Ankara

#Uluslararası Hukuk

OrtamHaber - Uluslararası Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTP'den NATO uyarısı Haber

BTP'den NATO uyarısı

BTP'den NATO uyarısı "Emperyalizmin her tarafta güç kaybettiği bir dönemde Amerika ve İsrail'in elini güçlendirecek bir adımın içerisinde Türkiye olamaz." Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder İran gündemi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Parti genel merkezinde basın açıklaması yapan Önder Türkiye'de NATO karargahlarının kurulmasının büyük bir yanlış olacağını söyledi. BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi; "Haydut düzenin İran’a saldırılarında ne uluslararası hukuk, ne insanlık ne de başka hiçbir erdemlerinin olmadığını bütün dünya gördü. Bunun karşısında İran’ın göstermiş olduğu dik duruş çok kıymetli ve önemlidir. İran saldırılara karşılık verirken, saldırılara boyun eğmezken, teslim olmazken sınırları aşmadı, bu da kıymetlidir. Uluslararası hukukta meşru kabul edilen misilleme hakkını kullandı. "Amerika'nın kaybettiği, İran'ın kazandığı bir denklem oluştu" Yüz sene önce İngilizlerin yenilmez imajını Türk milleti Çanakkale'de Kurtuluş Savaşı'nda verdiği mücadele ile birlikte yıkmıştı ve dünya üzerindeki mazlum milletlere, İngiliz hegemonyası altında olan milletlere bir umut ışığı olmuştu. İşte İran savaşıyla birlikte de bugün de İran Amerikan emperyalizmi altında ezilen, sömürülen devletlere, milletlere bir umut olmuştur. Artık dünyada hiçbir şey bu savaştan sonra eskisi gibi olmayacaktır. Körfez ülkeleri dahil olmak üzere, Avrupa ülkeleri dahil olmak üzere Amerika ile sıkı ilişkiler içerisinde olan ülkeler ilişkilerini sorgulama noktasına gelmiştir. Bu süreç artık Amerika'nın aleyhine işlemeye devam edecektir. Amerika bir taraftan tehditlerini sürdürürken bir taraftan da kaçmanın ama kaçarken zafer elde etmiş gibi bir hava vermenin yollarını arıyor. Bu anlamda Amerika'nın kaybettiği, İran'ın kazandığı bir denklem oluştu. "Kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor?" İşte böyle bir tablo içerisinde Türkiye'de anlamlandıramadığımız, tehlikeli bulduğumuz gelişmeler yaşanmakta. Son bir ay içerisinde askeri araç ve gereçlerin transit geçişine ve ticaretine dair Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlandı. Ardından Türkiye'ye, İran'dan atıldığı iddia edilen dört farklı zamanda füzeler geldi. Bunlar NATO tarafından etkisiz hale getirildi dendi. Bunlar İran 'ben atmadım' diyor. Kim attı? Bunlar araştırılsın denmesine rağmen araştırılmadan, NATO olmasa sanki İran füzeleri bizi vuracakmış gibi bir hava estirildi. Akabinde Adana'da NATO karargahının kurulması konuşuluyor. Bu konuda adımlar atıldı. İstanbul'da Boğaz'da NATO Deniz Komutanlığı kurulması planlanıyor. Bunlar artık somut adım atılma noktasına geldi. NATO'nun Irak'tan ayrılan bazı araçlarının Türkiye'ye girdiğine dair görüntüler medyaya düştü. İncirlik'te hava hareketliliği olduğuna dair yine haberler medyada var. Türkiye'de bu gelişmeler yaşanırken bütün dünya liderlerine meydan okuyan, hakaretler eden, diplomasiye yakışmayacak bir dil kullanan Trump, Sayın Cumhurbaşkanımızı öve öve bitiremiyor. Haklı olarak şu soruyu soruyoruz: Bilmediğimiz, kamuoyuna açıklanmayan, kapalı kapılar ardında neler yaşanıyor? Çünkü bu gelişmeler çok iyi biliyoruz ki hayra alamet değil. "NATO'yu ülkemizde daha güçlendirerek ne yapmaya çalışıyoruz?" Emperyalizmin her tarafta güç kaybettiği bir dönemde Amerika ve İsrail'in elini güçlendirecek hangi şapka altında olursa olsun, NATO şapkası ya da başka şapkalar güçlendirecek bir adımın içerisinde Türkiye olamaz, böyle bir adımın içerisinde yer almasının hesabını ne millete, ne uluslararası kamuoyuna ne de vicdani mahşerde veremez. NATO'ya Trump başta olmak üzere kağıttan kaplan dendiği, NATO içerisinde çatlak seslerin yükseldiği, Asya'da, Ortadoğu'da devletlerin birleştiği, paktlar oluşturduğu bir dönemde biz NATO'yu ülkemizde daha güçlendirerek ne yapmaya çalışıyoruz? Neyi elde etmeye çalışıyoruz? Buradan Türk milletinin ve devletinin ve Ortadoğu'nun, bölgemizin menfaatine bir şey çıkması çok zor. "Türkiye tarihi fırsatı kaçırır" Bu adım aynı zamanda tarihi bir fırsatın da Türkiye için kaçması anlamına gelmektedir. Artık ABD Ortadoğu'da kalıcı değil. Bugün Irak'tan çekiliyor. Bu savaştan sonra Ortadoğu'da birer birer artık yerlerini terk etmek durumunda kalacak. Bu Ortadoğu'da güç dengelerinin yeniden şekillenmesi anlamına gelir. Bu Ortadoğu'da bir boşluk oluşması anlamına gelir. Böyle bir dönemde kadim bir devlet geleneğine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti geçmişte bu bölgeleri hükmetmiş, yüzyıllarca yönetmiş olan bir devlet olarak bölgesel bir güç haline gelmek, bu devletlere ağabeylik yapmak, bu devletlere mihmandarlık yapmak varken Amerika'yla, NATO ile aynı safta durmak, Ortadoğu'da böyle bir fırsatı da kaçırmak anlamına gelir."

"İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu" Haber

"İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"

"İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İran savaşını değerlendirdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan BTP lideri ABD- İsrail ikilisinin İran'a saldırmasının ana nedenlerinden birinin İran'ın petrol ticaretini dolar yerine milli paralarla yapma kararı alması olduğunu ifade etti. Hüseyin Baş paylaşımında şu değerlendirmeleri yaptı; "Kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi" "Haydut düzen İran'a saldırıyor. Ne uluslararası hukuk, ne insanlık ne de başkaca herhangi bir değer umurlarında değil. Anladıkları tek dil güç. Ve İran bunu yaptı. Her ne kadar ağır kayıplar verse de İran, ilk olarak füze gücüyle İsrail–ABD haydutluğuna karşı anladıkları dilden cevap verdi. İsrail'in Demir Kubbesi kevgire döndü, ABD'nin savaş gemileri ve uçakları bir bir vuruldu. Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de, Irak'ta katliamlar yapan kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi. "Dolar yoksa ABD de yok!" Bu haydut ikiliye atılan bir diğer tokat ve belki de füzelerden daha ağırı, petrol ticaretinin dolar yerine millî paralarla yapılması oldu. Zaten bu savaşın başlıca başlatılma nedeni buydu. Tıpkı Venezuela gibi İran da petrol ticaretini ABD doları yerine millî paralarla yapma kararı alınca sömürgeci zihniyetin tahtı sallandı. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş şartını dolar yerine yuan ile ödeme şartına bağlaması, Tel Aviv'i yerle bir eden füzelerden daha etkili oldu. Çünkü İran bunu yaparak ABD'yi can damarından yakalamış oldu. Çünkü dolar yoksa ABD de yok! Bu, ABD'nin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana sürdürdüğü, kâğıdı boyayıp dolar adıyla dünyayı sömürme sisteminin de sonu demek; tarihi bir kırılma demek. "Milli Paralarla Ticaretin fikir babası Prof. Dr. Haydar Baş" Bu tarihi kırılmanın mimarı, fikir babası ise ebedî liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş… Haydar Baş, Millî Paralarla Ticaret projesini ilk kez 2005 yılında Millî Ekonomi Modeli ile dünyaya ilan eden isimdir. BRICS'e yön veren bu proje, son olarak 7-8 Şubat'ta Viyana'da gerçekleştirdiğimiz 11. Uluslararası Millî Ekonomi Modeli Kongresi'nde de 21 ülkeden gelen 50'den fazla akademisyen tarafından konuşulmuştur. Prof. Baş, 2013 yılında Rusya Parlamentosu Duma'da yaptığı konuşmada kapitalizmi sessiz bir devrimle tarihe gömdüklerini söylemişti. Şimdi o devrim artık sessiz değil; artık kapitalizm ve efendilerinin, Millî Ekonomi Modeli ile gümbür gümbür tarihe gömüldüğüne şahit oluyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.