TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ ANKARA’DA TOPLANDI

YAVAŞ: “TKB, SADECE İDARİ BİR ÇATI DEĞİL; ÜLKENİN ORTAK GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMA İRADESİDİR”  

Haber Giriş Tarihi: 15.05.2026 18:43
Haber Güncellenme Tarihi: 15.05.2026 18:43
https://www.ortamhaber.com

TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ ANKARA’DA TOPLANDI

YAVAŞ: “TKB, SADECE İDARİ BİR ÇATI DEĞİL; ÜLKENİN ORTAK GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMA İRADESİDİR”

· Tarihi Kentler Birliği 2026 Yılı 1. Olağan Birlik Meclisi Toplantısı, Kocatepe Kültür Merkezi’nde Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Tarihi Kentler Birliği Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında başladı.

· Tarihi Kentler Birliği’nin çalışmalarının ve yeni dönem yol haritasının ele alındığı toplantının ilk günü konuşan Mansur Yavaş, “Tarihi Kentler Birliği, Türkiye’nin tarihi kentlerini ortak bir sorumluluk etrafında buluşturan çok kıymetli bir yapıdır. Bu birlik, yalnızca belediyeler arasında kurulmuş idari bir çatı değil; aynı zamanda bu ülkenin kent hafızasına, kültürel mirasına ve ortak geleceğine sahip çıkma iradesidir” dedi.

· Yavaş, “Bu çatı altında farklı şehirlerden, farklı ölçeklerden, farklı siyasi geleneklerden belediyelerimiz var. Ama hepimizi birleştiren temel duygu aynı; bu ülkenin kültürel mirasına sahip çıkmak” diye konuştu.

Tarihi Kentler Birliği (TKB) Birlik Meclisi 2026 yılı 1. Olağan Toplantısı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Tarihi Kentler Birliği Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğinde Ankara’da başladı.

Kocatepe Kültür Merkezi’ndeki toplantıya, belediye başkanları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

İki gün sürecek toplantının açılışında, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Tarihi Kentler Birliği’nin proje ve faaliyetlerini içeren tanıtım filmleri gösterildi. TKB’nin çalışmalarının masaya yatırıldığı ve yeni dönem yol haritasının değerlendirildiği toplantıda, 49 ilde tarihi ve kültürel dokuları korumaya yönelik hazırlanan 136 projenin ilk etabı sunumlar eşliğinde tanıtıldı.

“BİRLİĞİMİZ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR DÖNEMEÇ”

Mansur Yavaş açılış konuşmasında Ankara’nın yalnızca Türkiye’nin idari merkezi olmadığını belirterek,“Ankara; Millî Mücadele’nin karargâhı, Cumhuriyet fikrinin vücut bulduğu şehir ve Anadolu iradesinin kalbidir” dedi. Tarihi Kentler Birliği’nin Ankara’da toplanmasının ayrıca anlamlı olduğunu ifade eden Yavaş, “Bu buluşmamız, Birliğimiz açısından önemli bir dönemeçtir. İki gün boyunca hem geçtiğimiz dönemde ortaya koyduğumuz çalışma anlayışını değerlendirecek hem de Tarihi Kentler Birliği’nin önümüzdeki döneme uzanan yol haritasını birlikte ele alacağız” diye konuştu.

“TKB, ÜLKENİN ORTAK GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMA İRADESİDİR”

Tarihi Kentler Birliği tarihinde ilk kez başlatılan “Tarihi Kentlerde Miras Seferberliği Proje Destekleri”ne değinen Yavaş, “Bu süreçte Türkiye’nin farklı şehirlerinden 33 değerli mimarın katkısıyla proje çalışmalarımıza başlamış bulunuyoruz. Bu adımı yalnızca bir destek programı olarak değil; Tarihi Kentler Birliği’nin yeni dönem çalışma anlayışını gösteren güçlü bir başlangıç olarak görüyorum. Tarihi Kentler Birliği, Türkiye’nin tarihi kentlerini ortak bir sorumluluk etrafında buluşturan çok kıymetli bir yapıdır. Bu birlik, yalnızca belediyeler arasında kurulmuş idari bir çatı değil; aynı zamanda bu ülkenin kent hafızasına, kültürel mirasına ve ortak geleceğine sahip çıkma iradesidir” dedi.

Anadolu’nun her kentinin farklı medeniyetlerin izlerini taşıdığına dikkat çeken Yavaş, “Bizler belediye başkanları olarak yalnızca bugünün hizmetlerinden sorumlu değiliz. Aynı zamanda şehirlerimizin hafızasını korumaktan, kimliğini yaşatmaktan ve gelecek kuşaklara güçlü bir miras bırakmaktan da sorumluyuz” diye konuştu.

“KÜLTÜREL MİRAS, MASABAŞINDA KORUNAMAZ”

Göreve geldikleri günden bu yana Birliği daha etkin, görünür ve üretken bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydeden Yavaş, “Kültürel miras, masabaşında korunamaz. Kentlerin ihtiyacı yerinde görülmeden, belediyelerin imkânları ve zorlukları dinlenmeden, ortak çözüm geliştirilmeden kalıcı sonuç almak mümkün değildir” dedi.

Tarihi Kentler Birliği’nin bugün 476 üyeye ulaştığını ifade eden Yavaş, toplantıda üyelik başvurusu bulunan 18 belediyenin daha birliğe katılmasının beklendiğini söyledi.

Yavaş, ilk olarak deprem bölgesinde gerçekleştirilen saha çalışmalarına da değinerek, “Bir şehir yıkıldığında yalnızca binalar zarar görmez; hafıza da yaralanır kimlik de yaralanır, kültürel süreklilik de yaralanır. Bu nedenle afet sonrası şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasında kültürel mirasın korunmasını asli bir mesele olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirdikleri toplantılara ve Portekiz ile İspanya’da gerçekleştirilen teknik inceleme ziyaretlerine de değinen Yavaş, yurt içinde ve yurt dışında tarihi ve kültürel alanları yerinde görmeye ve değerlendirmeye devam edeceklerini vurguladı. Yavaş konuşmasına şöyle devam etti:

“Bütün bu çalışmalar bize şunu gösterdi: Tarihi Kentler Birliği, yalnızca toplantı yapan ya da destek veren bir yapı olarak kalmamalı. Yön gösteren, proje üreten, deneyim paylaşan, belediyelerimizin kapasitesini büyüten ve sahadan beslenen bir kurum olarak daha güçlü bir rol üstlenmelidir. Bugün özellikle üzerinde duracağımız ‘Tarihi Kentlerde Miras Seferberliği Proje Destekleri’, bu yaklaşımın en somut sonucudur.”

“HEPİMİZİ BİRLEŞTİREN DUYGU: BU ÜLKENİN KÜLTÜREL MİRASINA SAHİP ÇIKMAK”

Yavaş, tarihi yapıların yalnızca restore edilmesinin yeterli olmadığını belirterek, “Amacımız tarihi yapıları yalnızca onarmak değil; onları yeniden kent yaşamının parçası hâline getirmektir. Kültürel miras, halktan kopuk bir vitrin değil; halkın içinde yaşadığı, kullandığı ve sahiplendiği bir değer olmalıdır” dedi.

Konuşmasının sonunda birlik ve dayanışma vurgusu yapan Yavaş, “Bu çatı altında farklı şehirlerden, farklı ölçeklerden, farklı siyasi geleneklerden belediyelerimiz var. Ama hepimizi birleştiren temel duygu aynı: Bu ülkenin kültürel mirasına sahip çıkmak. Biz hiçbir kenti küçük, hiçbir mirası önemsiz görmüyoruz. Anadolu’nun her köşesi bu ülkenin hafızasında ayrı bir yere sahiptir. Birlik olarak görevimiz, bu hafızanın eksilmesine izin vermemektir. Bugün burada yaptığımız şey yalnızca geçmişe dair bir değerlendirme değildir. Aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir irade beyanıdır. Tarihi Kentler Birliği olarak biz, Anadolu’nun şehirlerini yalnızca korunan alanlar olarak değil; yaşayan, üreten, kültürle nefes alan, kimliği güçlü kentler olarak geleceğe taşımak istiyoruz” diye konuştu.

ÖZEL: “TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ’NİN ASIL GÜCÜ BURADAN GELİYOR”

TKB Genel Sekreteri Oktay Özel de TKB’nin vizyon ve misyonlarından bahsederek yeni dönemdeki yol haritasına değindi. Özel şunları söyledi:

“Yeni dönemde en çok üzerinde durduğumuz konulardan bir tanesi, belediyelerimize yalnızca destek sağlayan bir birlik olmanın ötesinde; projeleri de beraber üreten, uzmanlık paylaşan bir süreç yaratmak. Bugün ortaya çıkan tablo, belediyelerimizle kurduğumuz temasın, ortak akılla yürütülen teknik çalışmanın ve kültürel mirasa yönelik sorumluluğumuzun somut bir karşılığıdır. Tarihi Kentler Birliği’nin asıl gücü de tam olarak buradan geliyor; farklı şehirlerden, farklı ölçeklerden, farklı deneyimlerden gelen belediyeleri aynı sorumluluk etrafında buluşturabilmek. Bugün burada paylaştığımız her çalışma, bu ortak sorumluluğun sahadaki karşılığıdır. Bundan sonrası için hepimize düşen görev, bu emeği kentlerimizde kalıcı sonuçlara dönüştürmek ve bu kalıcı sonuçları birlikte yaşayabilmek ve topluma yansıtabilmek.”

POLAT: “TKB ÜZERİNDEN ANADOLU'YA BİR VEFA BORCU ÖDEYEN ÇALIŞMALAR YAPTILAR”

TKB eski Genel Sekreteri Mahir Polat ise, “Tarihi Kentlerde Miras Seferberliği” kapsamında tanıtılan projeleri anlamlı bulduğunu ifade ederek, “Biz belediyeciler ve kamu çalışanları olarak özverili çalışmayı, kamuya hizmet etmeyi, Anadolu'ya hizmet etmeyi bir aşkla yapıyoruz. Bu toplantıya katılmak da aynı özverinin sonucu. Anadolu'nun çocukları yetişmiş, kendilerini eğitmiş ve Anadolu'nun kadim kültürlerine, geçmişine olan hürmetleriyle bilgi birikimlerini geliştirmiş. Belki bu projede, Tarihi Kentler Birliği üzerinden tekrar Anadolu'ya bir vefa borcu ödeyen çalışmalar yaptılar. Eğer belediye birlikleri ya da benzeri birlikler, ortak bir çalışmada bütün değerlerimizi ortak gören ve ortak bir masa etrafında toplanıldığında çok güçlü bir şekilde biz de diğer dostlarımızdan özveride bulunmalarını rahatça isteyebiliyoruz. Çünkü kendimiz için değil, Anadolu için Türkiye için bir şey istiyoruz ve oluşan bir masabaşında tekrar Türkiye'nin tarihi alanları, Anadolu'nun tarihi değerleri ayağa kalkacaksa, bu kadim kentler tekrar bir değer kazanacaksa bu başarı hiçbir zaman bir kişinin, iki kişinin, bir grubun olmamalı. Bütün Anadolu'nun olmalı ki çünkü ortak değer hepimizin böylelikle olsun, böylelikle onu paylaşalım” dedi.