Ankara
Hava Durumu

#Atatürk

ortamhaber.com - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

-PKK ve DEM Kürtlerin temsilcisi değildir Haber

-PKK ve DEM Kürtlerin temsilcisi değildir

-PKK ve DEM Kürtlerin temsilcisi değildir -Biz bölgemizde emperyalizmin yerleşmesini istemiyoruz -ABD bölgeye artık vekil güçlerle değil vekil devletlerle yerleşiyor Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı. Meltem TV’de Gündem Özel programına konuk olan Hüseyin Baş Suriye’deki son durum ve Nusaybin’de Türk bayrağına yapılan saldırı üzerine açıklamalarda bulundu. Hüseyin Baş şunları söyledi; “Mardin'deki bayrak olayı terörsüz Türkiye'nin sonucu değil. Bu ülkede bayrak tartışmaya açıldı, millet tartışmaya açıldı, Türklük tartışmaya açıldı. Bu ülkenin her şeyi tartışmaya açıldı. Bu ülkede iktidarı eleştirmek suç sayıldı ama milletin öz değerlerini eleştirmek hiçbir zaman suç olmadı hatta bir ifade özgürlüğü olarak değerlendirildi. İfade özgürlüğünün sınırları çok geniş olmalı ancak tarihiyle bu kadar kavga eden bir milletin ortaya çıkmasına sebep olmak da biraz sorumluluk gerektiren bir durum. Bu ülkede Atatürk tartışmaya açıldı, cumhuriyet tartışmaya açıldı hala iktidarı destekleyenlerin bir bölümü cumhuriyetle kavga eder halde, Atatürk'le kavga eder halde. İktidar temsilcilerinin büyük bir bölümü de bundan hiçbir zaman rahatsızlık duymuyorlar hatta bir bölümü iktidarını cumhuriyet karşıtlığına, Atatürk karşıtlığına borçlu olduğunu zannediyor ve düşünüyor. “O eller kırılır normalde” Bu ülkede Lozan tartışmaya açıldı ki Lozan bu ülkenin kırmızıçizgilerinin belirlendiği anlaşmaydı. Lozan bu ülkenin tapusuydu ama tartışmaya açıldı. Dolayısıyla her şeyin bu kadar tartışıldığı bir çeyrek asrın sonunda Türk bayrağına da bu tip girişimler ortaya çıkmış oldu. Bunlar bu kadar tartışıldıktan sonra birileri şımarıklık ortaya koydu, haddini aştı. O eller kırılır normalde. Bu böyledir. Bunun izah edilecek bir tarafı da yoktur, görmezden gelinecek de bir tarafı yoktur. “PKK ve DEM Kürtlerin temsilcisi değildir” Kürtlerin temsilcisi kim? Kürtlerin bir temsilciye ihtiyacı hiçbir zaman olmadı. Kürtlerin bir temsilciye ihtiyacı varmış gibi bir siyasi ortam oluşturuldu. Hem PKK, hem DEM her zaman marksist bir çizgide olmuştur, bölücü bir çizgide olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti ile Türklükle kavga eder bir çizgide olmuştur. Hatta o partilerden bir tanesinin parti tüzüğünde Kıbrıs’taki Türk askeri için ‘işgalci’ deniyor. Bunlar Türkiye'nin sahip olduğu hinterlandı hiçbir zaman kabul etmeyen, etmek istemeyen bir çizgide olmuşlardır. Bizim Güneydoğu halkımıza baktığınız zaman da son derece muhafazakar, değerlerine düşkün, değerlerine aşık bir toplum olduğunu biliriz, görürüz, yaşarız. Bugün Kürtleri temsil ettiğini iddia eden siyasi çizginin bu tip öz değerlerle buluştuğu hangi nokta var? Bunlar muhafazakarlık noktasında marksist bir çizgidedir, dini kabul etmez bir tavırdadırlar ama hep kullandıkları bizim Güneydoğu'daki başörtülü teyzelerimizdir, baktığınız zaman hiç alakaları yoktur. Onların, yaşam tarzları inançları, ideolojileri, zevk aldıkları şeyler, sevdikleri ve sevmedikleri şeyler Kürt vatandaşlarımızdan farklı. Suriye’de SDG Kürtlerin temsilcisi değildir. SDG bir terörist yapıdır, YPG bir terörist yapıdır. Aynı şekilde PKK da Kürtlerin temsilcisi değildir ve bir terörist yapılanmadır. Dolayısıyla YPG'yi ayrı tutalım, PKK'yı ayrı tutalım hülyalarına da girmeye gerek yok. “Biz bölgemizde emperyalizmin yerleşmesini istemiyoruz” Şimdi Suriye'de YPG geri çekildi. Bu bence de Türkiye adına da bir başarıdır, Suriye'nin yeni hükümeti adına da bir başarıdır. Sonuçta terörden arındırılmış bir bölge oluşuyor. Bunlarda problem yok. Bağımsız Türkiye Partisi'nin siyasi çizgi olarak bugüne kadar durduğu nokta her zaman şudur; Biz bölgemizde emperyalizmin yerleşmesini istemiyoruz. Biz bölgemizde birilerinin bizi at edip binmesini, eşek edip sürmesini istemiyoruz! İşin Türkçesi bu. Biz bağımsız karar verebilen, hür düşünebilen bir yapıda olmak istiyoruz. “Vekil güçler yerine vekil devletler” Amerika bölgeye vekil güçler vesilesiyle değil vekil devletler vesilesiyle yerleşiyor. Bugün Suriye dediğimiz aslında Amerika için bir uydu devlet haline getirildi. Suriye'de Amerika'nın istediği bir ortam oluştu. Tom Barrack da, ‘YPG artık varlık maksadını doldurdu’ diyor. Suriye'de yönetim değiştikten sonra YPG'nin misyonu da tamamlanmış oluyor. Yönetim değişti. Peki nasıl bir yönetim? Amerika'nın tam istediği gibi bir yönetim, İsrail'in arkasını rahat hissedeceği bir yönetim. Dolayısıyla bizim karşı olduğumuz şey bölgemizde yerleşik bir emperyalizmdi. Biz hala buna karşıyız. Bu noktada biz kazanmadık.”

BTP’nin 9. Olağan Kongresi şölen havasında geçti Hüseyin Baş: Bağımsız Türkiye salonlara sığmıyor Haber

BTP’nin 9. Olağan Kongresi şölen havasında geçti Hüseyin Baş: Bağımsız Türkiye salonlara sığmıyor

BTP’nin 9. Olağan Kongresi şölen havasında geçti Hüseyin Baş: Bağımsız Türkiye salonlara sığmıyor “İstikbal biziz, biz geleceğiz” “Türkiye’nin terörsüz olması için demokrasisiz olması gerekiyormuş” “Vatandaşlık maaşını ilk 2004 yılında Prof. Dr. Haydar Baş anlattı” “Bu ülke o kadar zengin ki, tüm meseleleri çözmek 1 yılımızı almaz” Bağımsız Türkiye Partisi Ankara’da coşkulu bir kongreye imza attı. BTP’nin 9. Olağan Kongresi “İstikbal biziz, biz geleceğiz” sloganı ile Keçiören’deki Taha Akgül Spor Salonu’nda organize edildi. Sabah 10.00’dan itibaren salonda binlerce kişi yerini aldı. Salona sığmayan binlerce partili dışarıda BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ı karşıladı. İlk konuşmasını onlara hitaben yapan BTP lideri “Dışarıda kaldınız, soğukta kaldınız. Çok büyük salonlar istediğimiz halde bize tahsis etmediler. Defalarca başvurduk, bize “yok” dediler, bu tablo sizin eseriniz, izleyin görün. Bağımsız Türkiye salonlara sığmıyor” dedi. Halk oyunlarının sergilendiği, tarihi marşların okunduğu salonda sinevizyon gösterimi de yapıldı. 1340 delegenin oy kullandığı kongreye tek aday olarak katılan Hüseyin Baş’ın konuşmasında öne çıkan bölümler şöyle: “İstikbal biziz, biz geleceğiz” “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz.” Atamızın bu emrine, Atamızın bu çağrısına biz de kulak verdik ve dedik ki: İstikbal biziz, biz geleceğiz.” “Milleti bir kase çorbaya muhtaç edenler Sayın Yavaş’a çorba soruşturması açıyor” Türkiye son bir buçuk yıldır gerçekten enteresan bir sürecin içerisinden geçiyor. Arkadaşlarımız az önce şu anda tutuklu bulunan Sayın Ekrem İmamoğlu’nun mesajını okudular. Bugün Ankara’dayız. Sayın Yavaş belki bugün aramızda olacaktı, kendisine davette bulunduk. Ama malum, O’nun da üzerinden bir “çorba soruşturması” geçiyor. Dedim ki: Milleti bir kase çorbaya muhtaç edenler tutup belediye başkanına “niye millete çorba dağıtıyorsun” diye hesap soruyorlar, işe bak. “Demokrasi yüzde 51’in yüzde 49’a tahakküm ettiği sistem değildir” Türkiye’de gazeteci içeride, siyasetçi içeride, iş insanları içeride. Türkiye’de itiraz eden, konuşan veya Türkiye’ye bir şeyler söylemek isteyen herkes içeride. Ondan sonra ne diyorlar: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir.” Yahu Türkiye bir hukuk devleti olsa, yılda 50 kere bunu söylemek zorunda kalmazsınız herhalde. Biz onu anlardık, yaşardık. Kusura bakmayın ama demokrasi yüzde 51’in yüzde 49’a tahakküm ettiği sistem değildir. Demokrasi muhalefet edenin hakkının yok sayıldığı sistem değildir. Demokrasi, devletin bekası diye diye, milletin zekası ile dalga geçme değildir. “Biz yüzde 51 oy aldık, bizim her dediğimiz doğru, sizin de söylediklerinizin hiçbir önemi yok.” Ya şimdi siz bu kalabalığı nasıl görmezden geleceksiniz? Sizin bizim sesimizi duymanız için daha ne yapmamız lazım? Şikayetimiz var, hukuktan şikayetimiz var, adaletten şikayetimiz var, eğitimden şikayetimiz var, ekonomiden şikayetimiz var, bizim geleceğimizden endişemiz var. Bunu duymanız için ne yapmamız lazım? “Türkiye’nin terörsüz olması için demokrasisiz olması gerekiyormuş” Tuttular Türkiye terörsüz olacak, terörsüz Türkiye. Yani bütün bunlardan anlaşılan şu: Türkiye’nin terörsüz olması için demokrasisiz olması gerekiyormuş, benim anladığım bu. Türkiye’nin terörsüz olması için hukuksuz olması gerekiyormuş. İş buna döndü. “En muhafazakar iktidar Heybeliada Ruhban Okulu’nu açıyor” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çok tartışmalara konu oluyor. Dedi ki: “Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını gönülden arzu ederim.” Yani Türkiye’nin en muhafazakar iktidarının kendi söylemlerince en muhafazakar bakanı döndü dolaştı, Heybeliada Ruhban Okulu’nu açıyor. Yani bunlar epey zaman dindar nesil yetiştireceğiz dediler, o dindarların Hırıstiyanlık dindarı olduğu hiç aklıma gelmezdi. “Bu ülke o kadar zengin ki, tüm meseleleri çözmek 1 yılımızı almaz” Özel bir firma altın madeni bulmuş. Mübarek, memleketin her yerinden altın fışkırıyor, vatandaş meteliğe kurşun sıkıyor. Dolayısıyla ülkemizin ekonomide de çözümü var. Bakın ben dışarıdan bu ülkeyi tanımayan biri olarak baksam derim ki, burayla çalışılmaz, çünkü burası yokuş aşağı gidiyor. Ama vallahi billahi bu ülke o kadar güçlü bir ülke ki, bu ülke o kadar zengin bir ülke ki, bu ülkenin bütün meselelerini çözmemiz şu kadronun bir yılını almaz. Vallahi çözeriz, billahi çözeriz. O yüzden Türkiye’nin ihtiyacı olan şey Milli Ekonomi Modeli’dir. Biz BTP olarak Milli Ekonomi Modeli’ni hayata geçireceğiz. “Vatandaşlık maaşını ilk 2004 yılında Prof. Dr. Haydar Baş anlattı” Milli Ekonomi Modeli konuşulmaya başlandı. Ne deniliyor: “Vatandaşlık maaşı.” Bütün dünyada söyleniyor. Bunu benim babam ilk söylediğinde güya dikkate almadılar. İlk defa 2004 yılında çıktı, “bütün vatandaşlarıma vatandaşlık maaşı vereceğim” dedi. “Öyle şey mi olur” dediler. Şimdi bütün dünya neyi konuşuyor, “basic income, evrensel temel gelir.” “Atatürk’ün yolunda güçlü bir ülke inşa etmek için yola çıkıyoruz” Ülkemizin güçlü olmasını istiyoruz. Güçlü Türkiye diyorsanız, o güçlü Türkiye, Türk Milleti’nin güçlü olmasından geçer. Millet fakru zaruret içerisindeyken devlet güçlü olamaz. İstediğiniz kadar anlatın. Pasaportun sağda solda geçmiyorsa, cebinde paran yoksa, sözün dinlenmiyorsa sen güçlü devlet olamazsın. Bağımsız Türkiye Partisi, Türkiye’yi Atatürk’ün yolunda tekrar güçlü inşa etmek için, güçlü bir Türkiye inşa etmek için bugün Ankara’dan yola çıkmıştır. Hayırlı uğurlu olsun.

"En büyük milli kahramanımız Atatürk'tür" Haber

"En büyük milli kahramanımız Atatürk'tür"

"En büyük milli kahramanımız Atatürk'tür" Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder düzenlediği basın toplantısında Türkiye'deki siyaset ortamını değerlendirdi. BTP Sözcüsü Lütfullah Önder şunları söyledi; "Ülkemizde özellikle Meclis'te grubu olan siyasi partilere baktığımız zaman artık bir duruş tarifleyemediğimizi maalesef görmekteyiz. Hâlbuki siyasi partilerin temel bir renkleri olur, bir duruşları olur, bir politikaları olur ve o temel çizgileri değişmez. Örneğin “Milliyetçi Hareket Partisi ya da AK Parti terörle ilgili nerede duruyor?” diye sorduğunuz zaman dün farklı yerde duruyordu, daha önceki gün daha farklı yerde duruyordu, bugün çok daha farklı bir yerde durduklarını görüyoruz. Örneğin Cumhuriyet Halk Partisi'nin ekonomiyle ilgili, devletçilikle ilgili, milliyetçilikle ilgili — ki bu altı okun temel altı oktan birer başlıktır — bu başlıklarda nerede duruyor, nasıl tarifliyor diye sorduğunuz zaman dün farklı tanımladıklarını, bugün farklı tanımladıklarını görüyoruz. Hâlbuki siyasi partilerin belli ilkeleri olmalı, belli renkleri olmalı ve bu değişmemeli. İnsanlar o renkleri benimsediği için o partilere gitmeli. Şimdi bırakın o temel çizgiyi, oy verirken yapılan propagandanın bugün aksinin yürütüldüğünü, yapıldığını maalesef görmekteyiz. Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak kurulduğumuz günden bugüne çizgisi değişmeyen, rengi değişmeyen ve bu anlamda da bir davası olan bir siyasi partiyiz. Çünkü dava dediğiniz şey budur. Aksi hâlde dün farklı, bugün farklıysanız sizin bir davanız yoktur anlamına gelir. "FETÖ'nün CIA ve Vatikan bağlantısını anlattık" 2000’li yıllarda FETÖ Türkiye’de çok aktifti. Toplumun belki muhafazakâr kesimin büyük bölümü FETÖ’ye sempati besliyordu. O dönemde biz Fethullah Gülen organizasyonunun CIA bağlantısını, Vatikan bağlantısını anlattık. Bu anlatım bize oy kaybettirdi; zaten kaybettireceğini de biliyorduk. Ama oy kaybettirme pahasına vatana, millete, devlete yararlı olacağına inandığımız için milleti ve devleti ayıktırmamız gerektiğini düşündüğümüzden oy kaybetsek de doğruyu anlatmaktan geri durmadık. "En büyük milli Kahramanımız Atatürk'ü anlattık" Yine 2010’lu yıllarda “Milli Kahramanlar” programlarını icra ettik. Bizim en büyük milli kahramanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bu programlarda Anadolu’yu il il, ilçe ilçe dolaşarak anlattık. Hem de milletin bilmediği bir yönüyle anlattık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dindar Atatürk’ü anlattık; dine hizmet eden bir Atatürk’ü anlattık. Diyanet İşleri Başkanlığını kuran, Kur’an’ı Türkçe'ye tercüme ettiren, tefsir ettiren, Kütüb-i Sitte’yi Türkçe'ye tercüme ettiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlattık. Kendini Atatürkçü olarak tanımlayanların bile kafalarında farklı bir ezber vardı. Bu anlatıklarımız başta onların da kafasına yatmadı. Kendini muhafazakâr olarak tanımlayanlar da Atatürk’ü din konusunda farklı bir yere koyuyorlardı. Bizim anlattıklarımız onların da kafasına yatmamıştı. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş bunun kitabını yazdı, anlattı. Bugün topluma baktığımız zaman örneğin 10 Kasım’da Anıtkabir’deydik. Anıtkabir’i ziyaret eden insan sayısının her geçen sene arttığını görüyoruz. 10 Kasım’da Anıtkabir’e gittiğimizde mozolenin önüne gelindiğinde birçok insanın ellerini açarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dualar ettiğini görüyorsunuz. Prof. Dr. Haydar Baş, “Anıtkabir’e gittiğinizde abdestli olacaksınız ve ellerinizi açarak en güzel duaları ona hediye edeceksiniz.” diye öğütlemişti. Bu öğüde uyan ve orada dualar eden on binlerce, yüz binlerce insanımızı görüyorsunuz. Siyasi partilerin aslında millete doğruları anlatmak, milleti doğru bir noktaya çekmek, siville askeri, devletle milleti kaynaştırmak, birleştirmek gibi bir sorumluluğu üstlenmesi gerekirken maalesef farklı yerde durduğunu, bu konuda hiçbir duruş ortaya koymadığını görüyoruz. "7 Aralık'ta 9. Olağan Bütük Kongremizi yapacağız" Bağımsız Türkiye Partisi olarak 7 Aralık 2025 tarihinde 9. Olağan Kongremizi yapıyoruz. 9. Olağan Kongreyi yapan bir parti olmakla da övünüyoruz. Türkiye’de siyasi partilerin maalesef ömürleri çok uzun sürmüyor. Çözümün adresi olduğumuzu göstermek, çare olduğumuzu göstermek üzere on binlerce insanımızla Ankara’da buluşacağız. 7 Aralık’ta tüm halkımızı Ankara’ya davet ediyoruz. Türkiye’nin çaresi var, Türkiye’nin çözümü var. Bu kokuşmuş, bu rengi kalmamış, bu duruşu kalmamış siyasete format atmak için insanımızı Bağımsız Türkiye Partisinde buluşmaya, beraber yol yürümeye davet ediyoruz. "

-  BTP’den Mersin’de “Geleceği Savunmak” programı… Haber

- BTP’den Mersin’de “Geleceği Savunmak” programı…

- BTP’den Mersin’de “Geleceği Savunmak” programı… - İsmail Çetin Andımız gibi milli değerlerin eksikliğine dikkat çekti - Dr. Işıl Özdemir: Gençlerin önüne rol model koymak gerekiyor Bağımsız Türkiye Partisi’nin 81 ilde organize ettiği “Geleceği Savunmak” program serisi Mersin’de de düzenlendi. Programda BTP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Çetin, Uzm. Dr. Işıl Özdemir, Hukukçu Gülsün Gebel, Psikoterapist Filiz Tülek ve Yeşilay Yenişehir Şube Başkanı Hukukçu Beyza Korkmaz sunumlarıyla katılımcıları aydınlattı. “Andımızın eksikliğini yaşıyoruz” BTP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Çetin milli ve manevi değerleri kaybolan gençliğin suça sürüklendiğini, uyuşturucu ve bahis gibi tuzaklara düştüğünü belirtti. Çetin, “2013’te doğan 12 yaşındaki bir çocuk Andımız’ı, “Türk’üm, Doğruyum, Çalışkanım” ifadelerini, Türkiye’deki devrimleri bilmiyor. Bunlarla yoğrulmayan gençlik çöküntüye geçiyor. Biz bunlarla yoğrulmuştuk” dedi. “Siyasi iradenin sorunu kabul etmesi gerekiyor” Programa katılan uzmanlardan Dr. Işıl Özdemir öncelikle siyasi irade başta olmak üzere toplumun gençlerin sorunlarını kabul etmesi gerektiğinin altını çizdi. Dr. Özdemir, “Bu konunun ciddi bir şekilde siyasi irade tarafından da, sosyal kuruluşlar tarafından da ele alınması gerekiyor. Ülkenin çok ciddi bir sorunu olduğunu bilinmesi gerekiyor. Gençliğin gerçekten kaybedilmek üzere olunduğunun bilinmesi gerekiyor” diye konuştu. “Sadece kendi çocuğunuzu korumanız yetmez” Anne babaların sadece kendi çocuklarını korumasının yeterli olmadığını belirten Işıl Özdemir “Tüm toplumu bilinçlendirmeliyiz, ayıktırmalıyız, hepsine sahip çıkmalıyız, hepsi bizim evladımız, hepsine içimiz parçalanmalı, içimiz acımalı” dedi. “Gençler rol model eksikliği yaşıyor” “Gençleri uyuşturucu, kumar, bahis ve çeteleşme gibi tuzaklardan nasıl koruyabiliriz” sorusuna Dr. Işıl Özdemir, “gençlerin önüne Atatürk gibi rol modeller koymak gerekir” diye cevap verdi. Dr. Özdemir “Gençlerin önüne rol model koymalıyız. Onun önünde hem dini hem de milli bir modeli olursa o zaman onu örnek alacak, toplumda kaybolmayacak” ifadelerini kullandı.

BAŞKENT ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ATA’SINI ANDI Haber

BAŞKENT ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ATA’SINI ANDI

BAŞKENT ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ATA’SINI ANDI · Ankara Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete intikalinin 87’nci yılında “Ankara Kültür” çatısı altında çeşitli etkinliklerle andı. · Kocatepe Kültür Merkezİ’nde Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, fikirlerini ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anlatan “Atatürk Temalı Çocuk Atölyeleri” düzenlendi. · Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de Atatürk’ün anısına vatandaşlara lokma ikramı yapıldı. Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87. yılında Başkent’te saygı, minnet ve özlemle anıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kocatepe Kültür Merkezi’nde Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, fikirlerini ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anlatan “Atatürk Temalı Çocuk Atölyeleri” düzenledi. Ayrıca Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de ise vatandaşlara lokma ikramında bulundu. 100 ÇOCUK ATÖLYE ÇALIŞMASINDA ATA’YI ANDI Atatürk’ ün sanata verdiği öneme vurgu yapmak amacıyla yaklaşık 100 çocuk Kocatepe Kültür Merkezi’nde 3 farklı deneyim atölyesi için bir araya geldi. “Atatürk’ün Sevdiği Yemekler”, “Bu Bizim Şehrimiz, Sembollerle Ankara”, “10 Kasım Anı Kartları” atölyeleri ile çocuklara Atatürk’ün hayatı ve fikirlerine ilişkin bilgiler verildi. Atölye’ye katılan çocuklar duygularını şu sözlerle dile getirdi: -Ela Demirdaş: “Bu etkinlik çok eğlenceli. Atatürk’ün yemeklerini öğrenerek mirasımızı devam ettirebiliriz. Atatürk’ün sevdiği yemeklerin çizimlerini kesip tabaklarımızın üzerine yapıştırarak bir sofra kurduk. Mesela kuru fasulye, enginar, yaprak sarma, bamya gibi yemekler var. 10 Kasım’da bunu yapmak Atatürk’e saygılı bir davranış olarak gösterilebilir.” -Ali Poyraz Çopur: “Atatürk’ü anmak için, Atatürk’ün sevdiği yemekleri yapmak için geldim. Arkadaşlarımla Atatürk’ün anısına sevdiği yemekleri yapıştırdık. Hem duygulu hem eğlenceli bir gündü.” -Barbaros Sefa: “Bugün 10 Kasım olduğu için üzgünüz. Bugün Atatürk’ü yeniden hatırlamak için onun sevdiği şeyleri öğreniyoruz.” BÜYÜKŞEHİR’DEN LOKMA İKRAMI Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de vatandaşlara lokma ikramı yapıldı. Atatürk’ü özlem ve minnetle andıklarını ifade eden vatandaşlar, duygularını şu sözlerle dile getirdi: -Bülent Kılıç: “Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün önünde saygıyla eğiliyoruz. Ben bir öğretmenim. Atatürk öğretmeniyim. Ruhu şad olsun.” -Bülent Reşat: “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Onun ve şehitlerimizin ruhları şad olsun. Rabbim dualarımızı kabul etsin.” -Süleyman Çavdar: “İzmir’den geldim. Oğlumu Anıtkabir’e getirdim. Ulu Önder Atatürk’ümüzün ölüm yıl dönümü nedeniyle buraya geldik. Ruhu şad olsun, o olmasaydı bizler de olmazdık.”

BAŞKENT ATA’SINI ANIYOR Haber

BAŞKENT ATA’SINI ANIYOR

BAŞKENT ATA’SINI ANIYOR · Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 87. yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anma programları düzenliyor. · Anma etkinlikleri kapsamında Kocatepe Kültür Merkezi’nde “Atatürk Temalı Çocuk Atölyeleri”, “Son 11 Ay” lirik anlatısı ve 11 Kasım Salı günü ise “Veda” filminin gösterimi yapılacak. · 10 Kasım Pazartesi günü ayrıca Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Kocatepe Camii’de lokma ikramı yapılacak. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Atatürk’ün fikirleri ve Cumhuriyet’in kuruluş değerlerini gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da anlamlı etkinlikler düzenliyor. ÇOCUK ATÖLYELERİ, LİRİK ANLATILARI VE FİLM GÖSTERİMİ… Atatürk’ün hayatını, fikirlerini ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anlatan program kapsamında; 10 Kasım Pazartesi günü Kocatepe Kültür Merkezi’nde 13.00-17.00 saatleri arasında çocuklara yönelik “Atatürk Temalı Çocuk Atölyeleri” gerçekleştirilecek. Aynı gün saat 20.00’de ise “Son 11 Ay” isimli lirik anlatı sahnelenecek. Anma etkinlikleri 11 Kasım Salı günü saat 14.00’te büyük ilgi gören “Veda” filminin gösterimiyle devam edecek. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Atatürk’ün aziz hatırasına saygı göstermek amacıyla 10 Kasım Pazartesi günü Hacı Bayram-ı Camii ve Kocatepe Camii’nde vatandaşlara lokma ikramı yapılacak.

BTP'den Konya'da Geleceği Savunmak programı Haber

BTP'den Konya'da Geleceği Savunmak programı

BTP'den Konya'da Geleceği Savunmak programı Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Konya’da “Geleceği Savunmak” programı düzenledi. Türkiye genelinde yapılan ve uyuşturucu, sanal kumar, çeteleşme ve ahlaki yozlaşmaya karşı uzman isimlerin bilgiler verdiği programların konya ayağı BTP Konya İl Başkanı Hasan Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başladı. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın talimatı ile gençliği ve tüm toplumu tehdit eden bağımlılıklara karşı mücadele başlattıklarını ifade eden Öztürk kumarın yasal bahis adı altında meşru hale getirildiğini söyledi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda Nöroloji Uzmanı Doktor İbrahim Mumcuoğlu madde kullanan çocukların davranış özellikleri hakkında bilgi verirken Yeşilay Danışmanlık Merkezi Psikoloğu Rümeysa Şen Özdemir ise “Bir kereden bir şey olmaz” anlayışındaki tuzağa dikkat çekti. Programının kapanış konuşmasını Dr. Nuri Kaplan yaptı. Kaplan, "Bu gemiyi sağlamca varacağı yere vardırmak, kıyamete kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Atatürk'ün kurmuş olduğu cumhuriyeti bizim ayakta tutmamız, yaşamamız ve yaşatmamız lazım" dedi. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın 'Bir kişiye, bir topluma kötülük yapmak istiyorsan bunu kumara alıştıracaksın' dediğini ifade eden Kaplan şöyle devam etti, "Burada her birimize vazife düşüyor. Biz bu konuyu Türkiye gündemine taşıdıktan sonra birçok devlet kurumu bu işe el attı. Bu konu Cumhurbaşkanlığı nezdinde Türkiye'nin gündemine getirildi ama çok daha çok daha fazlaların yapılması lazım. Bir farkındalık oluşması, Türkiye'de toplumun kurtarılması ve beka sorunu olmaktan bu meseleyi çıkarmak hayati derecede önemli." BTP’nin Konya’daki Geleceği Savunmak programı konuşmacılara plaket takdimiyle sona erdi.

BTP'den Adana'da Geleceği Savunmak programı Haber

BTP'den Adana'da Geleceği Savunmak programı

Btp'den Adana'da Geleceği Savunmak Programı Bağımsız Türkiye Partisi'nin Türkiye Genelinde Başlattığı Geleceği Savunmak Programlarının Adana Ayağı Da Gerçekleştirildi. Btp Adana İl Başkanlığı Tarafından Düzenlenen Programa Yeşilay Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, Avukat Zeynep Düldül, Prof.dr. Oğuz Üsküdar Ve Btp Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu Da Konumacı Olarak Katıldı. Konuşmacılardan Deniz Tengip, "türkiye Geneli, Adana Geneli, Dünya Geneli Uyuşturucuyla Mücadele Etmek Vatandaşlık Görevimiz. Siz Ebeveynlere Seslenmek İstiyorum; Anneler Lütfen, Benim De Başıma Geldi. Sizlerin De Başına Gelmesini İstemiyorum. Evinizin Narkotik Annesi Olun" Derken Yunus Emre Yıldırım "en İyi Narkotik Polisi Annedir Diye Devletimizin Emniyet Teşkilatıyla Yürütmüş Olduğu Bir Program Var. Anneler Sizlere Sesleniyorum, Bu Program Neredeyse Bu Eğitimi Muhakkak Alın" Dedi. Uyuşturucu, Sanal Bahis, Alkol, Çeteleşme Ve Ahlaki Yozlaşma Konularının Ele Alındığı Programın Kapanış Konuşmasını Btp Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu Yaptı. Eyercioğlu Şunları Söyledi; "atatürk Çok Büyük İnsan. Atatürk, "cumhuriyet Sizden Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür İnsanlar İster" Diyor. Nedir Hürriyet? Bağımsızlık. Her Alanda Her Alanda Bağımsız İnsanı Yetiştirmemiz Lazım. O Tarihlerden Bize Bu Yönü Veriyor; Bağımsız İnsan Yetiştirmek. Bizim Ebedi Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş Ömrünü Gençliği Yetiştirmek Üzerine Adadı. O "gençlik Büyük Bir Nimet. Genç Kalmak İçin Ölümsüz Bir İnanca Sahip Olmanız Lazım" Derdi. Bir İdealinizin Olması Lazım. Bir Gücünüz, Kuvvetiniz Ve Bunu Aktaracağınız Bir Hizmetiniz Olması Lazım. Gençliğini Milletinin Yararına Kazanmamış, Devletinin Yararına Kazanmamış Hiçbir Devlet Ayakta Duramaz. Siz En Teknolojik Silahları Üreti, Bir Dünya Kurun Ama Onu Uygulayacak Gençleriniz Yoksa, Bunların Çoğu Bağımlı Ve Hastaysa Nasıl Bu Ülkeyi Manet Edersiniz? Asıl Problem Burada Yatıyor. Genç Yetiştirmek 20 Yıllık Bir Süreç İstiyor. Bir Nesli Heba Ettiğiniz Zaman 20 Yıl Geriye Gidersiniz. Onun İçin Bu Konu Çok Önemli. Bizim Hayalimiz Atatürk'ün 'bütün Ümidim Gençliktedir' Dediği Kavramda Birleşmek, Buluşmak. Herkesin Birbirini Anladığı Bir Dünyayı Da Yaşamak. Şu Anki Tablo İçin Konuşuyorum. Dünya İçin De Konuşalım Sadece Türkiye Değil. Dünyayı İdare Eden Adamlara Bakın. Ne Bir Nezaket Kalmış, Ne Bir Diplomasi Kalmış, Değil Mi? Delinin Bir Tanesi Sabah Kalkıyor 'vergi Koydum' Diyor, Akşam Kalkıyor 'kaldırdım' Diyor. Dünyayı Bu İnsanlar Yönetiyor. Yani Güzel Bir Dünyayı Çocuklarımıza Bırakamıyoruz Ama En Azından Bu Dünyaya Güzel Çocuklar Bırakalım Ki Onlar Güzel Bir Dünya Kursunlar."

BAŞKENT’TE CUMHURİYET’İN 102. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Haber

BAŞKENT’TE CUMHURİYET’İN 102. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

BAŞKENT’TE CUMHURİYET’İN 102. YILI COŞKUYLA KUTLANDI · Cumhuriyet Ateşi Zafer Meydanı’nda yandı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın katılımıyla “Zafer Genç Akademi” kapılarını gençlere açtı. · Açılış töreninde konuşan Yavaş, “Gençler, sizler bu topraklara ekilen Cumhuriyet tohumlarısınız. Yürüyün, biz yanınızdayız. Umut edin, üretin, gerçekleştirin; çünkü biz Türk gençliğine sonuna kadar güveniyoruz” dedi. · Ardından on binlerce Ankaralı, Mareşal Atatürk Anıtı’ndan Birinci Meclis’e meşalelerle yürüdü. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Cumhuriyet’in ilanının 102. yıl dönümünü on binlerce Başkentlinin katıldığı etkinliklerle kutladı. Başkentliler, Zafer Meydanı’ndan Birinci Meclis’e uzanan kutlama programında Cumhuriyet coşkusunu hep birlikte yaşarken Ankara “kırmızı-beyaz” renklere büründü. (ORTAMHABER) - CUMHURİYET ATEŞİ ZAFER MEYDANI’NDA YAKILDI Kutlamaların başladığı Zafer Meydanı’nda düzenlenen törende, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın katılımıyla 3 bin metrekarelik “Zafer Genç Akademi”nin açılışı gerçekleştirildi. Gençlerin; eğitim, kültür, sanat ve teknoloji alanlarında gelişmelerine destek olacak şekilde tasarlanan genç akademinin açılış töreninde vatandaşlara seslenen Yavaş, “Tarihin derinliklerinden yükselen Türk milletinin destansı yürüyüşü, Ankara’nın bağrında yanan bağımsızlık ateşiyle ilmek ilmek dokunmuş ve Cumhuriyet’le taçlanmıştır. 29 Ekim, yalnızca bir tarih değildir. Bu topraklarda yakılan özgürlük ateşinin, tüm dünyaya yayıldığı gündür. O gün, bir milletin yeniden doğduğu; adını ‘Cumhuriyet’ koyduğu büyük bir ailenin doğum günüdür. Cumhuriyet ailesinin doğum günüdür. Bu büyük aile, aynı toprağın bereketinden beslenen, aynı gökyüzüne bakan, aynı idealin peşinde yürüyen milyonların ailesidir. Gençler, sizler bu topraklara ekilen Cumhuriyet tohumlarısınız. Yürüyün, biz yanınızdayız. Umut edin, üretin, gerçekleştirin. Çünkü biz Türk gençliğine sonuna kadar güveniyoruz. İşte bu inançla, bugün sizler için bir gençlik merkezini daha hayata geçiriyoruz: Zafer Genç Akademi. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarımız kapsamında hizmete açtığımız bu merkez, Başkentli gençlerin eğitim, üretim ve sosyalleşme merkezi olacak” dedi. “SADECE GEÇMİŞİ ONARMIYOR, YENİDEN ANLAMLANDIRIYORUZ” Zafer Meydanı’nın, Cumhuriyet’in ilk yıllarında modern başkent hayalinin sembolü olarak tasarlandığını belirten Yavaş, “1950’lerde mimar Emin Onat imzalı yapı, kentin kültür ve kamusal yaşamının kalbi olmuştur. Zamanla Zafer Çarşısı’na dönüşen bu yapı, yıllar içinde sessizleşmiştir. Bugün biz sadece geçmişi onarmıyor, yeniden anlamlandırıyoruz. Emin Onat’ın hayata geçirdiği özgün yapıyı koruyarak, onu öğrenci ve kültür merkezine dönüştürüyoruz. Çünkü Cumhuriyet demek; öğrenmek, üretmek, paylaşmak demektir. Burası artık gençlerin düşüncelerini özgürce ifade ettiği, sanatın sokakla buluştuğu, herkesin kendini Ankara’ya ait hissedeceği bir buluşma noktası olacak. Burası aynı zamanda öğrencilerin ücretsiz yapay zekâdan faydalanacağı, kullanacağı bir alan da olacak” ifadelerini kullandı. “CUMHURİYET'İN TANIĞI OLAN BİNALARIN HEPSİNİ AYAĞA KALDIRIYORUZ” Cumhuriyet’in simgesel mekânlarını ve mimarisini yeniden kent yaşamına taşımaya ve Atatürk’ün emanetini en güzel şekilde yaşatmaya çalıştıklarının altını çizen Yavaş, “Bizden önceki yönetimin ihmal ettiği bu alanları yeniden onarıyoruz ve Cumhuriyet'in bizzat tanığı olan bu binaların hepsini ayağa kaldırıyoruz. Özellikle bu binayı gençlik merkezi yapmamızın sebeplerinden birisi de artık çöküntü alanı hâline gelmiş Ulus ve Kızılay'ı yeniden canlandırmaktır. Çünkü şehrin her tarafına yapılan yeni imar planlarıyla kentin merkezi kaymaya başlamıştır. Oysa kentin merkezleri bir şehrin, Başkent’in hafızasıdır, anısıdır. Biz bu merkezleri yok edersek, canlı tutmazsak hafızasını kaybetmiş insandan farkımız olmaz. Bu nedenle bir yandan yeni modern kentler yapılırken eski tarihi kent merkezimizi de mutlaka ayakta tutmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “KARANLIĞA BOYUN EĞMEDEN CUMHURİYET’İN IŞIĞINDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Yavaş konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Bir konuyu mutlaka belirtmek için tekrar bunu okuyorum. Anayasa’dan okuyorum. ‘Türkiye'nin hükümet şekli Cumhuriyet’tir. Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Türkiye ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.’ Bu cümleyi anlamıyorlar. Ülkenin veya bir devletin ülkesi veya milleti olmaz gibi saçma sapan tartışmaların içine gidiyoruz. ‘Dili Türkçe’dir. Bayrağı al bayraktır.’ Milli marşı biraz önce coşkuyla söylediğimiz İstiklal Marşı’dır. Başkenti de Ankara'dır. Cumhuriyet bize miras değildir. Cumhuriyet Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanetidir. Dolayısıyla bize bırakılan bu emaneti sonsuza kadar koruyarak yaşatacak, bir aydınlık geleceğe taşıyacağız. Karanlığa bir gün bile boyun eğmeden Cumhuriyet’in ışığında yürümeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti bağımsızlık tutkusudur, gelecek umududur. Biz bu umudu milletimizin gücü, gençliğimizin enerjisi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuyla sonsuza dek yaşatacağız, azimliyiz.” ATATÜRK BULVARI HINCAHINÇ DOLDU Açılışın ardından Samsun Atakum Belediyesi Cumhuriyet Kadınları Bandosu ve Ankaralı Seğmen Gruplarının eşliğinde Fener Alayı Yürüyüşü düzenlendi. Mareşal Atatürk Anıtı’ndan Birinci Meclis’e kadar meşalelerle yürüyen vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla Cumhuriyet marşlarını hep bir ağızdan söyledi. ABB Başkanı Mansur Yavaş da kortejde yer alarak vatandaşlarla birlikte yürüdü. On binlerce Başkentlinin oluşturduğu Fener Alayı, yürüyüş güzergâhı olan Atatürk Bulvarı’na sığmadı. ZAFER GENÇ AKADEMİ HİZMETE AÇILDI ABB’nin Başkentli gençlere armağanı olan Zafer Genç Akademi kapılarını açtı. Toplam 3 bin metrekarelik alana sahip olan merkezde; sessiz çalışma odaları, bilgisayar salonları, toplantı alanları, fuar ve sosyal donatı alanları yer alıyor. Engelli erişimine uygun altyapısı bulunan Genç Akademi, aynı anda 500’den fazla gence hizmet verebilecek kapasitede tasarlanırken bünyesinde ayrıca BelPa Kafe, fuar alanı, mescit, mutfak ve Harikalar Meydanı da yer alıyor. Kızılay’ın merkezinde yer alan Zafer Genç Akademi, ABB’nin Başkent genelinde hizmete soktuğu 6’ncı “Genç Akademi”si oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.