Ankara

#Savaş

OrtamHaber - Savaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"ABD, görüşmeleri İran karşısında kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istiyor" Haber

"ABD, görüşmeleri İran karşısında kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istiyor"

"ABD, görüşmeleri İran karşısında kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istiyor" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder düzenlediği basın toplantısıyla gündemi değerlendirdi. Parti genel merkezinde açıklama yapan Önder ADB ile İran arasında Pakistan'da başlayan görüşmeler için ABD'nin samimi olmadığını belirterek, "ABD'nin adeta maçta arka arkaya sayı kaybeden bir basketbol takımının mola alması gibi bir tavır içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu tutumu samimi bulmuyorum" dedi. BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi; "İran kendini savunuyor" "İran kendini savunuyor, kendi topraklarını savunuyor, kendi egemenlik hakkını savunuyor. İran’a saldırıldı, hem de barış masası kurulmuşken, müzakere masası kurulmuşken saldırıldı. Tabii ki buna karşılık verme hakkı vardı ve karşılık verirken bile ölçülü davrandı. "ABD kendisine duyulan tepkinin dinmesi için masaya oturdu" İran'ın dünya üzerindeki itibarı hızla artarken, Amerika ve ortağı İsrail’in itibarı hızla aşağıya doğru düştü. Bu iki ülkeye birlikte iş yaptığı devletlerin güveni ciddi şekilde sarsıldı. Dolayısıyla İran masaya birçok açıdan üstün pozisyonda, ABD ise birçok açıdan kaybetmiş pozisyonda masaya oturuyor. ABD kaybettiği itibarı yeniden kazanmak ve psikolojik üstünlüğü tekrar elde etmek için bu masayı kurarak bir normalleşme oluşturmaya çalışıyor. ABD'nin kendisine karşı Avrupa’dan bir blok oluştu, dünyanın birçok ülkesinden sesler yükselmeye başladı. Bu seslerin yeniden eski hâline dönmesini ve yaşananların unutulmasını istiyorlar. "ABD, kaybettiği askerî avantajı yeniden kazanmak istiyor" ABD'nin adeta maçta arka arkaya sayı kaybeden bir basketbol takımının mola alması gibi bir tavır içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu tutumu samimi bulmuyorum. İran’ın on maddelik taleplerinin müzakere edilebilir olduğunu ifade ederek ateşkesi karşılıklı kabul etmişlerdi. Hemen akabinde yapılan açıklamalarda ise İsrail’in aslında Lübnan konusunda bu ateşkese 'evet' demediği, İranlıların yanlış anladığı ifade edildi. Hâlbuki bütün cephelerde savaşın sonlandığı duyurulmuşken Lübnan’ın hariç tutulduğu söylendi. Dolayısıyla ABD'nin sözünün aslında bir kıymeti olmadığını, görüşmeleri sadece kaybettiği psikolojik üstünlüğü ve sahadaki askerî avantajı yeniden kazanmak için bir araç olarak kullanmak istediklerini düşünüyorum. "ABD'nin hedefi doların dünyada yeniden kabul görmesi" ABD bu barış görüşmelerinde nasıl bir kazanımla çıkarsa savaş o şekilde biter. Amerikan dolarının yeniden dünyada kabul görmesi gibi bir hedef söz konusu; ancak bu sadece İran’ın elinde olan bir şey değil ve bunun gerçekleşmesi artık pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle umarım barışla biter ama ben zor görüyorum. "Türkiye net bir tavır ortaya koymadı" Türkiye bugüne kadar ortaya koyamadığı net duruşu, en azından bu barış görüşmeleri sırasında ortaya koymalıdır. İran 163 çocuk öldürüldü ve Türkiye’den güçlü bir ses çıkmadı. Sivil hedefler doğrudan hedef alındı; siviller, dinî liderler ve siyasetçiler öldürüldü, savaş suçu sayılabilecek eylemler gerçekleştirildi ama buna rağmen ABD’ye karşı bir kınama dahi dillendirilemedi. Türkiye bugüne kadar bu duruşu ortaya koyamadı. En azından bu süreçte, NATO’yu ülkemizde daha çok güçlendirme politikasından vazgeçip Amerika’nın bu yanlışlarına karşı çıkan, tekrar tekrar hata yapmasına fırsat vermeyecek ve İran’ın elini güçlendirecek bir pozisyon alması gerektiğini düşünüyorum. "Türkiye Bakü – Ceyhan hattından İsrail'e giden petrolü kesmeli" İsrail’in Lübnan’a devam eden saldırıları ise bölgede sadece genişleme değil, demografik yapıyı değiştirme amacı taşıyor. İnsanları katlederek, o topraklarda kalıcı olmaya çalıştığı gözlemleniyor. Sivilleri, savunmasız insanları öldüren bir devletin terör devleti olarak nitelendirilmemesi mümkün değildir. Buna rağmen dünyanın birçok devleti, Türkiye dâhil, hâlâ bu ülkeyi tanımakta ve diplomatik ilişkilerini sürdürmektedir. Gerçekten samimi olunacaksa, bu devletle tüm diplomatik, siyasi ve ticari ilişkilerin kesilmesi gerekir. Örneğin Bakü-Ceyhan boru hattı üzerinden İsrail’e giden petrolün Türkiye üzerinden geçişine izin verilmemelidir. Türkiye “Bir terör devletinin enerjiye ulaşmasına izin vermiyorum.” diyebilmelidir. Bunun bile birçok sonucu değiştirmeye yeteceğini düşünüyorum."

BTP'den CHP'ye ara seçim eleştirisi Haber

BTP'den CHP'ye ara seçim eleştirisi

BTP'den CHP'ye ara seçim eleştirisi Önder: CHP maalesef doğru zamanda, doğru yerde durmayı bir türlü başaramıyor Bağımsız Türkiye Partisi'nden CHP'ye ara seçim eleştirisi geldi. Parti Sözcüsü Lütfullah Önder, "Ülkemizde adalet problemi, ekonomik problemler milletin birinci gündemi ve problemiyken seçim tartışması yapmayan CHP bölgemizde savaş yaşanırken, insanımızın güvenlik kaygısı birinci sıraya yerleşmişken seçim tartışmasını gündeme getiriyor" dedi. Önder şunları söyledi: "Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ara seçim istiyor. İktidarsa 'ara seçim diye bir gündemimiz yok' diyor. CHP maalesef doğru zamanda, doğru yerde durmayı bir türlü başaramıyor. Bundandır ki 25 yıldır AK Parti halen iktidarda. Örneğin son cumhurbaşkanlığı seçiminde milletin cumhurbaşkanı adayına dönük CHP'den talepleri vardı. Hatta ciddi şekilde bir kamuoyu oluşmuştu. CHP yönetimi bunu dikkate almadı. CHP milletin taleplerine kulak tıkayarak kendi adayını millete dayattı ve AK Parti'nin tekrar seçimi kazanması sonucunu ortaya çıkardı. Sonra ise ortada seçim yokken milletin önüne sandık koyup 'cumhurbaşkanı adayını millet seçsin' diyerek cumhurbaşkanı adayını belirledi. "Bölgemizde savaş yaşanırken ara seçimi gündeme getiriyor" Ülkemizde adalet problemi, ekonomik problemler milletin birinci gündemi ve problemiyken seçim tartışması yapmayan CHP bölgemizde savaş yaşanırken, insanımızın güvenlik kaygısı birinci sıraya yerleşmişken seçim tartışmasını gündeme getiriyor. Neden böyle? Çünkü maalesef parti hesapları, kişisel hesaplar toplum hesabının, toplum adına hesap yapmanın önüne geçiyor. Cumhurbaşkanı adayı belirlerken de gerçekten milletin karşısına bir aday çıkarmanın ötesinde iktidarın atacağı adıma bir hamle yapmak üzere adım atılmış oldu ve netice vermedi. Bugün de ara seçim tartışmasını yine iktidarın kendileriyle ilgili atacağı bir adımın önüne geçme gayreti olarak görüyoruz. CHP bu tarz hesaplarla siyaset yaptığı için de maalesef 25 yıldır AK Parti iktidarda, CHP de muhalefet olmayı sürdürüyor."

BTP lideri Hüseyin Baş’tan İsrail’in idam yasasına tepki: Haber

BTP lideri Hüseyin Baş’tan İsrail’in idam yasasına tepki:

BTP lideri Hüseyin Baş’tan İsrail’in idam yasasına tepki: “Katil İsrail Meclisi, işgal altındaki topraklarda vatanını savunan Filistinli esirler için 'idam yasasını' onayladı. Bu artık bir çatışma değil, bu bir savaş değil, bu açık bir soykırımdır!" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İsrail'in tutuklu Filistinliler için getirdiği idam yasasına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Bugün dünyanın gözü önünde Filistin’de sistematik bir katliam yaşanıyor. Katil İsrail Meclisi, işgal altındaki topraklarda vatanını savunan Filistinli esirler için 'idam yasasını' onayladı. Bu artık bir çatışma değil, bu bir savaş değil, bu açık bir soykırımdır!" dedi. Hüseyin Baş açıklamasında şu ifadeleri kullandı; "İsrail yönetimi, onlarca yıldır sürdürdüğü işgali meşrulaştırmak adına hukuku bir infaz aracına dönüştürmüş, evrensel insan haklarını ayaklar altına almıştır. Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken acı tablo şudur: Binlerce can feda edilirken, çocukların geleceği ellerinden alınırken ve bir milletin var olma hakkı yok sayılırken dünya bu vahşeti adeta bir film izler gibi seyretmektedir. “Katil rejimle ticareti kesmeyen her yönetim, atılan her kınama mesajıyla aslında kendi acziyetini ilan etmektedir” "Daha da vahimi sözde Müslüman ülkelerin yöneticileri, bu zulmü sadece kınayarak, cılız bildiriler yayımlayarak sorumluluktan kaçabileceklerini sanmaktadır. Bilinmelidir ki katil rejimle ticareti kesmeyen, ekonomik ve siyasi yaptırımları masaya koyamayan her yönetim, atılan her kınama mesajıyla aslında kendi acziyetini ilan etmektedir. “Bu mesele 21. yüzyılda insan kalabilme sınavıdır” Hiçbir güç vatanını savunan bir milletin yaşama iradesini elinden alamaz! Hiçbir kirli siyaset veya stratejik hesap çocukların ölümünü meşrulaştıramaz! Bu mesele artık sadece Filistin’in sınırları içinde kalmış bir toprak meselesi değildir. Bu mesele 21. yüzyılda insan kalabilme sınavıdır."

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü" Haber

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü"

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Meltem TV'de katıldığı programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı. İran savaşına değinen BTP lideri, saldırının ana nedeninin petrol ticaretinin dolar yerine yuanla yapma kararı olduğunu belirtti. Hüseyin Baş şunları söyledi; "İran çok farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir devlet. Onları birleştiren şey vatanperverlik. Bizi de birleştirecek unsur vatanımızı sevmek. Çünkü milliyetçiliğimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, dinimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, sahip olduğumuz her şeyi vatan sahibi olmaya borçluyuz. İran'da ben bunu gördüm. "İktidarın İran konusunda duruşu olumlu" Bu noktada hükümetin de bu son İran gelişmelerinde özellikle durduğu yeri de biraz aklı karışık olabilir hükümet yetkililerin ama genel itibariyle bir yanlış yola sapılmadığı kanaatindeyim. En azından Irak harekatında durduğumuz yerde durmadık. Bence çok çok önemli bir nokta. Libya'da durduğumuz yerde durmadık. Burada bir değişim var. Bu önemli bir nokta. "Mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne" Türkiye'de bir mezhepçilik hikayesi bu savaş üzerinden türetildi. Bunu ben ahlak dışı görüyorum. Yani çok net söyleyeyim. Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz. Öyle bir şey olmaz. Bir yandan da hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi kişileri büyük önderler, din önderleri olarak pazarladılar. İthal edilmiş bazı emperyalist düşünceler mezhepler arasında kavga çıkarmıştır. Şimdi mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne. Bunun da önüne geçmek her birimizin boynunun borcu, hem vatandaş olarak hem devlet olarak. Bu noktada da ben şu anda hükümet yetkililerinin söylemlerini de doğru buluyorum. "Savaşın kazananı İran halkı..." Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. İsrail'in o övündüğü demir kubbelerin delik deşik olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bütün Orta Doğu coğrafyasına, 'Aslında çok da korkmamıza gerek yokmuş' dedirtmiştir. Dolayısıyla bu çark ediş bütün coğrafyaları saracak ve ben inanıyorum ki büyük bir değişime sebep olacaktır. "Prof. Dr. Haydar Baş tüm dünyayı uyandırdı" Bugün İran'da yaşanan ne? İran'da yaşanan İran petrolünü kendi (ABD) lehine elde etmek, Çin'e giden petrolü engellemek ve dolarla satışını tekrar tesis etmek. Bütün savaşın ana amacı bu. İran'ın petrolünü almak ve Çin'e İran'ın petrol ihraç etmesini kısıtlayıp o ihraç edilecek petrolü de dolarla satmasını sağlamak. Venezuela'da neden Maduro'yu gittiler yatağından aldılar? Çünkü Çin'e petrol satıyordu. Sattığı petrolün ödemesini de Amerikan dolarıyla değil, Yuan'la tahsil ediyordu. Adam bu yüzden gece yatağından alındı. Bugün İran'da yaşanan da bu. 70'ten beri petro-dolar sistemiyle dünya kavga ediyor. Bunun bir problem olduğu ortada. Bunun herkes farkında. Ama bunu nasıl çözeceğiz dediğiniz zaman dünyada bunu çözebilen hiç kimse olmamıştı Prof. Dr. Haydar Baş'a kadar. Haydar Baş, 'Bu dolar hakimiyetini ancak ve ancak devletlerin egemen para birimlerini ticarette kullandıklarında, milli paralarıyla ticaret yaptıklarında çözebilirsiniz' deyince dünya uyandı. "Trump'a şu soruyu soracak bir NATO üyesi ülke lideri arıyorum!" ABD Başkanı Trump, 'NATO bize sahip çıkmadı' dedi. Şimdi ben dünyada bir lider arıyorum, NATO üyesi bir lider arıyorum. Trump'a şunu söylesin. Trump, “NATO bize sahip çıkmadı. Biz halbuki NATO'nun her zaman yanında olduk. Onların ne zaman ihtiyacı olsa onlara sahip çıktık ama NATO bugün bizim yanımızda olmadı. Anladık ki NATO bir kağıttan kaplanmış" diyor. Şimdi ona şunu demek gerekmiyor mu; Dünyada NATO kurulduğundan beri herhangi bir coğrafyada Amerika'dan başka savaş çıkaran bir devlet oldu mu? V…

"İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu" Haber

"İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu"

"İran'ın dolar hamlesi füzelerden daha etkili oldu" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş İran savaşını değerlendirdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan BTP lideri ABD- İsrail ikilisinin İran'a saldırmasının ana nedenlerinden birinin İran'ın petrol ticaretini dolar yerine milli paralarla yapma kararı alması olduğunu ifade etti. Hüseyin Baş paylaşımında şu değerlendirmeleri yaptı; "Kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi" "Haydut düzen İran'a saldırıyor. Ne uluslararası hukuk, ne insanlık ne de başkaca herhangi bir değer umurlarında değil. Anladıkları tek dil güç. Ve İran bunu yaptı. Her ne kadar ağır kayıplar verse de İran, ilk olarak füze gücüyle İsrail–ABD haydutluğuna karşı anladıkları dilden cevap verdi. İsrail'in Demir Kubbesi kevgire döndü, ABD'nin savaş gemileri ve uçakları bir bir vuruldu. Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de, Irak'ta katliamlar yapan kibir abidesi caniler, beklemedikleri bir tokat yedi. "Dolar yoksa ABD de yok!" Bu haydut ikiliye atılan bir diğer tokat ve belki de füzelerden daha ağırı, petrol ticaretinin dolar yerine millî paralarla yapılması oldu. Zaten bu savaşın başlıca başlatılma nedeni buydu. Tıpkı Venezuela gibi İran da petrol ticaretini ABD doları yerine millî paralarla yapma kararı alınca sömürgeci zihniyetin tahtı sallandı. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş şartını dolar yerine yuan ile ödeme şartına bağlaması, Tel Aviv'i yerle bir eden füzelerden daha etkili oldu. Çünkü İran bunu yaparak ABD'yi can damarından yakalamış oldu. Çünkü dolar yoksa ABD de yok! Bu, ABD'nin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana sürdürdüğü, kâğıdı boyayıp dolar adıyla dünyayı sömürme sisteminin de sonu demek; tarihi bir kırılma demek. "Milli Paralarla Ticaretin fikir babası Prof. Dr. Haydar Baş" Bu tarihi kırılmanın mimarı, fikir babası ise ebedî liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş… Haydar Baş, Millî Paralarla Ticaret projesini ilk kez 2005 yılında Millî Ekonomi Modeli ile dünyaya ilan eden isimdir. BRICS'e yön veren bu proje, son olarak 7-8 Şubat'ta Viyana'da gerçekleştirdiğimiz 11. Uluslararası Millî Ekonomi Modeli Kongresi'nde de 21 ülkeden gelen 50'den fazla akademisyen tarafından konuşulmuştur. Prof. Baş, 2013 yılında Rusya Parlamentosu Duma'da yaptığı konuşmada kapitalizmi sessiz bir devrimle tarihe gömdüklerini söylemişti. Şimdi o devrim artık sessiz değil; artık kapitalizm ve efendilerinin, Millî Ekonomi Modeli ile gümbür gümbür tarihe gömüldüğüne şahit oluyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.