu adına Prof. Dr. Nilgün Tamer Görer, Sanayi ve Üretim Çalışma Grubu adına Ülkü Bayer ve Halil Özkan, Spor Meclisi adına Murat Kandazoğlu ve Kadir İspirli, STK Proje Destek Çalışma Grubu adına Habib Şeker, Tarihi Kentler ve Etkileşim Çalışma Grubu adına İlknur Soykan Tok, Trafik ve Ulaşım Çalışma Grubu adına Serdar Tepeöz, Tüketici Hakları Çalışma Grubu adına Ergün Kılıç, Turizm ve Tanıtım Meclisi adına Ali Ayvazoğlu sunumlarını gerçekleştirdi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">KENTİN YENİ YOL HARİTASI: 311 KRİTİK KARAR</b></p>

<p style="text-align: justify;">AKK bileşenlerinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda yaklaşık 400 tavsiye kararı değerlendirilerek 311 tavsiye kararı genel kurul gündemine taşındı.</p>

<p style="text-align: justify;">Genel kurulda oylanan ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulacak tavsiye kararları arasında şu önemli başlıklar öne çıktı:</p>

<p class="m_5718156615226672225" style="text-align: justify;">·   <b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Demokrasi:</b> Ankara’nın "2027 Avrupa Demokrasi Başkenti" olması için girişimlerin başlatılması.</p>

<p class="m_5718156615226672225" style="text-align: justify;">·   <b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Çevre:</b> Şehirdeki kapalı derelerin yeniden açılması ve karbon ayak izi raporlarının hazırlanması.</p>

<p class="m_5718156615226672225" style="text-align: justify;">·   <b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Tarih ve Turizm:</b> UNESCO Dünya Mirası Gordion ve Arslanhane’nin markalaşması, Roma Tiyatrosu’nun kullanıma açılması.</p>

<p class="m_5718156615226672225" style="text-align: justify;">·   <b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Ulaşım:</b> Bisiklet yollarının artırılması ve mikro mobilite araçlar için özel güvenlik önlemleri.</p>

<p class="m_5718156615226672225" style="text-align: justify;">·   <b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">Teknoloji:</b> Sinema ve animasyon tabanlı "Yapay Zekâ Akademisi" kurulması.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b style="color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgba(0, 0, 0, 0);">AKK’NİN ÇALIŞMALARI SAYILARLA ORTAYA KONDU</b></p>

<p style="text-align: justify;">AKK’nin geniş katılımlı yapısı ve etki alanı paylaşılan verilerle ortaya kondu:</p>

<p style="text-align: justify;">          • 154 bin aktif yurttaşla temas kuruldu.</p>

<p style="text-align: justify;">          • 3 bin 108 bileşen ve temsilci yer aldı.</p>

<p style="text-align: justify;">          • 27 milyonun üzerinde sosyal medya görüntülenmesine ulaşıldı.</p>

<p style="text-align: justify;">          • 870 toplantı ve 665 etkinlik gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align: justify;">          • 27 ayrı rapor hazırlandı.</p>

<p style="text-align: justify;">          • 6 ulusal ve uluslararası ödül kazanıldı.</p>

<p style="text-align: justify;">          • 42 büyükelçilik ile temas kuruldu, 19 ülkede temsil sağlandı.</p>

<p style="text-align: justify;">          • 186 yurt içi temas ve 21 siyasi parti görüşmesi gerçekleştirildi.</p>

<p><br style="text-align: start; color: rgb(0, 0, 0);" />
 </p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 17:52:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-kent-konseyi-3-tavsiye-kararlari-genel-kurulu-gerceklestirildi-454100]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-kent-konseyi-3-tavsiye-kararlari-genel-kurulu-gerceklestirildi-454100"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454098-49773262776ac5092b82b4e930c5aaa3</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ABB KÜTÜPHANELERİ, BAŞKENTLİLERİ KİTAPLARIN SESSİZ DÜNYASINDA BULUŞTURUYOR]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/30/abb-kutuphaneleri-baskentlileri-kitaplarin-sessiz-dunyasinda-bulusturuyor-1774892152-533_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ABB Kütüphaneleri Başkentlileri kitaplarla buluşturuyor. Prof. Dr. Ruşen Keleş Kütüphanesi 7 Mart'ta açıldı, 6 bin eser barındırıyor. 100. Yıl Gençlik Kütüphanesi 7/24 açık, AŞTİ Kütüphanesi 06.00-01.00 arası hizmet veriyor. Kızılay ve Dikimevi'nde de mini kütüphaneler mevcut.</p><p align="center"><b>ABB KÜTÜPHANELERİ, BAŞKENTLİLERİ KİTAPLARIN SESSİZ DÜNYASINDA BULUŞTURUYOR</b></p>

<p align="center"><b> </b></p>

<p align="center"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, öğrenmenin ve keşfetmenin adresi olmaya devam ediyor. Bu amaçla; Büyükşehir Kütüphaneleri her yaştan vatandaşı, kitapların engin dünyası ile buluşturuyor.</b></p>

<p align="center"><b>Prof. Dr. Ruşen Keleş Kütüphanesi, 100. Yıl Gençlik Kütüphanesi, Kızılay ve Dikimevi İstasyon Kütüphane ile AŞTİ Kütüphane; zengin kitap arşivi ile hem vatandaşların bilgiye erişimini kolaylaştırıyor hem de öğrenme yolculuğuna eşlik ediyor.</b></p>

<p></p>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusuyla; vatandaşların öğrenim ve keşif yolculuğuna ABB Kütüphaneleri ile yanında olmaya devam ediyor. Her yaştan ziyaretçiye hitap eden bu alanlar, yalnızca bir kütüphane değil, aynı zamanda bir gelişim ve paylaşım noktası olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu amaçla hayata geçirilen Prof. Dr. Ruşen Keleş Kütüphanesi, 100. Yıl Gençlik Kütüphanesi, Kızılay ve Dikimevi İstasyon Kütüphane ile AŞTİ Kütüphane; vatandaşlara zengin bir kitap arşivi sunarak; Başkentlilerin uğrak noktası olmaya devam ediyor.</p>

<p><b> </b></p>

<p><b>YAŞAYAN BİR ORGANİZMA: “PROF. DR. RUŞEN KELEŞ KÜTÜPHANESİ”</b></p>

<p>ABB Kütüphanelerinin önemli noktalarından olan; tarihi Esat Hâl içinde yer alan; <b>Prof. Dr. Ruşen Keleş Kütüphanesi</b>, ABB tarafından 7 Mart tarihinde hizmete açılarak; Başkent’in kent kültürüne yeni bir soluk olarak eklendi. Türkiye’nin kentleşme, yerel yönetimler ve kent hukuku alanındaki en önemli isimlerinden biri olan Prof. Dr. Ruşen Keleş’in adını taşıyan ihtisas kütüphanesi, barındırdığı 6 binin üzerindeki eserle alanında Türkiye’nin en önemli akademik duraklarından biri hâline geldi. Merkez; Ruşen Keleş’in bizzat katılacağı toplantılar, söyleşiler ve akademik buluşmalarla kentsel meselelerin tartışıldığı dinamik bir platform olmayı hedefliyor. Şehir planlamadan yerel politikalara kadar geniş bir yelpazede kaynak sunan kütüphane, hem akademik araştırmacılara hem de konuya ilgi duyan tüm vatandaşlara hitap ediyor.</p>

<p><b>Haftanın her günü 09.00-18.00 saatleri arasında</b> hizmet veren kütüphane <b>katalog.ankara.bel.tr</b> adresi üzerinden dijital taramaya açılarak araştırmacıların erişimine sunuluyor.</p>

<p></p>

<p><b>MODERN ÇALIŞMA ALANLARI İLE  “100. YIL GENÇLİK KÜTÜPHANESİ”</b></p>

<p>100. Yıl Gençlik Kütüphanesi ise Başkentin merkezi noktası olan Kızılay, İzmir Caddesi’nde yer alarak vatandaşlara hizmet veriyor. Kütüphanede 2 sessiz çalışma katı, 2 sesli çalışma katı ve 1 dijital (bilgisayarlı) çalışma katı mevcut bulunurken; kütüphane 336 kişilik kapasiteye sahip. Kütüphaneye yolu düşen vatandaşların, temel ihtiyaçlarını da önemsenerek; gün boyu çay, çorba ve su ikramı sunuluyor. Kütüphane <b>haftanın 7 günü</b> açık olup, <b>hafta içi 09.00 – 21.00</b>, <b>hafta sonu</b> ise<b> 09.00 – 18.00</b> saatleri arasında her yaştan vatandaşa hizmet sunuyor. Kütüphaneye 18 bin 500 kayıtlı üye bulunurken; kütüphane bünyesinde ise başta Türk edebiyatı ve dünya klasikleri olmak üzere çeşitli alanlarda yaklaşık 2 bin 250 kitap bulunuyor.</p>

<p></p>

<p><b>YOLCULARIN VE BAŞKENTLİLERİN UĞRAK NOKTASI: “AŞTİ KÜTÜPHANESİ”</b></p>

<p>ABB, Ankara’nın önemli bekleme duraklarından biri olan<b> </b>Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi’ni kullanan vatandaşları da unutmadı. AŞTİ’nin üst katında bulunan alan kütüphaneye ve çalışma alanı olarak vatandaşlara hizmet veriyor.</p>

<p><b>06.00- 01.00 saatleri </b>arasında açık olan kütüphanede ayrıca engelli telefonu da bulunuyor.</p>

<p>Kütüphanede görevli olan personeller ise kütüphane alanına gelen vatandaşlara ve yolculara yardım ederek güvenilir bir hizmet sunuyor. Vatandaşlar bu alanda kitaplarını okuyarak zamanını keyifli bir şekilde geçiriyor.</p>

<p></p>

<p><b>“AL, OKU, BIRAK” SLOGANI İLE “KIZILAY VE DİKİMEVİ İSTASYON KÜTÜPHANELERİ”</b></p>

<p>Vatandaşların yoğun olarak kullandığı ve merkezi noktada bulunan; Kızılay Metro İstasyonu ve Dikimevi Ankaray İstasyonunda Bombardier Tren Maketinde bulunan mini kütüphaneler, vatandaşların seyahat süresince geçirdikleri zamanIarı okuyarak, daha verimli geçirmelerini sağlıyor. Toplam; <b>10 bin 114 kitabın</b> mevcut olduğu istasyon kütüphaneleri <b>hafta içi 08.00- 17.00 saatleri </b>arasında hizmet verirken; vatandaşlar kimlik belgesi ile kolayca üyelik sağlayabiliyor. Üye olan vatandaşlara kitap ödünç alma imkânı da sunularak vatandaşların uzun soluklu olarak kütüphaneden yararlanması sağlanıyor.</p>

<p></p>

<p>ABB bünyesinde bulunan kütüphanelerin açık adresleri şu şekilde:</p>

<p><b>Prof. Dr. Ruşen Keleş Kütüphanesi:</b> Küçükesat, Bekar Sok. No:11, Esat Hâl, Çankaya</p>

<p><b>100. Yıl Gençlik Kütüphanesi: </b>Kızılay Mahallesi, İzmir 2 Caddesi, No:40A Çankaya</p>

<p><b>AŞTİ Kütüphanesi:</b> Beştepe, Mevlana Blv. Yenimahalle (terminalin üst katı)</p>

<p><b>Kızılay Metro Kitap İstasyonu:</b> Kızılay Metro altı</p>

<p><b>Dikimevi Ankaray Kitap İstasyonu:</b>  Cebeci, Cemal Gürsel Caddesi, Dikimevi Ankaray İstasyonu altı.</p>

<p><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/30/100-yil-genclik-kuutphanesi-2-1774892344-600-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/30/100-yil-genclik-kuutphanesi-3-1774892343-422-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/30/asti-kutuphanesi-4-1774892344-551-x750.jpeg" width="750" /><img height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/30/dikimevi-ankaray-kutuphane-2-1774892344-752-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 17:32:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-kutuphaneleri-baskentlileri-kitaplarin-sessiz-dunyasinda-bulusturuyor-454098]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-kutuphaneleri-baskentlileri-kitaplarin-sessiz-dunyasinda-bulusturuyor-454098"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454074-f1464bc278a508b77945aacd35e7d7f7</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN ULUS’A TARİHİ DOKUNUŞ]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/28/img-1903-1774693720-137_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN ULUS’A TARİHİ DOKUNUŞ

 

ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU BAŞTAN SONA YENİLENDİ</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN ULUS’A TARİHİ DOKUNUŞ</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU BAŞTAN SONA YENİLENDİ</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p class="m_-6081925544471001471" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara’nın kalbi Ulus’ta tarihî mirası ayağa kaldıran önemli bir proje daha tamamlandı.</b></p>

<p class="m_-6081925544471001471" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ulus Tarihi Kent Merkezi çalışmaları kapsamında Çıkrıkçılar Yokuşu’nda yürüttüğü sokak sağlıklaştırma çalışmalarını bitirdi. Bölgenin tarihî kimliğini koruyan ve ekonomik canlılığı destekleyen çalışmalar kapsamında 5’i tescilli toplam 51 yapı yenilendi.</b></p>

<p class="m_-6081925544471001471" style="text-align: justify;">·        <b>Başkent’in en köklü ticaret merkezlerinden biri olan bölge, yenilenen yüzüyle hem esnafın hem de vatandaşların beğenisini kazandı.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Ulus Tarihi Kent Merkezi çalışmaları kapsamında Başkent’in en köklü ticaret noktalarından Çıkrıkçılar Yokuşu’nda yürüttüğü sokak sağlıklaştırma projesini tamamladı. 5’i tescilli 46’sı tescilsiz toplam 51 yapının yenilendiği çalışmalarla tarihi doku korunurken, bölge modern ve düzenli bir görünüme kavuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">ÇATILAR YENİLENDİ, CEPHELER GÜÇLENDİRİLDİ</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Tescilli yapılarda koruma ilkelerine uygun, özgün mimariyi ön plana çıkaran müdahaleler gerçekleştirilirken; tescilsiz yapılarda ise sokak silüetine uyumlu, estetik ve bütüncül cephe düzenlemeleri yapıldı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Çıkrıkçılar Yokuşu’nda yıllar içinde oluşan görüntü kirliliğini ortadan kaldırıp, tarihi dokuyu görünür kılan çalışmalar kapsamında, kötü durumda bulunan çatıların da tamamı teknik esaslara uygun şekilde yenilendi. Yıpranan çatı kaplamaları değiştirilerek yapıların dayanımı artırıldı. Cephelerde ise hasarlı sıvalar sökülüp yeniden uygulandı, doğramalar yenilendi ve temizlik çalışmalarıyla binalar adeta yeni bir kimliğe kavuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">TABELA KİRLİLİĞİ SONA ERDİ, YAYA KONFORU ARTIRILDI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Proje kapsamında tüm iş yerlerinde standart ışıklı kutu harf tabela uygulamasına geçildi. Bu sayede tabela karmaşası ortadan kaldırılırken cadde genelinde düzenli ve kurumsal bir görünüm sağlandı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Çıkrıkçılar Yokuşu’nda gerçekleştirdiği çalışmalar yalnızca bina ölçeğinde kalmadı. Kaldırım yenileme imalatları da tamamlanarak yaya güvenliği ve konforu artırıldı. Yapılan düzenlemelerle Çıkrıkçılar Yokuşu daha güvenli, düzenli ve nitelikli bir kamusal alan hâline getirildi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>“ANKARA'NIN TARİHİ KENT KİMLİĞİNE YAKIŞIR BİR GÖRÜNÜME KAVUŞTU”</b></p>

<p style="text-align: justify;">ABB Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı Uygulama Şefi Hüner Yonga, Çıkrıkçılar Yokuşu’nda gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin şunları söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Projeyle hem bölgenin tarihi ve kültürel kimliğini korumayı hem de yapıların mevcut fiziksel durumlarını iyileştirerek daha düzenli ve estetik bir sokak görünümü oluşturmayı hedefledik. Çalışma alanımızda toplam 51 yapı yer almakta olup bunların 5’i tescilli, 46’sı ise tescilsizdir. Tescilli yapılarda yapılan uygulamalar koruma ilkeleri doğrultusunda ve yapıların özgün mimari özellikleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Tescilsiz yapılarda ise sokak siluetine uyum sağlayan bütüncül bir cephe düzenlemesi oluşturulmuştur. Yapılan tüm uygulamalarda sokak estetiğini güçlendiren ve yapıların birbirleriyle uyum içinde algılanmasını sağlayan çözümler tercih edilmiştir. İş yerlerine yönelik düzenlemeler de proje kapsamında ele alınmıştır. Bu doğrultuda sokak genelinde tek tip tabela, tente ve kepenk uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar yalnızca yapı cepheleriyle sınırlı kalmamış, sokak altyapısı ve kamusal düzenlemeler de proje kapsamında ele alınmıştır. Çıkrıkçılar Yokuşu’nun tarihi ticaret kimliği korunurken fiziksel çevre koşulları önemli ölçüde iyileştirilmiştir. Tamamlanan bu projeyle birlikte bölge hem esnaf hem de yayalar için daha düzenli, daha estetik ve Ankara'nın tarihi kent kimliğine yakışır bir görünüme kavuşmuştur.”</b></p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 10:27:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-buyuksehir-belediyesi-nden-ulus-a-tarihi-dokunus-454074]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/ankara-buyuksehir-belediyesi-nden-ulus-a-tarihi-dokunus-454074"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454062-ff1b43733e8d255f78ddfbd37c25146d</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA["ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/27/abd-nin-yesil-kagittan-imparatorlugu-milli-ekonomi-modeli-ile-coktu-1774609177-83_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İran-İsrail geriliminin petrol ticaretinin yuanla yapılması kararından kaynaklandığını belirtti. Baş, ABD'nin 'yeşil kağıttan imparatorluğunun' Milli Ekonomi Modeli ile çöktüğünü vurguladı. Prof. Dr. Haydar Baş'ın, dolar hakimiyetini milli paralarla ticaretle çözme önerisinin dünyayı uyardığını kaydetti. (27 Mart 2026)</p><p>"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü"</p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Meltem TV'de katıldığı programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.</p>

<p>İran savaşına değinen BTP lideri, saldırının ana nedeninin petrol ticaretinin dolar yerine yuanla yapma kararı olduğunu belirtti.</p>

<p>Hüseyin Baş şunları söyledi;</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5SHziBLIFtw" title="BTP LİDERİ HÜSEYİN BAŞ GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ" width="1335"></iframe></p>

<p>"İran çok farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir devlet. Onları birleştiren şey vatanperverlik. Bizi de birleştirecek unsur vatanımızı sevmek. Çünkü milliyetçiliğimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, dinimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, sahip olduğumuz her şeyi vatan sahibi olmaya borçluyuz. İran'da ben bunu gördüm.</p>

<p>"İktidarın İran konusunda duruşu olumlu"</p>

<p>Bu noktada hükümetin de bu son İran gelişmelerinde özellikle durduğu yeri de biraz aklı karışık olabilir hükümet yetkililerin ama genel itibariyle bir yanlış yola sapılmadığı kanaatindeyim. En azından Irak harekatında durduğumuz yerde durmadık. Bence çok çok önemli bir nokta. Libya'da durduğumuz yerde durmadık. Burada bir değişim var. Bu önemli bir nokta.</p>

<p>"Mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne"</p>

<p>Türkiye'de bir mezhepçilik hikayesi bu savaş üzerinden türetildi. Bunu ben ahlak dışı görüyorum. Yani çok net söyleyeyim. Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz. Öyle bir şey olmaz. Bir yandan da hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi kişileri büyük önderler, din önderleri olarak pazarladılar. İthal edilmiş bazı emperyalist düşünceler mezhepler arasında kavga çıkarmıştır. Şimdi mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne. Bunun da önüne geçmek her birimizin boynunun borcu, hem vatandaş olarak hem devlet olarak. Bu noktada da ben şu anda hükümet yetkililerinin söylemlerini de doğru buluyorum.</p>

<p>"Savaşın kazananı İran halkı..."</p>

<p>Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. İsrail'in o övündüğü demir kubbelerin delik deşik olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bütün Orta Doğu coğrafyasına, 'Aslında çok da korkmamıza gerek yokmuş' dedirtmiştir. Dolayısıyla bu çark ediş bütün coğrafyaları saracak ve ben inanıyorum ki büyük bir değişime sebep olacaktır.</p>

<p>"Prof. Dr. Haydar Baş tüm dünyayı uyandırdı"</p>

<p>Bugün İran'da yaşanan ne? İran'da yaşanan İran petrolünü kendi (ABD) lehine elde etmek, Çin'e giden petrolü engellemek ve dolarla satışını tekrar tesis etmek. Bütün savaşın ana amacı bu. İran'ın petrolünü almak ve Çin'e İran'ın petrol ihraç etmesini kısıtlayıp o ihraç edilecek petrolü de dolarla satmasını sağlamak. Venezuela'da neden Maduro'yu gittiler yatağından aldılar? Çünkü Çin'e petrol satıyordu. Sattığı petrolün ödemesini de Amerikan dolarıyla değil, Yuan'la tahsil ediyordu. Adam bu yüzden gece yatağından alındı. Bugün İran'da yaşanan da bu. 70'ten beri petro-dolar sistemiyle dünya kavga ediyor. Bunun bir problem olduğu ortada. Bunun herkes farkında. Ama bunu nasıl çözeceğiz dediğiniz zaman dünyada bunu çözebilen hiç kimse olmamıştı Prof. Dr. Haydar Baş'a kadar. Haydar Baş, 'Bu dolar hakimiyetini ancak ve ancak devletlerin egemen para birimlerini ticarette kullandıklarında, milli paralarıyla ticaret yaptıklarında çözebilirsiniz' deyince dünya uyandı.</p>

<p>"Trump'a şu soruyu soracak bir NATO üyesi ülke lideri arıyorum!"</p>

<p>ABD Başkanı Trump, 'NATO bize sahip çıkmadı' dedi. Şimdi ben dünyada bir lider arıyorum, NATO üyesi bir lider arıyorum. Trump'a şunu söylesin. Trump, “NATO bize sahip çıkmadı. Biz halbuki NATO'nun her zaman yanında olduk. Onların ne zaman ihtiyacı olsa onlara sahip çıktık ama NATO bugün bizim yanımızda olmadı. Anladık ki NATO bir kağıttan kaplanmış" diyor. Şimdi ona şunu demek gerekmiyor mu; Dünyada NATO kurulduğundan beri herhangi bir coğrafyada Amerika'dan başka savaş çıkaran bir devlet oldu mu? V…</p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:58:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-nin-yesil-kagittan-imparatorlugu-milli-ekonomi-modeli-ile-coktu-454062]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/abd-nin-yesil-kagittan-imparatorlugu-milli-ekonomi-modeli-ile-coktu-454062"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454054-025195217578ecc39ca0754ad305a439</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ABB’NİN ÖRNEK PROJESİ HPV AŞI UYGULAMASI DEVAM EDİYOR  HPV AŞISI İÇİN YENİ BAŞVURU DÖNEMİ BAŞLADI]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/27/abb-nin-ornek-projesi-hpv-asi-uygulamasi-devam-ediyor-hpv-asisi-icin-yeni-basvuru-donemi-basladi-1774602099-816_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, birçok yerel yönetime örnek olan “HPV Aşı Uygulaması”nı bu yıl da sürdürüyor.</p><p align="center" class="m_3188698089231048924" style="text-align: center;"><b>ABB’NİN ÖRNEK PROJESİ HPV AŞI UYGULAMASI DEVAM EDİYOR</b></p>

<p align="center" class="m_3188698089231048924" style="text-align: center;"><b>HPV AŞISI İÇİN YENİ BAŞVURU DÖNEMİ BAŞLADI</b></p>

<p align="center" class="m_3188698089231048924" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p class="m_3188698089231048924" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin birçok yerel yönetime örnek projelerinden “HPV Aşı Uygulaması”nda yeni dönem başvuruları başladı.</b></p>

<p class="m_3188698089231048924" style="text-align: justify;">·        <b>Gazi Üniversitesi Hastanesi iş birliğiyle hayata geçirilen uygulamadan Büyükşehir’den sosyal yardım alan 9- 30 yaş arasındaki kadınlar ve kız çocukları yaranabilecek.</b></p>

<p class="m_3188698089231048924" style="text-align: justify;">·        <b>Başvurular 30 Nisan 2026 tarihine kadar afişteki QR kod veya</b><b>https://forms.ankara.bel.tr/hpv-asi-uygulamasi</b><b> linki üzerinden yapılacak.</b></p>

<p class="m_3188698089231048924" style="text-align: justify;">·        <b>2024 yılının Ekim ayında başlayan uygulama, bugüne kadar 5 bin doz aşıyla kadınların hayatına dokundu.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi, birçok yerel yönetime örnek olan <b>“HPV Aşı Uygulaması”</b>nı bu yıl da sürdürüyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi, Gazi Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğü proje ile Başkentlilerin koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmaya devam ediyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Human Papilloma Virüsü’ne (HPV) karşı toplumun korunmasını amaçlayan uygulama, yerel yönetim düzeyinde hayata geçirilen örnek halk sağlığı projeleri arasında yer alıyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>BUGÜNE KADAR TAM 5 BİN HPV AŞISI BAŞKENTLİLERLEBULUŞTU</b></p>

<p style="text-align: justify;">ABB, 2024 yılının Ekim ayında başlayan uygulama kapsamında; bugüne kadar 5 bin doz aşıyla Başkentli kadınların hayatına dokundu. Proje çerçevesinde ayrıca 0-15 yaş arası kız çocuklarına 617 doz aşı uygulaması gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Proje kapsamında uygulanan 9’lu HPV aşısı; HPV’nin 9 farklı alt tipine karşı koruma sağlayarak rahim ağzı kanseri ve ilişkili hastalıkların önlenmesinde yüksek etkinlik sunuyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b>YENİ BAŞVURU DÖNEMİ BAŞLADI</b></p>

<p style="text-align: justify;">Uygulamadan; belediyeden sosyal yardım alan 9-30 yaş arasındaki kadınlar ve kız çocukları yararlanabiliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">30 Nisan 2026 tarihine kadar başvuruların alınacağı uygulamaya; https://forms.ankara.bel.tr/hpv-asi-uygulamasi adresi üzerinden başvuru yapılabiliyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>TÜRKİYE’YE ÖRNEK MODEL</b></p>

<p style="text-align: justify;">Koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı hedefleyen HPV Aşı Uygulaması, yerel yönetimlerin halk sağlığı alanında üstlenebileceği rolü gösteren güçlü bir model olarak öne çıkıyor.</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Sağlıkta Eşitlik ve Güvence Programı”</b> başlığıyla yürütülen proje, KalDer tarafından <b>“İlham Veren Kamu Yönetimi Proje Ödülü”</b>ne layık görülerek ulusal ölçekte de örnek uygulamalar arasında gösterildi.</p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 08:59:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-nin-ornek-projesi-hpv-asi-uygulamasi-devam-ediyor-hpv-asisi-icin-yeni-basvuru-donemi-basladi-454054]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-nin-ornek-projesi-hpv-asi-uygulamasi-devam-ediyor-hpv-asisi-icin-yeni-basvuru-donemi-basladi-454054"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454052-d462fe2eba7f017ac1049be91b9f027d</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın,]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/27/0327-1774601718-787_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, stagflasyon riskine karşı yapılması gerekenleri sıraladı.</p><p>İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, stagflasyon riskine karşı yapılması gerekenleri sıraladı. “Stagflasyon kader değildir” diyen Dalgın, “Motorindeki vergi indiriminin tamamını pompaya yansıtın. Gübre desteğini acil devreye alın. Doğal gaz depolarını doldurun. Kritik medikal gazlar için acil envanteri çıkarın. İmalat sanayisine girdi desteği verin. Turizmde güvenli ülke kampanyasını başlatın ve genel ekonomik senaryoları paylaşın” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Dalgın: “Stagflasyon kader değildir”</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/FRiusxjdIwg" title="2026 03 25 Burak Dalgın grup önersi" width="1335"></iframe></p>

<p>İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, stagflasyon riskine karşı yapılması gerekenleri sıraladı. “Stagflasyon kader değildir” diyen Dalgın, “Motorindeki vergi indiriminin tamamını pompaya yansıtın. Gübre desteğini acil devreye alın. Doğal gaz depolarını doldurun. Kritik medikal gazlar için acil envanteri çıkarın. İmalat sanayisine girdi desteği verin. Turizmde güvenli ülke kampanyasını başlatın ve genel ekonomik senaryoları paylaşın” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin bütün yönleriyle incelenmesi ile stagflasyon riskinin üretim, istihdam ve fiyat istikrarı üzerindeki muhtemel sonuçlarının araştırılması ve ekonomik güvenliği güçlendirecek politika önerilerinin belirlenmesi amacıyla verilen meclis araştırması önergesinin gerekçesini açıklamak üzere TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı.</p>

<p></p>

<p>“İran'da yaşananlar bir jeoekonomi problemidir”</p>

<p></p>

<p>Hem enflasyonun yüksek olmasının hem de ekonominin durgunluğa girmesinin stagflasyon anlamına geldiğini belirten Dalgın, “Karşı karşıya kaldığımız risk budur. Çünkü İran'da yaşananlar sadece bir güvenlik riski, sadece bir jeopolitik risk değil; aynı zamanda ekonomik bir risktir, bir jeoekonomi problemidir. Peki bu nasıl işler? Önce bir fiyat şoku gerçekleşir. Mesela, petrol fiyatlarında yaşadığımız gibi. Fiyat şoku bir noktadan sonra bir tedarik şokuna dönüşebilir. Yani parasıyla bile o malı bulamaz hâle gelinebilir. Mesela gübrede kısmen yaşandığı gibi. Daha sonra da bu, bir üretim şokuna dönüşebilir. Çiftçi tarlasını ekemez, sanayici ham maddesini bulamaz hâle gelebilir. Kaçınmamız gereken, yönetmemiz gereken risk tam da budur.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Hem enerji hem de gıda güvenliğinde en riskli 10 ülkeden bir tanesi Türkiye”</p>

<p></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda devam eden durumun küresel etkilerine değinen Dalgın, “Hürmüz Boğazı'ndan savaşın ilk 23 gününde geçen gemi sayısı, savaş öncesi bir günde geçen gemi sayısına eşit. Asya'da bilhassa bir domino etkisi başladı. Tayvan'da 11 günlük LNG stoku kaldı, Hindistan'da mutfak gazı ve gübre bulunmuyor ve enerji kıtlığı riski Avrupa'ya doğru ilerliyor. Daha önemlisi, bizi ilgilendiren kısım gıda ve gübre -ki zaten Kiel Enstitüsüne göre; dünyada hem enerji hem de gıda güvenliğinde en riskli 10 ülkeden bir tanesi Türkiye. Bunu üre fiyatlarında görüyoruz. Son bir haftada yüzde 30'luk bir artışla karşı karşıyayız. Sanayi girdilerinde de benzer bir tablo var; petrokimya ve plastik ham maddelerinde ciddi bir artış var” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“35 milyar dolarlık ilave bir açıkla karşı karşıya kalabiliriz”</p>

<p></p>

<p>“Bu tablo ülkemiz için ne anlama geliyor?” diye devam eden Dalgın, “Enerji ithalatı 63 milyar dolar olacak diye hesap yapıldı. 100 milyar doları geçme ihtimali var. Bu hesap savaş başlamadan bir hafta önce yapıldı. Bu derece bir öngörüsüzlükten bahsediyoruz. Karşı karşıya kaldığımız riskle petrol fiyatları 100 dolar mertebesinde olursa, enflasyonumuz 4 puan mertebesinde artacak, cari açığımız ikiye katlanacak. Dış dengemizde 35 milyar dolarlık ilave bir açıkla karşı karşıya kalabiliriz. Doğalgaz tarafında; İran'dan gelen gaz bizim aşağı yukarı alımımızın yüzde 13'ü. Bunu karşılayacak depolama kapasitemiz var ama umuyorum ki depo yönetimimiz bunu karşılayacak seviyede kullanılıyordur. Beklenmedik kırılganlıklar da var. Mesela helyum gazı. Rusya'da vurulan bir fabrika çerçevesinde helyum kıtlığı var. Helyum gazı MR’larda kullanıyor. Senede 25 milyon MR çekiminden bahsediyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Sadece bu yıl çevireceğimiz dış borçta 1 milyar dolarlık zararımız var”</p>

<p></p>

<p>Söz konusu tablonun en bariz göstergesini finans alanında gördüklerini belirten Dalgın, “Mesela, iki yıllık tahvil faizimiz yüzde 40'ın üzerinde. Beş yıllık enflasyon fiyatlaması, yüzde 25'ten yüzde 31'e çıktı. Yani piyasa, ‘Öyle tek haneye inecek meselelerini bir unutun, yüzde 30 enflasyon fiyatlıyorum.’ diyor. Forward piyasalar eskiden faiz indirimi fiyatlarken, şimdi ciddi bir faiz artışını fiyatlar hâlde. Çalışıyor denilen programın Türkiye'yi getirdiği hâl; hem yüksek enflasyon hem yüksek faiz. Üstelik bunun neticesinde bir sermaye çıkışıyla da karşı karşıyayız. İki haftada 12 milyar dolarlık carry trade çıktı. İki haftada 5 milyar dolarlık tahvil satışı oldu. İki haftada bir milyar dolarlık tahvil çıktı ve risk primimiz 38 baz puan yükseldi. Bu ne demek? Sadece bu yıl çevireceğimiz dış açıkta, dış borçta bir milyar dolarlık zararımız var demek.” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Üretemeyen Türkiye yaratan program riskleri artırıyor”</p>

<p></p>

<p>Reel sektörde artan kredi faizleriyle yaşananları gördüklerini ekleyen Dalgın, “Üretemeyen Türkiye yaratan program ciddi şekilde risklerimizi artırıyor. Üretemeyen Türkiye'den ne kastettiğimi de söyleyeyim: Bugün Türkiye'de tarım üretimi 2020 yılıyla aynı. Bugün Türkiye'de sanayi üretimi, sanayi kapasite kullanımı Covid dönemiyle aynı. Bugün Türkiye'de istihdam, Sayın Mehmet Şimşek'in göreve geldiği dönemle aynı. Yani üç senede, dört senede, beş senede; sanayide, istihdamda, tarımda, Türkiye'yi yerinde saydırmış; ciddi de faiz ödemiş bir programla karşı karşıyayız. Dışarıdan gelen maliyet şokları talep kısmayla yönetilemez. Bunun altını çiziyorum. Her şeyi talep kısmaya bağlıyorsunuz. Elinizde bir çekiç var, gördüğünüz şeyi çivi olarak görüyorsunuz. Ya faizi ya vergiyi basıyorsunuz. Dış talep şokuna da bunu yapmayın. Bunun neticesinde stagflasyon çözülmez, derinleşir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Stagflasyon kader değildir”</p>

<p></p>

<p>Çözüm önerilerini sıralayan Dalgın “Sizlere 7 madde öneriyorum. Motorindeki vergi indiriminin tamamını pompaya yansıtın. Gübre desteğini acil devreye alın. Doğal gaz depolarını doldurun. Kritik medikal gazlar için acil envanteri çıkarın. İmalat sanayisine girdi desteği verin. Turizmde güvenli ülke kampanyasını başlatın ve genel ekonomik senaryoları paylaşın. Stagflasyon kader değildir” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 08:54:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/iyi-parti-balikesir-milletvekili-ve-ekonomi-politikalarindan-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-burak-dalgin-454052]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/iyi-parti-balikesir-milletvekili-ve-ekonomi-politikalarindan-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-burak-dalgin-454052"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454042-98bcc466dbbaeec9bab89c378cc0ac0a</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[Emekli vatandaşın isyanı: "Madem öyle bizi topluca öldürsünler"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/26/emekli-vatandasin-isyani-madem-oyle-bizi-topluca-oldursunler-1774556049-780_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara – 100. Yıl Pazaryeri’ni ziyaret ederek esnafın ve vatandaşların dertlerini dinledi. </p><p>Emekli vatandaşın isyanı: "Madem öyle bizi topluca öldürsünler"</p>

<p></p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara - 100. Yıl Pazaryeri'ni ziyaret etti. Vatandaşların tane ile alışveriş yaptığına dikkat çeken pazar esnafı, büyük marketler karşısında rekabet edemediklerini de kaydederek kendilerine suikast yapıldığın vurguladı. Emekli bir vatandaş ise yaşadığı maddi sıkıntılara işaret ederek "Madem öyle Cumhurbaşkanı yaşlıları bir yere koysun; gaz verip bizi topluca öldürsünler" şeklinde konuştu. Dervişoğlu, ziyaret sonrası "Vatandaşı bu hâlde görünce, boynumdaki kravattan ve üstümdeki beyaz gömlekten utanıyorum." diye konuştu. </p>

<p></p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara – 100. Yıl Pazaryeri’ni ziyaret ederek esnafın ve vatandaşların dertlerini dinledi. </p>

<p></p>

<p>Dervişoğlu, pazaryeri girişinde “Bahçeli ile aynı memlekette olmaktan iğreniyorum” diyen bir vatandaşa “Birine kızıp memlekete küsülmez” karşılığını verdi. </p>

<p></p>

<p>Alım gücünün düşmesinden dolayı vatandaşların meyve sebze alışverişlerini tane ile yaptığını anlatan pazar esnafı, büyük marketler karşısında rekabet edemediklerini de kaydederek kendilerine suikast yapıldığını savundu. </p>

<p>  </p>

<p>Bir vatandaşın “Demeçleriniz çok güzel. Destekliyoruz. Fakat bir koalisyon durumunda birleşin çağrısı yapmak istiyorum” demesi üzerine Dervişoğlu, “Bu beklentinin farkındayım ancak sizinle yan yana gelemeyecek olanlarla sizleri yan yana getirmek gibi bir derdim olmayacak. Sizin beklentilerinizin ve hassasiyetlerinizin ne olduğunu biliyorum. O hassasiyetlere halel gelmeyecek. Hepimiz bir araya gelelim ama Türkiye’nin sizi incitmeyecek birlikteliklere ihtiyacı var" dedi.</p>

<p></p>

<p>“Krizin ortadan kalkması için sistemin değişmesi gerekiyor”</p>

<p></p>

<p>İşçi Blokları Mahalle Muhtarı Ayşegül Emekçi'yi ziyaret eden Dervişoğlu’na, muhtarlık binalarında sıklıkla karşılaşılan tebligatlar soruldu. </p>

<p></p>

<p>Türkiye’de 24 buçuk milyon icra dosyası olduğuna işaret eden Dervişoğlu, “İcra dosya sayısı her gün 16 bin artıyor. Bu aslında ekonominin nereye geldiğini gösteriyor. Hacizler, icralar, satılığa çıkmış araziler bunların tamamını birleştirirseniz bugün yaşamış olduğumuz sıkıntıların özünü de tespit etmiş oluyorsunuz. İcra neden olur? Haciz neden olur? Tebligat neden olur? Vatandaşın satıl alma gücü o kadar sınırlı ki; domatesi, biberi, salatalığı alamıyor; borcunu nasıl ödeyecek insan? Yoksa bu ülkede 24 buçuk milyon icra dosyalık, art niyetli kesim yok. 24 milyon tane kişi ya da kuruluş, borcunu ödememek için bir plan, bir tuzak kurmuş değil. İmkansızlıklar yüzünden bu tebligatlar artıyor. Vatandaşı bu hale getiren düzeni oluşturanların utanması lazım. Bu durum oluşturulan düzenin doğal sonuçları. Biz bugünleri hep tanımladık. Bu ekonomik krizden kaynaklı bir durum değil. Türkiye ilk kez ekonomik krizle karşı karşıya kalmıyor. Karşı karşıya bulunduğumuz büyük krizlerin en çok 2 yılı içinde aşıldığı dönemler biliyoruz. Ancak Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiği andan itibaren bir kriz sarmalında yaşıyor. Dosyaların ortadan kalkması için krizin ortadan kalkması lazım. Krizin ortadan kalkması için sistemin değişmesi lazım. Sistemin değişmesi için bizim iktidar olmamız lazım. Tayyip Erdoğan'ın gitmesi ve yerine Türkiye'yi yönetebilecek kadroların iş başına gelmesi lazım” şeklinde konuştu. </p>

<p></p>

<p>“Gaz verip bizi topluca öldürsünler”</p>

<p></p>

<p>Dervişoğlu ziyareti sırasında vatandaşların yaşadığı sıkıntıları da dinledi.</p>

<p></p>

<p>“CHP’liyim ama bundan sonra oyumu size vereceğim” diyen bir emekli vatandaş, “Delikanlı olup masalara yumruğunuzu atmanızdan dolayı sizi takdir ediyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Yaşadığı problemleri anlatan vatandaş, “Ben emekliyim, bir gözüm kör. Yaşlıyım, çok hastalığım var. Fizyoterapistim, özelde çalıştım, emekli oldum. Aldığım 20 bin lira maaş. Boynumu eğerek damadımın evine sığındım, oturuyorum. Aldığım 3 kuruş maaş. Evde hasta kardeşim var. Madem öyle Sayın Cumhurbaşkanı götürsün bizi topluca, yaşlıları bir yere koysun. Kendi milletvekilleri de kendileri dahil olmak üzere gaz verip bizi topluca öldürsünler” dedi. </p>

<p></p>

<p>“Domates, portakal taneyle alınıyor”</p>

<p></p>

<p>Yarım karpuzların olduğu bir tezgahın önünde durun Dervişoğlu, "Bu memlekette bu zamana kadar dilimlenmiş karpuz satıldığını gördünüz mü? Eskiden bize söylediklerinde ‘Olur mu ya’ derdik. Şimdi tane ile domates alınıyor, taneyle portakal alınıyor. Eskiden üç kilo portakal alınıyordu. ‘2 kilo elma ver, bir kilo muz ver’ diyorduk. Şimdi memlekette karpuz dilimle satılıyor. Allah hepimizin yardımcısı olsun" şeklinde konuştu. </p>

<p></p>

<p>“Vatandaşlar atılmış ürünlerden ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor”</p>

<p></p>

<p>Ziyaret bitiminde değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, “Vatandaşların önemli bir kısmı fiyatların düşmesi için akşam saatlerini bekliyor. Ama akşam saatlerinde de beklentiye karşılık verecek bir fiyat düşüşü söz konusu olmuyor. Pazarda kullanılamaz diye düşünülen ürünler bir tarafa bırakılıyor ve üzülerek müşahede ediyoruz ki; vatandaşlarımız atılmış ürünler içerisinden, çöp demeyelim ama yani atılmış ürünlerin içerisinden ihtiyacını karşılamaya çalışıyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Bu gidişat sürdürülebilir değil”</p>

<p></p>

<p>Üreticilerin, nakliyecilerin, pazarcıların ve vatandaşların memnun olmadığını ifade eden Dervişoğlu, “Bu üretim ve nakliye zinciri, özellikle gıda arzında son derece ağır mağduriyetler içerisinde. Bunun sofralarımıza yansıması da yürek yakan bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Hep söylüyorum. Emeklimiz tenceresini kaynatamıyor. Dar ve sabit gelirli olan vatandaşlarımız geleceklerini güvencede hissetmiyor. Bu gidişat sürdürülebilir değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönettiğini zannedenlerin çok acil tedbir alması gereken bir husustur bu. Pazar bu duruma düşmüşse, herkes mutsuzsa ve herkes yere bakarak pazarda geziyorsa, bunun düzeltilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Vatandaşı bu halde görünce boynumdaki kravattan ve üstümdeki beyaz gömlekten utanıyorum"</p>

<p></p>

<p>Türk çiftçisine gerekli desteğin verilmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Aksi takdirde Türkiye'yi bekleyen son derece ciddi bir gıda krizi söz konusu olabilir. Bu uyarmalardan ders çıkarmayanlar, uzaktan bakarak bir anlam yüklemeye çalışıyorlar. Gelsinler bu pazarı görsünler. Herkesin mutsuz olduğunu görsünler. Domatesin bir çeşidinin 400  lira, biberin bir çeşidinin 350 lira olduğuna şahitlik etsinler. En ucuz peynirin yaklaşık 300 lira olduğunu görsünler ve Türkiye'ye getirdikleri durumu önce tespit etsinler. Bu halden utanmaları gerektiğine öncelik öncelikle kendileri şahit olsunlar. Bu son derece kötü ve üzüntü verici bir durum. Bu ziyaretleri her yaptığımda pazar yerinden yüreğim yaralı ayrılıyorum. Bugün de aynı duygular içerisindeyim. Alışveriş yapabilirim belki diye gelmiş olan vatandaşlarımız, yolda bizi yakalayıp dertlerini anlattılar. Alışveriş yapacak bir hallerinin olmadığını anlatmaya çalıştılar. Böyle bir durumda size çok samimi olarak söylüyorum; vatandaşı bu halde görünce, boynumdaki kravattan ve üstümdeki beyaz gömlekten utanıyorum." dedi. </p>

<p></p>

<p>"Silahlar bırakılmamış, mangalda yakılanlarla kalmış süreç"</p>

<p></p>

<p>Dervişoğlu, açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p></p>

<p>İktidar cephesinden “Silahların tamamen bırakılması gerekir” şeklinde bir açıklama geldiği hatırlatılarak “Terörsüz Türkiye' süreci bir duruksamaya mı girdi?” sorusu üzerine Dervişoğlu, şöyle konuştu:</p>

<p></p>

<p>“Aslına bakarsanız, demek ki silahlar bırakılmamış. O süreç mangalda yakılanla kalmış. Şimdi ne diyorlar; 'Ben silahı nasıl bırakayım, istediğimi alamadıktan sonra?' Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden beklentilerini silahla almaya kalkışanlarla, müzakere masasına oturulmaması gerektiğini zamanında söyledim. Şimdi atmış oldukları yanlış adımlarının sonuçlarına katlanıyorlar. Ben bir laf söyleyince de sanki milliyetçi bir refleksle ifade ettiğimi kamuoyuna sosyal medya üzerinden pompalıyorlar. Ben milliyetçi reflekslerle falan konuşmuyorum. Ben Türk milletinin kardeşliği üzerine ve bu kardeşliğin devamından yana olduğum için konuşuyorum. Siz toplumun bir kesiminin siyasi önderliğine, İmralı’daki cani başının sözcülüğü </p>

<p>imkanını verirseniz işte bunlar olur. Türkiye'de terör örgütünün silahı bırakmadığını DEM Parti söylüyor ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten Cumhur İttifakı söylüyor. Hani süreç çok iyi gidiyordu? Hani örgüt silahı bırakmıştı? Hani Abdullah Öcalan denen cani, kurucu önder olmuştu da örgüt üzerinde hakimiyeti vardı? Bunların düşünceden eyleme, yani kuvveden fiile geçirilmesinin mümkün olmayacağını söyledim. Bir örgüt, Amerika Birleşik Devletleri'nin vermiş olduğu silahları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne teslim etmez. O silahlar Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında bile değil. Birileri içeride bir silah yakma müsameresi sergiledi. Millet de şimdi akıbet ne olacak diye bekliyor. Ben bundan bir netice çıkmayacağını ifade ettim. Bu sadece Türkiye'nin üniter devlet yapısının, Türkiye'nin birliğinin, Türk vatanının bölünmezliğinin tartışma masasına yatırılacağını; bu yapılan uygulamalardan örgütler ve onun uzantısı olan siyasi mekanizmaların şımaracağını; buna bağlı olarak da kardeşlik hukukumuza zarar vereceklerini ifade ettim. Nevruz münasebetiyle meydanlarda yapılan konuşmaları görüyorsunuz”</p>

<p><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/26/dervisoglu-ndan-ankara-da-pazar-esnafi-ziyareti-26-mart-2026-1-1774556235-308-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/26/dervisoglu-ndan-ankara-da-pazar-esnafi-ziyareti-26-mart-2026-3-1774556238-323-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/26/dervisoglu-ndan-ankara-da-pazar-esnafi-ziyareti-26-mart-2026-7-1774556240-54-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/26/dervisoglu-ndan-ankara-da-pazar-esnafi-ziyareti-26-mart-2026-32-1774556226-677-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/26/dervisoglu-ndan-ankara-da-pazar-esnafi-ziyareti-26-mart-2026-18-1774556241-310-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 20:08:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/emekli-vatandasin-isyani-madem-oyle-bizi-topluca-oldursunler-454042]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/emekli-vatandasin-isyani-madem-oyle-bizi-topluca-oldursunler-454042"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454020-ccdb65a11922019156e4b817482b4b25</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu,]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/25/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-1774443947-208_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına tepki göstererek "Bir grup etnik saplantılı şımarık,</p><p style="text-align: justify;">İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına tepki göstererek "Bir grup etnik saplantılı şımarık, Türkiye’nin dört bir yanında gövde gösterisi yapıyor ve adeta devlete kafa tutuyor. Eli kanlı katili övüyor, cümle aralarında da Türkiye’yi ve Türk milletini tehdit ediyorlar. 'Bursa’yı Amed’e çeviririz' diyor, provokatif aymaza bak! Bu vatanın Bursa’sını, Diyarbakır’ından ayırmaya kalkanların cüretine bak" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, "Bu süreç başarısız olursa, Türkiye’de sivil siyaset bunun altında kalır" şeklindeki sözlerine değinen Dervişoğlu, "Attığı taşın düştüğü yere bakar mısınız? Efendi, sen Türkiye’yi darbeyle mi tehdit ediyorsun? Tabii şaşırmaya gerek yok. Bunu komisyon kurmakla görevlendiren, sözde meclis başkanvekilini de emireri olarak kullanıyor. Süreciniz batsın, anlayışınız batsın, hainliğiniz batsın" ifadesini kullandı. Partimizin grup toplantısında konuşan Dervişoğlu, "Meydanlarda olanlar var ama bir de meydanlarda olanları kutsayanlar var. Oralara mesaj gönderenler, temsilci gönderenler var.  Onları görmediğimizi zannetmeyin. Zamanı gelince kiminle hesaplaşılacaksa, onunla hesaplaşılacağını bu millet iyi bilsin" diye ekledi.</p>

<p style="text-align: justify;"><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/25/iyi-parti-tbmm-grup-toplantisi-25-mart-2026-2-1774444065-823-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p style="text-align: justify;">Kıymetli milletvekilleri,</p>

<p style="text-align: justify;">Değerli konuklar ve basın mensupları</p>

<p style="text-align: justify;">Hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz.</p>

<p style="text-align: justify;">Öncelikle geçmiş Ramazan Bayramımız kutlu olsun diyorum…</p>

<p style="text-align: justify;">Allah hepimizi nicelerine çok daha mutlu, sevinçli, sağlıklı şekilde çıkartsın. </p>

<p style="text-align: justify;">Nevruzumuz kutlu olsun, kut olsun diyorum…</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin, Türk Dünyası’nın,</p>

<p style="text-align: justify;">Baharı karşılayan, baharı ve uyanışı müjdeleyen bayramı hayırlı olsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizi bize kırdıran, demiri tavında ayıran tüm habis niyetlere ise lanet olsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Bakınız,</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim için Cumhuriyet bir ateştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Yakan değil ısıtan, birleştiren, üleştiren bir ocaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim için Cumhuriyet, bu toprakların kara kışını yenen eşsiz bir bahardır.</p>

<p style="text-align: justify;">İnsanına, toprağına, şehrine, çarşısına, bahar, barış ve bereket gelmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Biz kut deriz, binlerce yıldır aklımızda, bağrımızda, avcumuzda taşırız bu kıvılcımı.</p>

<p style="text-align: justify;">104 senedir, bu topraklara hamdolsun düşman çizmesi girememiş,</p>

<p style="text-align: justify;">Kundakta bebeler, bebeler elinde analar, analar aklında erler, nesiller yitirilmemiş.</p>

<p style="text-align: justify;">Barış getirmiş bu Cumhuriyet, onu tesis etmiş.</p>

<p style="text-align: justify;">Hak ve batıla, dost ve düşmana, içeriye ve dışarıya sınır çekmiş. </p>

<p style="text-align: justify;">Artık savaşımız tarlada, fabrikada, okulda, hastanede demiş.</p>

<p style="text-align: justify;">Bereket için, üretmek için, irfan için, esenlik için teşkilatlanmış.</p>

<p style="text-align: justify;">Ve en önemlisi herkes eşit demiş, yurttaş demiş…</p>

<p style="text-align: justify;">Değerli arkadaşlar</p>

<p style="text-align: justify;">Bir fikrin, bir tohumun, bir niyetin doğrusu başkadır, eksiği başkadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz derken </p>

<p style="text-align: justify;">bunu ifade ediyordu.</p>

<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet rejimi, yurttaşın, ferdin ve onun sathında toplumun, milletin</p>

<p style="text-align: justify;">Ortak taleplerini yerine getirmek için vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ortak talepler, ortak olmaktan çıkarsa,</p>

<p style="text-align: justify;">Cumhuriyeti yönetenler, ortak çözümler yerine seçilmiş bir takım şahsi çözümler sunarsa,</p>

<p style="text-align: justify;">Ortaklaşılacak yerde, birtakım ortakçılar, kendi tarlası deyip bir yerleri çitle çevirirse,</p>

<p style="text-align: justify;">Orada iyi niyetten bahsedilemez.</p>

<p style="text-align: justify;">Orada birliktelik olmaz.</p>

<p style="text-align: justify;">Sen baharı nevruz diye mi karşılıyorsun,</p>

<p style="text-align: justify;">Nevroz diye mi karşılıyorsun, bizim meselemiz bu değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama sen, her bahar bayramında, o ateşin üzerinden atlarken</p>

<p style="text-align: justify;">Bu toprakları, bu insanları ateşe atanları kutsarsan, </p>

<p style="text-align: justify;">Bunun adına da barış dersen, demokrasi dersen,</p>

<p style="text-align: justify;">Biliriz ki, senin derdin ne onun ne bunun sorunudur.</p>

<p style="text-align: justify;">Senin derdin; imtiyazdır, iktidardır, sultadır.</p>

<p style="text-align: justify;">“Terörsüz Türkiye” diye tanımlanan akıl yitimi ve kalkışma başlarken daha ilk günden ifade etmiştim.</p>

<p style="text-align: justify;">“Teröriste terörist denmeyecek artık, adı da Terörsüz Türkiye olmuş.”</p>

<p style="text-align: justify;">Şimdi yine onu görüyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir grup etnik saplantılı şımarık, Türkiye’nin dört bir yanında gövde gösterisi yapıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Eli kanlı katili övüyor, cümle aralarında da Türkiye’yi ve Türk milletini tehdit ediyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Bursa’yı Amed’e çeviririz diyor, provakatif aymaza bak!</p>

<p style="text-align: justify;">Bu vatanın Bursa’sını, Diyarbakır’ından ayırmaya kalkanların cüretine bak!</p>

<p style="text-align: justify;">Sıfatı Meclis Başkanı olan zat da, </p>

<p style="text-align: justify;">“Bu süreç başarısız olursa, Türkiye’de sivil siyaset bunun altında kalır” diyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Laflara bakar mısınız? </p>

<p style="text-align: justify;">Attığı taşın düştüğü yere bakar mısınız?</p>

<p style="text-align: justify;">Efendi, sen Türkiye’yi darbeyle mi tehdit ediyorsun?</p>

<p style="text-align: justify;">Tabii şaşırmaya gerek yok,</p>

<p style="text-align: justify;">Bunu komisyon kurmakla görevlendiren,</p>

<p style="text-align: justify;">Sözde meclis başkanvekilini de emireri olarak kullanıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Süreciniz batsın, anlayışınız batsın, hainliğiniz batsın!</p>

<p style="text-align: justify;">İnsan yakmış adamlar, barış diye nara atıyor olanlara bakar mısınız?</p>

<p style="text-align: justify;">TUSAŞ’ı basanlar, kahraman ilan ediliyor, vaziyete bakar mısınız?</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’yi yakmaya çalışanlar, emin olun her zaman kendini yakmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Buna teşne olanların haberi olsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Böyle yapmaya devam ederlerse yine kendilerini yakacaklardır. </p>

<p style="text-align: justify;">Türk milletinin kodlarıyla oynamak da o mangal oyununa benzemez.</p>

<p style="text-align: justify;">Haberiniz olsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunu o gaflet dolu aklınıza kalın harflerle yazın.</p>

<p style="text-align: justify;">Her boş zamanınıza da aynaya bakıp okuyun o yazılanları!</p>

<p style="text-align: justify;">Meydanlarda olanlar var ama bir de meydanlarda olanları kutsayanlar var. </p>

<p style="text-align: justify;">Oralara mesaj gönderenler, temsilci gönderenler var. </p>

<p style="text-align: justify;">Onları görmediğimizi zannetmeyin.</p>

<p style="text-align: justify;">Zamanı gelince kiminle hesaplaşılacaksa, onunla hesaplaşılacağını bu millet iyi bilsin. </p>

<p style="text-align: justify;">Ben, kimisine yabancı servislerce kod dahi verilmiş olan bu etki ajanlarının tüm çabalarına rağmen,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu toprakların ferasetine ve irfanına her zaman inandım.</p>

<p style="text-align: justify;">Tüm Türkiye’yi dolaştığım Ramazan ayı boyunca da bunu bir kere daha gördüm.</p>

<p style="text-align: justify;">Hem feraseti hem meseleleri hem de bunun sebebini.</p>

<p style="text-align: justify;">AK Partili değilsen, Cumhur İttifakı’nı koşulsuz alkışlamıyorsan,</p>

<p style="text-align: justify;">ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorsun.</p>

<p style="text-align: justify;">İş hayatında görüyorsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Atamalarda görüyorsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Ticarette görüyorsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Adalette görüyorsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Siyasette görüyorsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ayrımcılık, bu kayırmacılık, Cumhuriyet’in eşit vatandaşı olma duygusunu kaybettiriyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu basit bir konu değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu Türkiye için son derece önemli bir milli güvenlik sorunudur.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgesi ekonomik açıdan yüksek bir potansiyele sahiptir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama ihanet ortaklarının sözlerine, eylemlerine bakın göreceksiniz, hiç birisinin umurunda değildir!</p>

<p style="text-align: justify;">Hem ülkemizi hem buralardaki vatandaşlarımızı gereksiz konularla, gündemlerle meşgul etmek yerine, gerçekçi olabilseler, müthiş bir ekonomik kaynak üretebilecekler.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama bir teröristin aklıyla süreçler başlatıp, bu potansiyeli iyice yok ediyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Oysa doğu Anadolu ve Güneydoğu bölgelerimiz, uluslararası ticaret açısından fırsatlarla dolu.</p>

<p style="text-align: justify;">Sınır kapılarında serbest bölgeler, gümrük merkezleri, lojistik merkezler kurulabilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Demiryolu ağı zenginleştirilebilir. </p>

<p style="text-align: justify;">Bu fırsatlara kafa yormak, GAP’ı tamamlamak yerine uğraştıkları işlere bakın.</p>

<p style="text-align: justify;">İşleri güçleri Kürtlere vasi tayin etmek. Teröristbaşına statü aramak.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarımı ve hayvancılığı bilinçli olarak bitirdiler.</p>

<p style="text-align: justify;">Yol boyunca sağlı sollu meralar var.</p>

<p style="text-align: justify;">Yol kenarlarında da “ehli hayvan geçebilir” levhaları var.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama gel gör ki, o ehli hayvanlar gelip geçmiyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Ülke et krizi yaşıyor, meralar bomboş, </p>

<p style="text-align: justify;">ama biz katillere statü derdindeki süprüntülerle uğraşıyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Yem fiyatları, gübre-mazot-tohum fiyatları, </p>

<p style="text-align: justify;">bunlardan alınan vergilerle, üretimi engellediler.</p>

<p style="text-align: justify;">Entegre tesislerle, süt, peynir, bal üretimiyle markalar çıkabilecekken,</p>

<p style="text-align: justify;">Oturmuş, bir teröristten nasıl marka yaratabiliriz diye uğraşıyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Bakın buradan açıkça söylüyorum;</p>

<p style="text-align: justify;">İş tutan el silah tutmaz.</p>

<p style="text-align: justify;">Aş giren evin derdi olmaz.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim meselemiz budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Bölgede enerji üretimi açısından da fırsatlar var.</p>

<p style="text-align: justify;">Güneş ve rüzgar enerji santralleri için uygun bir bölge. </p>

<p style="text-align: justify;">Kadın kooperatifleriyle üretimi katlama imkanı var. </p>

<p style="text-align: justify;">Meslek eğitim programları, genç girişimcilere destek programlarıyla büyük fırsatlar yaratılabilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama projelere dönüp bakan yok.</p>

<p style="text-align: justify;">Seçim vaadi dışında, eyleme geçen yok.</p>

<p style="text-align: justify;">Varsa yoksa bir teröristin özgürlüğü, </p>

<p style="text-align: justify;">Terör örgütü yöneticilerin topluma entegrasyonu.</p>

<p style="text-align: justify;">Konuştukları bu…</p>

<p style="text-align: justify;">24 yıllık iktidarları boyunca, </p>

<p style="text-align: justify;">İki defa büyük proje diye, milletin önüne bunu koydular.</p>

<p style="text-align: justify;">Kimse alınmasın, bu ülkede vatandaşlık sorunu var,</p>

<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet mefhumuna düşmanlık güdenlerin,</p>

<p style="text-align: justify;">Ağacıların, beycilerin, biatçıların, örgütçülerin,</p>

<p style="text-align: justify;">Türlü biçimlerde yol açtığı bir yurttaşlık sorunu var,</p>

<p style="text-align: justify;">Aslına bakarsanız bu ülkede Türk sorunu var.</p>

<p style="text-align: justify;">O sebeple,</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’de kimseye özel bir sorun üretilmiyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama artık hepimizin önemli ve ortak bir sorunu var.</p>

<p style="text-align: justify;">Kendimizi eşit hissetmiyoruz. İkinci sınıf hissediyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">AK Partili değilsek, Cumhur İttifakı’nın uygulamalarına, </p>

<p style="text-align: justify;">Bu soygun düzenine, bu yağma düzenine, adaletsizliğe, istibdata itiraz ediyorsak,</p>

<p style="text-align: justify;">İKİNCİ SINIF VATANDAŞ MUAMELESİ görüyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin acil çözüm bekleyen sorunu budur.</p>

<p style="text-align: justify;">İkinci sınıf vatandaş duygusu yaratan budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun da çözümü sandıktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu sistemin bir an önce değişmesidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden vazgeçip, </p>

<p style="text-align: justify;">Parlamenter sistemin yeniden inşasıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Biz bunun kavgasını veriyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Anlattıkları masalları boş verin, Türkiye’nin hakikati budur.</p>

<p style="text-align: justify;">İspatı mı?</p>

<p style="text-align: justify;">Bakın Diyarbakır Silvan’ın Bayrambaşı köyüne gittik.</p>

<p style="text-align: justify;">Devletinin, Cumhuriyet’in yanında saf tutmuş, şehitler vermiş bir ailemize misafir olduk.</p>

<p style="text-align: justify;">Terörsüz Türkiye masalı falan umurlarında değil.</p>

<p style="text-align: justify;">Yanıbaşlarında inşası devam eden tünel ve baraj inşaatından bahsettiler.</p>

<p style="text-align: justify;">300 işçi çalışıyormuş.</p>

<p style="text-align: justify;">Ve bu işçiler 700 kilometre uzaktan getirilmiş.</p>

<p style="text-align: justify;">Oysa köyde işsizlik had safhada.</p>

<p style="text-align: justify;">Neden buradaki insanlara iş vermiyorlar diye soruyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Sayın Erdoğan;</p>

<p style="text-align: justify;">Size seslerini duyuramamışlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Koruyup kolladığınız, ihaleler verdiğiniz o patrona sorun isterim;</p>

<p style="text-align: justify;">Bu kardeşlerimiz işsizken, neden uzaklardan işçi getiriyormuş?</p>

<p style="text-align: justify;">Bakın sizinle bir Kürt kardeşimizin kulağıma fısıldadıklarını paylaşayım.</p>

<p style="text-align: justify;">Diyor ki;</p>

<p style="text-align: justify;">“Evet biz de terör bitsin istiyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Evet biz de ölümler olmasın istiyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama aynı zamanda, terörün de ölümlerin de sorumlusu olan bir katil,</p>

<p style="text-align: justify;">Büyük siyaset adamı muamelesi görmesin istiyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Öcalan bizim sözcümüzmüş gibi konuşuyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">O bizim sözcümüz değil, evlatlarımızın katilidir.”</p>

<p style="text-align: justify;">Bir başkası da şunu söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;">PKK silah bırakmadı. Bölgede vergi adı altında haraç toplama faaliyetleri arttı.</p>

<p style="text-align: justify;">Artık kendilerini devletle eşit görür oldular. Çünkü iktidar onları muhatap alıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Terörsüz Türkiye değil, aşsız, işsiz ve saray torpili olmayan herkesi</p>

<p style="text-align: justify;">İkinci sınıf gören Türkiye.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunların müsebbipleri kimse, Türkiye’yi bu noktaya kimler getirdiyse; </p>

<p style="text-align: justify;">Hepsine yazıklar olsun!</p>

<p style="text-align: justify;">Bu dümene ayakdaşlık edenlere de yazıklar olsun!</p>

<p style="text-align: justify;">Aziz milletim,</p>

<p style="text-align: justify;">Değerli milletvekilleri,</p>

<p style="text-align: justify;">Kıymetli dava arkadaşlarım,</p>

<p style="text-align: justify;">Ortadoğu’nun son yarım asrı,</p>

<p style="text-align: justify;">İsrail ile İran’ın geliştirdiği güvenlik öğretilerinin,</p>

<p style="text-align: justify;">Doğrudan ya da dolaylı biçimde çarpıştığı bir dönem olmuştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen de,</p>

<p style="text-align: justify;">Sınırların ötesine taşıran bu çatışmacı akıldır.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü her iki ülke de</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi güvenliklerini kendi hudutları içinde,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi egemenlik alanlarında,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi devlet sınırları içinde aramak yerine;</p>

<p style="text-align: justify;">Başka ülkelerin topraklarında,</p>

<p style="text-align: justify;">Başka toplumların kaderi üzerinde,</p>

<p style="text-align: justify;">Başka devletlerin egemenlik haklarını çiğneyerek aramıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Uluslararası hukukun en temel ilkelerinden biri</p>

<p style="text-align: justify;">Devlet egemenliğidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Fakat bu ilke,</p>

<p style="text-align: justify;">Bölgemizde uzun zamandır</p>

<p style="text-align: justify;">Sistematik biçimde ihlal edilmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün önümüzde duran tablo da budur.</p>

<p style="text-align: justify;">İsrail ile İran arasında yıllardır dolaylı biçimde süren yıpratma savaşı,</p>

<p style="text-align: justify;">Amerika Birleşik Devletleri’nin de doğrudan dahil olmasıyla</p>

<p style="text-align: justify;">Artık yeni bir safhaya geçmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz Haziran ayından bu yana</p>

<p style="text-align: justify;">Hepimizin izlediği gelişmelerin özeti budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Dolaylı çatışma, doğrudan savaşa evrilmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bölgesel gerilim,</p>

<p style="text-align: justify;">Daha geniş çaplı bir yangına dönüşme istidadı kazanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye ise böyle bir karmaşa ve belirsizlik ortamına,</p>

<p style="text-align: justify;">Ekonomisi zaten kırılgan hale gelmişken yakalanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Dahası,</p>

<p style="text-align: justify;">Ne için başladığı belli olmayan,</p>

<p style="text-align: justify;">Açık bir siyasi çerçevesi bulunmayan,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu belirsizliği de sürekli jeopolitik gerekçelerle</p>

<p style="text-align: justify;">Meşrulaştırılmaya çalışılan</p>

<p style="text-align: justify;">Bir sözde çözüm süreciyle yakalanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Yani Türkiye,</p>

<p style="text-align: justify;">Bir dış fırtınaya</p>

<p style="text-align: justify;">İçeride pusulası bulanıklaştırılmış halde girmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Üstelik iktidar blokunun kendi içinde de</p>

<p style="text-align: justify;">Ciddi görüş ayrılıkları bulunduğu</p>

<p style="text-align: justify;">Artık saklanamaz hale gelmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir tarafta Sayın Erdoğan,</p>

<p style="text-align: justify;">Trump yönetimiyle ilişkileri sıcak tutmak adına</p>

<p style="text-align: justify;">Uçak ve sıvılaştırılmış doğalgaz anlaşmaları yapmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Diğer tarafta Sayın Bahçeli,</p>

<p style="text-align: justify;">Çin ve Rusya ile stratejik iş birliği çağrısı yapmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir yanda Dışişleri Bakanı Sayın Fidan,</p>

<p style="text-align: justify;">İran’ın Körfez ülkelerine dönük saldırganlığını kınamaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Öte yanda Sayın Bahçeli,</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye ile İran’ın aynı ufka baktığından söz etmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bütün bunlara bir arada baktığımızda</p>

<p style="text-align: justify;">Gördüğümüz şudur:</p>

<p style="text-align: justify;">İktidar sıkışmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">İktidarın hareket alanı daralmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">İktidarın ne söylediği kadar,</p>

<p style="text-align: justify;">Birbirine zıt şeyleri aynı anda söylüyor olması da,</p>

<p style="text-align: justify;">Bir yönetim krizinin işaretidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Hükümet açık, berrak ve tutarlı bir tutum almakta zorlanırken,</p>

<p style="text-align: justify;">Gerek geleneksel medya,</p>

<p style="text-align: justify;">Gerek sosyal medya,</p>

<p style="text-align: justify;">Tam anlamıyla bir propaganda ablukasına dönüşmüştür.</p>

<p style="text-align: justify;">Her ideolojik grup</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi ezberini,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi duygusal yükünü,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi siyasal kıblesini</p>

<p style="text-align: justify;">Toplumun üstüne boca etmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Din ve mezhep kışkırtmacıları başka bir istikamete çağırıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Etnik köken sevdalıları başka bir istikamete çağırıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Marksistler başka bir istikamete çağırıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Avrasyacılar başka bir istikamete çağırıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Herkes Türkiye’ye</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi ideolojik merceğinden bakılmasını istiyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Herkes Türkiye’yi,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi zihnindeki haritaya göre konumlandırmak istiyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Biz ise en başından beri</p>

<p style="text-align: justify;">Ne söylediğimizi biliyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim bütün mücadelemiz Türkiye üzerinedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim bütün önceliğimiz Türkiye’nin selametidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk milletinin huzurudur, güvenliğidir, refahıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Biz meseleleri</p>

<p style="text-align: justify;">Duygusal taşkınlıklarla ele almayız.</p>

<p style="text-align: justify;">İdeolojik peşin hükümlerle ele almayız.</p>

<p style="text-align: justify;">Vicdani takıntılarla ele almayız.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim için esas olan,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu topraklarda yaşayan insanların menfaatidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu devletin bekasıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu milletin geleceğidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Onun için bizim durduğumuz yer bellidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim referansımız,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu Cumhuriyet’in kurucu iradesinin,</p>

<p style="text-align: justify;">Bize bıraktığı dış politika aklıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim pusulamız</p>

<p style="text-align: justify;">Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenmiş olan</p>

<p style="text-align: justify;">“Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ilke bir süs cümlesi değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ilke, Türkiye Cumhuriyeti’nin jeopolitik aklıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ilke, romantizme karşı realizmdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ilke, maceracılığa karşı devlet ciddiyetidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ilke, savrulmaya karşı dik duruştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’yi çekmek istedikleri yer neresi olursa olsun,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ülkenin kurucu iradesi</p>

<p style="text-align: justify;">Bize hep aynı şeyi söylemiştir:</p>

<p style="text-align: justify;">Maceraperest dış politikadan uzak durun.</p>

<p style="text-align: justify;">Duygusal reflekslerle devlet yönetmeyin.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarafı belli olmayan savaşların heyecanına kapılmayın.</p>

<p style="text-align: justify;">Uğruna başkalarının alkış tuttuğu,</p>

<p style="text-align: justify;">Ama faturasını bu milletin ödediği serüvenlerden uzak kalın.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk milletine miras bırakılan şey budur,</p>

<p style="text-align: justify;">Atatürk’ün kurmayı istediği ve yaşama geçirdiği, dış politika aklı:</p>

<p style="text-align: justify;">Yaşadığımız bölgede aktif ama ihtiyatlı bir devlet aklı olmalıdır. </p>

<p style="text-align: justify;">Bizi İkinci Cihan Harbi’nden,</p>

<p style="text-align: justify;">Tek bir Türk evladının burnu kanamadan çıkaran anlayış da bu anlayıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Yıllar boyunca bu temkinli dış politikayı</p>

<p style="text-align: justify;">Ürkeklikle suçlayanlar,</p>

<p style="text-align: justify;">Monşerlikle yaftalayanlar,</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün üzerinde oturdukları mirasın değerini</p>

<p style="text-align: justify;">Geç de olsa fark etmeye başlamışlardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Oysa bu devlet geleneği,</p>

<p style="text-align: justify;">Gerektiğinde Kıbrıs’taki soydaşlarımız için harekete geçmeyi bilen</p>

<p style="text-align: justify;">Ama aynı zamanda yüz yıl boyunca</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ülkeyi büyük güçlerin maceralarına sürüklemeyen</p>

<p style="text-align: justify;">Bir hariciye aklı üretmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu gelenek,</p>

<p style="text-align: justify;">Savaşını doğru seçen bir gelenektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Enerjisini doğru kullanan bir gelenektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Gücünü hayal satmak için değil,</p>

<p style="text-align: justify;">Varlığını korumak için kullanan</p>

<p style="text-align: justify;">Realist bir gelenektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün de bu gelenek bize şunu söylemektedir:</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye, bir NATO üyesi olarak,</p>

<p style="text-align: justify;">Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in,</p>

<p style="text-align: justify;">Uluslararası hukuku hiçe sayan aşırılıkçı politikalarına nasıl mesafeli duruyorsa,</p>

<p style="text-align: justify;">İran’ın radikal ve ulus aşırı istikrarsızlık üzerine kurduğu siyasetine de</p>

<p style="text-align: justify;">Aynı mesafeyle yaklaşmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin görevi,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu yangının tarafı haline gelmek değil;</p>

<p style="text-align: justify;">Bu yangının kendi evine sıçramasını engellemektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ölçü budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Denge budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Devlet aklı budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yol da budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Değerli arkadaşlar,</p>

<p style="text-align: justify;">Ben,</p>

<p style="text-align: justify;">İhanetle açıklanabilecek şeyleri</p>

<p style="text-align: justify;">Aptallıkla açıklamam.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı güvenlik krizlerinden</p>

<p style="text-align: justify;">Siyasi kazanç devşirmek isteyenleri görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Hanedan semirtmek isteyenleri görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu hanedanın kayığına binmek için sırasını bekleyenleri görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’yi bu savaşın tarafı yapmak isteyenleri görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Ülkemizin uluslararası sistem tarafından marjinalleştirilmesini</p>

<p style="text-align: justify;">Fırsata çevirmek isteyenleri görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Doğabilecek güvenlik krizini,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi iktidar projelerinin sıçrama tahtası yapmak isteyenleri görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin dostlarının değil,</p>

<p style="text-align: justify;">Düşmanlarının artmasından medet umanları görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Başkalarının evlatlarının sırtından</p>

<p style="text-align: justify;">Kurban kesmeye heves eden şovmenleri görüyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunların hiçbirinde vatan sevgisi yoktur.</p>

<p style="text-align: justify;">Koltuk sevgisi vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Para sevgisi vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Şöhret sevgisi vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama vatan sevgisi yoktur.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’yi sürüklemek istedikleri yol</p>

<p style="text-align: justify;">Bu yüzden açık bir ihanettir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu yüzden aleni bir dalalettir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ve bu gaflet, yalnız dış politikada da değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Gözleri öyle dönmüştür ki,</p>

<p style="text-align: justify;">İran’da bir iç savaş çıkması halinde,</p>

<p style="text-align: justify;">Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından cepheye sürülmek istenen</p>

<p style="text-align: justify;">Malum terör unsurlarının alacağı siyasi ve askeri desteği görmezden gelerek,</p>

<p style="text-align: justify;">Öcalan’a taviz üzerine taviz vermektedirler.</p>

<p style="text-align: justify;">Ona resmi statü vermenin hesabını yapmaktadırlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Dünyanın hiçbir yerinde,</p>

<p style="text-align: justify;">Sınırının hemen dibinde silahlanan,</p>

<p style="text-align: justify;">Cepheye gitmeye hazır olduğunu açıkça söyleyen bir örgütün liderine</p>

<p style="text-align: justify;">Böylesine iltifat edildiğini göremezsiniz.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu, akıl tutulmasıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu, güvenlik zaafıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu, devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir savrulmadır!</p>

<p style="text-align: justify;">Oysa Türkiye’nin geleneksel güvenlik politikası ne diyordu?</p>

<p style="text-align: justify;">Irak’ta, Suriye’de, İran’da ortaya çıkabilecek benzer gelişmelerin</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin toprak bütünlüğüne dönük tehditler doğuracağını söylüyordu.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu perspektif yeni değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">1937’de imzalanan Sadabad Paktı’nın muradı da,</p>

<p style="text-align: justify;">Tam olarak bu geçişkenliğe karşı tedbir almaktı.</p>

<p style="text-align: justify;">Yani bugün konuştuğumuz mesele,</p>

<p style="text-align: justify;">Günübirlik bir tartışma değil;</p>

<p style="text-align: justify;">Devlet aklının çok uzun süredir bildiği</p>

<p style="text-align: justify;">Bir güvenlik gerçeğidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün geldiğimiz noktada,</p>

<p style="text-align: justify;">Bölgede tetiklenmek istenen parçalanma karşısında,</p>

<p style="text-align: justify;">Cumhur koalisyonu takındığı tutum,</p>

<p style="text-align: justify;">Öcalan’a resmi statü vererek,</p>

<p style="text-align: justify;">Yangını sınırlarımızın içine çekmektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Halbuki Suriye’de gördüler;</p>

<p style="text-align: justify;">Bu dalgayı Öcalan üzerinden yönetemediler.</p>

<p style="text-align: justify;">Daha birkaç ay önce yine gördüler;</p>

<p style="text-align: justify;">Bu tür durumların panzehrinin</p>

<p style="text-align: justify;">Askeri müdahale olduğunu bizzat tecrübe ettiler.</p>

<p style="text-align: justify;">Şimdi sormak gerekir:</p>

<p style="text-align: justify;">Suriye’de Öcalan’ı dinlemeyen Kürtler,</p>

<p style="text-align: justify;">İran’da mı dinleyecek?</p>

<p style="text-align: justify;">Böyle bir varsayımın</p>

<p style="text-align: justify;">Devlet yönetiminde yeri olabilir mi?</p>

<p style="text-align: justify;">Böyle bir hayalle,</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin güvenlik politikası inşa edilir mi?</p>

<p style="text-align: justify;">Buradan iktidara açıkça soruyoruz:</p>

<p style="text-align: justify;">İran’ın olası bir iç savaşa sürüklenme ihtimali nedir?</p>

<p style="text-align: justify;">Böyle bir ihtimal varsa,</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye bunu önlemek için hangi tedbirleri almaktadır?</p>

<p style="text-align: justify;">Diyelim ki İran’da iç savaş başladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye, Irak ve Suriye’de olduğu gibi</p>

<p style="text-align: justify;">Etnik unsurların savaşma karşılığında statü kazanma pazarlıklarına</p>

<p style="text-align: justify;">Nasıl yaklaşacaktır?</p>

<p style="text-align: justify;">Böyle bir tabloda</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin alacağı pozisyon nedir?</p>

<p style="text-align: justify;">Ve daha da önemlisi,</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün sürdürülen bu ihanet süreci,</p>

<p style="text-align: justify;">Yarın Türkiye’nin elini güçlendirecek midir;</p>

<p style="text-align: justify;">Yoksa Türkiye’yi daha da kırılgan hale mi getirecektir?</p>

<p style="text-align: justify;">Bunların cevabını bu millete vermek zorundasınız.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü İran savaşı,</p>

<p style="text-align: justify;">Yalnızca güvenlik başlığı altında ele alınabilecek bir mesele değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu savaşın Türkiye bakımından</p>

<p style="text-align: justify;">Başka boyutları da vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Mesela Körfez ülkeleriyle kurduğumuz dayanışma zemini,</p>

<p style="text-align: justify;">Suudi Arabistan’ın ve diğer Körfez ülkelerinin savaşa daha doğrudan dahil olması halinde</p>

<p style="text-align: justify;">Nasıl etkilenecektir?</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye burada neyi koruyacaktır?</p>

<p style="text-align: justify;">Ticari ilişkilerini mi koruyacaktır?</p>

<p style="text-align: justify;">Bölgesel dengeyi mi koruyacaktır?</p>

<p style="text-align: justify;">Güvenlik çıkarlarını mı koruyacaktır?</p>

<p style="text-align: justify;">Elbette bizim için esas olan,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ülkelerle ticari ilişkileri sürdürebilmek</p>

<p style="text-align: justify;">Fakat onların dahil olacağı bir savaşın içine sürüklenmemektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin menfaati bunu gerektirir.</p>

<p style="text-align: justify;">İYİ Parti olarak</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim İran savaşı karşısındaki pozisyonumuz ise nettir.</p>

<p style="text-align: justify;">Günü kurtarma hesabına göre değişmez.</p>

<p style="text-align: justify;">Birincisi;</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye, İran savaşına askeri açıdan müdahil olmamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Taraflarla ilişkisini,</p>

<p style="text-align: justify;">Yalnızca uluslararası anlaşmaların getirdiği yükümlülükler çerçevesinde yürütmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ne ideolojik heyecanla savrulmalıdır</p>

<p style="text-align: justify;">Ne de dış baskılarla istikamet değiştirmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">İkincisi;</p>

<p style="text-align: justify;">İran’ın bir iç savaşa sürüklenmesi engellenmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü iç savaşın doğuracağı göç dalgası da,</p>

<p style="text-align: justify;">Terör tehdidi de,</p>

<p style="text-align: justify;">Sınır aşan istikrarsızlık da,</p>

<p style="text-align: justify;">En fazla Türkiye’ye zarar verecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu gerçek bir an olsun akıldan çıkarılmamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Üçüncüsü;</p>

<p style="text-align: justify;">Böyle bir iç savaş durumunda,</p>

<p style="text-align: justify;">Ulus aşırı Kürt milliyetçiliğine karşı</p>

<p style="text-align: justify;">Öncelikle içeride tedbir alınmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Öcalan ile sürdürülen bu ihanet sürecine</p>

<p style="text-align: justify;">Derhal son verilmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ulus kimliğini aşındıracak her adım</p>

<p style="text-align: justify;">Vakit kaybetmeden askıya alınmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye, kendi iç cephesini zayıflatarak</p>

<p style="text-align: justify;">Dışarıdaki dalgalara direnemez.</p>

<p style="text-align: justify;">Dördüncüsü;</p>

<p style="text-align: justify;">Toplumsal bütünlüğün tahkimi için</p>

<p style="text-align: justify;">Yargı bağımsızlığı yönünde gerekli adımlar atılmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Parlamenter sistem konusunda ihtiyaç duyulan irade ortaya konulmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye, hukuk devleti kimliğine geri dönmelidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü içeride adaleti zayıf bir ülkenin</p>

<p style="text-align: justify;">Dışarıda güçlü bir duruş sergilemesi mümkün değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Beşincisi;</p>

<p style="text-align: justify;">Ortaya çıkabilecek küresel ekonomik sorunlara karşı Türkiye,</p>

<p style="text-align: justify;">Güvenli bir üretim ve turizm ülkesi olduğunu</p>

<p style="text-align: justify;">Mümkün olan en güçlü şekilde vurgulamalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Son yıllarda kaybedilen Avrupa pazarlarını yeniden kazanmak için</p>

<p style="text-align: justify;">Gerekli yönelim ortaya konulmalıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye savaşın coğrafi yakınlığından zarar gören değil,</p>

<p style="text-align: justify;">İstikrar kapasitesiyle öne çıkan bir ülke olmak zorundadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Değerli milletvekilleri,</p>

<p style="text-align: justify;">Aziz dava arkadaşlarım;</p>

<p style="text-align: justify;">Burada mesele yalnızca İran değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Burada mesele yalnızca İsrail değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Burada mesele yalnızca Amerika değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Burada mesele,</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye Cumhuriyeti’nin bu büyük türbülans içinde</p>

<p style="text-align: justify;">Nasıl bir akılla hareket edeceğidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin kendi güvenlik hattını,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi egemenlik zeminini,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi ulusal bütünlüğünü</p>

<p style="text-align: justify;">Hangi anlayışla koruyacağıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim cevabımız açıktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye başkalarının savaşına yazılmayacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye başkalarının vekalet hesaplarına teslim olmayacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye ideolojik kamplaşmaların sürüklediği bir karargâha dönüşmeyecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye kendi devlet aklıyla hareket edecektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye kendi çıkarına göre pozisyon alacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye kendi milletinin huzurunu esas alacaktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim bütün maneviyatımız Türkiye üzerinedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim bütün sadakatimiz Türk milletinedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim bütün mücadelemiz bu Cumhuriyet’in selametinedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun için buradan bir kez daha söylüyoruz:</p>

<p style="text-align: justify;">Macera değil, devlet aklı.</p>

<p style="text-align: justify;">Savrulma değil, doğru istikamet.</p>

<p style="text-align: justify;">Duygusal ajitasyon değil, milli menfaat.</p>

<p style="text-align: justify;">İdeolojik bağlılık değil, Türkiye’nin güvenliği.</p>

<p style="text-align: justify;">Belirsizlik değil, açık tutum.</p>

<p style="text-align: justify;">Taviz değil, egemenlik.</p>

<p style="text-align: justify;">Gaflet değil, tedbir.</p>

<p style="text-align: justify;">İYİ Parti’nin durduğu yer budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş kodlarına zarar verecek her adımı bertaraf etmek</p>

<p style="text-align: justify;">İYİ Parti’nin en büyük görevidir. </p>

<p style="text-align: justify;">Bizim söylediğimiz söz budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Bizim taşıdığımız sorumluluk budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin ihtiyacı olan şey,</p>

<p style="text-align: justify;">Başkalarının savaş naraları değil;</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi devlet aklını yeniden hatırlamasıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin ihtiyacı olan şey,</p>

<p style="text-align: justify;">Propaganda ablukası değil;</p>

<p style="text-align: justify;">Berrak bir milli duruştur.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin ihtiyacı olan şey,</p>

<p style="text-align: justify;">Hanedan hesapları değil;</p>

<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet vakarıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Biz buradayız.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye için buradayız.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk milleti için buradayız.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu devletin onuru için buradayız.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu Cumhuriyet’in geleceği için buradayız.</p>

<p style="text-align: justify;">Ne İsrail’in saldırganlığına teslim oluruz,</p>

<p style="text-align: justify;">Ne İran’ın radikal istikrarsızlık siyasetini güzelleriz.</p>

<p style="text-align: justify;">Ne de içeride bu büyük yangını</p>

<p style="text-align: justify;">İktidar hesabına çevirmek isteyenlere sessiz kalırız.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü biz biliyoruz:</p>

<p style="text-align: justify;">Bu coğrafyada ayakta kalmanın yolu,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu devleti korumanın yolu,</p>

<p style="text-align: justify;">Milli egemenlik doktrinini eğmeden, bükmeden, kıyısına köşesine,</p>

<p style="text-align: justify;">Şahsi veya partizan çentikler atmadan uygulamaktan geçer.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu milleti geleceğe taşımanın yolu,</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’den başka hiçbir şeyi kafaya takmamaktan geçer.</p>

<p style="text-align: justify;">Sözümüz nettir.</p>

<p style="text-align: justify;">İstikametimiz bellidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Önceliğimiz Türkiye’dir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ne pahasına olursa olsun,</p>

<p style="text-align: justify;">Türk milletinin Türkiye’sidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Kıymetli arkadaşlar,</p>

<p style="text-align: justify;">Maalesef ki meselemiz </p>

<p style="text-align: justify;">Yalnızca yanıbaşmızdaki yaşanan savaş yangını değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu yangının dumanı çoktan Türkiye’nin içine girmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Acı olan da İran savaşı başlamadan,</p>

<p style="text-align: justify;">Hatta Ukrayna savaşı başlamadan, </p>

<p style="text-align: justify;">8 yıldır Türkiye olarak bir yangının içerisindeyiz.</p>

<p style="text-align: justify;">Eğer size dönüp derlerse ki, bakın savaş var, sabredin.</p>

<p style="text-align: justify;">Yuh deyin onlara, yuh!</p>

<p style="text-align: justify;">En kibar şekilde yuh denir çünkü.</p>

<p style="text-align: justify;">Ankara’da motorinin litre fiyatı 78 lirayı aşmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Anadolu’nun bazı bölgelerinde bu rakam 80 liraya dayanmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ve bütün bunlar olurken,</p>

<p style="text-align: justify;">Daha beş ay önce bu millete Gabar’dan müjdeler verenler vardı.</p>

<p style="text-align: justify;">Günlük 80 bin varil üretimden söz edenler vardı.</p>

<p style="text-align: justify;">3 milyar dolarlık hasılat hikâyesi anlatanlar vardı.</p>

<p style="text-align: justify;">“Enerjide bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık demektir” diyenler vardı.</p>

<p style="text-align: justify;">Şimdi soruyoruz.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin altınlarının İngiltere’de rehin verip,</p>

<p style="text-align: justify;">Swap işlemi yapmaya çalışanlara soruyoruz: </p>

<p style="text-align: justify;">Madem ortada böyle bir üretim var,</p>

<p style="text-align: justify;">Madem ortada böyle bir hasılat var,</p>

<p style="text-align: justify;">Neden milletin hayatına yansıyan şey refah değil de zamdır?</p>

<p style="text-align: justify;">Niye her seferinde petrol ve doğalgaz şokları bizim piyasalarımızı ayrıca sarsmaktadır?</p>

<p style="text-align: justify;">Neden vatandaş pompaya yanaştığında </p>

<p style="text-align: justify;">Kendi ülkesinin imkânını değil, kendi cebinin aczini görmektedir?</p>

<p style="text-align: justify;">Bu soruların cevabı verilmeden yapılan her propaganda,</p>

<p style="text-align: justify;">Milletin aklıyla alay etmektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir tarafta petrol sahalarını</p>

<p style="text-align: justify;">“Terörsüz Türkiye’nin fragmanı” diye pazarlayan bir iktidar dili vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Diğer tarafta ise ürününü 10 liraya satıp, mazotuna 70-80 lira ödeyen köylünün gerçeği vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">İşte Türkiye’nin asıl meselesi tam burada ortaya çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Diyorlar ki bırakın benzin fiyatını, bayramda bütün yollar dolu,</p>

<p style="text-align: justify;">Herkes tatile gitmiş. </p>

<p style="text-align: justify;">Hani ekonomik kriz?</p>

<p style="text-align: justify;">O kadar kopmuşlar ki,</p>

<p style="text-align: justify;">Çankırı’ya, Çorum’a, Yozgat’a, Sivas’a, Malatya’ya giden vatandaşın</p>

<p style="text-align: justify;">Ancak köyüne, memleketine gidebildiğini dahi bilmiyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir bak bakalım dönüş yolunda arabaların bagajında ne var?</p>

<p style="text-align: justify;">Ben söyleyeyim, bulgur, salça, peynir, yağ.</p>

<p style="text-align: justify;">20 yaşında tüplü arabasıyla gittiği köyü bile çok görüyorsunuz.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu ülkeyi yönetenler size sesleniyorum: Hiç utanmıyor musunuz? </p>

<p style="text-align: justify;">İktidarın anlattığı tabloyla</p>

<p style="text-align: justify;">Milletin yaşadığı hayat arasında kapanmaz bir uçurum vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Kameraların önünde “yerli ve milli” nutukları atılmaktadır;</p>

<p style="text-align: justify;">Ama pompa başında görülen şey vergi yüküdür, fiyat baskısıdır, geçim darlığıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Gerçek millilik,</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi toprağından çıkan zenginliği, kendi milletinden esirgememektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Gerçek millilik,</p>

<p style="text-align: justify;">Enerji başlığını siyasi gösteriye çevirmek değil, vatandaşa nefes aldırabilmektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Gerçek bağımsızlık da,</p>

<p style="text-align: justify;">Büyük laflarla süslenmiş bir reklam dili değil,</p>

<p style="text-align: justify;">Üreticinin, nakliyecinin, esnafın, çiftçinin hayatında karşılığı olan somut rahatlamadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Toprağını ekmek isteyen insan,</p>

<p style="text-align: justify;">Girdi maliyetlerinin altında eziliyorsa,</p>

<p style="text-align: justify;">Orada yalnızca bir fiyat sorunu yoktur.</p>

<p style="text-align: justify;">Orada üretimin sürekliliği tehlikeye girmiş demektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarla boş kalırsa,</p>

<p style="text-align: justify;">Sofra küçülür.</p>

<p style="text-align: justify;">Üretim zayıflarsa,</p>

<p style="text-align: justify;">Gıda güvenliği sarsılır.</p>

<p style="text-align: justify;">Çiftçi toprağından koparsa,</p>

<p style="text-align: justify;">Ekonomik bağımsızlık yalnızca kürsülerde kullanılan bir söz olarak kalır.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarımda çöküşün ve kırılganlığın bozulmanın bir başka boyutu,</p>

<p style="text-align: justify;">Gübrede yüzde 95’e ulaşan dışa bağımlılıktır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu gerçek ortadayken, yerli üretim iddialarının içi boşalmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü siz gübrede bu kadar büyük ölçüde dışarıya bağımlıysanız,</p>

<p style="text-align: justify;">Tarımsal üretimin kaderini kendi planlamanızla değil, </p>

<p style="text-align: justify;">Dış piyasalardaki hareketlerle belirlersiniz.</p>

<p style="text-align: justify;">Özellikle Basra Körfezi’ne </p>

<p style="text-align: justify;">ve küresel doğal gaz borsalarına böylesine bağlı bir yapı,</p>

<p style="text-align: justify;">Çiftçinin alın terini kendi emeğinin karşılığıyla değil, </p>

<p style="text-align: justify;">uluslararası piyasanın insafıyla baş başa bırakır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun anlamı açıktır:</p>

<p style="text-align: justify;">Kendi gübresini güçlü biçimde üretemeyen,</p>

<p style="text-align: justify;">Ham madde tedarikinde dışarıya mahkûm olan bir ülke,</p>

<p style="text-align: justify;">Yarının gıda krizleri karşısında sağlam duramaz.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü toprak sizindir ama girdiniz başkasınındır.</p>

<p style="text-align: justify;">Üretici sizindir ama maliyetinizi belirleyen siz değilsinizdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Sofra sizindir ama güvence başkasının elindedir.</p>

<p style="text-align: justify;">İşte gıda egemenliğinin aşınması tam olarak budur.</p>

<p style="text-align: justify;">Peki iktidar bu tablo karşısında ne yapmaktadır?</p>

<p style="text-align: justify;">Bir yandan ekonomik bağımsızlık sloganı atmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Öte yandan kemer sıkma diye garibanın boğazını sıkmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Milleti ithal girdilere, yüksek akaryakıt fiyatlarına ve küresel dalgalanmaların kurbanı olmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">Burada söylem ile gerçek arasında derin uçurum vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Aziz milletim,</p>

<p style="text-align: justify;">Tarım sektörü 2025 yılında yüzde 8,8 küçülmüştür.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu küçülme, son çeyrek asrın en ağır darbelerinden biri olarak kayda geçmiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu artık sıradan bir daralma değil, yapısal karakter kazanmış bir çözülmedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bir zamanlar milli gelirin yüzde 12’sinden fazlasını taşıyan bu kadim alanın payı,</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün yüzde 5’e gerilemiştir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu düşüş, tesadüfi bir zayıflama değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu düşüş, üretim kapasitesinin yıllar içinde nasıl aşındığını göstermektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu düşüş, köylünün toprağından nasıl uzaklaştığını göstermektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu düşüş, tarımın nasıl gözden çıkarıldığını göstermektedir.</p>

<p style="text-align: justify;">Ve bu noktada kimsenin sığınabileceği kolay mazeretler de yoktur.</p>

<p style="text-align: justify;">Elbette kuraklık vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Elbette zirai don vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Elbette iklim şartlarının etkisi vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Savaşlar, çatışmalar vardır.</p>

<p style="text-align: justify;">Ama bugün ortaya çıkan tablo, yalnızca bunlarla açıklanamaz.</p>

<p style="text-align: justify;">Mesele, üretimi koruyacak bir iradenin gösterilmemesidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Mesele, çiftçiyi ayakta tutacak bir ekonomik aklın kurulamamasıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Mesele, toprağın bereketine yatırım yapmak yerine </p>

<p style="text-align: justify;">ithalatı geçici değil kalıcı bir çözüm gibi sunan yönetim anlayışıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarımın bu hale gelmesi,</p>

<p style="text-align: justify;">Kader değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Tabiatın zorunlu sonucu da değildir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu, tercihlerle oluşmuş bir tablodur.</p>

<p style="text-align: justify;">Ve bu tercihler, üreticiyi değil sistemi; köylüyü değil vitrini; </p>

<p style="text-align: justify;">Toprağı değil tabelayı koruyan tercihlerdir.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin ihtiyacı olan şey,</p>

<p style="text-align: justify;">Üretimi yeniden merkeze alan bir iktisadi akıldır.</p>

<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin ihtiyacı olan şey,</p>

<p style="text-align: justify;">Çiftçinin toprağa güvenle dönebildiği,</p>

<p style="text-align: justify;">Nakliyecinin kontağı korkmadan çevirebildiği,</p>

<p style="text-align: justify;">Milletin de sofrasını küçültmeden yaşayabildiği bir düzendir.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarımı ayağa kaldırmadan,</p>

<p style="text-align: justify;">Üreticiyi korumadan,</p>

<p style="text-align: justify;">Enerji meselesini milletin refahına bağlamadan</p>

<p style="text-align: justify;">Ekonomik bağımsızlık kurulamaz.</p>

<p style="text-align: justify;">Toprağın bereketini koruyamayan bir anlayış,</p>

<p style="text-align: justify;">Milletin geleceğini de koruyamaz.</p>

<p style="text-align: justify;">Aziz milletim</p>

<p style="text-align: justify;">Kıymetli yol arkadaşlarım,</p>

<p style="text-align: justify;">23 Mart, Ziya Gökalp’in doğum günüydü,</p>

<p style="text-align: justify;">Bugün ise Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefat günü.</p>

<p style="text-align: justify;">Allah’tan ikisine de rahmet diliyorum.</p>

<p style="text-align: justify;">Biri Diyarbakırlı bir münevver,</p>

<p style="text-align: justify;">Biri Sivaslı bir yiğit.</p>

<p style="text-align: justify;">Türk milleti için, Türk milletinin huzuru, refahı ve mutluluğu için,</p>

<p style="text-align: justify;">Söz söylemişler, yol yürümüşler.</p>

<p style="text-align: justify;">Allah hepimize böyle hayırla anılmayı nasip etsin.</p>

<p style="text-align: justify;">Allah kimseyi,</p>

<p style="text-align: justify;">Türk milletinin yükselmesi için ömrünü vakfeden büyük dava insanlarının mirasını,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu milletin düşmanlarıyla tuttuğu yolu aklamak için kullanmakla imtihan etmesin.</p>

<p style="text-align: justify;">Allah hiçbirimizi, </p>

<p style="text-align: justify;">Ziyaret edilen kabirlerin ağırlığı ile sınamasın.</p>

<p style="text-align: justify;">Allah bir soğuk verecekse de ihanetin kara soğukluğunu nasip etmesin.</p>

<p style="text-align: justify;">Nasibimiz,</p>

<p style="text-align: justify;">Bir karlı dağ başında, bir kelime-i şahadetle veda edilen o bembeyaz soğuktan olsun.</p>

<p style="text-align: justify;">Yıllardır üşüyoruz!</p>

<p style="text-align: justify;">Varsın yine biz üşüyelim de, </p>

<p style="text-align: justify;">Türk devleti var olsun, </p>

<p style="text-align: justify;">Türk milleti berhudar olsun, </p>

<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet payidar kalsın.</p>

<p style="text-align: justify;">Varsın biz yanalım da,</p>

<p style="text-align: justify;">Bu toprakların ocağı sönmesin!</p>

<p style="text-align: justify;">Allah’a emanet olun.</p>

<p><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/25/iyi-parti-tbmm-grup-toplantisi-25-mart-2026-11-1774444125-261-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/25/iyi-parti-tbmm-grup-toplantisi-25-mart-2026-12-1774444127-972-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/25/iyi-parti-tbmm-grup-toplantisi-25-mart-2026-8-1774444130-449-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:59:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454020]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-454020"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454010-bb6a066c921f228753cda0c16ab25327</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ABB’DEN ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAYATINA TAM DESTEK]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/25/abb-den-ogrencilerin-egitim-hayatina-tam-destek-1774433255-609_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ABB, öğrencilere yönelik Genç Akademi sayısını artırıyor. Ulus’ta yeni bir akademi açıldı, Esat Hâl de yenilendi. Toplam 10 akademide 60 bin öğrenciye hizmet veriliyor. Mansur Yavaş, gençleri hayallerinin peşinden gitmeye çağırdı.</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ABB’DEN ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAYATINA TAM DESTEK</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>ÇALIŞMA ALANLARINDAN KÜTÜPHANELERE…</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>GENÇ AKADEMİLER, KENTİN DÖRT BİR YANINDA ÖĞRENCİLERİN HİZMETİNDE</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p class="m_4422749692914944064" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği Genç Akademilerin sayısını artırmaya devam ediyor.</b></p>

<p class="m_4422749692914944064" style="text-align: justify;">·        <b>Ulus’ta öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği Genç Akademi’nin karşısında ikinci bir akademi daha hizmete açıldı. “Genç Akademi Ulus 2” adıyla kapılarını açan yeni merkez, yaklaşık bin metrekarelik alanda sesli-sessiz çalışma alanları ve konferans salonuyla öğrencileri ağırlıyor. </b></p>

<p class="m_4422749692914944064" style="text-align: justify;">·        <b>Yıllarca atıl kaldıktan sonra ABB’nin yaptığı yenileme çalışmalarıyla ayağa kaldırılan eski Esat Semt Hali ve Çarşısı’nda Esat Hâl Genç Akademi de öğrencilerin göz bebeği çalışma alanları arasındaki yerini aldı.</b></p>

<p class="m_4422749692914944064" style="text-align: justify;">·        <b>Ankara’nın dört bir yanında hizmet veren ve sayıları yakın zamanda 10’a ulaşacak Genç Akademilerde; sesli ve sessiz çalışma alanları, grup çalışma odaları, dinlenme alanları gibi öğrencilerin konforla ders çalışmasını ön planda tutan pek çok alan bulunuyor. </b></p>

<p class="m_4422749692914944064" style="text-align: justify;">·        <b>Genç Akademilere öğrenci üye sayısı ise 60 bine ulaştı.</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), öğrencilerin hem bireysel ders çalışabilecekleri hem de birlikte proje ve çalışmalar yürütebilecekleri alanları Başkent’e kazandırmaya devam ediyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Özellikle üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği ve yakın zamanda sayısı 10’a ulaşacak Genç Akademilerde; sesli ve sessiz çalışma alanları, grup çalışma odaları, dinlenme alanları gibi öğrencilerin konforla ders çalışmasını ön planda tutan pek çok alan bulunuyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Öğrencilerin huzurla ders çalışabilmesi ve proje ödevlerini yapabilmesi için tüm imkânların seferber edildiği akademilerde, çalışma alanlarından konforlu dinlenme salonlarına kadar her şey mevcut.</p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“SİZ YETER Kİ HAYALLERİNİZİN PEŞİNDEN GİDİN”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Yeni açılan Esat Hâl ve Ulus-2 Genç Akademilerini sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla duyuran Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Sevgili Gençler; Yeni açılan Esat Hâl ve Ulus 2 Genç Akademi ile birlikte Başkent’te Genç Akademi sayımız 10’a ulaştı. 60 bin üyemiz var. Her gün binlerce öğrencimiz bu alanlarda çalışıyor, üretiyor. Biz imkânları büyütüyoruz; siz yeter ki hayallerinizin peşinden gidin.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">1000 METREKARELİK ALANDA SESLİ VE SESSİZ ÇALIŞMA ALANLARI</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ulus’ta öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği Genç Akademi’nin karşısında ikinci bir merkez daha hizmete açıldı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Yaklaşık 1000 metrekarelik alana sahip Ulus Genç Akademi 2, gençlerin eğitim hayatlarına destek olacak modern ve konforlu çalışma alanlarını bünyesinde barındırıyor. Yeni akademide, 28 kişilik konferans salonu, 8’er kişilik iki grup çalışma odası, 96 kişilik tamamen sessiz ortak çalışma alanı ve mescit bulunuyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">HEM KÜTÜPHANE HEM GENÇ AKADEMİ…</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Yıllarca atıl kaldıktan sonra ABB’nin yaptığı yenileme çalışmalarıyla ayağa kaldırılan eski Esat Semt Hali ve Çarşısı’nda Esat Hâl Genç Akademi de öğrencilerin göz bebeği çalışma alanları arasındaki yerini aldı.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Kent biliminin öncü isimlerinden Prof. Dr. Ruşen Keleş’in adını taşıyan “Prof. Dr. Ruşen Keleş Kütüphanesi” ve Genç Akademi, Esat Hâl’in ikinci ve üçüncü katında bulunuyor. Esat Hâl Genç Akademi, tamamı sessiz çalışma alanlarından oluşan 132 öğrencilik oturma alanı, 60 öğrencilik terası ve bilgisayar alanıyla genç fikirlerin buluştuğu bir alan oldu.</p>

<p><br style="text-align: start; color: rgb(0, 0, 0);" />
 </p>
]]></description>
<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:05:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-den-ogrencilerin-egitim-hayatina-tam-destek-454010]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-den-ogrencilerin-egitim-hayatina-tam-destek-454010"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454002-f82ad7ad96275a56826fe4c739ea3fc7</guid>
<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
<title><![CDATA["İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/iran-in-dolar-hamlesi-fuzelerden-daha-etkili-oldu-1774363821-200_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İran savaşını değerlendirdi.</p><p>"İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"</p>

<p><img height="888" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/btp-huseyin-bas-1774364075-314-x750.jpeg" width="750" /><img height="701" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/btp-huseyin-bas1-1774364075-97-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İran savaşını değerlendirdi.<br />
Sosyal medya hesabından açıklama yapan BTP lideri ABD- İsrail ikilisinin İran'a saldırmasının ana nedenlerinden birinin İran'ın petrol ticaretini dolar yerine milli paralarla yapma kararı alması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hüseyin Baş paylaşımında şu değerlendirmeleri yaptı;</p>

<p>"Kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi"</p>

<p>"Haydut düzen İran'a saldırıyor.<br />
Ne uluslararası hukuk, ne insanlık ne de başkaca herhangi bir değer umurlarında değil.<br />
Anladıkları tek dil güç.<br />
Ve İran bunu yaptı.<br />
Her ne kadar ağır kayıplar verse de İran, ilk olarak füze gücüyle İsrail–ABD haydutluğuna karşı anladıkları dilden cevap verdi.<br />
İsrail'in Demir Kubbesi kevgire döndü, ABD'nin savaş gemileri ve uçakları bir bir vuruldu.<br />
Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de, Irak'ta katliamlar yapan kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi.</p>

<p>"Dolar yoksa ABD de yok!"</p>

<p>Bu haydut ikiliye atılan bir diğer tokat ve belki de füzelerden daha ağırı, petrol ticaretinin dolar yerine millî paralarla yapılması oldu.<br />
Zaten bu savaşın başlıca başlatılma nedeni buydu.<br />
Tıpkı Venezuela gibi İran da petrol ticaretini ABD doları yerine millî paralarla yapma kararı alınca sömürgeci zihniyetin tahtı sallandı.<br />
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş şartını dolar yerine yuan ile ödeme şartına bağlaması, Tel Aviv'i yerle bir eden füzelerden daha etkili oldu.<br />
Çünkü İran bunu yaparak ABD'yi can damarından yakalamış oldu.<br />
Çünkü dolar yoksa ABD de yok!<br />
Bu, ABD'nin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana sürdürdüğü, kâğıdı boyayıp dolar adıyla dünyayı sömürme sisteminin de sonu demek; tarihi bir kırılma demek.</p>

<p>"Milli Paralarla Ticaretin fikir babası Prof. Dr. Haydar Baş"</p>

<p>Bu tarihi kırılmanın mimarı, fikir babası ise ebedî liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş…<br />
Haydar Baş, Millî Paralarla Ticaret projesini ilk kez 2005 yılında Millî Ekonomi Modeli ile dünyaya ilan eden isimdir.<br />
BRICS'e yön veren bu proje, son olarak 7-8 Şubat'ta Viyana'da gerçekleştirdiğimiz 11. Uluslararası Millî Ekonomi Modeli Kongresi'nde de 21 ülkeden gelen 50'den fazla akademisyen tarafından konuşulmuştur.<br />
Prof. Baş, 2013 yılında Rusya Parlamentosu Duma'da yaptığı konuşmada kapitalizmi sessiz bir devrimle tarihe gömdüklerini söylemişti.<br />
Şimdi o devrim artık sessiz değil; artık kapitalizm ve efendilerinin, Millî Ekonomi Modeli ile gümbür gümbür tarihe gömüldüğüne şahit oluyoruz."</p>

<p></p>
]]></description>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 14:43:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/siyaset/iran-in-dolar-hamlesi-fuzelerden-daha-etkili-oldu-454002]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/siyaset/iran-in-dolar-hamlesi-fuzelerden-daha-etkili-oldu-454002"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">454000-637f0428ccf1ce91171705213fda61b1</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye yanıt]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/dervisoglu-ndan-bahceli-ye-yanit-1774363175-123_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Kent Konseyi’nin Gençlik Parkı’nda düzenlediği Nevruz Bayramı kutlama etkinliğinde konuştu.</p><p></p>

<p>Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye yanıt</p>

<p></p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Kent Konseyi'nin Gençlik Parkı'nda düzenlediği Nevruz Bayramı kutlama programında konuştu. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen kutlamalardaki terör propagandalarına tepki gösteren Dervişoğlu, "Nevruz münasebetiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne meydanlarda kafa tutulmuştur. Türk milliyetçileri buna izin vermeyecektir" dedi. Program sonunda, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin kendisini hedef alan sözleri sorulan Dervişoğlu, "İmralı'daki haini paşa eylediler. ‘Paşa’ tak diye emrediyor, Devlet Bahçeli de Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne çıkıp şak diye yapıyor. Benimle uğraşacağına kendisine baksın.’’ yanıtını verdi.</p>

<p></p>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Kent Konseyi’nin Gençlik Parkı’nda düzenlediği Nevruz Bayramı kutlama etkinliğinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne meydanlarda kafa tutulmuştur”</p>

<p></p>

<p>Etkinliği düzenleyenlere, “Türkiye'de, Nevruz Bayramı’nın nasıl kutlanması gerektiğini herkese gösterdikleri için” teşekkür eden Dervişoğlu, “Meydanlarda olup bitenlerin reklamını yapmak istemiyorum ama siz de ben de biliyoruz ki, yaklaşık yarım asırdır terörle sağlanamayan mesafeyi geride bıraktığımız iki yıl içinde atılmış adımlarla mümkün kıldılar. Terör örgütünün talep ve beklentileri silahla temin edilmedi ama bir yerlerle kırmızı hattı olanların ortaya koyduğu stratejilerle terör örgütü ve onu yönetenler mesafe aldılar. Meydanlarda neyin konuşulduğunu biliyorsunuz. Ben bunu şöyle tanımlıyorum: Nevruz münasebetiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne meydanlarda kafa tutulmuştur. Türk milliyetçileri buna izin vermeyecektir. Herkes bunu böyle bilmek ve anlamak mecburiyetindedir. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete, onun kurduğu Cumhuriyet’in değerlerine, tarihi birtakım yerlere nazire yapar gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin kodlarıyla oynanmak istenmektedir” dedi.</p>

<p></p>

<p>“İmralı’dakini ‘paşa’ bellediler. O tak diye emrediyor, onu şak diye yapanlar da bugün milliyetçi pozuna bürünüyor’’</p>

<p></p>

<p>“Her laf söylediğimizde birileri kutsanıyor, birileri de aşağılanmaya çalışılıyor” diyen Dervişoğlu, “Tabirimi mazur görünüz, İmralı’dakini ‘paşa’ bellediler, o tak diye emrediyor, onu şak diye yapanlar da bugün milliyetçi pozuna bürünüyorlar. Türk milletinin buna izin vermeyeceğinin herkes tarafından bilinmesi lazımdır. Kimsenin kimseyle uğraşacak zamanı yoktur. Artık bütün uğraşımız milletimizin birliği, milletimizin bütünlüğü, milletimizin beraberliği için olmalıdır.” ifadelerini kullandı. </p>

<p></p>

<p>“Türk milleti zorlukları bertaraf edecektir”</p>

<p></p>

<p>Dervişoğlu, “Nevruz Bayramı’nın Türklerin tarih sahnesine çıktığı bir anlamıyla Ergenekon’dan çıkışı da temsil ede. Ne zaman bir sıkışık durumla karşı karşıya kalırsak, mutlak suretle bilinsin ve emin olursun ki Türk milleti o zorlukları aşacak kudretin sahibi olması münasebetiyle engelleri aşacak, zorlukları da bir bir bertaraf edecektir” değerlendirmesini yaptı. </p>

<p></p>

<p>“İhanetin zaman aşımı yoktur”</p>

<p></p>

<p>Türk milletinin büyük bir millet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de büyük ve yüce bir devlet olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölge coğrafyasındaki diğer devletlerden olan farkı, bugün yaşadığımız olaylarda kendisini ortaya çıkarmakta ve onlarla kendisini bir şekilde ayrıştırmaya el verişlidir. Eğer bugün üniter devlet yapısına sahip olmasaydık, Suriye'den Irak’tan farkımız kalmayacaktı. Eğer bugün millî kimlik ve vatandaşlık tanımımız olmasaydı, bugün parçalara ayrılacak ve tıpkı Irak’ta ve Suriye'de olduğu gibi paramparça olacaktık. Birlikte koruyup kollamak mecburiyetinde olduğumuz en büyük şey, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş kodlarını korumak ve muhafaza etmek olmalıdır. Bunların başında da üniter devlet yapımız ve millî kimliğimiz, yani vatandaşlık tanımımız gelmektedir. Her kim ki bu memlekette üniter devlet yapımızı ve vatandaşlık tanıtımınızı tartışmaya açıyor o Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindedir. Taşıdığı sıfat ne olursa olsun, ihanetin zaman aşımı yoktur. Günü geldiğinde mutlaka hesabı da sorulacaktır.” şeklinde konuştu. </p>

<p></p>

<p>“O hattın kurulu olduğundan eminim’’</p>

<p></p>

<p>Program çıkışında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki, “PKK’nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir hattın olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz.” şeklindeki sözleri sorulan Dervişoğlu; ‘’Allah muhabbetlerini artırsın. Benim söylediklerimi ona herhalde tefsir edip götürüyorlar. Bir kere, kırmızı hat var tereddüdü içerisinde değilim. O hattın kurulu olduğundan eminim. Aslına bakarsanız o hattın kimler tarafından kurulduğunun millet açısından merak edildiğini söylüyorum. Abdullah Öcalan umut hakkı talep ediyor, Devlet Bey seslendiriyor. Abdullah Öcalan komisyon talep ediyor, Devlet Bey seslendiriyor. Abdullah Öcalan yasal düzenleme talep ediyor, Devlet Bey seslendiriyor. Abdullah Öcalan İmralı ziyareti talep ediyor, Devlet Bey seslendiriyor. Devlet Bey statü öneriyor, Abdullah Öcalan onun peşine geliyor. Elbette ki bu bir kırmızı hattın bulunduğuna delalet eder ya da Devlet Bey’in istihareye yatarak Abdullah Öcalan'ın acaba ne düşündüğünü merak ediyor olması lazım. Böyle bir keramete sahip olmadıklarını öncelikle biliyorum. İmralı'daki haini paşa eylediler. ‘Paşa’ tak diye emrediyor, Devlet Bahçeli de Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne çıkıp şak diye yapıyor. Benle uğraşacağına kendisine baksın.” yanıtını verdi.  </p>

<p><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/dervisoglu-ankara-da-nevruz-kutlamasina-katildi-24-mart-2026-1-1774363313-988-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/dervisoglu-ankara-da-nevruz-kutlamasina-katildi-24-mart-2026-2-1774363314-923-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/dervisoglu-ankara-da-nevruz-kutlamasina-katildi-24-mart-2026-12-1774363306-738-x750.jpeg" width="750" /><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/24/dervisoglu-ankara-da-nevruz-kutlamasina-katildi-24-mart-2026-14-1774363309-517-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 14:33:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/dervisoglu-ndan-bahceli-ye-yanit-454000]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/dervisoglu-ndan-bahceli-ye-yanit-454000"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">453980-df5a529c788ab1457834e9e8091b30a7</guid>
<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
<title><![CDATA[İYİ Parti’den Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına tepki]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/23/iyi-parti-den-nevruz-kutlamalarindaki-teror-propagandalarina-tepki-1774279934-859_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı’nın sürdüğü sıralarda partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.  </p><p>İYİ Parti’den Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına tepki</p>

<p></p>

<p>İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Nevruz Bayramı kutlamalarındaki terör propagandasına çok sert tepki gösterdi. Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan için atılan sloganların ilk defa bu iktidar döneminde Anıtkabir'den duyulduğuna işaret eden Kavuncu, “Terörsüz Türkiye dedikleri süreç, vatandaşın sinir uçlarıyla oynayan bir konsepte dönmüş durumda. Buradan bir kez daha uyarıyoruz, bu yol yol değildir. Buradan iktidara, beylik laflarla milliyetçilik taslayanlara sesleniyorum: Hiç mi utanmıyorsunuz bu görüntülerden?” dedi. </p>

<p></p>

<p>İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı’nın sürdüğü sıralarda partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.  </p>

<p></p>

<p>Katar’daki helikopter kazasında şehit olanlara Allah’tan rahmet sevenlerine başsağlığı dileyen</p>

<p>Kavuncu, Ramazan ayı boyunca bombaların hedefi olan İran halkının yaşadığı acıları paylaştıklarını ekledi. </p>

<p></p>

<p>Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Kavuncu, “Başarılı gazetecilik adeta cezalandırılır hale gelmiş durumda. Çoluğunu çocuğunu, eşini istismar edenler elini kolunu sokaklarda sallayarak gezerken; işini yapmaya çalışan gazetecilerin adeta bir gözdağı verir gibi tutuklanması kabul edilebilir değil” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Ne hikmetse sadece muhalefet belediyelerinde bir vaka var”</p>

<p></p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik süren yargı sürecine değinen Kavuncu, “Muhalif belediyeler, muhalefet vurgusu bizler açısından önemli. Çünkü Aziz İhsan Aktaş dosyasında gördüğümüz gibi, iktidar belediyeleri pırıl pırıl. Hiçbir yolsuzluk ve şaibe iddiası yok fakat ne hikmetse sadece muhalefet belediyelerinde bir vaka varmış gibi durum ortaya çıkarılmakta” ifadesini kullandı. </p>

<p></p>

<p>“Elinde adaletin mührü değil de AK Parti'nin ampulü var”</p>

<p></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yüklenen Kavuncu, “İddianameyi oluşturan savcı, Adalet Bakanı olarak bu soruşturmaya bakan mahkemenin ve olası kararlara itiraz edilecek mercilerin hiyerarşik olarak başında. Yani sizi yargılayan, aynı zamanda kararı verecek olanın ve karara itiraz edilecek makamın da başında. Sayın Bakan, kariyerinin önemli bir kısmını da koltuğunda oturarak geçirmiyor. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve AK Parti’nin il başkanlıklarına düzenli ziyaretlerde bulunuyor. Ülkede adalet mekanizmasının sağlanmasıyla görevli kişi, ana muhalefeti hedef alan operasyon süreci ortadayken; iktidarın il başkanlıklarının organizasyonlarına katılıyor. Yani elinde adeta adaletin mührü değil, AK Parti'nin ampulü olan bir kişiden bahsediyoruz. Yakında Cumhur İttifakı'nın diğer ortağı DEM Parti’ye de gidecek mi, bunu da merak ediyoruz” şeklinde konuştu. </p>

<p></p>

<p>“Bu çocuklar sizin siyasi propagandanızın aleti değil”</p>

<p></p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın, beraberindeki AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank’la gerçekleştirdiği bir iftar programına değinen Kavuncu, “Bu vekilimiz sağ olsun koruma altındaki çocukların yüzlerine ifşa ederek bir video paylaştı. Bakın buradan çok açık net sesleniyoruz. Bu çocuklar sizin siyasi propagandanızın aleti değil. Bunlar size emanet edilmiş çocuklar. Bunlar devlet korumasındaki çocuklar. Dolayısıyla ifşa edilmemeleri, korunmaları açısından son derece önemli ve çok çok kritik bir konu. Ama liyakat dediğimiz nokta da burası” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Ramazan, Sayın Bakan göreve geldikten sonra Ramazan gibi kutlanmaya başlanmış”</p>

<p></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, "Ramazan, bu yıl Türkiye’de Ramazan gibi kutlandı.</p>

<p>Noel’i, Paskalya’yı kutlarken itiraz etmiyordunuz; Ramazan kutladığında da itiraz etmeyeceksiniz" şeklindeki açıklamasına değinen Kavuncu, “25 yıldır bu ülkeyi yöneten AK Parti iktidarı ortada. Bu ülkeyi 25 yıldır İYİ Parti ya da bir başka parti yönetmiyor. 25 yıldır iktidarda olan sizsiniz. Ramazan bu yıl Ramazan gibi kutlandı demekle şunu kastetmiş oluyorsunuz: AK Parti iktidarı Ramazan’ı 24 yıldır Ramazan gibi kutlamamış demek ki. Başka bir şey gibi kutlamış. Yani Türkiye’de Ramazan sayın bakan göreve geldikten sonra Ramazan gibi kutlanmaya başlamış. Gönül bağıyla bağlı olduğunuz AK Parti iktidarına ve Cumhurbaşkanı’na yönelik bu söyleminiz bizleri inanın çok şaşırttı.” ifadesini kullandı.</p>

<p></p>

<p>“Hangi ananın babanın adına konuşuyorsun?”</p>

<p></p>

<p>Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “İsrail ile komşuyuz, sınırdaşız. Belki farkında değiller. Hatay’dan İsrail 5 saat. Zulmün benzerini bize yapmaya kalkarsa 300-400 bin şehit veririz ama İsrail diye bir memleket kalmaz” şeklindeki açıklamasına da değinen Kavuncu, “Canımızdan, kanınızdan, insanımızdan, gençlerimizden bahsediliyor. Milletin evlatları üzerinden nasıl bir efelenme halidir bu? Anlaşılır gibi değil. Kimin çocukları adına konuşuyorsun? Hangi ananın babanın adına konuşuyorsun? Milli Savunma Bakanı'nın, ‘Bir tane drone Mehmetçiğe çarpmış’ dediği bir yerde eski içişleri bakanı da bunu söyler. Artık onlar için bunlar birer teferruat haline geldi” dedi. </p>

<p></p>

<p>“Büyükşehir yasasının çıkması çok önemli”</p>

<p></p>

<p>Ramazan ayında sevdiklerine kavuşmak isteyen vatandaşların yüzde 25 oranındaki otoyol zamlarıyla karşılaştığını, gıda fiyatlarındaki artışın ise bayram soflarını matem sofrasına çevirdiğini söyleyen Kavuncu, “Gıda güvenliği çok önemli. Bugün Başkanlık Divanı Toplantımızda hem Tarım Politikaları Başkanlığımız hem Ekonomi Politikaları Başkanlığımızın, hem de Kalkınma Politikaları Başkanlarımızın konuyla ilgili yapmış oldukları detaylı bilgilendirme vardı. İktidara buradan seslenmek istiyoruz. Gıda güvenliğinin, gıda fiyatlarının, önümüzdeki süreçte yaşanacak olası krizlerin kontrol altına alınabilmesi için büyükşehir yasasının ivedilikle çıkması çok çok önemli” ifadesini kullandı. </p>

<p></p>

<p>“Vatandaşlar en ucuz gıdaya yöneliyor”</p>

<p></p>

<p>Gübre stoğunda sıkıntı yaşandığına işaret eden Kavuncu, “Bütün bunlar yaşanırken açlık ve yoksulluk sınırı da açıklandı. Yoksulluk sınırı 100 bin TL’nin üzerine, açlık sınırı da 30 bin lirasının üzerine çıkmış durumda. Enflasyonun yüzde 31.5’le kapandığı geçtiğimiz sene, dar gelirlinin temel olarak tükettiği makarna fiyatının tam yüzde 82 artış göstererek 17 liradan 30 liraya çıktığına şahit olduk. Bu şekilde bir fiyat artışına maruz kalırken, tüketimi de artmış. Yıllık kişi başı tüketim 4.3 kilogramdan 8 buçuk kilograma çıkmış. Vatandaşlar artık beslenebilmek için en ucuz çareye, zamansa da en ucuz gıdaya yöneliyor” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>“Ceplerdeki paraya göz dikmiş bir iktidarla karşı karşıyayız”</p>

<p></p>

<p>Vatandaşların, yollarda elini ovuşturarak bekleyen bir iktidarla karşılaştığını savunan Kavuncu, </p>

<p>“Trafik cezalarından bahsediyorum. Elbette can kayıplarının ve yaralanmaların azalması çok çok önemli. Fakat yeni düzenlemelerle adeta canımızı, malımızı korumaya niyetlenmiş bir iktidarla karşı karşıya değil de cebimizdeki paraya göz dikmiş ve başlatmış olduğu ekonomik programın fiyaskoyla sonuçlanmasından dolayı artık ne yapacağını şaşırmış bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzu gördük” değerlendirmesini yaptı.</p>

<p></p>

<p>“Bunlar iş adamlarının çığlığıdır”</p>

<p></p>

<p>Daha net konuşulması için geçmişte iş adamlarına seslendiklerini hatırlatan Kavuncu, “Fakat birtakım sebeplerden dolayı seslerini çok duymazdık. Ama artık iş birlikleri, iş örgütleri, odalar, borsalar da ses vermeye başladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi geçtiğimiz günlerde faizin yüzde 20’nin altına çekilmesi çağrısında bulundu. ‘Yaşayacak ve adım atacak halimiz kalmadı’ diye adeta feveran ediyor ve sanayici çığlık atıyor. Aslında bu bir şikâyet değil. Bu bir ikaz da değil. Çünkü bunlar çok geç uyarılar. Bu nedir biliyor musunuz? Bu iş adamının, sanayicinin, ihracatçının çığlığıdır. Çaresizliğinin de bir göstergesidir” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Yalan söylemelerinin önüne bugünden geçmek istiyorum”</p>

<p></p>

<p>Enerji alanındaki problemlere değinen Kavuncu, “Rusya'yla doğalgaz anlaşması 2025 yılında bitti. 2026 yılı sonuna kadar uzatıldı. 16 milyar metreküp doğalgaz aldığımız Rusya’yla durumumuz bu. 12 milyar metreküp doğalgaz tedariğini sağladığımız İran’la da, 2026 Temmuz ayında anlaşmamız neticeleniyor. Bu anlaşmalar 20-25 yıllık yapılır. Bu kadar sıkıntının, krizin, savaşın olduğu bir yerde kapıdaki riskin büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Orta Doğu'daki kriz göz önüne alındığında Türkiye’nin bir doğalgaz sıkıntısıyla karşılaşmamasının ne kadar önemli olduğu çok net olarak önümüzde durmakta. Bütün bunlar olurken biz neyle karşılaşacağız? Planlama yapmış, tedbir almış bir iktidarla mı, yoksa ‘Yanı başımızda bir savaş var ve ekonomi programımız rayından çıktı’ gibi bir bahaneye mi sığınacaklar? Bakın daha ortada kriz yokken iktidarı ifşa ediyorum ve bu yalanı söylemelerinin önüne bugünden geçmek istiyorum.  Daha ortada herhangi bir kriz ve savaş ortamı yokken Türkiye’nin sadece ilk 2 ayda ödediği faiz 650 milyar Türk lirası. Bu rakam geçen sene 302 milyarmış. Dolayısıyla hiç kimse kalkıp, savaşı bahane ederek ekonomi programının raydan çıktığını söylemesin. Zaten yürümüyor.” ifadesini kullandı. </p>

<p></p>

<p>“Devlet Planlama Teşkilatı’nın tekrar çalışmaya başlaması şart”</p>

<p></p>

<p>AK Parti iktidarının önceden görmesine rağmen gerekli tedbirleri almadığına işaret eden Kavuncu, “Bu tedbirsizliklerden dolayı Türkiye’nin büyük felaketlerle nasıl karşı karşıya kaldığını çok defa gördük. Depremde gördük, maden kazalarında gördük. Başka nerede gördük? Yaşlanmakta olan nüfusumuzun bugüne geleceğini, 20 yıl önceden biliyorduk. Ancak bir gün uyandık ve ‘Aman efendim tedbir alalım, çocuk sayısı artsın’ gibi iktidarın bir panik halinde feveran ettiğini gördük. Bütün bunlara baktığımızda; Devlet Planlama Teşkilatı gibi güzide ve bütün fonksiyonlarıyla tekrar hayata geçirilmesi gereken bir kuruma, Türkiye'nin ne kadar ihtiyacı olduğunu gördük. Buradan bir çağrı yapıyoruz. Önümüzde çok zorlu ve sıkıntılı günler var. İşte doğalgaz, işte petrol, işte, gübre, işte gıda güvenliği. Çok ciddi bir planlama yapılması gerekliliği ile karşı karşıyayız. Devlet Planlama Teşkilatı’nın bütün fonksiyonlarıyla acilen tekrar, tam kapasite çalışmaya başlaması şart” şeklinde konuştu. </p>

<p></p>

<p>Kavuncu’dan stagflasyon uyarısı</p>

<p></p>

<p>Stagflasyon tehlikesine de dikkat çeken Kavuncu, “Enflasyonun arttığı, üretimin de tamamen yavaşladığı bir dönem içerisinde; bu durum Türkiye'yi Allah esirgesin bir stagflasyonla karşı karşıya bırakabilir. Zira yaşanan gelişmeler, gördüklerimiz, üretimdeki tedarik zincirindeki daralmalar ve beraberinde enflasyon ile faizde arzu edilen kontrolü sağlanamıyor olması; Türk ekonomisinin böyle bir tehlike ve riskle karşı karşıya olduğunu adeta önümüze seriyor” dedi.</p>

<p></p>

<p>“Türk milletinin sabrını zorlayacak bir sürecin içerisine girilmiştir”</p>

<p></p>

<p>Nevruz kutlamalarındaki terör propagandalarına değinen Kavuncu, “Hepimizin utanç duyduğu bir hafta geçirdik. Birliğin, beraberliğin, baharın gelişinin müjdesi olan Nevruz’u, birtakım mihraklar öyle bir kutlamalarla gündeme getirdiler ki; bu millet utanç duyacak hale geldi” ifadesini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Beşiktaş Vodafone Arena’daki bombalı saldırıda şehit olan Vefa Karakurdu’nun isminin verildiği altgeçidin üstünde yapılan kutlamalar sırasında terör örgütü ve elebaşı lehine sloganlar atıldığına işaret eden Kavuncu, “Bütün Türk dünyasında yeniden canlanmanın, yeniden başlangıcın, barışın, sevginin bayramı olan Nevruz’u biz bu görüntüler adı altında izlemek zorunda kaldık. Adeta Türk milletinin sinir uçlarına basa basa sabrını zorlayacak bir sürecin içerisine girilmiştir” şeklinde konuştu. </p>

<p></p>

<p>“İmralı canisi için atılan sloganlar ilk defa bu iktidar döneminde Anıtkabir'den duyuldu”</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin birçok noktasında benzer görüntüler yaşandığına dikkat çeken Kavuncu, </p>

<p>“Cumhur İttifakı'nın verdiği cesaretten faydalanan bu kendini bilmezler, gösteri alanlarında utanmadan ve sıkılmadan TUSAŞ saldırısının faillerinin posterlerini açtılar. Bayram günü bu millete bunu yaşatacak kadar utanmaz bir tavır içerisine girdiler. Terör sempatizanlarının İmralı canisi için attığı sloganlar ilk defa bu iktidar döneminde Anıtkabir'den duyuldu. Çetinkaya mağazası katliamının failleri ile siyasetçiler poz verdi ve sözde nevruz ateşi yaktılar. Maalesef bu görüntüler içerisinde, siyasi partilerin temsilcileri de vardı. O görüntülerin içinde ana muhalefet partisi de vardı. O karenin asıl görünmez ortakları ise AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Çetinkaya’da 12 kişiyi katleden terörist ile bu iki siyasi yapı öyle gözüküyor ki artık yan yanadır” dedi. </p>

<p></p>

<p>“Beylik laflarla milliyetçilik taslayanlara sesleniyorum”</p>

<p></p>

<p>“Terörsüz Türkiye dedikleri süreç; vatandaşı huzursuz eden, vatandaşın sinir uçlarıyla oynayan bir yapıya bir konsepte dönmüş durumda” diyen Kavuncu, “Bu tahripkâr ortam gün geçtikçe de ivme kazanıyor. Buradan bir kez daha uyarıyoruz, bu yol yol değildir. Buradan iktidara sesleniyorum: Beylik laflarla zamanında milliyetçilik taslayanlara sesleniyorum. Hiç mi utanmıyorsunuz bu görüntülerden? TUSAŞ’ta yitirdiğimiz vatan evlatlarından hiç mi utanmıyorsunuz? Onların ailelerine karşı hiçbir mahcubiyet hissetmiyor musunuz?” diye sordu. </p>

<p></p>

<p>“Terör örgütlerinin kutsanmasına asla izin vermeyeceğiz”</p>

<p></p>

<p>DEM Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın, "Şimdi dört parça Kürdistan'da mücadele eden değerli Kürt halkı sadece Türkiye’de değil, dört parçada artık belirleyen bir halksınız.” şeklindeki açıklamasına sert çıkan Kavuncu, “Bunu söyleyenler, Cumhur İttifakı’nın yani AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin ortağı DEM Parti. Zımnen onaylayanlar da Cumhur İttifakı’nın ta kendisi. Biz İYİ Parti olarak ülkemizde teröre, şiddete bulaşmış, şiddet eylemlerinde bulunan hiçbir şahsın, kişinin ya da örgütün kutsanmasına, meşru görülmesine asla ve kata müsaade etmeyeceğiz. Biz bunu söyledikçe birileri bizi farklı bir yerde göstermeye kalkacak. Bu tuzağa da düşmeyeceğiz. Milletimiz de düşmüyor. Nevruz, barışın, birliğin, sevginin bayramıdır. Bütün Türk dünyasında, Azerbaycan’da, Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Türkmenistan’da kutlanan bir bayramdır. Dolayısıyla bu bayramın kutlanmasında</p>

<p>bizi rahatsız edecek en ufak bir durum yoktur ama polisimizi, gencimizi, askerimizi katledenlerin kutsandığı, posterlerinin açıldığı ve terör ve terör örgütü lehine sloganların atıldığı bir nümayişe asla tahammül gösterilemez ve gösterilmemelidir” diye ekledi.</p>

<p><img class="" height="499" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/23/bugra-kavuncu-basin-toplantisi-23-mart-2026-3-1774280029-497-x750.jpeg" width="750" /></p>


]]></description>
<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:19:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/siyaset/iyi-parti-den-nevruz-kutlamalarindaki-teror-propagandalarina-tepki-453980]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/siyaset/iyi-parti-den-nevruz-kutlamalarindaki-teror-propagandalarina-tepki-453980"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">453952-e4b561233cd339011de034fd8b52578f</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ABB, BAŞKENT GÖL VE GÖLETLERİNDE TEMİZLİK ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/22/img-1890-1774199115-992_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>GÖL YÜZEYİ BİTKİ TEMİZLEME MAKİNESİ İLE ABB’DEN KAPSAMLI TEMİZLİK</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ABB, BAŞKENT GÖL VE GÖLETLERİNDE TEMİZLİK ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>GÖL YÜZEYİ BİTKİ TEMİZLEME MAKİNESİ İLE ABB’DEN KAPSAMLI TEMİZLİK</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentteki göl ve göletlerde temizlik çalışmalarına devam ediyor. İkinci göl yüzeyi bitki temizleme makinesini de hizmete alan ABB, havaların ısınmasıyla göllerde kötü kokuya ve sivrisinek üremesine neden olan çevresel atıklar, yosun, müsilaj ve su mercimeği gibi oluşumları detaylı bir şekilde temizliyor. </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden ANFA Ankara Altınpark İşletmeleri, vatandaşların sağlığını ve konforunu önceleyen çalışmalarıyla kente hizmet etmeye devam ediyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">2026 yılında göl yüzeyi bitki temizleme makinesinin ikincisini envanterine katan Büyükşehir Belediyesi, su yüzeyini kaplayan müsilaj ve su mercimeğinin neden olduğu kötü kokular ile sivrisinek üremesini önlemek amacıyla nisan ayından eylül ayının sonuna kadar göl ve göletlerde temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">MAKİNELERİN BAKIM VE ONARIMINI DA ANFA YAPIYOR</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ANFA ekipleri özellikle Başkentlilerin sıkça ziyaret ettiği Çubuk-1 Barajı, Temelli Göletleri, Mogan Gölü, Kirazdibi Göleti, Karagöl ve Göksu’da havaların ısınmasıyla birlikte düzenli aralıklara yüzey temizliği gerçekleştiriyor. Makinelerin bakım ve onarım işlemleri de ANFA’nın kendi kademe biriminde yapılıyor.</p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">ANFA Destek Hizmetleri Müdürü Cengiz Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından imalatı tamamlanarak envantere dahil edilen ikinci makinenin belediyeler arası iş birliğinin güzel bir örneği olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: </p>

<p style="text-align: justify;"><b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“ANFA Ankara Altınpark İşletmeleri olarak; çevresel atıklar, yağmur ve sellerle birlikte gelen atıklar ve bunların sonucunda koku oluşturabilecek, sivrisinek üremesine ortam sağlayan yosun, müsilaj ve su mercimeği gibi oluşumları bu makine sayesinde temizliyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.”</b></p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 17:04:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-baskent-gol-ve-goletlerinde-temizlik-calismalarini-surduruyor-453952]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-baskent-gol-ve-goletlerinde-temizlik-calismalarini-surduruyor-453952"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">453946-5988206972d8419ddee9a9b59231dd02</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[BAŞKENTLİLER BAYRAMIN TADINI BÜYÜKŞEHİR’İN PARKLARINDA ÇIKARDI]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/22/baskentliler-bayramin-tadini-buyuksehir-in-parklarinda-cikardi-1774177309-850_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ATATÜRK ÇOCUKLARI DOĞAL YAŞAM PARKI BAŞKENTLİ MİNİKLERİN GÖZDESİ OLDU</p><p align="center" style="text-align: center;"><strong>BAŞKENTLİLER BAYRAMIN TADINI BÜYÜKŞEHİR’İN PARKLARINDA ÇIKARDI</strong></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><strong> </strong></p>

<p align="center" class="m_-883759148433763904x" style="text-align: center;"><strong>ATATÜRK ÇOCUKLARI DOĞAL YAŞAM PARKI BAŞKENTLİ MİNİKLERİN GÖZDESİ OLDU</strong></p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;"><strong>·        </strong><strong>Başkentliler, Ramazan Bayramı’nın tadını Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin parklarında çıkardı.</strong></p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;"><strong>·        </strong><strong>Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı bayram boyunca miniklerin şen kahkahalarıyla renkli görüntülere sahne oldu.</strong></p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesinin kent genelindeki rekreasyon alanları ve parkları, Ramazan Bayramı’nı Ankara’da geçiren Başkentlilerin gözde mekânlarından oldu. 940 bin metrekarelik alana sahip park, şehir dışından gelenlerin de beğenisini kazandı.</p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;">7’den 70’e Başkentliler; Ramazan Bayramı tatilinin tadını Atatürk Çocukları Parkı’ndan Çubuk-1 Barajı Rekreasyon Alanı’na, Batıkent Rekreasyon Alanı’ndan Gazi Park’a kadar Büyükşehir’e ait park ve rekreasyon alanlarında çıkardı. </p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;"><b>ÇOCUKLAR EĞLENDİ, YETİŞKİNLER DİNLENDİ</b></p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;">Yetişkinler, temiz hava eşliğinde yürüyüş yaparken, çocuklar da park alanlarında kaydıraktan salıncağa kadar oyun alanlarında doyasıya eğlendi.</p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;">Kimisinin ailesiyle kimisinin de arkadaş veya akrabalarıyla geldiği <strong>Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı</strong>’nda çocuk sesleri yankılanırken güvenli ve huzurlu bir ortam eşliğinde vatandaşlar, hem dinlenme imkânı buldu hem de bayram tatilini değerlendirdi. </p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;"><b>BAYRAM TATİLİNİN VAZGEÇİLMEZ NOKTASI </b><strong>ATATÜRK ÇOCUKLARI DOĞAL YAŞAM PARKI OLDU</strong></p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;">Özellikle miniklerin gözdesi olan <strong>Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı’ndaki Başkentliler duygu ve</strong>düşüncelerini şu sözlerle dile getirdiler:</p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;">-Salim Doğan: <b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">“Öncelikle herkesin Ramazan Bayramı mübarek olsun. İstanbul’dan geldim. Çocuklarımızı parka getirdik, bizler de onlarla mutlu bir şekilde parklarda bekliyoruz, oynuyorlar. Kim yaptıysa çok güzel park yapmış, eğlenceli ve büyük aileler de oturabiliyor.”</b></p>

<p class="m_-883759148433763904x" style="text-align: justify;">-Eymen Buğra Doğan:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Buraya büyük, yeni parklar yapmışlar, güzel olmuş, aileler geldiği için çok iyi olmuş. Çocukları sevindirmişler bu parkla. İstanbul’dan gelmiştik, çok beğendik.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Murat Doğan<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">: “Burası gayet güzel, internette önüme çıkmıştı, kaydetmiştim, geldik. Gayet güzel, eğlenceli ve büyük bir yer. Çocuklarımız gayet mutlu ve gayet geniş ve güzel bir alana sahip burası. Çocuklar eğleniyor, herkese iyi bayramlar dilerim.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Rüstem Yusuf Doğan<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">: “Çok iyi, burayı çok sevdim. Şekilli şekilli oyuncaklar var, renkli renkli. Kaydıraklarda kaydım, oyuncaklarla oynadım.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Mustafa Ün<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true">: “Kaydıraktan kaydım, sallandım, oynayabileceğim yerleri aradım. Birbirinden çeşit oyuncaklar var, heyecan verici. Bayram tatilini burada geçirmek güzel bir duygu, bayramda buraya gelebilmek eğlenceli olabiliyor.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Zeynep Eda Avcı:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Bayram tatili çok güzel geçiyor, biz de buraya geldik. Burayı gezmek istedik bayramda ve burayı çok güzel buldum. Bayağı eğlendik.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Umut Özkan:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Devasa bir yer, yapanların eline emeğine sağlık.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Amine Şentürk:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Çok beğendik, her taraf çok güzel, temizliğini falan da çok beğendik. İleride zipler vardı onlara gittik, çocuklar için eğlence yerleri var gayet güzel.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Ahmet Şentürk:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Gezdik, gördük. Havanın soğuk olmasına rağmen yine de geldik. Ailemle beraber geldim. Ailem de çok beğendi, beraber mutlu bir bayram geçiriyoruz.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Samet Çakar:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Burayı çok eğlenceli buldum, güzeldi buralar, eğlendim yani. Oyuncaklarla falan oynadım, güzeldi.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Ahmet Akif Tunalı:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Edirne’den geldim, burası çok güzel. Şuradaki büyük kaydıraktan kayıyorum mükemmel. Bayram için anneanneme geldim, oraya gelince de buraya geldim.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Betül Tunalı:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Bayram için geldik, büyüklerimizin elini öptükten sonra çocukları kapalı ortamlardan biraz daha uzaklaştıralım, yaratıcılıklarını geliştirelim diye park tercih ettik. Burası da mükemmel olmuş, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Çocuklar kaliteli zaman geçiriyorlar, çok mutluyuz.”</b></p>

<p data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true" style="text-align: justify;">-Duru Alkoç:<b data-originalcomputedfontsize="16" data-removefontsize="true"> “Burayı çok seviyorum, tatil için geldim. Ankara’ya çok teşekkür ediyorum, Ankara’nın yerlerini hep seviyorum. Burada gezinmeyi de çok seviyorum, burası çok güzel. İyi bayramlar.”</b></p>

<p><br style="text-align: start; color: rgb(0, 0, 0);" />
 </p>
]]></description>
<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 10:55:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/baskentliler-bayramin-tadini-buyuksehir-in-parklarinda-cikardi-453946]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/baskentliler-bayramin-tadini-buyuksehir-in-parklarinda-cikardi-453946"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">453938-deddfa293b7d04ef363f3c08b282d01f</guid>
<category><![CDATA[SOSYAL]]></category>
<title><![CDATA[Bağımsız Türkiye Partisi'nde (BTP)  bayramlaşma trafiği vardı.]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/21/bagimsiz-turkiye-partisi-nde-btp-bayramlasma-trafigi-vardi-1774116761-916_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>BTP'de Ramazan Bayramı bayramlaşma trafiği yaşandı. Sözcü Lütfullah Önder kabul heyetine başkanlık ederken, Ömer Eyercioğlu ve Nuri Hacıevliyagil ziyaretlerde bulundu. İran savaşı ve etkileri değerlendirildi. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi dahil 14 partiyle bayramlaşıldı.</p><p>Bağımsız Türkiye Partisi'nde (BTP)  bayramlaşma trafiği vardı.</p>

<p>BTP Genel Merkezi partiler arası geleneksel bayramlaşma ziyaretlerinin en hareketli noktalarından biriydi.</p>

<p>Bir heyet partide konukları kabul ederken 2 ayrı heyet de diğer partileri ziyaret etti.</p>

<p>Kabul heyetine BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlık ederken ziyaret heyetlerine ise BTP Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu ve Doç. Dr. Nuri Hacıevliyagil başkanlık etti.  </p>

<p>Ülke gündeminin değerlendirildiği görüşmelerde İran savaşı, savaşım bölgemize ve ülkemize etkileri de değerlendirildi.</p>

<p>Görüşmelere ilişkin açıklamalar partinin sosyal medya hesablarından yapıldı.</p>

<p>Program kapsamında Zafer Partisi, Yeniden Refah Partisi, Anavatan Partisi, Anahtar Parti, Vatan Partisi, Demokrat Parti, Milli Yol Partisi, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi ile karşılıklı olarak bayramlaşma gerçekleştirildi.</p>

<p>Partiden yapılan açıklamada "Ramazan Bayramı’nın hepimize huzur ve esenlik getirmesini diliyoruz" denildi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/21/bayram-1774116675-246-x750.jpeg" width="750" /><img height="562" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/21/bayram2-1774116675-559-x750.jpeg" width="750" /><img height="562" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/21/bayram3-1774116675-239-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 18:00:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/sosyal/bagimsiz-turkiye-partisi-nde-btp-bayramlasma-trafigi-vardi-453938]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/sosyal/bagimsiz-turkiye-partisi-nde-btp-bayramlasma-trafigi-vardi-453938"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">453934-b6a4f464743cd3c5c57f3f25cdf83266</guid>
<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
<title><![CDATA[BTP Lideri Hüseyin Baş’tan Ramazan bayramı mesajı;]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/20/btp-lideri-huseyin-bas-tan-ramazan-bayrami-mesaji-1774004575-962_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>- Müslüman devletler İran’ı kınadı, “bu İsrail'in suçu, Amerika'nın suçu” demedi</p><p>BTP Lideri Hüseyin Baş’tan Ramazan bayramı mesajı;<br />
- Müslüman devletler İran’ı kınadı, “bu İsrail'in suçu, Amerika'nın suçu” demedi<br />
- 3 günlük dünya için oturacağımız iki günlük koltuğun çok da heveslisi olmamak lazım</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="751" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/gGi4l0aXnlw" title="BTP LİDERİ HÜSEYİN BAŞ BAYRAM MESAJI" width="1335"></iframe></p>

<p>Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş bayram namazını İstanbul Florya’da kıldı.<br />
Namaz sonrası partililerle bayramlaşan BTP Lideri basın mensuplarına yaptığı açıklamada Orta Doğu’da yaşananların asıl sorumlusunun ABD ve İsrail olduğunu vurguladı.<br />
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın mesajı şöyle:</p>

<p>Bu kanlı sürecin sorumluları Amerika ve İsrail</p>

<p>Tüm milletimize hayırlı bayramlar diliyoruz. Bu Ramazan Bayramı İslam Alemi’ne, Türk milletine,<br />
Orta Doğu coğrafyasına inşallah barış, esenlik, huzur, refah getirsin. Yaradan’dan duamız budur, bu bayramdan beklentimiz, isteğimiz budur.<br />
Malumunuz çok karmaşık bir süreçten geçiyoruz. Orta Doğu'da her gün bombaların patladığı, milyonların canından olduğu, evinden olduğu, çok kaotik ve kanlı bir süreç. Bu kanlı sürecin sorumluları dünyaya adalet getirdiğini iddia eden, dünyaya demokrasi getirdiğini ve getireceğini iddia eden eli kanlı birkaç yönetici tarafından yönetilen Amerika ve İsrail ve bunların emperyalist emelleri.</p>

<p>Müslüman devletler bir Müslüman devleti kınadı ama hiçbirisi çıkıp da “bu İsrail'in suçu, Amerika'nın suçu” demedi</p>

<p>Buna mukabil daha dün ne yazık ki Arap ülkeleri toplanıp böyle bir ortamda İran'ı kınadılar malumunuz Bayram öncesi. Müslüman devletler bir Müslüman devleti kınadı, saldırılarından ötürü. Hiçbirisi çıkıp da “bunu İsrail yaptı, bu İsrail'in suçu, Amerika'nın suçu, Orta Doğu'yu kana bulayan bu iradelerdir” demedi.<br />
Zaten bu bölgede yaşanan meselelerin özü; yaklaşık 50 yıldır, belki biraz daha fazla zamandır, emperyalist emellerin bu bölgede hakim olması ve ona maşalık yapan bölgedeki ülkeler.<br />
Dolayısıyla bunların bir an evvel ayıkması, meselenin aslını idrak etmesi ve hak üzere hareket etmesini biz, yüce Yaradan’dan bu bayram döneminde niyaz ediyoruz, istiyoruz. Dediğim gibi, bütün Orta Doğu'ya, ülkemize, İslam dünyasına barış, huzur, esenlik getirmesini dilediğimiz bir bayram olacak.</p>

<p>3 günlük dünya için oturacağımız iki günlük koltuğun çok da heveslisi olmamak lazım</p>

<p>Zamanın çok hızlı akıp geçtiği bir süreçten geçiyoruz. Ramazan dün başladı, bugün bitti gibi bir şey. Ömürler de çok hızlı bir şekilde akıp tükenip gidiyor. Dolayısıyla bu kısacık ömürde iyi ve güzel işleri, hayırlı işleri yapmayı hedeflemekte fayda var. 3 günlük dünya için oturacağımız iki günlük koltuğun çok da heveslisi olmamak lazım. Kalıcı, güzel eserler ve hoş bir seda bırakmak tabiri caizse, bunun için mücadele etmek lazım. Bu bayram bunlara vesile olsun diyorum. Tüm milletimize de hayırlı bayramlar diliyorum.</p>

<p><img height="562" src="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/20/bayram1-1774004514-359-x750.jpeg" width="750" /></p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 10:55:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-lideri-huseyin-bas-tan-ramazan-bayrami-mesaji-453934]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/gundem/btp-lideri-huseyin-bas-tan-ramazan-bayrami-mesaji-453934"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">453932-7c1678eb8fc2cc899ef79b061d721c48</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ANFA GÜVENLİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BAYRAMDA TEDBİRLERİ ARTIRDI]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/20/yns5953-1773995674-330_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>ANFA GÜVENLİK, 4 BİNİN ÜZERİNDE PERSONELİYLE GÖREV BAŞINDA</p><p align="center" style="text-align: center;"><b>ANFA GÜVENLİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BAYRAMDA TEDBİRLERİ ARTIRDI</b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b> </b></p>

<p align="center" style="text-align: center;"><b>ANFA GÜVENLİK, 4 BİNİN ÜZERİNDE PERSONELİYLE GÖREV BAŞINDA</b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b>Parklardan mesire alanlarına, mezarlıklardan camilere… ABB iştiraklerinden ANFA Güvenlik Genel Müdürlüğü ekipleri Ramazan Bayramı boyunca Ankaralıların huzur ve güvenliğini sağlamak için 4 bini aşkın personeliyle görev başında olacak. K9 birimi asayiş köpekleri de Başkentlilerin güvenliği için devriye gezecek.</b></p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) iştiraklerinden ANFA Güvenlik Genel Müdürlüğü, Ramazan Bayramı süresince, çalışacak güvenlik personeli sayısını yükseltti. Günde 980 güvenlik personeli sahalarda çalışırken, bayram süresince günlük yaklaşık 1500 personel görev başında olacak.</p>

<p style="text-align: start;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b>BİNLERCE PERSONEL BAYRAMDA GÖREV BAŞINDA OLACAK</b></p>

<p style="text-align: justify;">ANFA Güvenlik Genel Müdürü Bektaş Arslan, bayram tedbirleri kapsamında yapılan çalışmalar hakkında şunları söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;"><b>“Ankara Büyükşehir Belediyesi ANFA Güvenlik Genel Müdürlüğü olarak Ankara'daki camilerimizde, mesire alanlarımızda, parklarımızda, barajlarımızda, mezarlıklarımızda yeteri kadar güvenlik personeli görevlendirdik. Bu kapsamda günlük olarak normalde 980 civarı personelimiz görev yapmaktayken, bayram süresince günlük yaklaşık 1500 kişi görev yapacak. Yaklaşık 4000 personelimiz bayramda görev alacak.”</b></p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;">Arslan, geniş alanlarda ivedilikle hizmet verebilmek için mobil ekiplerin de sahada aktif rol aldıklarını belirterek, <b>“Sahada mobil ekiplerimiz de var. Parklarımızın alanları çok büyük olduğu için motorlarımız var, ATV'lerimiz var, normal düz yollarda binek araçlarımız var.</b></p>

<p style="text-align: justify;"><b>Yine Mogan, Mavi Göl veya Kurtboğazı, Çamlıdere gibi barajlarımızda tekne ve botlarımız var. Bunlarla da aynı şekilde güvenliği sağlamaktayız” </b>dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;"><b>K9 BİRİMİ ASAYİŞ KÖPEKLERİ DE DEVRİYEDE OLACAK</b></p>

<p style="text-align: justify;">Bayramda, ANFA Güvenlik Genel Müdürlüğü K9 birimi asayiş köpekleri de Başkentlilerin güvenliği için devriyede olacak. ANFA Güvenlik Genel Müdürlüğü K9 Birim Sorumlusu Ahmet Emin Baybek , “<b>K9 köpeklerinin caydırıcılık anlamında çok büyük katkıları oluyor. Suça meyillendikleri zaman herhangi bir suç işlemekten çekiniyorlar. Ayrıca vatandaşın huzur ve güvenliği için de daha güzel oluyor” </b>diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 08:34:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/anfa-guvenlik-genel-mudurlugu-bayramda-tedbirleri-artirdi-453932]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/anfa-guvenlik-genel-mudurlugu-bayramda-tedbirleri-artirdi-453932"/>
</item>
<item>
<guid isPermaLink="false">453930-3f26175c275ea8eeebcf895ab75b0238</guid>
<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
<title><![CDATA[ABB, RAMAZAN BAYRAMI ÖNCESİ ÇİFTÇİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ]]></title>
<media:content url="https://www.ortamhaber.com/static/2026/03/20/abb-ramazan-bayrami-oncesi-ciftcinin-yuzunu-guldurdu-1773995417-637_large.webp" type="image/webp" />
<description><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde üreticinin yüzünü güldürdü. 2026 yılı bahar dönemi kapsamında 18 bin 806 çiftçiye toplam 82 milyon 968 bin 300 TL mazot desteği Başkent Kartlara yatırıldı.</p><p style="text-align: justify;"><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde üreticinin yüzünü güldürdü. 2026 yılı bahar dönemi kapsamında 18 bin 806 çiftçiye toplam 82 milyon 968 bin 300 TL mazot desteği Başkent Kartlara yatırıldı. </b></p>

<p style="text-align: justify;"><b> </b></p>

<p style="text-align: justify;">Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı destekleyen projeleri kapsamında Ramazan Bayramı öncesinde de Başkentli üreticilerin yüzünü güldürdü.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarımsal faaliyetlerin devamlılığının sağlanması ve üreticilerin mali yükünün hafifletilmesi amacıyla 2026 yılı bahar dönemi mazot desteği Başkent Kartlara yatırıldı.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;">Ramazan Bayramı öncesinde gerçekleştirilen ödemeler kapsamında, 18 bin 806 çiftçiye toplam 82 milyon 968 bin 300 TL destek sağlandı.</p>
]]></description>
<pubDate>Fri, 20 Mar 2026 08:26:00 GMT</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-ramazan-bayrami-oncesi-ciftcinin-yuzunu-guldurdu-453930]]></link>
<atom:link href="https://www.ortamhaber.com/ankara/abb-ramazan-bayrami-oncesi-ciftcinin-yuzunu-guldurdu-453930"/>
</item>
</channel></rss>