Ankara

#Emekli Maaşı

OrtamHaber - Emekli Maaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli Maaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTP'den oruç ve açlık açıklaması Haber

BTP'den oruç ve açlık açıklaması

BTP'den oruç ve açlık açıklaması Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder düzenlediği basın toplantısında İslam dünyasının Ramazan ayını tebrik etti. "Oruç açlığı soyut bir kavram olmaktan çıkarıp somut bir duyguya dönüşmesini ve vicdanlarda yer bulmasını sağlayan çok önemli bir ibadet" diyen Önder, "Bugün ülkemizde maalesef insanımız ibadet olsun diye değil hayat şartları gereği, hükümetin onlara takdir ettiği gelir ve ücret gereği maalesef aç kalmak durumunda kalıyor" ifadelerini kullandı. BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi; "Bugün Ramazan'ın birinci günü. Tüm İslam aleminin ve milletimizin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum, ibadetlerinin kabul olmasını diliyorum. Ramazan ibadet ayı aynı zamanda sosyal olarak empati ayı. Oruç ibadeti açlığı soyut bir kavram olmaktan çıkarıp somut bir duyguya dönüşmesini ve vicdanlarda yer bulmasını sağlayan çok önemli bir ibadet. "İnsanımız hükümetin takdir ettiği gelir nedeniyle aç kalıyor" Bugün ülkemizde maalesef insanımız ibadet olsun diye değil hayat şartları gereği, hükümetin onlara takdir ettiği gelir ve ücret gereği maalesef aç kalmak durumunda kalıyor. Bu söylem öylesine bir söylem değil değerli arkadaşlar. Bakın matematikle, rakamlarla izah edelim; Açlık sınırı 31 bin 200 küsur lira. Asgari ücret 28 bin 75 lira. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. Emeklilerin yüzde 95'i 30 bin liranın altında aylık maaş alıyor. Ülkede yaklaşık 30 milyon çalışan var. Çalışanların yaklaşık yüzde 40-45'i asgari ücret alıyor. Bu ortalama iki kişiden birinin aç kaldığı anlamına geliyor. Bu insanlar sağlıklı, dengeli beslenemiyor, gıda harcamasını bile yapamıyor. "Bu iktidarın bakış açısı sorunlu" Faiz lobisine gelince para var, garantili geçişlere gelince para var, bir grup insanın cebine para aktarırken para var ama emekliye gelince kaynak yok, asgari ücretliyi desteklemeye gelince imkan yok, aileye destek olmaya, aileyi açlıktan kurtarmaya gelince bütçe dar! Maalesef bu iktidarın bakış açısı sorunlu. "Türkiye'nin kaynağı çok" Türkiye'nin kaynağı çok arkadaşlar! Eğer siz bu kaynakları devreye koymayabilirseniz yerin altı da kaynak dolu, yerin üstü de kaynak dolu. Siz doğru bir bakış açısıyla yürümezseniz hiçbir şey kaynak değil. Yerin altından altın çıkar, yerin altından bor çıkar, değerli metaller çıkar ama bunlar bile kaynak olmaz senin için. Çünkü bunları yabancı şirketlere verirsiniz. Yabancı şirketler alır o altını götürür. Devlete yüzde 1- 2 pay verir. Götürürken de 'ihracat yapıyor' diyerek bir de üstüne nakliye parasını da teşvik olarak verirsiniz ve milletin eline hiçbir şey kalmaz, siz de hazine üstündeki dilenci gibi bu ülkenin kaynaklarını alıp götüren firmaların borsamıza yatırım yapmasını, bize borç vermesini beklersiniz. Siz yeter ki siz doğru bakış açısıyla bakın. Her şey kaynaktır ama bu yanlış bakış açısı öyle bir noktaya getirdi ki ülkeyi artık vergi ve ceza dışında devletin hiçbir geliri yok. 2026 bütçesinde devletin gelirinin yüzde 97'si vergi ve cezadan oluşuyor. Yani iktidar millete kaşıkla vermek için kepçeyle almak durumunda. "Biz sadece eleştirmiyoruz aynı zamanda çözüm sunuyoruz" Biz sadece eleştirmiyoruz aynı zamanda çözüm sunuyoruz. Bağımsız Türkiye Partisi programında Milli Ekonomi Modelini uygulamayı vaad etmiş bir siyasi partidir. Milli Ekonomi Modeli 11 tane uluslararası kongre ile bugün tıkanan liberalizmin, tıkanan kapitalizmin çözümü, alternatifi olarak bilim adamları tarafından gösterilen bir modeldir. Bu modeli uyguladığımız zaman bugün atıl durumda olan birçok kaynak devreye girecek, vergi gelirleri devletin genel gelirleri içerisinde çok da önemli olmayan bir yer tutacak. Bunları başarmak mümkün. Bunları başaracağız. 21. yüzyılda hala beslenme barınma gibi 2 – 3 bin yıl önce insanların dert edindiği dertleri hala konuşuyorsak bu tamamen yanlış yönetimin, yanlış bakışı açısının bir sorunudur. Herkesin mutlu olacağı bir denklemi başarabiliriz. Bunu hep beraber başarabiliriz ama bunlar sadece küçük bir azınlığın mutlu olduğu, mutlu olacağı bir denklemi oluşturdular. Bu milletin büyük bölümünün, yüzde 90'ının, 95'inin mutsuz olacağı, yoksul olacağı bir denklemi maalesef oluşturdular. Bizler Milli Ekonomi Modeliyle herkesin mutlu olacağı, bunları artık konuşmayacağımız, geleceği konuşacağımız, çok daha büyük meseleleri konuşacağımız bir Türkiye'yi kolaylıkla inşa edebiliriz"

İYİ Parti Grup Başkanvekili  Turhan Çömez, Haber

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez,

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, TBMM Genel Kurulu’ndaki yoklama krizi üzerinden sandık güvenliği mesajı verdi. Meclis'te düzenlediği basın toplantısında konuşan Çömez, “Meclis çatısı altında bugün buna tevessül edenlerin, yarın oy sandıkları geldiğinde neleri yapabileceklerini aziz Türk milletimiz takdir etsin” dedi. Çömez’den sandık güvenliği mesajı İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, TBMM Genel Kurulu’ndaki yoklama krizi üzerinden sandık güvenliği mesajı verdi. Çömez, “Meclis çatısı altında bugün buna tevessül edenlerin, yarın oy sandıkları geldiğinde neleri yapabileceklerini aziz Türk milletimiz takdir etsin” dedi. İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, TBMM’de gündeme dair basın toplantısı düzenledi. TBMM Genel Kurulu’nda en düşük emekli maaşını 20 bin liraya yükselten teklifin görüşüldüğü oturumda yaşanan yoklama krizine değinen Çömez, “İktidar sıralarına baktığımızda yeterli sayıda milletvekilinin olmadığını gördük. Ve milletvekillerinin çoğu parmak izi vererek yoklamaya katıldı. Bir kısmı ise imza atarak pusula gönderdi. Pusula gönderen isimlerin, Meclis Başkanı Sayın Celal Adan tarafından tek tek sorgulanmasını talep ettik. O da nezaket gösterip bu talebimizi kabul etti. Fakat gördük ki; AKP’li vekillerden birinin adına, bir başka AKP'li vekil sahte bir imza atarak pusula göndermiş. Yani emeklilerin hakkını savunmak için parlamentoda olmak yerine, sahte bir pusulayla hem parlamentoyu hem de aziz Türk milletini kandırmaya çalışmış. Önemli bir şey olmadığını vurgulamaya çalıştılar ama hepsinin başı önlerindeydi. Çünkü haksızlar, çünkü ortada büyük bir oy sahtekarlığı vardı” dedi. Yaşananların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çömez, “Meclis’in çatısı altında bugün buna tevessül edenler, yarın bu milletin huzuruna oy sandıkları geldiğinde neleri yapabileceklerini aziz Türk milletimiz takdir etsin” ifadelerini kullandı. “Kurtulmuş ‘Gereğini yapacağım’ dedi ama…” Geçmişte de benzer olaylar yaşanması üzerine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan gereğinin yapılmasını istediklerini hatırlatan Çömez, “Sayın Kurtulmuş da bize bir cevap gönderdi. 2025’in yedinci ayında gelen bir cevap. ‘Genel Kurula gelmeyen, orada hazır bulunmayan milletvekilleri adına sahte pusula düzenlemenin iç tüzükte bir karşılığı yok’ dedi. Demek ki yasa yapıcı irade; milletvekillerinin bir sahtekarlık yapacağını, pusula hırsızlığı yapacağını ön görmemiş. Bunun üzerine Sayın Kurtulmuş'a, ‘Lütfen vaziyet edin’ dedik. ‘Ben gereğini yapacağım’ dedi ama maalesef yine son derece can sıkıcı bir geceye tanık olduk” şeklinde konuştu. Meclis’teki görüşmelerin sabaha kadar sürdüğüne işaret eden Çömez, “Emeklilerle ilgili maddenin ısrarla ertesi güne kalmasını istedik. Bu maddeyi televizyonlar canlı yayınlasın, bu maddeyle ilgili bütün tarafların, iktidarın, muhalefetin neler söylediğini, ne söyleyeceğini bütün Türkiye canlı olarak izlesin istedik. Ancak gecenin ikisinden sonra, bize göre utanç kararı olan emekliyi. 20 bin liralık sefalet ücretine mahkum eden kanunun maddesini geçirdiler” dedi. “AKP’nin ‘en iyisi’ dediği açlık sınırının altında” AK Partili bir genel başkan yardımcısının, “Emekliler için her zaman en iyisini yapmayı düşünüyoruz” dediğini hatırlatan Çömez, “Demek ki en iyisi dedikleri bu. Yani emekliye vermeyi taahhüt ettikleri ya da tavsiye ettikleri ya da yasal olarak Meclise getirdikleri 20 bin lirayı; en iyisi olarak görüyorlar. Açlık sınırının, sefalet sınırının 10 bin lira altının en iyisi olduğunu düşünüyorlar” ifadesini kullandı. AK Partili bir milletvekilinin ise “Daima emeklilerimizin yanında olduk. Bunu lafla değil icraatla gösterdik.” şeklindeki sözlerine değinen Çömez, “20 bin lira vermeyi bir icraat olarak görüyorlar. 5 milyon emeklimizi açlık sınırının altında sefalete yaşatmayı bir icraat olarak görüyorlar ve bununla gurur duyuyorlar” şeklinde konuştu. Çömez şöyle devam etti: “SGK Başkanı da geçtiğimiz haftalarda bir açıklama yaptı. ‘Aslında para vereceğiz de çok yaşıyorlar. Yaşadıkları için de para bulamıyoruz’ dedi. İktidarın, iktidar temsilcilerinin, ışıltılı salonlarda siyaset yapanların, ışıltılı salonlardan millete tepeden bakanların anlayışı bu. ‘Ölseler sorun yok, yaşadıkları için veremiyoruz’ Aynısını AKP’li bir vekil de komisyonda tekrar etti. ‘Bizim sayemizde karınları doydu. İyi beslendiler. Bizim sayemizde sağlık hizmeti aldılar ve uzun yaşıyorlar. Uzun yaşadıkları için paramız yok, veremiyoruz. Yapabileceğimiz bu kadar’ dedi. AKP’nin millete reva gördüğü bu sefalet ücretini, bu şekilde savunup anlatmaya çalıştılar” AK Parti Grup Başkanvekili Zengin'in sözlerine tepki AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in, emekli maaşları için dile getirdiği “Türkiye'nin şartları en müsait olduğunda tekrar gözden geçirilecektir” şeklindeki sözleri üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Çömez, “Garantili projelerle, otoyollarla, köprülerle, hastanelerle beşli çeteleri zengin edip; milletin istikbalini, yavruların, çoluğun çocuğun geleceğini ipotek altına almışlar. Ve bütün bunlardan sonra; bu rant, talan ve yalan düzeninde ‘müsait değiliz’ diyorlar. Müsait olamazsın tabii. Çünkü sen baktığı yerde rant ve talan gören, ülkenin nesi var nesi yoksa peşkeş çeken, yandaşları zengin eden, fakire fukaraya geldiğinde tepeden bakan bir anlayışa sahipsin. ‘Bütçemiz müsait değil, veremiyoruz’ Niye veremiyorsunuz? Çünkü yıllardır milletten topladığımız vergiyi, satıp savurup elde ettiğiniz parayı, yeraltı-yerüstü satışlarından elde ettiğiniz her şeyi yandaşlara boca ettiniz” dedi. “Vah bu ülkenin haline!” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Göreve geldiğimizde emekli maaşı 40 dolardı, bugün 480 dolar” şeklindeki çıkışına da tepki gösteren Çömez, “Sayın Erdoğan'ın etrafında aklı başında bir danışman, kendisine doğru düzgün yol gösterecek rasyonel insanlar heralde kalmamış. 40 dolar dediği; çiftçilerin BAĞ-KUR emeklisi yapıldığı dönem. 9-10 bin kişi. Bunları örnek gösteriyor. Bugün reva gördüğün 480 dolar -ki bu, açlık ve sefalet sınırının altında bir rakamdır. ‘Gördünüz mü bak neler yaptık’ diyor. Vah bu ülkenin haline! Demek ki saraydan bakınca, o ışıltılı atmosferden bakınca bunlar böyle görünüyor” şeklinde konuştu. İYİ Parti’nin teklifini hatırlattı En düşük emekli maaşının asgari ücretle eşitlenmesi gerektiğini vurgulayan Çömez, “Battık, tükendik; elde avuçta bir şey kalmadı’ diyorsunuz o zaman 25 bin lira yapacaksınız. Diğer emekli maaşlarına da aynı oranda artış uygulayacaksınız. Bunu yapmadığınız sürece iki elimiz yakanızda olacak ve sizinle siyasal mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” diye ekledi. “Aklınızdan bir daha geçirmeyin, karşılığını misliyle alırsınız” Nusaybin’de, Türk bayrağına yapılan saldırıya değinen Çömez, “Buradan aziz Tüt milletine sesleniyorum. Bayrak hepimizin ortak değeridir. Ne istismar edilmesine ne suiistimal edilmesine izin veririz ne de ona birinin yan gözle bakmasına müsaade ederiz. İYİ Parti kadrolarının bu konudaki hassasiyeti, samimiyeti, duruşu, vatan sevgisi bellidir. Hiç kimse bir daha böyle bir şeyi aklından dahi geçirmesin. Karşılığını misliyle alacaktır. Öte yandan hem Adalet Bakanlığı'na hem de İçişleri Bakanlığı'na açık çağrıda bulunuyorum. Gereğini yapın ve parlamentoyu bilgilendirin. Kimdir bu alçaklar, sınırımızı nasıl geçmişlerdir? Türkiye'deki uzantıları kimlerdir? Ve bu alçak eylemi nasıl gerçekleştirmişlerdir? Tek tek hesabı sorulmalı ve aziz Türk milleti bilgilendirilmelidir” ifadesini kullandı. “DEM Parti talimatları Kandil'den aldığını açık seçik ortaya koymuştur” Çömez, “Yaşanan gelişmeler ve bu alçak saldırı girişimi bir gerçeği daha ortaya koydu. Peki ne bu gerçek? DEM Parti yetkilileri, ‘PKK ayrı SDG ayrı’ diyorlardı. Bunun böyle olmadığı ortaya çıktı. Suriye'de yaşanan gelişmelerle ilgili Kandil'den gelen talimatlar var. ‘Dört parçalı Kürdistan'da isyan edin’ diye talimat veriyorlar. Nerede bu parçalar, söyleyin de bilelim! Hadi cesaretiniz varsa çıkın söyleyin bakayım! Biz de bir bilelim. Bu parçalar nerelerdir? Aynı alçak örgütün siyasal temsilcisinin bir vekili de çıkıyor ve ‘Dört parçalı Kürdistan'a sesleniyorum’ diyor. Meclis’e geldiğinde ‘Say bakayım bu dört parça neresidir’ diye kendisine soracağız! Kandil temsilcisi gibi siyaset yapmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla çok net bir şey artık ortaya çıkmıştır. DEM Parti talimatı Kandil'den aldığını açık seçik ortaya koymuştur.” diye ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.