Ankara

#Anayasa

OrtamHaber - Anayasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTP’den Ruhban Okulu ve Patrikhane Çıkışı: Türkiye Savaş mı Kaybetti? Haber

BTP’den Ruhban Okulu ve Patrikhane Çıkışı: Türkiye Savaş mı Kaybetti?

BTP’den Ruhban Okulu ve Patrikhane Çıkışı: Türkiye Savaş mı Kaybetti? Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder Heybeliada Ruhban Okulu’nu yeniden açma çalışmalarını değerlendirdi. BTP Genel Merkezinde basın açıklaması yapan Önder, “Neden bugün 100 sene önce Sevr’le birlikte önümüze dayatılan meseleler yeniden Türkiye’nin gündemine taşınıyor? Bu millet büyük bedeller ödedi, savaş yaptı. Bugün biz savaş mı kaybettik ki yeniden patrikhane meselesi önümüze geliyor?” dedi. BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi: “Patrikhane fesat ocağı, ihanet yatağı” Fener Rum Patriği Bartholomeos, Atina’da yaptığı açıklamada Heybeliada Ruhban Okulu’nun eylül ayında açılacağını duyurdu. Bu sıradan bir olay değildir, değerli arkadaşlar. Bu mesele, Cumhuriyet’ten önce de bizim çok canımızı yakmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘fesat ocağı, ihanet yatağı’ dediği patrikhaneye bağlı Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, bizi Cumhuriyet döneminin de öncesindeki acılara ve yanlışlara götürecek; egemenlik hakkımızı sınırlayacak, tartışmaya açacak bir meseledir. Normal şartlarda İstanbul’daki Rum azınlığın lideri pozisyonunda olan ve hukuki olarak Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bulunan Fener Rum Patrikhanesi’nin patriği, bugün ekümeniklik iddiasındadır. Bunun gereği olarak Atina’da bu açıklamayı yapmadan önce ‘Ekümenik Patrik’ olarak takdim edilmekte ve oradan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları içerisinde egemenliğine müdahale edecek, kendisini ekümenik olarak gösterecek açıklamalar yapmaktadır. “Heybeliada Ruhban Okulu ABD dayatmasıyla açılıyor” İşin ilginç tarafı, bu konuda yol alınmış olmasıdır. Restorasyon yapılıyor, çalışmalar yürütülüyor; ancak Türk milletinden gizleniyor. Türk milleti olarak bizler bunu Fener Rum Patriği’nin ağzından duyuyoruz. Buradan hükümete bazı sorular sormak istiyoruz. Öncelikle hangi ihtiyaçtan dolayı bu gündeme geliyor? Bugün biz biliyoruz ki bu ülkede yaşayan Rum azınlığın bir papaz ihtiyacı yoktur. Bir ruhban sınıfı ihtiyacı da yoktur. Zaten vakti zamanında öğrenci bulamadı. Çünkü bu ülkede böyle bir ihtiyaç yok. Böyle bir ihtiyaç yokken neden bugün Heybeliada Ruhban Okulu’nu açma ihtiyacı duyuluyor? Hemen aklımıza Sayın Cumhurbaşkanı’nın son Trump ziyaretinde yaptığı ‘Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması meselesinde üzerimize düşeni yapacağız’ açıklaması geliyor. Demek ki bu mesele, bu milletin ihtiyacından değil; hatta bu ülkede yaşayan azınlıkların ihtiyacından da değil, Amerika’nın önümüze dayatmasından dolayı gündeme geliyor. O nedenle bu durum daha tehlikelidir, daha sıkıntılıdır. “Ruhban Okulunun açılması FETÖ projesiydi” Değerli arkadaşlar, bu konu aynı zamanda Anayasa’nın 24. maddesi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Lozan Antlaşması, Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri ve bugüne kadar izlenen millî politikalar açısından da ters düşen bir durumdur. Aynı zamanda bu proje bir FETÖ projesi değil miydi? 1990’lı ve 2000’li yıllarda FETÖ lideri, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için açıklamalar yapmış, toplantılar düzenlemişti. O dönem yürüttüğü dinler arası diyalog projesinin bir parçası değil miydi? Hani biz FETÖ ile mücadele ediyorduk? Hani iktidar kandırılmıştı ve FETÖ’nün gerçek yüzünü görmüştü? FETÖ ile mücadele etmek, yurt dışına kaçamamış gariban Anadolu çocuklarını hapse atmaktan mı ibarettir? Gerçek mücadele, FETÖ’nün bu zehirli fikirleriyle mücadele etmektir. FETÖ’nün projelerini hayata geçirerek FETÖ ile mücadele edemezsiniz. “AKP iktidarında Cumhuriyet tarihinde olmadığı kadar çok yeni kilise açıldı” Biz bunları söylediğimiz zaman hemen birileri çıkıp, ‘Batı Trakya’da Müslüman Türkler var. Biz burada bu okulları açalım, bu kiliseleri açalım’ diyor. AKP iktidarı döneminde Cumhuriyet tarihinde olmadığı kadar çok yeni kilise açıldı. Binlerce kilise evi açıldı. Hiçbir Hristiyan’ın yaşamadığı coğrafyalarda kiliseler açıldı. Bu açılan kiliseler bizim çocuklarımız için açıldı ya da yurt dışından gelenler oralarda ayin yaptı. Şimdi biz bunları söylediğimiz zaman hemen diyorlar ki: “Avrupa’da bizimkiler de cami açıyor. Batı Trakya’da Türkler var. Onların önünü açmak için biz bunları yapıyoruz.” Bu karşılaştırmayı yapmak tümüyle bir safsatadan ibarettir. Avrupa’da milyonlarca Müslüman Türk var. Batı Trakya’da Müslüman Türkler var. Bunların camiye ihtiyacı var. Bu camilerde namaz kıldıracak imamlara ihtiyaç var. Bugün bu ülkede hangi Hristiyan’ın ayin için bir kiliseye ya da ayin ettirecek bir papaza duyduğu ihtiyaç nedeniyle bu okul açılıyor? Böyle bir şey yok. Bu kıyaslama tamamen yanlış, tamamen aldatmacadan ibarettir. “Neden Sevr’de dayatılan meseleler yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı?” İktidarın öncelikle milleti bilgilendirmesi, milletten gizli yürüttüğü bu projenin altında neler olduğunu açıklaması gerekir. Ardından da bu yanlış projeden vazgeçilmelidir. Son olarak şunu ifade edeyim; yüz sene önce Sevr ile birlikte önümüze dayatılan meselelerin yeniden Türkiye’nin gündemine neden taşındığını anlamak istiyoruz. Bu millet büyük bedeller ödedi, savaş yaptı. Bugün biz savaş mı kaybettik ki yeniden patrikhane meselesi önümüze geliyor? Yeniden Heybeliada Ruhban Okulu meselesi önümüze geliyor? Yeniden millet tanımı tartışmaya açılıyor? Türk, Kürt, Arap gibi etnik kimlikler üzerinden çözüm süreçleri yeniden başlatılıyor? Bu konuda endişelerimiz var. Bunlar yanlış politikalardır ve bu yanlışlar kısa zamanda geri dönülebilecek, telafi edilebilecek açıklar oluşturmaz. Çok büyük yaralar açar. Bedelini de millet çok ağır şekilde ödemek zorunda kalır.”

BAŞKENT’TE CUMHURİYET’İN 102. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Haber

BAŞKENT’TE CUMHURİYET’İN 102. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

BAŞKENT’TE CUMHURİYET’İN 102. YILI COŞKUYLA KUTLANDI · Cumhuriyet Ateşi Zafer Meydanı’nda yandı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın katılımıyla “Zafer Genç Akademi” kapılarını gençlere açtı. · Açılış töreninde konuşan Yavaş, “Gençler, sizler bu topraklara ekilen Cumhuriyet tohumlarısınız. Yürüyün, biz yanınızdayız. Umut edin, üretin, gerçekleştirin; çünkü biz Türk gençliğine sonuna kadar güveniyoruz” dedi. · Ardından on binlerce Ankaralı, Mareşal Atatürk Anıtı’ndan Birinci Meclis’e meşalelerle yürüdü. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Cumhuriyet’in ilanının 102. yıl dönümünü on binlerce Başkentlinin katıldığı etkinliklerle kutladı. Başkentliler, Zafer Meydanı’ndan Birinci Meclis’e uzanan kutlama programında Cumhuriyet coşkusunu hep birlikte yaşarken Ankara “kırmızı-beyaz” renklere büründü. (ORTAMHABER) - CUMHURİYET ATEŞİ ZAFER MEYDANI’NDA YAKILDI Kutlamaların başladığı Zafer Meydanı’nda düzenlenen törende, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın katılımıyla 3 bin metrekarelik “Zafer Genç Akademi”nin açılışı gerçekleştirildi. Gençlerin; eğitim, kültür, sanat ve teknoloji alanlarında gelişmelerine destek olacak şekilde tasarlanan genç akademinin açılış töreninde vatandaşlara seslenen Yavaş, “Tarihin derinliklerinden yükselen Türk milletinin destansı yürüyüşü, Ankara’nın bağrında yanan bağımsızlık ateşiyle ilmek ilmek dokunmuş ve Cumhuriyet’le taçlanmıştır. 29 Ekim, yalnızca bir tarih değildir. Bu topraklarda yakılan özgürlük ateşinin, tüm dünyaya yayıldığı gündür. O gün, bir milletin yeniden doğduğu; adını ‘Cumhuriyet’ koyduğu büyük bir ailenin doğum günüdür. Cumhuriyet ailesinin doğum günüdür. Bu büyük aile, aynı toprağın bereketinden beslenen, aynı gökyüzüne bakan, aynı idealin peşinde yürüyen milyonların ailesidir. Gençler, sizler bu topraklara ekilen Cumhuriyet tohumlarısınız. Yürüyün, biz yanınızdayız. Umut edin, üretin, gerçekleştirin. Çünkü biz Türk gençliğine sonuna kadar güveniyoruz. İşte bu inançla, bugün sizler için bir gençlik merkezini daha hayata geçiriyoruz: Zafer Genç Akademi. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarımız kapsamında hizmete açtığımız bu merkez, Başkentli gençlerin eğitim, üretim ve sosyalleşme merkezi olacak” dedi. “SADECE GEÇMİŞİ ONARMIYOR, YENİDEN ANLAMLANDIRIYORUZ” Zafer Meydanı’nın, Cumhuriyet’in ilk yıllarında modern başkent hayalinin sembolü olarak tasarlandığını belirten Yavaş, “1950’lerde mimar Emin Onat imzalı yapı, kentin kültür ve kamusal yaşamının kalbi olmuştur. Zamanla Zafer Çarşısı’na dönüşen bu yapı, yıllar içinde sessizleşmiştir. Bugün biz sadece geçmişi onarmıyor, yeniden anlamlandırıyoruz. Emin Onat’ın hayata geçirdiği özgün yapıyı koruyarak, onu öğrenci ve kültür merkezine dönüştürüyoruz. Çünkü Cumhuriyet demek; öğrenmek, üretmek, paylaşmak demektir. Burası artık gençlerin düşüncelerini özgürce ifade ettiği, sanatın sokakla buluştuğu, herkesin kendini Ankara’ya ait hissedeceği bir buluşma noktası olacak. Burası aynı zamanda öğrencilerin ücretsiz yapay zekâdan faydalanacağı, kullanacağı bir alan da olacak” ifadelerini kullandı. “CUMHURİYET'İN TANIĞI OLAN BİNALARIN HEPSİNİ AYAĞA KALDIRIYORUZ” Cumhuriyet’in simgesel mekânlarını ve mimarisini yeniden kent yaşamına taşımaya ve Atatürk’ün emanetini en güzel şekilde yaşatmaya çalıştıklarının altını çizen Yavaş, “Bizden önceki yönetimin ihmal ettiği bu alanları yeniden onarıyoruz ve Cumhuriyet'in bizzat tanığı olan bu binaların hepsini ayağa kaldırıyoruz. Özellikle bu binayı gençlik merkezi yapmamızın sebeplerinden birisi de artık çöküntü alanı hâline gelmiş Ulus ve Kızılay'ı yeniden canlandırmaktır. Çünkü şehrin her tarafına yapılan yeni imar planlarıyla kentin merkezi kaymaya başlamıştır. Oysa kentin merkezleri bir şehrin, Başkent’in hafızasıdır, anısıdır. Biz bu merkezleri yok edersek, canlı tutmazsak hafızasını kaybetmiş insandan farkımız olmaz. Bu nedenle bir yandan yeni modern kentler yapılırken eski tarihi kent merkezimizi de mutlaka ayakta tutmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “KARANLIĞA BOYUN EĞMEDEN CUMHURİYET’İN IŞIĞINDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Yavaş konuşmasını şu cümlelerle tamamladı: “Bir konuyu mutlaka belirtmek için tekrar bunu okuyorum. Anayasa’dan okuyorum. ‘Türkiye'nin hükümet şekli Cumhuriyet’tir. Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Türkiye ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.’ Bu cümleyi anlamıyorlar. Ülkenin veya bir devletin ülkesi veya milleti olmaz gibi saçma sapan tartışmaların içine gidiyoruz. ‘Dili Türkçe’dir. Bayrağı al bayraktır.’ Milli marşı biraz önce coşkuyla söylediğimiz İstiklal Marşı’dır. Başkenti de Ankara'dır. Cumhuriyet bize miras değildir. Cumhuriyet Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanetidir. Dolayısıyla bize bırakılan bu emaneti sonsuza kadar koruyarak yaşatacak, bir aydınlık geleceğe taşıyacağız. Karanlığa bir gün bile boyun eğmeden Cumhuriyet’in ışığında yürümeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti bağımsızlık tutkusudur, gelecek umududur. Biz bu umudu milletimizin gücü, gençliğimizin enerjisi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuyla sonsuza dek yaşatacağız, azimliyiz.” ATATÜRK BULVARI HINCAHINÇ DOLDU Açılışın ardından Samsun Atakum Belediyesi Cumhuriyet Kadınları Bandosu ve Ankaralı Seğmen Gruplarının eşliğinde Fener Alayı Yürüyüşü düzenlendi. Mareşal Atatürk Anıtı’ndan Birinci Meclis’e kadar meşalelerle yürüyen vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla Cumhuriyet marşlarını hep bir ağızdan söyledi. ABB Başkanı Mansur Yavaş da kortejde yer alarak vatandaşlarla birlikte yürüdü. On binlerce Başkentlinin oluşturduğu Fener Alayı, yürüyüş güzergâhı olan Atatürk Bulvarı’na sığmadı. ZAFER GENÇ AKADEMİ HİZMETE AÇILDI ABB’nin Başkentli gençlere armağanı olan Zafer Genç Akademi kapılarını açtı. Toplam 3 bin metrekarelik alana sahip olan merkezde; sessiz çalışma odaları, bilgisayar salonları, toplantı alanları, fuar ve sosyal donatı alanları yer alıyor. Engelli erişimine uygun altyapısı bulunan Genç Akademi, aynı anda 500’den fazla gence hizmet verebilecek kapasitede tasarlanırken bünyesinde ayrıca BelPa Kafe, fuar alanı, mescit, mutfak ve Harikalar Meydanı da yer alıyor. Kızılay’ın merkezinde yer alan Zafer Genç Akademi, ABB’nin Başkent genelinde hizmete soktuğu 6’ncı “Genç Akademi”si oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.