Ankara

#Orta Doğu

OrtamHaber - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü" Haber

"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü"

"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder ABD ile İran arasında varılan ateşkesi değerlendirdi. Önder, "Emperyalizm bir kez daha samimiyetle vatanını savunan insanlar karşısında diz çökmüştür" dedi. İşte BTP Sözcüsü Önder'in açıklamaları; "ABD geri adım atmak zorunda kaldı" "Ateşkes olumlu bir gelişmedir. Savaşın durması kıymetlidir. Bununla birlikte gerek Trump'ın yaptığı açıklama, gerek İran kaynaklarının yaptığı açıklamayı gördüğümüzde Amerika'nın şartlarında çok daha esnek bir hale geldiği yani geri adımlar attığını görüyoruz. İran'ın daha önce 5 şart ileri sürerken barış için bugün 10 şart ileri sürecek noktaya geldiği görülüyor. Bu şartları da detaylarına inip incelediğimizde Amerika'nın örneğin geçmişte Hürmüz Boğazı üzerinde söz söyleme yetkisini kendisinde görürken bugün İran'la birlikte yönetme noktasına çekildiğini görüyoruz ve belli şartları kabul etmeye hazır olduğunu görüyoruz. "İran halkı emperyalizme diz çöktürdü" Emperyalizm bir kez daha samimiyetle vatanını savunan insanlar karşısında diz çökmüştür. Emperyalizme bugün İran halkı diz çöktürmüştür. Örneğin yine dün gece Amerika tarafından bombalanması planlanan enerji santrallerine adeta kendini feda etmek üzere canlı kalkan olmak üzere on binlerce insanın akın ettiğini, ölümden korkmadığını göstermesi, 14 milyon insanın İran devletine başvurup 'Savaşmak üzere ben hazırım' demesi bugün adeta Çanakkale ruhuna benzer bir ruhun İran'da yaşandığını göstermiştir. Nasıl ki 100 sene önce emperyalizm, ölümden korkmayan Türk milleti karşısında Çanakkale'de diz çökmüşse bugün aynı ruh karşısında emperyalizmin bir kez daha diz çöktüğünü görmüş olduk. Bu kıymetli, doğru bir gelişmedir. "Türkiye'ye tarihi bir fırsat doğdu" Bu, Amerika'nın Ortadoğu'da tutunamayacağının, geri çekileceğinin göstergesidir. Onun oluşturacağı boşlukla birlikte Türkiye'ye de tarihi bir fırsat doğmaktadır. Türkiye Ehl-i Beyt'ten İslam'ı öğrenen bir millet olarak Orta Doğu'nun şekillenmesinde ve geçmişte bu bölgeleri yüzlerce yıl yönetmiş bir devlet geçmişine sahip olan bir millet olarak şekillenmesinde rol alabilir. Ticari ilişkiler, siyasi ilişkiler, dostluklar geliştirebilir, birlikler oluşturabilir ve tarihin şekillenmesinde, dünyanın şekillenmesinde aktif bir rol alabilir ama bunu kendi senaryosuyla yapmalı. Bunu NATO şemsiyesiyle, NATO senaryosuyla ya da başka birinin başka bir küresel gücün senaryosuyla değil, tamamen bölgenin menfaatlerini ve kendi menfaatlerini dikkate alarak yapmalıdır. Bu tarihi bir fırsattır. Bu fırsatı kaçırmamalıdır diyorum."

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü" Haber

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü"

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Meltem TV'de katıldığı programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı. İran savaşına değinen BTP lideri, saldırının ana nedeninin petrol ticaretinin dolar yerine yuanla yapma kararı olduğunu belirtti. Hüseyin Baş şunları söyledi; "İran çok farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir devlet. Onları birleştiren şey vatanperverlik. Bizi de birleştirecek unsur vatanımızı sevmek. Çünkü milliyetçiliğimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, dinimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, sahip olduğumuz her şeyi vatan sahibi olmaya borçluyuz. İran'da ben bunu gördüm. "İktidarın İran konusunda duruşu olumlu" Bu noktada hükümetin de bu son İran gelişmelerinde özellikle durduğu yeri de biraz aklı karışık olabilir hükümet yetkililerin ama genel itibariyle bir yanlış yola sapılmadığı kanaatindeyim. En azından Irak harekatında durduğumuz yerde durmadık. Bence çok çok önemli bir nokta. Libya'da durduğumuz yerde durmadık. Burada bir değişim var. Bu önemli bir nokta. "Mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne" Türkiye'de bir mezhepçilik hikayesi bu savaş üzerinden türetildi. Bunu ben ahlak dışı görüyorum. Yani çok net söyleyeyim. Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz. Öyle bir şey olmaz. Bir yandan da hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi kişileri büyük önderler, din önderleri olarak pazarladılar. İthal edilmiş bazı emperyalist düşünceler mezhepler arasında kavga çıkarmıştır. Şimdi mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne. Bunun da önüne geçmek her birimizin boynunun borcu, hem vatandaş olarak hem devlet olarak. Bu noktada da ben şu anda hükümet yetkililerinin söylemlerini de doğru buluyorum. "Savaşın kazananı İran halkı..." Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. İsrail'in o övündüğü demir kubbelerin delik deşik olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bütün Orta Doğu coğrafyasına, 'Aslında çok da korkmamıza gerek yokmuş' dedirtmiştir. Dolayısıyla bu çark ediş bütün coğrafyaları saracak ve ben inanıyorum ki büyük bir değişime sebep olacaktır. "Prof. Dr. Haydar Baş tüm dünyayı uyandırdı" Bugün İran'da yaşanan ne? İran'da yaşanan İran petrolünü kendi (ABD) lehine elde etmek, Çin'e giden petrolü engellemek ve dolarla satışını tekrar tesis etmek. Bütün savaşın ana amacı bu. İran'ın petrolünü almak ve Çin'e İran'ın petrol ihraç etmesini kısıtlayıp o ihraç edilecek petrolü de dolarla satmasını sağlamak. Venezuela'da neden Maduro'yu gittiler yatağından aldılar? Çünkü Çin'e petrol satıyordu. Sattığı petrolün ödemesini de Amerikan dolarıyla değil, Yuan'la tahsil ediyordu. Adam bu yüzden gece yatağından alındı. Bugün İran'da yaşanan da bu. 70'ten beri petro-dolar sistemiyle dünya kavga ediyor. Bunun bir problem olduğu ortada. Bunun herkes farkında. Ama bunu nasıl çözeceğiz dediğiniz zaman dünyada bunu çözebilen hiç kimse olmamıştı Prof. Dr. Haydar Baş'a kadar. Haydar Baş, 'Bu dolar hakimiyetini ancak ve ancak devletlerin egemen para birimlerini ticarette kullandıklarında, milli paralarıyla ticaret yaptıklarında çözebilirsiniz' deyince dünya uyandı. "Trump'a şu soruyu soracak bir NATO üyesi ülke lideri arıyorum!" ABD Başkanı Trump, 'NATO bize sahip çıkmadı' dedi. Şimdi ben dünyada bir lider arıyorum, NATO üyesi bir lider arıyorum. Trump'a şunu söylesin. Trump, “NATO bize sahip çıkmadı. Biz halbuki NATO'nun her zaman yanında olduk. Onların ne zaman ihtiyacı olsa onlara sahip çıktık ama NATO bugün bizim yanımızda olmadı. Anladık ki NATO bir kağıttan kaplanmış" diyor. Şimdi ona şunu demek gerekmiyor mu; Dünyada NATO kurulduğundan beri herhangi bir coğrafyada Amerika'dan başka savaş çıkaran bir devlet oldu mu? V…

BTP Lideri Hüseyin Baş’tan Ramazan bayramı mesajı; Haber

BTP Lideri Hüseyin Baş’tan Ramazan bayramı mesajı;

BTP Lideri Hüseyin Baş’tan Ramazan bayramı mesajı; - Müslüman devletler İran’ı kınadı, “bu İsrail'in suçu, Amerika'nın suçu” demedi - 3 günlük dünya için oturacağımız iki günlük koltuğun çok da heveslisi olmamak lazım Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş bayram namazını İstanbul Florya’da kıldı. Namaz sonrası partililerle bayramlaşan BTP Lideri basın mensuplarına yaptığı açıklamada Orta Doğu’da yaşananların asıl sorumlusunun ABD ve İsrail olduğunu vurguladı. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın mesajı şöyle: Bu kanlı sürecin sorumluları Amerika ve İsrail Tüm milletimize hayırlı bayramlar diliyoruz. Bu Ramazan Bayramı İslam Alemi’ne, Türk milletine, Orta Doğu coğrafyasına inşallah barış, esenlik, huzur, refah getirsin. Yaradan’dan duamız budur, bu bayramdan beklentimiz, isteğimiz budur. Malumunuz çok karmaşık bir süreçten geçiyoruz. Orta Doğu'da her gün bombaların patladığı, milyonların canından olduğu, evinden olduğu, çok kaotik ve kanlı bir süreç. Bu kanlı sürecin sorumluları dünyaya adalet getirdiğini iddia eden, dünyaya demokrasi getirdiğini ve getireceğini iddia eden eli kanlı birkaç yönetici tarafından yönetilen Amerika ve İsrail ve bunların emperyalist emelleri. Müslüman devletler bir Müslüman devleti kınadı ama hiçbirisi çıkıp da “bu İsrail'in suçu, Amerika'nın suçu” demedi Buna mukabil daha dün ne yazık ki Arap ülkeleri toplanıp böyle bir ortamda İran'ı kınadılar malumunuz Bayram öncesi. Müslüman devletler bir Müslüman devleti kınadı, saldırılarından ötürü. Hiçbirisi çıkıp da “bunu İsrail yaptı, bu İsrail'in suçu, Amerika'nın suçu, Orta Doğu'yu kana bulayan bu iradelerdir” demedi. Zaten bu bölgede yaşanan meselelerin özü; yaklaşık 50 yıldır, belki biraz daha fazla zamandır, emperyalist emellerin bu bölgede hakim olması ve ona maşalık yapan bölgedeki ülkeler. Dolayısıyla bunların bir an evvel ayıkması, meselenin aslını idrak etmesi ve hak üzere hareket etmesini biz, yüce Yaradan’dan bu bayram döneminde niyaz ediyoruz, istiyoruz. Dediğim gibi, bütün Orta Doğu'ya, ülkemize, İslam dünyasına barış, huzur, esenlik getirmesini dilediğimiz bir bayram olacak. 3 günlük dünya için oturacağımız iki günlük koltuğun çok da heveslisi olmamak lazım Zamanın çok hızlı akıp geçtiği bir süreçten geçiyoruz. Ramazan dün başladı, bugün bitti gibi bir şey. Ömürler de çok hızlı bir şekilde akıp tükenip gidiyor. Dolayısıyla bu kısacık ömürde iyi ve güzel işleri, hayırlı işleri yapmayı hedeflemekte fayda var. 3 günlük dünya için oturacağımız iki günlük koltuğun çok da heveslisi olmamak lazım. Kalıcı, güzel eserler ve hoş bir seda bırakmak tabiri caizse, bunun için mücadele etmek lazım. Bu bayram bunlara vesile olsun diyorum. Tüm milletimize de hayırlı bayramlar diliyorum.

Hüseyin Baş: Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Haber

Hüseyin Baş: Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor.

Hüseyin Baş: Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Bu ne Müslüman’a ne Türk'e yakışmaz. O yüzden bu dünyayı yöneten irade olmak gerekiyor Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Almanya Berlin teşkilatınca düzenlenen iftar programına katıldı. Gurbetçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Hüseyin Baş konuşmasında Orta Doğu’daki duruma ilişkin değerlendirmeler yaptı. BTP lideri Baş, “İnsanların şerefleri, haysiyetleri ve onurları emniyet altında değil. Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Hiç kimsenin karar vermesini beklemek ne Müslüman’a ne Türk'e yakışmaz. O yüzden bu dünyayı yöneten irade olmak gerekiyor” dedi. Hüseyin Baş şunları söyledi; "Katil ruhlu magandalar..." “Allah bayrama ulaşmayı ve nice bayramlara ulaşmayı hepimize nasip eylesin. Bugün dünyada, bizim coğrafyamızda yani sizin de ait olduğunuz topraklarda insanların şerefleri, haysiyetleri ve onurları emniyet altında değil. Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Böyle bir dünyada yaşıyoruz ve bu dünyada bu dünyaya hakim olmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Hiç kimsenin karar vermesini beklemek ne Müslüman’a ne Türk'e yakışmaz. O yüzden ne yapmamız gerekiyor? Bu dünyayı avucunun içine alıp yöneten irade olmak gerekiyor. “Prof. Dr. Haydar Baş dünyayı yönetecek sistemin fikri temellerini attı” İşte benim babam Prof. Dr. Haydar Baş bütün dünyada bunun fikri temellerini attı. Dünyayı yönetecek bir tezi ortaya attı. Bugün İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığında, ‘Ödemesini Yuanla yapan ülkeler Hürmüz Boğazı'nı kullanabilir’ diyor. Yani ne demek istiyor? Ey Amerika, ‘Kağıdını boyayıp yeşile istediğin yerden babanın malı gibi alışveriş yapma dönemi bitti’ diyor. Bugün Yuanla ödemesini yapan Karaçi isimli gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti, Pakistan'a doğru ilerliyor. Bu dünya tarihinde olağanüstü bir devrim arkadaşlar. İşte bunlar nereden çıktı? Bunu nereden keşfetti bu İran? Prof. Dr. Haydar Baş’ın, ebedi liderimizin, 2005 yılında ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modelinin içinde yazan milli paralarla ticaret tezi işte buydu. Bugün dünyayı değiştiren, dünyanın seyrini belirleyen fikir o fikir. “Bu, ne Müslümana yakışır ne de Türk'e yakışır” Kimin öleceğine, kimin yaşayacağına onlar karar verirken bizim kendi geleceğimizi inşa etmemiz lazım. İşte Bağımsız Türkiye Partisi'nin sadece ülkesi için değil sınırlarını aşan, kıtaları aşan, bütün dünyaya haykıran mücadelesi işte bu mücadele. Birilerinin karar verdiği, birilerinin keyfine göre yaşanan bir dünya değil! Bu, ne Müslümana yakışır ne de Türk'e yakışır. Bizim kendi kaderimizi belirlememiz lazım. “Bizi mezhep çatışmasına çekiyorlar” Bizi öyle bir kavganın içine atıyorlar ki o kavgadan vakit bulup kafamızı kaldırıp hakikati görmemizi engelliyorlar. Ne o kavga? Yıllardan beri bölgemizde yaşanan, milyonlarca insanın ölmesine sebep olan, milyonlarca insanın evsiz kalmasına, yurtsuz kalmasına sebep olan mezhep kavgası. Bizi sağcı solcu diye Türkiye'de böldüler, Kürt Türk diye böldüler. Yetmedi. Şimdi ne diye bölüyorlar? Hem Ortadoğu'da hem Türkiye'de Alevi Sünni diye, Şii Sünni diye bizi bölmeye çalışıyorlar. “Haydar Baş, ‘Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt’tir diyerek mezhep kavgasının önüne geçti” Vatandaşın arasında hiçbir mesele olmamasına rağmen çok büyük bir kavga varmış gibi insanları öldüren iradeler ortaya çıkarıyorlar. İşte bunu da Haydar Hoca engelledi. Nasıl engelledi? "Tevhidin merkezi Ehlibeyt'tir" diyerek bu kavganın önüne geçti. Şimdi bizim Haydar Hoca'nın önümüze koyduğu o ideallere sarılmamız ve onların peşinden gitmemiz gerekiyor. Neymiş o sarılacağımız şeyler? Milli ekonomi modeli ve tevhidin merkezi Ehl-i Beyt fikri. Ali Şeriati’nin duasını okudu Bu mezhep kavgası dediğimiz kavganın, bu yalandan üretilmiş hikayenin artık simge ismine dönüştü. Onun üzerinden kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Kim o? Ali Şeriati... Onun bir duasıyla bitireceğim. O dua bugün bu Ramazan günü bizim de duamız olsun; "Ey kadir olan Allah'ım, alimlerimize mesuliyet, halkımıza ilim, dindarlarımıza din, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza kavrayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize şeref, yaşlılarımıza bilgi, gençlerimize asalet, öğretmenlerimize inanç, öğrencilerimize inanç, uyuyanlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, muhafazakarlarımıza hareket, suskunlarımıza feryat, yazarlarımıza güvenilirlik, sanatçılarımıza dert, şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef, tebliğlerimize gerçek, kıskançlıklarımıza şifa, bencillerimize insaf, sevenlerimize edep, mezheplerimize vahdet, halkımıza kendini bilme, tüm milletimize samimiyet, himmet, özveri, kurtuluşa yaraşırlık ve izzet bağışla." Çok güzel bir dua ediyor ve en çok hoşuma giden, dikkatimi çeken o duadaki ifadesi de ‘halkımıza ilim, dindarlarımıza din ver’ ya Rabbi diyor. Bugün belki de ülkemizin ve coğrafyamızın da en çok ihtiyaç duyduğu şey dindarlarımızın dinidir. Din sahibi olmasıdır. “Milli Ekonomi Modeli, Ehl-i Beyt ve Atatürk’e sarılalım” Emperyalizmin uşaklığını yapan, kuklalığını yapan, başka milletlerin sömürgeci hesaplarının elemanlığını yapan bazı tiplerin ülkemizde de bölücü faaliyetlerine hepimiz şahitlik ediyoruz. Bu vatanın, bu milletin, hepimizin aydınlık yarınlara ulaşabilmesinin tek teminatı laik, demokratik, hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmaktır. Onun kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ışığında, onun ortaya koyduğu ilkelerle birlikte yarınlara ülkemizi taşımaktır. Başka hiçbirimizin çıkış yolu yoktur arkadaşlar. Atatürk'e sarılalım, Ehl-i Beyt'e sarılalım, Milli Ekonomi Modeline sarılalım, Haydar Hoca'ya sarılalım, Bağımsız Türkiye Partisi'ne sarılalım. Davamızı iktidar edip yarınlara, yeni nesillerimize, evlatlarımıza yaşanabilir bir ülke, yaşanabilir bir dünya bırakalım”

Hüseyin Baş: AKP seçimi kaybedeceği için bunları yaşıyoruz Haber

Hüseyin Baş: AKP seçimi kaybedeceği için bunları yaşıyoruz

Hüseyin Baş: AKP seçimi kaybedeceği için bunları yaşıyoruz Mansur Yavaş: Ayrılıkta azap var' derler. Muhalefet olarak yan yana gelmek mecburiyetindeyiz Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Ankara'da iftar programına katıldı. BTP Ankara İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftara Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda partinin üye yapma kampanyasında dereceye girenlere plaketleri verildi. İftarda bir konuşma yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş muhalefete yönelik yargı süreçlerine dikkat çekti. "Bunun adı hukuk falan değil" Soruşturma süreçlerinin gizliliğine vurgu yapan Yavaş, “Hazırlık soruşturması gizli olduğu halde kişinin kendi avukatının haberi olmadan çarşaf çarşaf her yerde ifadeler yayınlanmaya başlıyor. WhatsApp gruplarında paylaşılıyor, itibarsızlaştırmak için uğraşılıyor. Kendini savunmak isteyenlerin konuşması da mümkün değil. Zaten savunabilecekleri televizyon kalmadı” dedi. BTP lideri Hüseyin Baş hakkında başlatılan ve beraatla sonuçlanan sürece de dikkat çeken Mansur Yavaş muhalefete yönelik yargı süreçlerine dikkat çekti. "Cenab-ı Allah beş parmağın beşini farklı yaratmış. Demek ki Cenab-ı Allah insanları farklı yarattığına göre bunun bir hikmeti var" diyen Mansur Yavaş, "Ama siz istiyorsunuz ki hep aynı şeyi düşünelim. Bize itiraz etmeyin. Biz ne edersek bizi haklı görün. Hiçbir şeyi eleştirmeyin. Eleştirince ne oluyor? İşte görevi eleştirmek olan, daha güzel bir Türkiye için çalışan Bağımsız Türkiye Partisi’nin sayın genel başkanını götürüyorsunuz, imza karşılığı sözünü kesmeye çalışıyorsunuz. Bunun adı hukuk falan değil. Peki hukuk olmayınca ne oluyor? İşte ekonomi bu hâle geliyor" dedi. "Prof. Dr. Haydar Baş bugünleri anlatmış" Konuşmasında Orta Doğu'daki duruma da dikkat çeken Mansur Yavaş, BTP'nin kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın uyarılarına dikkat çekti ve şunları söyledi; "Sayın Genel Başkanım, ben televizyonlarda izledim. Muhterem rahmetli babanızın Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili yaptığı konuşmaları… O günleri öngörmüş, bugünleri anlatmış ve maalesef aynen yaşıyoruz. Dikkate alınmadı, kimse dinlemedi. Libya’dan, Cezayir’den başladı; Irak, Suriye, İran… Şimdi de Gazze’de binlerce insanı adeta imha eden, katliam yapan İsrailliler “Sıra Türkiye’de.” deme cesaretini kendilerinde buluyorlar. Ben de diyorum ki; evet, kim ne kadar harita çizerse çizsin, proje yaparsa yapsın görmedikleri bir şey var: Türk milletinin feraseti. Farklı farklı düşünsek de biz böyle tehlikeli pozisyonlarda mutlaka Türk milleti olarak toplumca yan yana geliriz ve direnmesini biliriz. İstiklal Harbi bunun en büyük örneğidir. Buradan ders almalılar. Her ne kadar 100 yıl geçse de o ruh hepimizin içerisinde. Dün biz şehit aileleriyle birlikteydik. Türkiye’de şu anda milyonlarca aile var. Allah korusun, böyle bir tehlike olduğu zaman “Vatan sana canım feda.” diyebilecek binlerce aile var. Allah onları eksik etmesin." "Muhalefet olarak yan yana gelmek mecburiyetindeyiz" Muhalefetin birlikte hareket etmesi gerektiğini de ifade eden Mansur Yavaş sözlerini şöyle tamamladı; "Sayın Genel Başkanım şunu söyleyeceğim; 'Ayrılıkta azap var' derler. Evet, ayrılıkta azap var. Bizler artık bu saatten sonra, özellikle muhalefetin ülkedeki kötüye gidişi görüp yan yana gelmemesinin hiçbir mazereti yok. Hani meşhur bir deyim vardır: “Armudun sapı, üzümün çöpü.” değil. Yan yana gelmek mecburiyetindeyiz. Yoksa biz bugünlerimize mum yakar hâle geliriz. Onun için inşallah hep beraber bir olalım, diri olalım, iri olalım. Cenab-ı Allah’tan Ramazan Bayramı’mızın mübarek olmasını diliyor, hepinize selam ve saygılarımı sunuyorum. Allah’a emanet olun." "Türkiye sustuğunda korkun" BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da iftar programında konuştu. Hüseyin Baş konuşmasında şu değerlendirmeleri yaptı; "Sayın Başkanımın bahsettiği gibi bizler bir hukuki soruşturma geçirdik. Bir sosyal medya taarruzu ve jet hızıyla gecenin saat 2’sinde bir soruşturma… Hemen takip eden günlerde bir gençlik örgütü başkanı bir siyasi parti genel başkanına ekranlar önünde açık açık hakaret edip tehdit etmişti ve hiçbir soruşturma açılmamıştı. Gece 2’de bizim için ayakta olan irade, öğlen vakti herhâlde gözlerini kapatıp uyuyor. Kimseyi duymuyor! Velhasıl şunu söylemek istiyorum; Bir soruşturma başladı. 11 ay boyunca bana adli kontrol uygulandı. Bir siyasi parti lideri olarak burada bulunuyorum. Bir siyasi partiyi temsil ediyorum. Bir fikri temsil etmeye çalışıyoruz. O dönem dedim ki bizi yönetenlere: “Bizim konuşmamızdan korkmayın, bizim susmamızdan korkun. Eğer ülke elden gidiyor diye veya iktidarınıza zeval geliyor diye korkacaksanız, Türkiye sustuğunda korkun.” Ve 11 aylık sürecin sonunda biz yargılandık. Mahkemeye çıktık ve ne oldu? Ben beraat ettim. Mahkeme dedi ki: “Ortada suç yok.” Peki 11 ay boyunca bize uyguladıklarınız ne olacak? Şimdi aynısı belediye yargılamalarında görülüyor. Yarın, eğer hukuktan birazcık kaldıysa herkes beraat edecek. "Demokratik haklarımızı sonuna kadar savunacağız" Şu anda bunları yaşamamızın sebebi, önümüzdeki ilk seçimi AK Parti’nin kaybedecek olmasıdır. Bunu kaybedeceğini gören siyasi irade başka yollarla iktidarını devam ettirmeye çalışıyor. Ama istedikleri kadar devam ettirmeye çalışsınlar. Bu ülke demokratik bir hukuk devletidir ve bu ülkede milletin dediği olur. Dolayısıyla millet olarak bize bir iş düşüyor: Demokratik haklarımızı sonuna kadar savunmak. "Amerika’nın kayığına binen elbet batar" Ortadoğu’da bir vahşet var. Gazze’de çocuklar ölüyor. Bugün İran’da kız çocukları öldürüldü. Amerika “Ben dünyanın jandarmasıyım” diye çıktığı yolda aslında İsrail’in polisliğini yapıyor. Arap dünyası da diyor ki: “3,5 trilyon dolar sana para ödedim. Sen beni korumuyorsun. Benden aldığın parayla gidip İsrail’i koruyorsun.” Şu anda Arapların Amerikan üsleri, Körfez ülkelerinin üsleri bombalanıyor ve Amerika o Arapları korumuyor. Bütün dünyanın şunu görmesi lazım: Amerika’nın kayığına binen elbet batar. Peki Amerika o kayığı nasıl batırıyor? Şöyle batırıyor arkadaşlar: Ortadoğu’da bir kavgayı körükleyerek batırıyor o kayıkları. Nedir o kavga? Mezhep kavgası. Şii-Sünni kavgası. Bugün İran’la bizim aramıza da çekilmek istenen, Türkiye’de de Mossada iş yapan, İngilizlere uşaklık yapan, ortak özelliği Atatürk düşmanlığı olan bazı tipler, bizi “Yok onlar Şii, biz Sünniyiz” diye yine kavga ettirmeye çalışıyorlar. Bu tam bir Amerikan emperyalizmi oyunudur. Bu oyuna asla gelmeyeceğiz. Ne dedim? Amerika’nın kayığına binen batar. Kim kurtulur? Haydar Hoca vaktinde dedi: “Ehlibeyt’in gemisine binen, Nuh’un gemisine binmiş gibi olur; kurtulur.” Bugün Amerika dünyaya mafya gibi davranıyor. “Seni koruyacağım.” diyor. Kimden koruyor? Kendisinden koruyor. "Netanyahu'nun ölümü doğrulanırsa bir koyun adağım olsun" Bir uyanışa ihtiyacımız var. 1915’te Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’de yenilmez denen emperyal…

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.