Ankara

#Ehl-I Beyt

OrtamHaber - Ehl-I Beyt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ehl-I Beyt haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTP Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı Haber

BTP Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı

BTP Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı Hüseyin Baş: Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor. Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor. Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. Saygı duruşu, istiklal marşı ve Kuran-ı Kerim ile başlayan anma programı şiirlerle devam etti. Prof. Dr. Haydar Baş'ın anlatıldığı sinevizyonun ardından kürsüye Hüseyin Baş geldi. "Prof. Dr. Haydar Baş bütün bir hayatını vatan mücadelesi, millet mücadelesi, devlet mücadelesi ve iman mücadelesi olarak sürdürmüş bir insan" diyen Hüseyin Baş İran savaşı üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Hüseyin Baş konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün dünya bir kırılımın, bir değişimin eşiğinde. Nedir o değişim diye baktığınızda o değişimin temelini oluşturan hatta o değişimi hayata geçiren fikri ortaya koyan Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli. Bu değişim yaşanırken durum ABD için öyle bir dayanılmaz noktaya geldi ki fiilen savaşın içinde olmak zorunda oldu. Haydar Hoca hep 'ABD'yi yıktım' derdi, aslında O'nun yıktığı şey sadece ABD değildi. Haydar Hoca'nın yıktığı şey aynen 1915'te Çanakkale'de Atatürk'ün yıktığı şey olan emperyalizmin ta kendisiydi. "Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı" Emperyalizm 80 yıldır dünyada bir yöntem buldu değerli arkadaşlar. Bu yöntem elindeki kağıdı yeşile boyayıp, bütün dünyaya ihraç edip bütün dünyanın emeğini ve üretimini bedavaya satın alma yöntemiydi. Bunu yaparken de kimsenin çıtı çıkmasın diye yanına bir ordu yerleştirdi. Babam, "ABD'nin parasıyla ordusu birbirini ayakta tutan iki ayak. Bunların birisi yıkılırsa diğeri kalmayacak"derdi. İşte Haydar Hoca bir model ortaya koydu ve bu modelde, 'Devletler Amerikan dolarıyla değil kendi para birimleriyle ticaret yapmalı' dedi. Şimdi İran'ın Hürmüz Boğazı'nda verdiği mücadelenin, Amerika'nın bu kadar vahşi bir şekilde İsrail'le birlikte İran'a saldırmasının sebebinin ne olduğunu anladınız mı? İşin hakikatinde oradan geçen petrolün ticaretinin Amerikan dolarıyla değil ülkelerin kendi para birimleriyle yapılması var. İşte Haydar Hoca'nın yıktığı düzen emperyalizmin bedavadan para kazanma düzeniydi. "Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için 'Ortak payda Ehl-i Beyt' dedi" Haydar Baş sadece bunu mu yaptı? Hayır! Az önce de izlediniz. O konuşma 2016 yılında Nevşehir'de Hacı Bektaş-ı Veli'nin kalbinde yapılan konuşmadır. Orada, 'İslam dünyasını birbirine düşürerek kavga ettirmek gibi korkunç bir niyeti gördük ve arkadaşlarımızla yola düştük' diyor. Haydar Hoca bunu gördüğü gün ortaya bir şey koydu ve 'Tevhidin yani birliğin merkezi Ehl-i Beyttir' dedi. İran savaşı ilk başladığında Türkiye'de bazı fitneci ve dış mihraklara hizmet eden odaklar hemen harekete geçtiler. Bunlar öyle aşağılık ifadeler kullandılar. İran'daki Müslümanlar için, 'Onlar Şii, onlar öldürülebilir' noktasına varıncaya kadar ileri gittiler. İşte Haydar Hoca insanlığın sömürülmesine karşı Milli Ekonomi Modelini ortaya koyduğu gibi Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için de Ehl-i Beyt'i ortaya koydu. O, Sünni dünyadan çıkmış biri olarak 12 imamın hayatını tek tek inceleyip kaleme almış tek ilim insanı. Başka bir örneği yok. "Hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister" Prof. Dr. Haydar Baş, 'Türkiye zifiri bir karanlığa girmiştir. Bu zifiri karanlıktan Türkiye'yi çıkaracak tek parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir, başkası da yoktur' derdi. O yüzden üzerimizde çok büyük sorumluluk var, çok büyük bir mecburiyetle bildiklerimizi, davamızı, inandıklarımızı yaşamak, anlamak ve anlatmak zorundayız arkadaşlar. Yıl 2015'te Türkiye'de AKP'nin bir telden, MHP'nin bir telden, HDP'nin bir telden çaldığı bir ortamda çıkıp 'AKP, MHP ve DEM Partisi (o günkü adıyla HDP) bir araya gelecek, Türkiye'yi bölünme senaryolarını hayata geçirecek' demek hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister. "Sanat camiasının ilgisizliğine sitem" Ben sanatı ve sanatçıyı çok sever ve saygı duyarım. Yakın çevrem, eşim, ailem de bilir sanata olan ilgimi, asla küçümsemek istemem ama bir şiir yazdı diye devlet törenleriyle anılan insanlar, bir şarkı yaptı, bir filmde oynadı diye devletin andığı insanlar bütün bir millete kutup yıldızı olmuş Haydar Hoca'yı unutarak geçiyorlar. Bu vefasızlığın hesabını da gün gelecek Türk milleti soracak. "BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır" Türk siyaseti iki yüzlüdür. Bir yüzü sefa, bir yüzü cefa içerir. Bağımsız Türkiye Partisi Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte kurulduğu günden bugüne siyasetin cefasına talip olmuştur. Kurulduğu günden bugüne cefa çeken bir siyaset Türkiye'de görülmemiştir. BTP için maksat vatanın birliği, milletin birliği, devletin bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı. Bizim için bundan başka bir şey yok. BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır."

-BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor Haber

-BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor

-BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor -10-17 Nisan arası ‘Prof. Dr. Haydar Baş’ı Anma Haftası' ilan edildi. -81 ilde ve yurtdışında anma programları düzenleniyor. -14 Nisan Salı günü İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde büyük anma programı düzenlenecek. -BTP Sözcüsü Lütfullah Önder; Öngörüleri bir bir gerçekleşmiş olan ebedi liderimiz, Milli paralarla ticaret teziyle ABD'nin kağıttan imparatorluğunu yıktı. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında anıyor. 14 Nisan 2020'de Hakk'a yürüyen Haydar Baş için 81 ilde ve yurtdışında anma etkinlikleri düzenleniyor. 14 Nisan Salı günü ise İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın da katılımıyla büyük bir anma programı yapılacak. Konuyla ilgili olarak BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'den açıklama geldi. Parti genel merkezinden basın açıklaması yapan Önder şunları söyledi; "10-17 Nisan Prof. Dr. Haydar Baş’ı anma haftası" "Kurucu liderimiz, baş hocamız Prof. Dr. Haydar Baş’ı vefatının 6. yılında rahmetle, özlemle, minnetle anıyoruz. Bu kapsamda 10-17 Nisan tarihlerini Prof. Dr. Haydar Başı'ı anma haftası olarak ilan ettiğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz. Bu çerçevede 81 ilimizde ve yurt dışı temsilciliklerimizde birçok etkinlik ve program düzenlenecek, Kur'an tilavetleri yapılacak, mevlitler okunacak. Salon programlarıyla da Haydar Baş'ın fikirleri konuşulacak, anlatılacak. Vefat yıldönümü olan 14 Nisan Salı günü Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılacağı geniş kapsamlı büyük bir program icra edeceğiz. "Öngörüleri bir bir gerçekleşmiştir" Özellikle bu yıl Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikirleri çok daha iyi anlaşılır olmuştur. Öngörülerinin bir bir gerçekleştiğini gördük. Bu yılki anma programlarında O'nun Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt'tir fikrini ve Milli Ekonomi Modelinin bir parçası olan milli paralarla ticaret fikrini özellikle işleyeceğiz. "Milli paralarla ticaret ABD'nin kağıttan imparatorluğunu yıktı" Özellikle Amerika-İran Savaşı'nda gördük ki bu savaşın temel nedeni milli paralarla ticarettir. Haydar Baş 15 sene önce, 'Amerika'nın tasarımını bozdum. Amerika için sonun başlangıcı başlamıştır' demişti milli paralarla ticaret fikri için. Çünkü 2005'te milli paralarla ticaret fikri ilk kez o dile getirildi. Ekonomi literatürüne o kazandırdı. 2009'da Rus heyetine, 'Milli paralarla ticareti başlatmazsanız ABD karşısında güç elde etmeniz mümkün değil' dedi ve onları ikna etti. 2009'da Rusya ile Çin arasında başlayan milli paralarla ticaret anlaşması daha sonra BRICS ülkelerinin şekillenmesine neden oldu. Buna başka ülkeler de eklendi. Venezuela'ya yapılan operasyonun nedeni milli paralarla ticarettir. İran'a yapılan bu saldırının temel nedeni de milli paralarla ticarettir. Ama artık bu tılsım bozuldu. Sayın genel başkanımızın ifadesiyle Amerika'nın kağıttan, yeşil kağıttan imparatorluğu yıkılma sürecine girdi. Çünkü devletler milli paralarla ticaret diye bir çözümün, bir formülün varlığından haberdar oldu. Bunu uygulamaya başladı. Bu nedenle bu yıl özellikle Milli Ekonomi Modeli'nin öngördüğü milli paralarla ticaret fikrini anlatacağız. "Sünninin de Şiinin de ortak paydası Ehl-i Beyt" Diğer taraftan emperyalizmin bu bölgedeki en büyük hedeflerinden biri olan Şii-Sünni ayrımı ve çatışması. Bunun önüne geçmek için kurucu liderimiz, 'Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt'tir. Ehl-i Beyt etrafında Şiinin de Sünninin de buluşması gerekir.' dedi. Bunun fikri, tarihi, temellerini anlatmak üzere on binlerce sayfalık Ehl-i Beyt külliyatını yazdı. Bu kapsamda konferanslar, uluslararası konferanslar düzenledi. Bugün işte bu savaşla birlikte Ehl-i Beyt etrafında buluşmanın ne kadar önemli olduğunu, Ehl-i Beyt'in Sünni dünyasının da Şii dünyasının da en büyük ortak paydası olduğunu bir kez daha görmüş olduk."

"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü" Haber

"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü"

"İran halkı emperyalizme diz çöktürdü" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder ABD ile İran arasında varılan ateşkesi değerlendirdi. Önder, "Emperyalizm bir kez daha samimiyetle vatanını savunan insanlar karşısında diz çökmüştür" dedi. İşte BTP Sözcüsü Önder'in açıklamaları; "ABD geri adım atmak zorunda kaldı" "Ateşkes olumlu bir gelişmedir. Savaşın durması kıymetlidir. Bununla birlikte gerek Trump'ın yaptığı açıklama, gerek İran kaynaklarının yaptığı açıklamayı gördüğümüzde Amerika'nın şartlarında çok daha esnek bir hale geldiği yani geri adımlar attığını görüyoruz. İran'ın daha önce 5 şart ileri sürerken barış için bugün 10 şart ileri sürecek noktaya geldiği görülüyor. Bu şartları da detaylarına inip incelediğimizde Amerika'nın örneğin geçmişte Hürmüz Boğazı üzerinde söz söyleme yetkisini kendisinde görürken bugün İran'la birlikte yönetme noktasına çekildiğini görüyoruz ve belli şartları kabul etmeye hazır olduğunu görüyoruz. "İran halkı emperyalizme diz çöktürdü" Emperyalizm bir kez daha samimiyetle vatanını savunan insanlar karşısında diz çökmüştür. Emperyalizme bugün İran halkı diz çöktürmüştür. Örneğin yine dün gece Amerika tarafından bombalanması planlanan enerji santrallerine adeta kendini feda etmek üzere canlı kalkan olmak üzere on binlerce insanın akın ettiğini, ölümden korkmadığını göstermesi, 14 milyon insanın İran devletine başvurup 'Savaşmak üzere ben hazırım' demesi bugün adeta Çanakkale ruhuna benzer bir ruhun İran'da yaşandığını göstermiştir. Nasıl ki 100 sene önce emperyalizm, ölümden korkmayan Türk milleti karşısında Çanakkale'de diz çökmüşse bugün aynı ruh karşısında emperyalizmin bir kez daha diz çöktüğünü görmüş olduk. Bu kıymetli, doğru bir gelişmedir. "Türkiye'ye tarihi bir fırsat doğdu" Bu, Amerika'nın Ortadoğu'da tutunamayacağının, geri çekileceğinin göstergesidir. Onun oluşturacağı boşlukla birlikte Türkiye'ye de tarihi bir fırsat doğmaktadır. Türkiye Ehl-i Beyt'ten İslam'ı öğrenen bir millet olarak Orta Doğu'nun şekillenmesinde ve geçmişte bu bölgeleri yüzlerce yıl yönetmiş bir devlet geçmişine sahip olan bir millet olarak şekillenmesinde rol alabilir. Ticari ilişkiler, siyasi ilişkiler, dostluklar geliştirebilir, birlikler oluşturabilir ve tarihin şekillenmesinde, dünyanın şekillenmesinde aktif bir rol alabilir ama bunu kendi senaryosuyla yapmalı. Bunu NATO şemsiyesiyle, NATO senaryosuyla ya da başka birinin başka bir küresel gücün senaryosuyla değil, tamamen bölgenin menfaatlerini ve kendi menfaatlerini dikkate alarak yapmalıdır. Bu tarihi bir fırsattır. Bu fırsatı kaçırmamalıdır diyorum."

Hüseyin Baş: Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Haber

Hüseyin Baş: Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor.

Hüseyin Baş: Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Bu ne Müslüman’a ne Türk'e yakışmaz. O yüzden bu dünyayı yöneten irade olmak gerekiyor Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Almanya Berlin teşkilatınca düzenlenen iftar programına katıldı. Gurbetçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Hüseyin Baş konuşmasında Orta Doğu’daki duruma ilişkin değerlendirmeler yaptı. BTP lideri Baş, “İnsanların şerefleri, haysiyetleri ve onurları emniyet altında değil. Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Hiç kimsenin karar vermesini beklemek ne Müslüman’a ne Türk'e yakışmaz. O yüzden bu dünyayı yöneten irade olmak gerekiyor” dedi. Hüseyin Baş şunları söyledi; "Katil ruhlu magandalar..." “Allah bayrama ulaşmayı ve nice bayramlara ulaşmayı hepimize nasip eylesin. Bugün dünyada, bizim coğrafyamızda yani sizin de ait olduğunuz topraklarda insanların şerefleri, haysiyetleri ve onurları emniyet altında değil. Kimin yaşayacağına, kimin yaşamayacağına, dünyanın sahibi olduğunu zanneden katil ruhlu birkaç maganda karar veriyor. Böyle bir dünyada yaşıyoruz ve bu dünyada bu dünyaya hakim olmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Hiç kimsenin karar vermesini beklemek ne Müslüman’a ne Türk'e yakışmaz. O yüzden ne yapmamız gerekiyor? Bu dünyayı avucunun içine alıp yöneten irade olmak gerekiyor. “Prof. Dr. Haydar Baş dünyayı yönetecek sistemin fikri temellerini attı” İşte benim babam Prof. Dr. Haydar Baş bütün dünyada bunun fikri temellerini attı. Dünyayı yönetecek bir tezi ortaya attı. Bugün İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığında, ‘Ödemesini Yuanla yapan ülkeler Hürmüz Boğazı'nı kullanabilir’ diyor. Yani ne demek istiyor? Ey Amerika, ‘Kağıdını boyayıp yeşile istediğin yerden babanın malı gibi alışveriş yapma dönemi bitti’ diyor. Bugün Yuanla ödemesini yapan Karaçi isimli gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti, Pakistan'a doğru ilerliyor. Bu dünya tarihinde olağanüstü bir devrim arkadaşlar. İşte bunlar nereden çıktı? Bunu nereden keşfetti bu İran? Prof. Dr. Haydar Baş’ın, ebedi liderimizin, 2005 yılında ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modelinin içinde yazan milli paralarla ticaret tezi işte buydu. Bugün dünyayı değiştiren, dünyanın seyrini belirleyen fikir o fikir. “Bu, ne Müslümana yakışır ne de Türk'e yakışır” Kimin öleceğine, kimin yaşayacağına onlar karar verirken bizim kendi geleceğimizi inşa etmemiz lazım. İşte Bağımsız Türkiye Partisi'nin sadece ülkesi için değil sınırlarını aşan, kıtaları aşan, bütün dünyaya haykıran mücadelesi işte bu mücadele. Birilerinin karar verdiği, birilerinin keyfine göre yaşanan bir dünya değil! Bu, ne Müslümana yakışır ne de Türk'e yakışır. Bizim kendi kaderimizi belirlememiz lazım. “Bizi mezhep çatışmasına çekiyorlar” Bizi öyle bir kavganın içine atıyorlar ki o kavgadan vakit bulup kafamızı kaldırıp hakikati görmemizi engelliyorlar. Ne o kavga? Yıllardan beri bölgemizde yaşanan, milyonlarca insanın ölmesine sebep olan, milyonlarca insanın evsiz kalmasına, yurtsuz kalmasına sebep olan mezhep kavgası. Bizi sağcı solcu diye Türkiye'de böldüler, Kürt Türk diye böldüler. Yetmedi. Şimdi ne diye bölüyorlar? Hem Ortadoğu'da hem Türkiye'de Alevi Sünni diye, Şii Sünni diye bizi bölmeye çalışıyorlar. “Haydar Baş, ‘Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt’tir diyerek mezhep kavgasının önüne geçti” Vatandaşın arasında hiçbir mesele olmamasına rağmen çok büyük bir kavga varmış gibi insanları öldüren iradeler ortaya çıkarıyorlar. İşte bunu da Haydar Hoca engelledi. Nasıl engelledi? "Tevhidin merkezi Ehlibeyt'tir" diyerek bu kavganın önüne geçti. Şimdi bizim Haydar Hoca'nın önümüze koyduğu o ideallere sarılmamız ve onların peşinden gitmemiz gerekiyor. Neymiş o sarılacağımız şeyler? Milli ekonomi modeli ve tevhidin merkezi Ehl-i Beyt fikri. Ali Şeriati’nin duasını okudu Bu mezhep kavgası dediğimiz kavganın, bu yalandan üretilmiş hikayenin artık simge ismine dönüştü. Onun üzerinden kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Kim o? Ali Şeriati... Onun bir duasıyla bitireceğim. O dua bugün bu Ramazan günü bizim de duamız olsun; "Ey kadir olan Allah'ım, alimlerimize mesuliyet, halkımıza ilim, dindarlarımıza din, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza kavrayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize şeref, yaşlılarımıza bilgi, gençlerimize asalet, öğretmenlerimize inanç, öğrencilerimize inanç, uyuyanlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, muhafazakarlarımıza hareket, suskunlarımıza feryat, yazarlarımıza güvenilirlik, sanatçılarımıza dert, şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef, tebliğlerimize gerçek, kıskançlıklarımıza şifa, bencillerimize insaf, sevenlerimize edep, mezheplerimize vahdet, halkımıza kendini bilme, tüm milletimize samimiyet, himmet, özveri, kurtuluşa yaraşırlık ve izzet bağışla." Çok güzel bir dua ediyor ve en çok hoşuma giden, dikkatimi çeken o duadaki ifadesi de ‘halkımıza ilim, dindarlarımıza din ver’ ya Rabbi diyor. Bugün belki de ülkemizin ve coğrafyamızın da en çok ihtiyaç duyduğu şey dindarlarımızın dinidir. Din sahibi olmasıdır. “Milli Ekonomi Modeli, Ehl-i Beyt ve Atatürk’e sarılalım” Emperyalizmin uşaklığını yapan, kuklalığını yapan, başka milletlerin sömürgeci hesaplarının elemanlığını yapan bazı tiplerin ülkemizde de bölücü faaliyetlerine hepimiz şahitlik ediyoruz. Bu vatanın, bu milletin, hepimizin aydınlık yarınlara ulaşabilmesinin tek teminatı laik, demokratik, hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmaktır. Onun kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ışığında, onun ortaya koyduğu ilkelerle birlikte yarınlara ülkemizi taşımaktır. Başka hiçbirimizin çıkış yolu yoktur arkadaşlar. Atatürk'e sarılalım, Ehl-i Beyt'e sarılalım, Milli Ekonomi Modeline sarılalım, Haydar Hoca'ya sarılalım, Bağımsız Türkiye Partisi'ne sarılalım. Davamızı iktidar edip yarınlara, yeni nesillerimize, evlatlarımıza yaşanabilir bir ülke, yaşanabilir bir dünya bırakalım”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.